22. Hukuk Dairesi 2014/27436 E. , 2014/30578 K. "" MAHKEMESİ : Tekirdağ İş Mahkemesi TARİHİ : 03/05/2013 NUMARASI : 2012/113-2013/165 Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı işçinin, iş sözleşmesinde belirlenen rekabet yasağı hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde rakip bir …
**22. Hukuk Dairesi 2014/27436 E. , 2014/30578 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Tekirdağ İş Mahkemesi TARİHİ : 03/05/2013 NUMARASI : 2012/113-2013/165 Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı işçinin, iş sözleşmesinde belirlenen rekabet yasağı hükmüne aykırılık teşkil edecek şekilde rakip bir firmada çalışmaya başladığını, bu sebeple müvekkili işverenin sözleşmede düzenlenen cezai şart alacağına hak kazandığım beyanla, rekabet yasağından kaynaklanan cezai şart alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili işçinin işyerinde vasıfsız işçi olduğunu rekabet yasağına aykırı bir davranışının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart tahsili, istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken husus uyuşmazlığın 4857 sayılı îş Kanunu kaplamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesidir. Davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesi “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet sözleşmesinde her iki taraf, sözleşmesinin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler. Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise caizdir. İşçi, sözleşmesinin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.” hükmünü haiz olup, madde metninden de anlaşılacağı üzere bu madde sözü edilen sırlara vakıf işçinin sözleşme yapmak şartıyla işten ayrılması halinde aynı işi kendi adına yapmamasını, rakipbir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını düzenlemektedir. Düzenleme, iş sözleşmesi içinde yer almakla birlikte iş sözleşmesi süresi içinde yapılmaması gereken bir hususta değil, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.