11. Ceza Dairesi 2014/7777 E. , 2016/4385 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık müdafiinin, duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan verilen karara ilişen …
**11. Ceza Dairesi 2014/7777 E. , 2016/4385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık müdafiinin, duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan verilen karara ilişen temyiz itirazının incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 264/2. maddesi uyarınca başvurunun, itiraz dilekçesi olarak kabulü ve gereğinin mahallinde takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen karara ilişen temyiz itirazının incelenmesine gelince; 1-İcra Müdürü olan sanığın ....(.....) 1. İcra Müdürlüğünün 2007/10, 94, 31, 118, 102, 91, 90, 2008/51, 40, 63, 64, 65, 71, 72, 61, 62, 46, 55, 71, 34, 44, 22, 43, 41, 50, 21 talimat sayılı dosyalarındaki hacizlere kendi aracıyla gittiği halde şoförler ..., ..., ..., ... ve ... ile gitmiş gibi haciz tutanakları ve reddiyat makbuzları düzenleyip adı geçenlerin yerlerine imza atıp 919,00.-TL haksız kazanç elde etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, 2007 yılı yazında ......nda icra müdürü olarak göreve başladığı sırada adliyenin yeni taşınmış, UYAP sistemine yeni geçilmiş ve icra müdürlüğüne vekaleten bakılıyor olması nedenleriyle aşırı bir iş yoğunluğu olduğunu, yaklaşık 30-40 adet dosyada hacze gidilmesi gerektiği halde gidilmemiş ve gerekli yazışmaların yapılmamış olduğunu, ilçede yeni göreve başladığı için hiçbir taksiciyi tanımadığını, ilçede ticari taksisi bulunan sadece ... isimli şahsın olduğunu adliyede geçici olarak hizmetli kadrosunda çalışan ... isimli şahıstan öğrendiğini fakat ...'ın da haftada iki üç kez eşini ...'daki hastaneye götürmesi nedeniyle kendisine ulaşamadığını, bu sebeple ihtiyati hacizlerden bir, iki tanesine kendi aracı ile gitmek zorunda kaldığını, bundan sonra hacze gidilebilecek araçları araştırdığında sahibi ... olan .... Sürücü kursunda çalışan şahısların da kursa ait araçlarla hacze gittiğini öğrenince burada çalışan şahıslarla hacizlere gitmeye başladığını, ... ve ... isimli bu şahısların ... bulunmadığı bazı zamanlarda ...'a ait aracı da kullanarak hacze götürdüklerini, toplu hacizlere çıkılan bazı tutanaklarda şoför imzalarının alınmadığını, 2008 yılı teftiş yılı olduğu için imza eksikliği olan evraklar için ... ve ... isimli şahıslardan gelip imzalarını ikmal etmelerini istediğini ancak şahısların gelememesi üzerine imza eksikliklerini hacze çıkılan araçların ruhsat malikleri olan ... ve ...'ın adını yazarak kendisinin tamamladığını, fiili olarak hacizlere adı geçen şahıslarla gidildiğini, herkesin ücretini aldığını, kendisinin herhangi bir haksız menfaat temin etmesinin söz konusu olmadığını, evrak ikmalini sağlamak amacıyla imza attığını, suç kastı bulunmadığını savunması, .... sürücü kursu sahibi olan tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki anlatımında, sürücü kursu işlettiğini, kendi araçlarıyla ya da yanında çalışan şoförlerin hiçbir şekilde hacizlere gitmediğini ancak ticari taksisi olan ve yanında çalışan Muzaffer Budak'ın birkaç kez hacze gittiğini söylediğini, haciz tutanaklarındaki ve reddiyat makbuzlarındaki adına atfen atılı imzaların kendisine ait olmadığını beyan etmesi, kovuşturma aşamasındaki anlatımında ise soruşturma aşamasında beyanda bulunduktan sonra yanında gayriresmi olarak çalışan Tahir ismindeki şahsın kendilerinden habersiz olarak sanık ile birlikte hacze gittiğini öğrenerek işine son verdiğini beyan etmesine karşın ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 