Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2017 -4-34 (Muafiyet) Karar Sayısı : 18-48/751 -364 Karar Tarihi : 20.12.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan) , Adem BİRCAN , Mehmet AYAN, Şükran KODALAK B. RAPORTÖRLER : Esin AYGÜN, Hatice CESUR, Mehmet Yavuz GÜNER C. BİLDİRİMDE BULUNAN : - Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN Mete Cad. No: 12/7 Taksim 34437 İst
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2017 -4-34 (Muafiyet) Karar Sayısı : 18-48/751 -364 Karar Tarihi : 20.12.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan) , Adem BİRCAN , Mehmet AYAN, Şükran KODALAK B. RAPORTÖRLER : Esin AYGÜN, Hatice CESUR, Mehmet Yavuz GÜNER C. BİLDİRİMDE BULUNAN : - Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN Mete Cad. No: 12/7 Taksim 34437 İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU: Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği üyelerinin anlaşmalı çalıştıkları tüm servis noktalarından asgari olarak OSEM S 10001 veya benzeri kalite standartları belgelerinin zorunlu olarak istenmesine yönelik Birlik Yönetim Kurulu kararına muafiyet tanınması talebi . (2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtl arına 29.05 .2017 tarih ve 3735 sayıyla giren bildirim ve en son 02.11.2018 tarih inde giren ek bilgi yazı ları üzerine düzenlenen 11.12.2018 tarih ve 201 7-4-34/MM sayılı Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) üyelerinin anlaşmalı çalıştıkları tüm hasar onarım servislerinden asgari olarak OSEM SS 10001 veya benzeri kalite standartları belgesinin zorunlu olarak istenmesi ne yönelik Birlik Yönetim Kurulu kararının 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) kapsamında olduğu, Anılan Birlik Yönetim Kurulu kararına Kanun un 5. maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulları sağlamaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınamayacağı, OSEM servis yeri ve eşdeğer yedek parça sertifikasyon uygulamalarının ayrı bir başvuru kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olacağı, OSEM Sertifikasyon A.Ş. (OSEM) tarafından kararın tebellüğünü takip eden 60 gün içerisinde bireysel muafiyet formu doldurularak yeniden başvuru yapılması gerektiği ifade edilmiştir . G. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME (4) Bildirimde; TSB nin 10.01.2017 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile, TSB tarafından kurulan OSEM in TSB üyelerinin anlaşmalı çalıştıkları tüm servis noktalarından asgari olarak OSEM SS 10001 veya benzeri kalite standartları belgesinin zorunlu olarak istenmesini içeren sertifikasyon uygulamasının 4054 sayılı Kanun un 4. maddesi hükümlerinden 18-48/751 -364 2/55 muaf tutulması ve söz konusu uygulamaya Kanun un 5. mad desi uyarınca bireysel muafiyet tanınması talep edilmektedir1. (5) Bildirimle ilgili olarak 27.07.2017 tarihli ve 9588 sayılı, 16.02.2018 tarihli ve 2221 sayılı, 07.08.2018 tarihli ve 9754 sayılı yazılar ile başvuru sahibi TSB den bilgi talep edilmiş, istenen bilgi ve belgeler 22.08.2017 tarihli ve 6073 sayılı, 06.04.2018 tarihli ve 2856 sayılı, 02.11.2018 tarihli ve 7921 sayılı yazılar ile Kurum kayıt larına girmiştir. Dosya kapsamında ayrıca, 27.07.2017 tarihli ve 9611 sayılı yazı ile T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığından (Hazine Müsteşarlığı)2; 12.12.2017 tarihli ve 15579 sayılı yazı ile Türk Akreditasyon Kurumundan (TÜRKAK); 27.07.2017 tarihli ve 9596 sayılı yazı ile Türk Standartları Enstitüsünden (TSE); 27.07.2017 tarihli ve 9595 sayılı yazı ile CZ Turk Araç Hasar Tamiri Teknik Kontrol Belgelendirme Hizmetleri A.