6. Ceza Dairesi 2024/88 E. , 2024/3791 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2023/358 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde
**6. Ceza Dairesi 2024/88 E. , 2024/3791 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2023/358 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2022 tarihli ve 2022/51017 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında konutta kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-e.3, 149/1-a-d.2-h, 53, 54, 58, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2022 tarihli ve 2022/375 Esas, 2022/450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 168/3 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası, 109/1-3-e maddesi uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 25.01.2023 tarihli ve 2023/282 Esas, 2023/229 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/16050 Esas 2023/10655 Karar sayılı ilamı ile; ''Olay günü mağdur ile sanığın tartışma yaşadıkları, mağdurun aşamalarda sanığın kendisinden telefonunu istediğini ancak kendisinin vermemesi üzerine kendisini elleriyle darp ettiğini beyan etmesi karşısında eyleme konu telefonu sanığın alıp almadığı, telefonun mülkiyetinin kime ait olduğu, telefonun kim tarafından kullanıldığı hususlarına dair dosyada bilgi bulunmadığı ayrıca sanığın telefonu ne amaçla aldığı hususunun tespit edilemediği, tanıklar ve mağdurun soruşturma aşamasında ve mahkememizde alınan beyanları arasında kısmi farklılıklar olduğu anlaşıldığından sanığın telefonu ne amaçla aldığı hususunun taraflara sorularak tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile karar verilmesi, Kabule göre de; Yağmanın konusu olan telefonun markasının, modelinin ve akıllı telefon olup olmadığının dosya kapsamından belli olmadığı ve değer tespiti yapılmadan hüküm kurulduğu görülmekle; bu husus araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 150/2 maddesi gereğince değerlendirilme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hususunda hukuka aykırılık görülmüştür.'' Nedeniyle bozma kararı verilmiştir. 5. Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/244 Esas, 2023/358 Karar 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-d-h, 168/3 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1.Somut delil olmadığına, 3.Yağma suçunun oluşmadığına, tehdidin olmadığına, 4.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Mağdur ile sanığın resmi nikahlı evli oldukları olay günü saat 23.00 sıralarında mağdurun ikametinde uyuduğu esnada eşi olan sanığın mağduru uyandırarak telefonunu istediği, vermeyeceğini söylemesi üzerine sanığın mağduru darp ettiği ve mağdurun telefonunu alarak cebine koyduğu, mağdur bağırınca sanık mutfakta bulunan ekmek bıçağını eline aldığı ve mağdura doğru sallamaya başladığı, bunun üzerine üst katta oturan sanığın anne ve babasının olay yerine geldiği, sanığın babasının sanığın elinde bulunan bıçağı zorla aldığı, devamında ikamete polis ekiplerinin geldiği, polislerin gelmesi üzerine sanığın mağduru ve çocuğunu ikamete kilitlediği, sanık pencereden bakarken mağdurun fırsatını bularak evin kapısını açarak dışarı çıktığı, sanığın içeride çocuğuyla birlikte kaldığı, polislerin ikna çabaları neticesinde sanığın çocuğunu ve bıçağı kapının önüne bırakıp kapıyı tekrar kendi üzerine kilitlediği, polislerin evden çıkması için sanığı ikna etmeye çalıştıkları, ancak sanığın evden çıkmadığı, eve girilirse kendisini öldüreceğini söylediği ve sonra polise teslim olduğu ve sanığın telefonu ertesi gün öğle vakti mağdura iade ettiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın üzerine isnat edilen suçlamayı kabul etmediğine dair savunmaları dava dosyasında mevcuttur. 3.Mağdurun Mahkemede " sanık benim resmi nikahlı eşim olur. 2 çocuğumuz vardır. Olay günü dediği gibi saat 23:00 sıralarında ben uyuyordum. ... beni uyandırdı telefonumu istedi, ben vermek istemedim ayrıca eşim ateş buz diye bir madde kullanıyordu, onu kullanınca kendisine gelemiyordu, bana ve ailesine eziyet ediyordu bende bunun için gitmesini istemediğimden telefonu vermek istemedim. Ben telefonu vermeyince mutftakta tabak çanakları kırmaya başladı. Seslerimizi kayın validemler duyunca onlar aşağı indiler zaten bana hep yardımcı olurlar. Zorlamaya başladı, bırakın ben gideceğim dedi. Sonra görümcem 155 i arayarak polisi çağırmış. Kayınvalidem ve kayınbabam dışarı çıktıktan sonra eşim kapıyı kilitledi, aslında kocam kendini kilitledi, kayınvalidem ve kayınbabam dışarıda olunca eşimin madde kullanması sebebiyle bana ve oğluma zarar vereceğini düşünmüşler ancak eşim bizi rehin almamıştı. Telefonumu kendisine vermek istemedim, kolumu sıktı, arkadan eliyle vurdu telefonumu bu şekilde boğuşma sonrası elimden aldı. Daha sonra bizi polisler karakola götürdüler, ifade verdik, ertesi gün öğle vakti eşim eve geldi, telefonumu getirdi. Telefonumda eksiklik yoktu. Zarar talebim yoktur. Şikayetçi değilim "şeklindeki beyanı dava dosyasında mevcuttur. 