DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3102 E. , 2024/861 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3102 Karar No : 2024/861 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2021/623, K:2023/5888 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ …
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3102 E. , 2024/861 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3102 Karar No : 2024/861 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2021/623, K:2023/5888 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmı ile yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elazığ Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken … tarih ve … sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve bu karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurul kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/05/2023 tarih ve E:2021/623, K:2023/5888 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, davacının ... Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi olarak görev yapmakta iken dava konusu disiplin cezasına konu olan Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan açılan kamu davasında sanıklar hakkında verdiği beraat kararında yer alan hususlar, disiplin soruşturma raporunda yer alan tanık ifadeleri, anılan beraat kararını bozan Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile bu karar üzerine verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararlarında yer alan değerlendirmeler ve dava dosyasında mevcut tüm bilgi ve belgeler ile birlikte incelendiğinde, davacının, Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama yetkisini, kişisel görüşlere yer vererek ve kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandıracak şekilde kullandığı, ayrıca dava sonunda verilen beraat kararından usulüne uygun tebligat ile mağduru haberdar etmediği ve bu haliyle isnat olunan eylemlerinin subûta erdiği anlaşıldığından, söz konusu fiillerinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun yer değiştirme cezasını düzenleyen 68. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırmak" hali kapsamında değerlendirilmesi ve bu madde kapsamında disiplin cezası verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmış olup, davalı idarece davacının eylemlerinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında yer alan mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülerek bu madde kapsamında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması yolunda tesis edilen işlemlerde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, Bu itibarla, davacının, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bir eylemde bulunduğu gerekçesiyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E:... , K:... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği, Davacının, dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik istemine gelince; Davacının dava konusu kararlar öncesinde, FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararıyla reddedildiği, bunun üzerine söz konusu kararların iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; Dairelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafından yapılan başvuru üzerine dosyanın halen temyiz incelemesi aşamasında olduğunun görüldüğü, Dolayısıyla, uyuşmazlık konusu olayda her ne kadar davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair karar ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın ve anılan karara yaptığı itirazın reddine ilişkin dava konusu kararların yukarıda yazılı gerekçeyle hukuka aykırı olduğu saptanmış ise de, halihazırda hakkında daha önce verilmiş bir meslekten çıkarma kararı bulunan ve bu karara karşı açtığı dava da reddedilen davacının, bu aşamada henüz tazmini gereken bir parasal hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine yönelik istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekten çıkarma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davacının parasal haklarının ödenmesi istemine ilişkin kısmına yönelik yargılama giderlerine mahkum edilmelerinin, ayrıca lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, kararın bozulmasını gerektirdiği, esasa ilişkin olarak yerindelik denetimi anlamına gelebilecek gerekçeyle iptal kararı verildiği, Danıştay Beşinci Dairesinin, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmın dayandığı gerekçede ciddi bir yanılgıya düştüğü, davacının eylemlerinin niteliği, ağırlığı ve yoğunluğu dikkate alındığında davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğunun anlaşıldığı, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca “meslekten çıkarma” cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, işlemin iptali yönünde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mesleki hayatı boyunca yürürlükteki mevzuat ve vicdani kanaati dışında bir karar vermediği, hiçbir yasa dışı oluşumun içinde olmadığı, hiçbir güç odağı ile hareket etmediği, beraat kararını kesinlikle siyasi kaygılarla vermediği, beraat kararı verirken siyasi saiklerle değil, mevzuata uygun ve vicdani kanaatle hareket ettiği ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, ... Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle hakkında düzenlenen soruşturma raporu üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile; "...... Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi eski, hâlen Elazığ C. Savcısı iken Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen (...) ...'ın; FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte eylemlerde bulunduğu, Bu bağlamda; Sanıklardan U.G. megafonla “...Hırsız, Katil Erdoğan...” şeklinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN aleyhine slogan atarak Yalova Birleşik Haziran Hareketine mensup 100 kişilik grubu yönlendirdiği, yönlendirilen grup içerisinde bulunan bir kısım sanıkların da sloganı tekrarladıklarından bahisle U.G. ve eylemleri tespit edilen 14 sanık hakkında yargılamanın yapıldığı ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında "...olay günü yapılan yürüyüş sonrası Soma'daki maden kazasında ve Gezi Parkı olaylarında yaşanan ölümlerden sorumlu oldukları düşünce ve iktidar partisinin ve o dönemlerde partinin başında yer alan mağdur Başkanın, meydana gelen olaylar öncesi ve sonrası tutum ve davranışlarına, izledikleri politikalara ve 17-25 Aralık operasyonlarıyla ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşı protesto mahiyetinde görüşlerin ve eleştirilerinin atılan sloganlarla