28 Ekim 2008 tarihli ekspertiz raporu ile dava dışı 2007/270 talimat sayılı dosyadaki haciz tutanağındaki “...” ibareli yazı ile adına atılı imzanın adı geçenin eli ürünü olduğunun tespit edilmesi, tanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında, sanık icra müdürü ile birlikte ...'a ait araçla hacizlere gittiğini, ücretlerini aldığını ancak tutanakları imzalamadığını, tanık ...'nun sanık ile sürücü kursuna ait araç ile hacizlere gittiğini, taksi ücretini aynı gün ya da bir gün sonra aldığını ancak tutanakları imzalamadığını, ...'nun kendisine ait araçla sanıkla beraber üç kez hacze gittiğini, tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki anlatımında sanık ile hacze gitmediğini beyan etmiş ise de kovuşturma aşamasındaki anlatımında çelişki nedeniyle sorulduğunda, soruşturma aşamasında gösterilen tutanaklardaki imzaların kendisine ait olmadığını söylemek istediğini yoksa sanıkla hacze gittiğini, eşinin hasta olduğunun doğru olduğunu ve eşiyle ilgilendiği zamanlarda aracını arkadaşlarına bıraktığını beyan etmesi, iddianameye esas alınan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/77 talimat sayılı dosyası ile yaptırılan 16.04.2009 havale tarihli bilirkişi raporunda haksız kazanç hesaplamasına konu edilen 2008/46 talimat sayılı dosyanın haciz tutanağı ve reddiyat makbuzunda herhangi bir şahıs adına atılmış şoför imzasının bulunmadığının anlaşılması, iddianamede adı geçen ... adına şoför sıfatıyla imzalanmış herhangi bir haciz tutanağı ve reddiyat makbuzuna dosya içerisinde rastlanmamış olması, dosyada fotokopileri mevcut suça konu bazı haciz tutanaklarında şoför ismi ve imzası bulunmasına karşın reddiyat makbuzlarının imzasız bulunması, kimi reddiyat makbuzlarında imza bulunmasına karşın isim yer almaması, bazı reddiyat makbuzlarında ... isminin çizilerek ... isminin yazıldığının görülmesi, .....imzalı bir kısım haciz tutanaklarındaki imzanın fotokopi olduğunun beyan edilmesi ve reddiyat makbuzlarının imzasız olması, suça konu haciz tutanaklarında borçlu, yediemin, muhtar ya da azaların imzalarının bulunduğunun anlaşılması, bazı haciz tutanaklarında şoför imzasının bulunmasına rağmen adı geçen şoförlere ilişkin imzalı reddiyat makbuzu bulunmadığı cihetle haciz tutanağında şoför imzasının bulunmasının zorunlu bir unsur olmaması karşısında; gerçeğin ve suç kastının kuşkuya yer vermeyecek biçimde tespiti bakımından, suça konu haciz tutanaklarında isim ve imzaları bulunan, borçlu, yediemin, muhtar ve azaların tanık sıfatıyla celbedilip gerektiğinde yüzleştirilmek suretiyle sanık dışında hacze iştirak eden şahıs olup olmadığının saptanmaya çalışılması, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu cihetle, suça konu her bir haciz tutanağı ve reddiyat makbuzunun aslının tek tek incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve aldatıcı nitelikte olup olmadığı kararda tartışılıp denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması, sadece haciz tutanağında şoför imzası bulunup reddiyat makbuzu imzalı olmayan belgelere ilişkin faydasız sahteciliğin bulunup bulunmadığı, toplanacak delillere göre eylemin kül halinde görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturup oluşturmayacağı ile resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin kabulü halinde 5237 sayılı TCK'nun 211. maddesindeki "Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede sahtecilik suçunu" oluşturup oluşturmayacağı da kararda tartışılıp sanığın hukuki durumunun bunlara göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı, 2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.