3. Hukuk Dairesi 2024/1636 E. , 2025/1005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/192 E., 2024/315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/385 E., 2022/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**3. Hukuk Dairesi 2024/1636 E. , 2025/1005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/192 E., 2024/315 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/385 E., 2022/277 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 25.09.2019 tarihli yazısı ile .... isimli hastaya ait 20.09.2018 tarihli reçetede yer alan “Cerezyme 400 U.İnf. Kons. Çözelti Toz” adlı ilacın Kurumca ödenmesi için hastanede bu konuda uzman hekim bulunmasına rağmen, Medula sistemine “307-SUT”ta belirtilen ilgili uzman hekimin bulunmadığı yerlerde düzenlenen reçete veya rapor” kodunun girilerek faturalandırma yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle, müvekkili hakkında 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.9.) maddesi uyarınca 326.041,05 TL tutarında cezai şart tahsili ve uyarı cezası uygulandığının bildirildiğini, müvekkilince işleme itiraz edilmiş ise de 05.11.2019 tarihli yazıyla itirazın reddedildiğini, ilacı alan .... isimli hastanın "Gaucher Tip 1" hastalığının bulunduğunu, hastanın babası tarafından Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesine muayene için götürüldüğünü, çocuk gastroenteroloji uzman hekimine muayene olmak istenildiğini, ancak uzman hekimin kotası dolduğu için sıra verilemeyeceği belirtilerek talebinin reddedildiğini, hastane personelince hastalığının ağırlığı ve ilacın hayatiyeti göz önüne alınarak hastanın çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına yönlendirildiğini ve dava konusu reçetenin bu hekim tarafından düzenlendiğini, müvekkilinin de kendisine başvuran hastanın reçetesini hastanede ilgili uzman hekimin bulunmadığını teyit ettirdikten sonra karşılamış olduğunu, hastanenin ilgili bölümünde kotanın dolu olup olmadığını bilemeyeceğini, Protokolde de böyle bir yükümlülüğün düzenlenmediğini, Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) (4.2.10.A-3.) maddesinin göz ardı edildiğini, söz konusu ilacın hayati öneme sahip “Gaucher Tip 1” hastalığının tedavisinde kullanıldığını, hastalığın en az kanser kadar önemli olduğunu ve ilacın verilmemesi halinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini ileri sürerek; müvekkili hakkında uygulanan cezai işlemlerin iptali ile davalı Kuruma 326.041,05 TL borçlu olmadığının tespitini, müvekkilinin hak edişlerinden kesinti yapılması halinde ise kesilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu reçetenin düzenlendiği 20.09.2018 tarihinde Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çocuk endokrinoloji uzmanı olarak 4 hekimin, çocuk gastroenteroloji uzmanı olarak da 2 hekimin görev yaptığının sistem üzerinden tespit edildiğini, cezai işleme konu ilacın ise hassasiyetle kullanım planlaması gerektirdiğinden reçetesinin bahsi geçen uzman hekimlerce düzenlenmesi gerektiğini ve ancak uzman hekim tarafından reçete edilmesi halinde Kurumca ödemesinin yapıldığını, bu koşulun yerine getirilmesini temin amacıyla reçete kayıtlarının yapıldığı Medula sistemine reçete yazabilecek hekimlerin kodlandığını, bu hekimler tarafından reçete yazılamadığı takdirde ancak sistem üzerinde "307-SUT'ta belirtilen ilgili uzman hekimin bulunmadığı yerlerde düzenlenen reçete veya rapor" kodunun işlenmesi halinde çocuk sağlığı ve hastalıkları veya iç hastalıkları uzman hekimlerince yazılan reçetelerin girişine izin verildiğini, reçete tarihinde ise hastanede ilgili uzman olarak reçete yazabilecek altı hekim bulunmasına rağmen reçetenin çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından düzenlendiğini, davacı eczacının da sisteme 307-SUT kodunu kasıtlı olarak girerek ilacı hastaya verdiğini, Kurum tarafından davacı hakkında tesis edilen cezai işlemlerin Protokole ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı eczacı tarafından dava dışı .... isimli hastanın davaya konu Cerezyme adlı ilacı almasının yaşam fonksiyonları için zorunlu olup hayatta kalmasının öncelikli koşulu olduğu iddia edilmiş ise de, hastanın bu ilacı içeren bir önceki reçetesinin 