4.Mağdurun beyanıyla uyumlu basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığını gösterir doktor raporu, dava dosyasında mevcuttur. 5. Tanıklar baba E.C ve anne L.C.'nin şikâyetçinin beyanıyla ile uyumlu ''Sanığın elinde bıçak olduğu, bıçağı müştekiye doğru salladığı, müştekinin telefonunun sanığın elinde olduğu, sanığın müştekiyi darp ettiği, polislerin gelmesi üzerine sanığın evin kapısını kilitlediği yönünde beyanları,'" dava dosyasında mevcuttur. 6. Sanığın telefonu ertesi gün öğle vakti mağdura iade ettiği dosyasında mevcuttur. 7.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/16050 Esas 2023/10655 Karar sayılı bozma ilamı dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE Mağdur ile sanığın resmi nikahlı evli oldukları olay günü saat 23.00 sıralarında mağdurun ikametinde uyuduğu esnada eşi olan sanığın mağduru uyandırarak telefonunu istediği, vermeyeceğini söylemesi üzerine sanığın mağduru darp ettiği ve mağdurun telefonunu alarak cebine koyduğu ve sanığın telefonu ertesi gün öğle vakti mağdura iade ettiği somut olayda nitelikli yağma suçunun unsurları yönünden oluşup oluşmadığı hususunun ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gereklidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.10.2019 tarihli, 2158-4577 Esas ve sayılı; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 Esas ve 2016/33 sayılı; 18.11.2014 tarihli, 810-501 Esas ve sayılı; 20.05.2014 tarihli, 617-271 Esas ve sayılı; 25.02.2014 tarihli, 678-98 Esas ve sayılı; yine 05.07.2013 tarihli, 1548-346 Esas ve sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve özetle; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 148. maddesinin 1. fıkrasında yağma suçunun temel şekli, 2. fıkrasında senedin yağması, 3. fıkrasında cebir karinesine yer verilmiş, 149. maddesinde nitelikli yağma, 150. maddesinde ise kişinin hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla yağma suçunu işlemesi ile yağmada değer azlığı düzenlenmiştir. Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 148/1. maddesi uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. 765 sayılı TCK döneminde “gasp” olarak ta adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilâve unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi özgürlüğü, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuksal değerlerdir.” “Hırsızlık (ve yağma) suçlarında failin faydalanma amacıyla hareket etmesi yeterlidir, ayrıca çaldığı (veya yağmaladığı) maldan faydalanmış olması aranmaz, bu nedenle bu hususun araştırılmasına gerek yoktur. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun telefonu eşiyle birlikte kullandıklarını beyan etmesi, sanığın telefonun ertesi gün mağdura iade etmesi, mağdurun Mahkemede "... Ben uyuyordum. ... beni uyandırdı telefonumu istedi, ben vermek istemedim, ayrıca eşim ateş buz diye bir madde kullanıyordu, onu kullanınca kendisine gelemiyordu, bana ve ailesine eziyet ediyordu bende bunun için gitmesini istemediğimden telefonu vermek istemedim. " şeklindeki beyanı, sanığın bozma öncesi mahkemede " Eşim uyuşturucu kullanmamı istemediği için bu şekilde ifade verdi. Ben telefonu istedim, oda vermek istemedi, benim dışarı gitmemi istemiyordu. " şeklide ve sanığın bozma sonrası mahkemede " Eşimin söyledikleri doğrudur. Ben ihtiyacım oldukça telefonu kullanmak için eşimden alıyordum. Olay günüde ben telefonu arkadaşımı aramak için eşimden istemiştim. Eşim telefonu bana vermek istemedi. Ben telefonu aldıktan sonra arkadaşımı arayarak tekrar telefonu eşime verecektim. " şeklindeki savunması karşısında; sanığın mağdurun cep telefonunun ekonomik yönden faydalanmak maksadı ile aldığı hususu ... olmadığında, unsurları yönünden nitelikli yağma suçunun oluşmayacağı ancak mağdurun alınan doktor raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığının anlaşılması karşısında ,gerçekleşen eylemin eşe karşı kasten yaralama suçunu oluşturacağı, sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yağma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2023/244 Esas 2023/358 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.03.2024 tarihinde karar verildi.