9. Ceza Dairesi 2021/9058 E. , 2023/4278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı
**9. Ceza Dairesi 2021/9058 E. , 2023/4278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında katılana karşı nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Mahkemesi Kanunu’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/14483 Esas sayılı iddianamesi ile zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2.Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2016 tarihli ve 2015/430 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. 3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4.Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 05.12.2017 tarihli 2017/7380 Esas, 2017/6177 Karar sayılı kararı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 29.11.2016 tarihli ve 2016/101 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararının ''katılan vekili tarafından ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerle ilgili süresinde istinaf başvurusunda bulunulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince verilen kararda adı geçenin istinafına ilişkin inceleme yapılarak hüküm kurulmaması'' nedeniyle bozulmasına kararı verilmiştir. 5.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli 2018/437 Esas, 2018/2295 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, katılan mağdur vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a ) bendi uyarınca beraati ile zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanunun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sübuta, taraflar arasında husumetin bulunduğuna, intikalin çok geç gerçekletiğine, mağdurenin ailesi tarafından yönlendirildiğine, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, diğer temyiz taleplerine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen beraat kararının bozulması ve verilen mahkumiyetin üst sınırdan hükmedilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde onüç yaşında bulunan mağdurun ikamet ettiği yerde sanığın imamlık yaptığı, aynı zamanda mağdurun akrabası olduğu, mağdur ... kardeşlerine Kuran öğretmek ve ders çalıştırmak amacıyla sık sık mağdurun ikametine geldiği, 2013 yılının ramazan ayı içerisinde sanığın mağdurun ikametinin Kuran kursuna müsait olmadığını söyleyerek mağdurun kız kardeşi ... ve ablası ...'ı kendi ikametine götürdüğü, ... ve ...'yı ikametin dışarısına çıkarttığı ve mağdur ile yalnız kaldığı sırada mağdura "Ben seni seviyorum, sana karşı başka şeyler hissediyorum" dediği ve mağdura sarıldığı ve dudağından defatle öptüğü, eline telefonu alarak mağdurun videosunu çekmek istediği sırada mağdurun karşı çıktığı, mağdurun dışarıya çıkmak istediği ancak sanığın buna müsaade etmediği ve mağdura "Biraz önceki beni öpmeye çalışırken ki videolarını ailene göstermemi istemiyorsan, internete koymamı istemiyorsan soyun" dediği, sanığın tehdit ve şantajlarından korkan mağdurun elbiselerini çıkartmak istemediği halde elbiselerini çıkartmak zorunda kaldığı, sanığın mağdurun iç çamaşırını da çıkartmasını istemesine rağmen mağdurun bunu kabul etmediği, sanığın da iç çamaşırını çıkarmaya çalışmadığı, ardından sanığın mağdurun bacaklarını okşadığı, öptüğü, dudaklarını da öptüğü, mağdurun vücuduna elleriyle dokunduğu, sanığın bu hareketlerinin yaklaşık olarak yirmi dakika kadar sürdüğü ancak dışarıdan mağdurun abisi olan ...'in sesinin gelmesi üzerine sanığın mağduru bıraktığı, mağdurun da kendi ikametlerine gittiği, sanığın yaklaşık bir hafta sonra mağdurun okul dönüşü servisten inip ikametine gitmek istediği sırada yanına çağırdığı, mağduru kendi ikametinin önüne getirdiği, zorla dudağından öptüğü, mağdurun annesi olan Bedia'yı görünce mağduru bırakarak olay yerinden ayrıldığı, sanığın ara ara mağdurun dini kitaplarının arasına mektup koyduğu ve mektuplarının içeriğinde genelde "Seni seviyorum, seninle evlenmek istiyorum, seninle beraber olmak istiyorum, seninle yatmak istiyorum" şeklinde yazdığı, bu mektuplardan bir tanesinin tanık Enverin gördüğü, ancak sanığın mektubu yırtarak yok ettiği şeklinde kabul edilen olayda sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Mağdurun 2013 yılında Pınrbaşı İlçesinde ailesi ile birlikte yaşadığı, sanığın Adana ilinde yaşadığı, mağdurenin babasının akrabası olduğu, 2013 yılı Ramazan ayında mezrada imam bulunmaması nedeniyle mağdurenin ailesi ve mezra sakinlerinin talebiyle imamlık yapmak için mezraya geldiği, mağdurenin ailesinin ikamet ettiği evin hemen yanında imam evinde Ramazan ayı içinde ve sonrasında da kalmaya başladığı, sanığın mağdurenin ailesinin akrabası olması ve aynı zamanda mağdurenin babasının mağdure ve kız kardeşine kuran dersleri vermesini talep etmesi nedeniyle sanık sıklıkla mağdurenin evine gelip gitmeye başladığı, zaman zaman mağdurenin evinde, zaman zaman kendisinin kaldığı imam evinde mağdureye kuran derslerinin yanı sıra okul konularıyla ilgili olarakta ders vermeye devam ettiği, mağdure ve sanığın sevgili oldukları, mağdurenin 2013 yılı Temmuz ayında, kız kardeşleri ... ve ... ile birlikte evlerinin hemen yanındaki sanığın kalmakta olduğu imam evine kuran dersi almak için birlikte gittikleri, dersten sonra sanık mağdurun kardeşlerinden onunla konuşacakları olduğunu söyleyerek odadan çıkmalarını istediği, Sanığın aralarında duygusal yakınlık bulunan mağdurenin dudağından öptüğü, elbiselerini çıkarıp, bacaklarını okşayarak öptüğü, elini kilotunun içerisinden sokarak cinsel bölgesine dokunduğu mağdure dışardan abisinin sesini duyunca giyinerek odadan çıkıp gittği, 2013 yılı Eylül ayında mağdurenin okuldan dönüp servisten indiği sırada sanık ile onun evinin önünde karşılaştıkları, sanığın mağdureyi dudağından öptüğü, mağdurenin annesinin evlerinin yakınında belirmesinin üzerine okul dersleriyle ilgili konuşuyormuş gibi yaptıkları, 2013-2014 yılı eğitim döneminin sömestr tatili içerisinde bir günde, mağdurenin evine gelen sanığın ona mektup verdiği, mağdurenin babasının bu olayı görüp elinden mektubu aldığı, olayın bu şekilde aile tarafından öğrenilmesinden sonra sanığın mezradan ayrılıp gittiği; sanığın bu şekilde 2013 yılı Temmuz ayında mağdurun kıyafetlerini çıkararak bacaklarını okşayıp öpme, dudaklarından öpme, vücuduna elleme, kilotunun içerisinden eliyle cinsel organını okşama ve 2013 yılı Eylül ayında dudağından öpme şeklindeki eylemlerinin çocuğun basit cinsel istismar suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ve mahkumiyet hükmü kurulmuş; sanığın mağdureyi bulunduğu yerden başka bir yere götürmediği, mağdurenin sanığın evine ders almak için gitmesi hususunda ailesinin rızasının bulunduğu, sanığın mağdureyi cinsel istismar eylemiyle sınırlı süre dışında zorla alıkoyduğu yönünde delil bulunmadığı, dikkate alındığında sanığa atılı kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık Hakkında Zincirleme Şekilde Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince kurulan hükmün gerekçeli karar başlığında suç adının zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı yerine çocuğun basit cinsel istismarı olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.12.2018 tarihli 2018/437 Esas, 2018/2295 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.