04.07.2018 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Hastanesinde görevli çocuk gastroenteroloji, hepatoloji ve beslenme uzmanı tarafından düzenlenmiş olup ilacın hastaya 04.10.2018 tarihine kadar yetecek şekilde rapor edildiği, buna göre hastanın davaya konu reçeteyi yazdırdığı ve ilacı aldığı 20.09.2018 tarihinde (hastaya raporlu ilaçlarını 15 gün önceden alma hakkı tanınmış olması nedeniyle) acil bir şekilde ilaç yazdırmasına gerek olmadığı ve bunun eczacı tarafından sistemden görülebildiği, davacının Protokol ve SUT hükümlerine aykırı olarak yaptığı reçete ödemesi nedeniyle davalı Kurum tarafından hakkında uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi heyeti raporunda; davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu eczane tarafından karşılanan 1 adet reçete ile ilgili olarak davalı Kurum tarafından 2016 yılı Eczane Protokolünün (5.3.9.) maddesi gereğince uygulanan 326.041,05 TL cezai şartın tahsili işleminin sözleşmeye ve mevzuat hükümlerine uygun olmadığının bildirildiği; öte yandan, daha önce aynı olaya ilişkin olarak davacı eczacı tarafından davalı Kurum aleyhine Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın konusunun, dava dışı ... isimli hasta adına düzenlenen 20.09.2018 tarihli reçetenin çocuk sağlığı ve hastalıkları uzman hekimi tarafından reçete edilemeyeceği gerekçesiyle, 66.675,06 TL reçete bedelinin örnekleme sonucu oluşan hata oranı üzerinden davacı hakkında uygulanan 218.628,92 TL kesinti işleminin iptaline yönelik olduğu, Mahkemece davanın kabulü ile kesinti işleminin iptaline dair verilen kararın davalı Kurumca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine de Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04.05.2023 tarihli kararıyla onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği, bahsi geçen davanın konusunu oluşturan maddi vakıa ile eldeki davadaki maddi vakıanın aynı olduğu, söz konusu kararda dava konusu işlemin yerinde olmadığına karar verildiği, dava dışı hastanın kronik bir rahatsızlığının bulunduğu, hakkında verilen geçerli bir rapor mevcut olup, ilgili uzman doktorların kotasının dolması nedeniyle çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı doktor tarafından rapora konu hastalık ve tedavi için reçete düzenlendiği, davalı Kurumun bir zararının olmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile davacı hakkında 25.09.2019 tarihli yazı ile uygulanan bir kez uyarılma ve 326.041,05 TL cezai şart işleminin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve hak edişlerinden kesilen 106.188,22 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; benimsenen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davacının SUT ve protokol hükümlerine aykırı hareket ederek 307-SUT kodunu sisteme kaydetmek suretiyle reçetenin düzenlendiği hastanede SUT'un (4.2.10.) maddesinde belirtilen ilgili uzmanların hiçbirinin görev yapmadığını onaylamış olduğunu, yapılan kontrol neticesinde bunun gerçeğe aykırı bir giriş olduğunun tespit edilmesi üzerine davacının kasıtlı olarak sisteme bu kaydı yaptığı kanaatine varılarak hakkında cezai işlem uygulandığını, İlk Derece Mahkemesi kararının ve gerekçesinin yerinde olduğunu, davaya konu ilacı içeren e-reçetenin Medula sistemine kaydedilmesi halinde reçete bilgilerinin otomatik olarak ekrana geldiğini, reçetenin ilgili uzman hekim tarafından düzenlenmediği durumlarda sistemin bu sebeple reçetenin ödenmeyeceği uyarısını verdiğini, davacı eczacının bu uyarıyı görmesine ve hastanede çocuk gastroenteroloji ve çocuk endokrinoloji uzmanı bulunmasına rağmen sisteme 307-SUT kodunu girerek provizyon sistemini yanılttığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine ilişkin 2016 yılı Protokolünün (5.3.9.) maddesi uyarınca davacı hakkında uygulanan uyarı ve cezai şartın tahsili işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, aynı maddi vakıaya ilişkin olarak davacı eczacı tarafından davalı Kurum aleyhine Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/31 E. sayılı dosyasıyla açılan dava sonucunda verilen ve kesinleşen kabul kararının eldeki dava açısından güçlü delil teşkil etmesine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.