dile getirildiği, mağdurun Başbakan olduğu dönemde hakkında yapılan yolsuzluk soruşturmalarına konu olup kamuoyuna yansımış olayların da aynı kasıtla sloganlarla dile getirildiği, ‘hırsız, katil’ sözlerinin bu bağlamda ifade, düşünce ve düşünceyi açıklama, yayma özgürlüğü kapsamında kaldığı, olay tarihinde gerçekleşen toplantıda herhangi bir şiddet veya kişileri kin ve nefrete sürükleme unsurlarının da bulunmadığı, Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK'da özel olarak düzenlenmiş ve müeyyidelendirilmiş ise de mevcut anayasal düzenlemede devletin başı olan Cumhurbaşkanının tarafsız ve toplumun tüm kesimlerine, aynı mesafede olduğunun kabul edildiği ve temsil ettiği maddi ve manevi değerler açısından bu sıfatı taşıyan kişilerin özel olarak korunması yoluna gidilerek onlara yönelik hakaret suçunun ayrı bir maddede düzenlendiği, mağdurun Cumhurbaşkanı olduktan sonraki bir takım davranışları ve sözlerinin, toplumun bazı kesimlerinde halâ iktidarda bulunan partinin genel başkanı gibi hareket ettiği, eski partisi ile bağlarını kopartmadığı algısını oluşturduğu ve halen siyasi kişilik taşıdığı düşünülerek mevcut olaydaki gibi protestolara konu olduğu...” gerekçesiyle, yasal ve hukuki zeminde hareket etmek yerine, kişisel görüşlere yer vererek beraat kararı verdiği, Aynı dosyada, ...Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen ...gün ...soruşturma, ...sayılı iddianamede Türkiye Cumhuriyet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN “mağdur” olarak gösterilmesine rağmen açılan kamu davasından ve dava sonunda verilen beraat kararından usulüne uygun tebligat ile mağduru haberdar etmediği" hususlarıyla ilgili soruşturma yapıldığı belirtildikten sonra, ilgili hâkimin isnat edilen eylemlerinin, görevinin gerektirdiği tarafsızlığı yönünden şüphe uyandırarak adli teşkilatın bağımsızlığına olan inanç ve güveninin azalmasına yol açacak nitelikte olduğu, soruşturmaya konu eylemleri nedeniyle görevini yerine getirirken herhangi bir kişinin elemanı olmadığı, bir devlet görevlisi olduğu hususunu gözardı ettiği, yargı bağımsızlığını kendi menfaati için bir ayrıcalık veya imtiyaz olarak gördüğü, hâkimden sâdır olan tüm etkinliklerde yakışıksız ve yakışık almayan görüntüler içerisinde olmaktan kaçınma yerine görevini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getiremeyeceğini açıkça ortaya koyduğu, yargıya duyulan güven ve saygınlığı zedeleyerek, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozduğu soruşturma dosyası kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla ve bu karara karşı yaptığı itiraz ise Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü ve aynı maddenin son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Daire kararının, dava konusu bireysel işlemin iptaline yönelik kısmı incelendiğinde; Davacının, ...Asliye Ceza Hâkimi olarak görev yapmakta iken, dava konusu meslekten çıkarma cezasına konu olan Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan ceza yargılamasında yasal ve hukuki zeminde hareket etmek yerine, kişisel görüşlere yer vererek karar verdiği ileri sürülen ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı beraat kararının, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz edilerek bozulmasının istenildiği, bunun üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, davacı tarafından verilen beraat hükmünün; “Oluşa, dosya kapsamına ve sanıkların açık ikrarına göre; Yalova İli ...Caddesi üzerinde Birleşik Haziran Hareketi isimli topluluğun organizatörlüğünde bir araya gelen ...Derneği, ...Partisi ve ...Sen üyesi şahıslardan oluşan topluluğun, Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle tutuklanmaları protesto etmek amacıyla bir araya geldikleri, basın açıklaması ve devamında topluluk içerisinde bulunan sanıkların "hırsız, katil Erdoğan" şeklinde, ifade özgürlüğü kapsamında bulunmayan ve eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayan sözlerinin; incitici, küçük düşürücü ve katılanın toplum içindeki saygınlığını zedeleyici mahiyette olması nedeniyle hakaret niteliği taşıdığı gözetilmeden mahkumiyetleri yerine yazılı gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA…” şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verildiği, anılan bozma kararı üzerine dosyayı yeniden inceleyen ...Asliye Ceza Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla tüm sanıkların Cumhurbaşkanına Hakaret suçundan ayrı ayrı 1 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen hükümlerin ayrı ayrı açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve söz konusu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurmayanlar yönünden anılan kararın 25/05/2018 tarihinde, itiraz kanun yoluna başvuran sanıklar yönünden ise itirazlarının reddedildiği 05/06/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Netice itibarıyla, davacının hâkim olarak yaptığı yargılamada karar gerekçesinde yer alan yorum ve değerlendirmelerin yargı bağımsızlığı ve düşünceyi açıklama hürriyeti kapsamında kalmadığı, yukarıda yer verilen bu eylemlerinin yargısal takdire ilişkin olmadığı, görevini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getiremeyeceğini açıkça ortaya koyduğu, yargıya duyulan güven ve saygınlığı zedeleyerek, hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu tespit edilen eylemi nedeniyle davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, dava konusu kararların iptali yolunda verilen temyize konu Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ...tarih ve ...sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 13/12/2022 tarih ve E:2016/58152, K:2022/10219 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 22/04/2024 tarih ve E:2023/979, K:2024/860 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Daire kararının, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince; Dairece, Kurulumuzun bozma kararı üzerine yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararda, yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında da yeniden bir değerlendirme yapılacağından, davalı idarenin, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz iddialarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu kararların yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline parasal hak talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/05/2023 tarih ve E:2021/623, K:2023/5888 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 22/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.