12. Hukuk Dairesi 2025/8264 E. , 2026/502 K. "" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dav…
12. Hukuk Dairesi 2025/8264 E. , 2026/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, dava konusu iş makinesinin Ticaret Odası kayıtlarında davacıya ait olduğu, ispat külfeti altında olan alacaklı yanın mülkiyetin kendisine geçtiğine dair noter kaydı sunamadığı, bu nedenle bu mahcuz yönünden davanın kabulüne, forklift yönünden ise, forkliftin borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olması, nedeniyle bu mahcuz yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı ve borçlu istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu 17.11.2022 tarihli haciz, üçüncü kişi ... yokluğunda yapılmış ise de, davacı üçüncü kişi vekili Av. ... 18.11.2022 tarihinde icra takip dosyasına vekaletnamesini sunduğu, 3. kişi vekilinin 18.11.2022 tarihi itibari ile davaya konu menkullerin (kazıcı yükleyici iş makinası ile Heyster marka sarı renkli forkliftin) haczinden haberdar olduğu, buna rağmen 3. kişi vekilinin 09.12.2022 tarihinde icra takibine sunduğu dilekçesinde dava konusu mahcuzlar yönünden istihkak iddiasında bulunduğu, yine istihkak iddiasına ilişkin davanın da 09.12.2022 tarihinde açıldığı, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde 3. kişi lehine davaya konu menkuller yönünden istihkak iddiasında bulunulmadığı görülmekte olup, davacı 3. kişinin davaya konu icra takibinde davaya konu menkuller yönünden bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Buna göre 3. kişinin eldeki davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi tarafından temyiz edilmiştir. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 17.11.2022 tarihinde yapılan hacizde 3. kişi ... hazır olmayıp, oğlu ... babası adına istihkak iddiasında bulunmuştur. Alacaklının istihkak iddiasına karşı çıkması üzerine dosyanın merciye gönderildiği, Ereğli İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/281 Esas, 2022/233 Kara r sayılı kararıyla istihkak iddiasının reddine, takibin devamına, üçüncü kişi ...'un dava açmakta muhtariyetine karar verildiği görülmüştür. Buna göre, anılan şahsın 3. kişi adına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Öte yandan, istihkak iddiasını daha önce ileri sürme olanağı bulamayan 3. kişi, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde, hacizli mal hakkında, haciz mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar istihkak davası açabilir. İİK'nın 96/3. maddesi uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir, aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder. Yedi günlük süre hak düşürücü mahiyette olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Eldeki davada, doğrudan açılmış olup, bunu engelleyen bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Ne var ki, bu durumda da dava konusu haczin dava tarihinden önce öğrenilip öğrenilmediği hususu önem taşımaktadır. Dosyada bilgi ve belgelere göre; 17.11.2023 tarihli hacizden sonra, 3. kişi vekili Av. ... icra dosyasına 18.11.2022 tarihinde vekaletnamesini sunduğu, bu tarih itibariyle hacizden haberdar olduğu halde, 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra 09.12.2022 tarihinde icra dosyasına istihkak iddiasında bulunduğu ve aynı gün davasını açtığı görülmekle davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, davacı 3. kişinin İİK 96/3. maddesi hükümlerine göre istihkak iddiasında bulunma hakkı kalmadığından, davanın önşart yokluğundan reddine karar verilmesi doğru değil ise de, istem sonuçta reddedildiğinden sonucu itibariyle karar doğru olmuştur. Ne var ki, hüküm kısmında davanın ön koşul yokluğundan 6100 sayılı HMK'nın 114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca reddine karar verildiği belirtilmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasının a bendinin "-Davanın 6100 sayılı HMK nın 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,, -" kısmının çıkartılarak yerine ".. Davanın süre aşımından USULDEN REDDİNE ..’’ ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzelterek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.