7. Hukuk Dairesi 2010/8065 E. , 2011/5447 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı Hazine, ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 145 ada 8 parsel sayılı 6311,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından dava…
**7. Hukuk Dairesi 2010/8065 E. , 2011/5447 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı Hazine, ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 145 ada 8 parsel sayılı 6311,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalı ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek, katılan davacılar ... ve ... ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi hususuna değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm katılan davacılar Hazine, ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Katılan davacılar ... ve ... aleyhine verilen önceki günlü hüküm adı geçenlerin temyiz itirazlarının reddi ile ... ve ... yönünden kesinleşmiş temyiz edilen kararla da aleyhlerine yeni bir hukuksal durum oluşturulmamıştır. Bu nedenle hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan katılan davacılar ... ve ...'in temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın katılan davacılar ... ve ...'den alınmasına, 2-Katılan Davacı Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda da yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece dava konusu 145 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davaya konu taşınmazın güney sınırını oluşturan komşu 27 parsel sayılı taşınmazın güneyinde eylemli biçimde Kızılırmak nehri bulunduğuna göre bir jeolog ve bir jeomorfolog marifetiyle yapılan keşif 13.03.1972 gün ve 7/4 E.K ve 28.11.1987 gün 1996/5-1997/3 E.K Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına uygun olmadığı gibi dosyada bulunan iki ayrı rapor arasında çelişki bulunmasına rağmen bu çelişki de giderilmemiştir. İçtihadı Birleştirme Kararları konuları ile sınırlı, gerekçesiyle açıklayıcı ve yol gösterici, sonuçları itibarı ile bağlayıcıdır. Hal böyle olunca sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 3621 Sayılı Kıyı Kanununun 9. maddesi, 16.04.1972 gün ve 1970/7-1972/4 E.K Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile yine 28.11.1997 gün ve 1996/5-1997/3 E.K Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde tutalarak üç jeolog veya jeomorfoloji mühendisi, uzman ziraat ve harita mühendisinden oluşturulacak beş kişilik uzman bilirkişi kurulu ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılarak taşınmazdan değişik kodlarda toprak örnekleri alınıp analizler yaptırılarak, mevsimsel etkilerde gözönünde tutularak İçtihadı Birleştirme Kararına uygun şekilde kıyı kenar çizgisi belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi tapu fen memuru sıfatını taşıyan uzman harita mühendisi olan bilirkişi tarafından krokisinde infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde gösterilmeli ve belirlenen bu kıyı kenar çizgisine göre mahkemece hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.