9. Hukuk Dairesi 2010/10078 E. , 2010/9303 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, davalı şirkette çalıştığını, 3417 sayılı yasa uyarınca ücretinden kesilen ve işveren katkısı olarak yatırılması gereken tasarruf teşvik kesintisinin bankaya yatırılmaması nedeni ile bu alacak ve nemasında mahrum kaldığını belirterek, tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, davalı ... yönünde…
**9. Hukuk Dairesi 2010/10078 E. , 2010/9303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, davalı şirkette çalıştığını, 3417 sayılı yasa uyarınca ücretinden kesilen ve işveren katkısı olarak yatırılması gereken tasarruf teşvik kesintisinin bankaya yatırılmaması nedeni ile bu alacak ve nemasında mahrum kaldığını belirterek, tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden ise işin yapıldığı yer ve davalının ikametgahının ... ili yargı sınırları içinde olduğu gerekçesi ile yetkisiz olduğuna, dosyanın yetkili ... İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm davacı ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı şirkette çalıştığını, 3417 sayılı yasa uyarınca ücretinden kesilen ve işveren katkısı olarak yatırılması gereken tasarruf teşvik kesintisinin bankaya yatırılmaması nedeni ile bu alacak ve nemasında mahrum kaldığını, davalı kurumun da yasa gereği bu alacağın yatırılıp yatırılmadığını denetleme sorumluluğu bulunduğunu, kurumun bu görevini yerine getirmediğini belirterek, tasarruf teşvik kesintisi ve nema alacağının davalı şirket ve kurumdan müştereken ve müteselsilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili husumet itirazında bulunurken, diğer davalı şirket vekili bozmadan sonra işin yapıldığı yer ve şirket genel merkezinin ... ili yargı çevresinde olması nedeni ile ... İş Mahkemesi’nin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik itirazında bulunmuştur. Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, Davalı şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer ile işin yapıldığı yerin ... olduğu, davada diğer davalı olarak gösterilen SGK'nın taraf sıfatı olmadığı, talep edilen alacaktan dolayı kendisine husumet tevcih edilemeyeceği, davada taraf sıfatı olmayan davalının ikametgahının yetkili mahkemeyi tayinde nazarı itibara alınmaması gerektiği gerekçesi ile davanın davalı SGK yönünden husumet nedeni ile reddine, diğer davalı yönünden ise mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli ... İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tama¬men maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddî hukuk sorunudur. O nedenle yetki kuralı usul hukuku sorunu olduğundan, bir davalı yönünden yetki kuralı geçerli olduktan sonra, o davalı