7. Ceza Dairesi 2023/9271 E. , 2025/856 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/4338 D.İş KABAHAT : 1593 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1593 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden 3.150,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.08.2021 tarihli ve 2021/3042 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile idari para cezasının iptaline karar verildiği,…
**7. Ceza Dairesi 2023/9271 E. , 2025/856 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/4338 D.İş KABAHAT : 1593 sayılı Kanun'a muhalefet Kabahatli hakkında, 1593 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden 3.150,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Ceyhan Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.08.2021 tarihli ve 2021/3042 D.İş sayılı kararı ile başvurunun kabulü ile idari para cezasının iptaline karar verildiği, idarenin bu karara itirazı üzerine de Osmaniye 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/4338 D.İş sayılı kararıyla itirazın kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 24.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/38864 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2023 tarihli ve KYB - 2023/38864 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5326 sayılı Kanun’un 27/3. maddesinde yer alan "Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, kendisi hakkında uygulanan idari para cezasına itiraz etme hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı olan haklardan olduğu ve bizzat kullanmasına engel bir düzenleme bulunmadığı cihetle, itirazın usulden kabulü ile esas yönünden değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE