Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13312 E. , 2024/6514 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13312 Karar No : 2024/6514 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2021/352, K:2023/1158 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ :…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13312 E. , 2024/6514 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13312 Karar No : 2024/6514 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_ÖZETİ : Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2021/352, K:2023/1158 sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Kararın düzeltilmesi isteminin kabul edilerek, temyize konu kararın yeniden incelenmesi ve bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince işin gereği görüşüldü: Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın düzeltilmesini gerektirecek nitelikte görüldüğünden, Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2023 tarih ve E:2021/352, K:2023/1158 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına ilişkin temyiz başvurusu yeniden incelendi: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 75.maddesinin 1.fıkrasında; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne, 5393 sayılı Belediye Kanunun 15. maddesinde ise; "...2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri belediye taşınmazları hakkında da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde; "Ecrimisil: Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın (…) İdarece talep edilen tazminatı, ifade eder." kuralına, aynı maddenin (e) bendinde ise; Fuzuli şagil (İşgalci): Kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri, ifade eder." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, fuzulen işgali sebebiyle tazminat olarak tanımlanan ecrimisilin istenilebileceği, ancak bunun için taşınmazın tamamının veya bir kısmının, malik dışında başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından hukuk düzenince korunmayan bir şekilde eline geçirilmesi, elinde tutulması, zilyetliğinde bulundurulması ya da herhangi bir şekilde kullanılması veya tasarrufunda bulundurulmasının gerekmekte olduğu açıktır. Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Mahallesinde bulunan, ... ada, ... parsel sayılı 15.206,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın 1/2 hissesinin davalı idarenin temsil ettiği ... Vakfı'na ait olduğu, bu taşınmazın 3.379,00 m2 lik kısmının yol olarak işgal edildiğinden bahisle 01/07/2002-28/02/2013 tarihleri arasındaki dönem için belirlenen 150.646,00-TL. tutarındaki ecrimisile ilişkin olarak davalı idarece düzenlenen ... tarih ve... sayılı ecrimisil ihtarnamesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesince, yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı belediyenin fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmişse de davalı idarenin mülkiyetinde bulunan ecrimisil ihtarnamesine konu taşınmaza davacı belediye tarafından el atılarak taşınmazın 3379 m2'lik kısmının yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kullanıldığı taşınmaz tespit tutanağı ile tespit edildiğinden, yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca malikinin rızası dışında taşınmazını kullanan gerçek/tüzel kişinin kusuru olup olmadığına bakılmaksızın fuzuli şagil sayılacağı açıktır. Öte yandan, 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." düzenlemesi yer almıştır. İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisil tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca 336 Sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmü ile aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararlarının da dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur. Dava konusu işlemde belirtilen taşınmaz, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olup, ecrimisil istenilen dönemlerin bir kısmı ise 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki döneme ilişkindir. Bu durumda; temyize konu Mahkeme kararının dayanağı bilirkişi raporunda taşınmazın emlak vergisine esas değerinin dikkate alınmadığı ve DİE-ÜFE/TEFE oranları uygulanarak hesaplama yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, gerek duyulması halinde bilirkişilerden ek rapor alınarak 336 sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin yürürlüğe girdiği 20/08/2011 tarihinden sonrası için taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden de az olmayacak şekilde birim bedelinin tespit edilerek, dava konusu işlemde belirtilen tarihler arasındaki döneme (01/07/2002-28/02/2013) ilişkin ecrimisil hakkında yeniden değerleme oranlarını uygulayarak, yukarıda belirtilen hususlara dikkat edilmek suretiyle hesaplama yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle, temyiz isteminin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesince onandığı, bunun üzerine davalı idare tarafından karar düzeltme isteminde bulunulduğu görülmüş, yapılan inceleme neticesinde; Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 54. maddesinde sayılan sebepler arasında yer almaması nedeniyle karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.