Ş. den (CZTURK); 27.07.2017 tarihli ve 9605 sayılı yazı ile Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinden (OSS) ve Ösebir Özel Otomobil Servisleri Birliği Derneğinden (ÖSEBİR) bilgi talep edilmiş, ilgili bilgiler Hazine Müsteşarlığının 18.09.2017 tarihli ve 6648 sayılı yazısı ; TÜRKAK ın 08.03.2018 tarihli ve 1997 sayılı yazısı ; TSE nin 21.09.2017 tarihli ve 6715 sayılı yazısı ; CZTURK un 07.08.2017 tarih li ve 5693 sayılı yazısı; OSS nin 16.1 0.2017 tarihli ve 7440 sayılı yazısı ; ÖSEBİR in 17.08.2017 tarihli ve 5942 sayılı yazısı ile sunulmuştur . (6) Bununla birlikte, 29.09.2017 tarihli ve 12159 sayılı yazı ile başvuru konusu uygulama hakkında ilgili pazarlarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerin in görüşlerine başvurulmuş, ardından sigorta şirketlerinin cevap yazıları çeşitli tarih ve sayılar ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Kurum kayıtlarına 20.10.2017 tarihli ve 7579 sayılı yazı ile intikal eden ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından gönderilen yazıda da dosya konusu uygulama hakkındaki görüşlere yer verilmiştir. İlgili dosya kapsamında ayrıca 04.09.2018 tarihinde TSE, 27.09.2018 tarihinde MÜSİAD, 03.09.2018 tarihinde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı3 yetkilileri il e görüşmeler gerçekleştirilmiş ve ilaveten ÖSEBİR ve bazı özel servis yetkililerinin görüşlerine başvurulmuştur. G.1. Projeyi Yürütecek Kuruluşlar Hakkında Bilgi G.1.1 . Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) (7) 1870 lerden itibaren Türkiye de sigortacılık hizmetleri ve faaliyetleri ile ilgilenen sigorta şirketleri aralarında meslek kuruluşu, sendika veya cemiyet şeklinde örgütlenme ihtiyacı duymuşlardır. 1923 yılına gelindiğinde Sigortacılar Kulübü ardından yerine Türkiye de çalışm akta olan yerli ve yabancı tüm sigorta şirketlerinin üye olunmasının zorunlu tutulduğu Sigortacılar Cemiyeti Daire -i Merkeziyesi ve takiben, 1959 yılında 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanun u ile Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği olarak örgütlenmiş lerdir. 1975 yılında anılan Birliğin ana tüzüğünde yapılan değişiklikle unvanı 1 Bildirim Formu nda; TSB nin 10.01.2017 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile karar altına aldığı anılan uygulamaya Kanun un 5 inci ve 12 inci maddeleri çerçevesinde Kanun un 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına ilişkin bildirimimizin kabulü ile OSEM sertifikasyon uygulamasına muafiyet verilmesi hususunu bilgilerinize sunarız . ifadelerine yer verilmiş olmakla birlikte, Bildirim Formunun devamında Anlaşmanın niteliği kısmında bildirime konu eylem olarak TSB Yöne tim Kurulu kararı ve Anlaşmanın kapsamı kısmında TSB üyesi sigorta şirketlerinin anlaşmalı olarak çalıştıkları servis noktalarından asgari bir hizmet standardı olarak OSEM SS 10001 belgesinin zorunlu olarak istenmesi muafiyet talebine konu edilmiştir. Bu nedenle işbu dosya kapsamında OSEM sertifikasyon faaliyetlerine yönelik ayrı bir muafiyet değerlendirmesi yapılmamıştır. 2 Dosya sürecinde, Hazine Müsteşarlığı ile T.C. Maliye Bakanlığı aynı teşkilat altında birleştirilmiş olup yeni bakanlığın ismi T.C. H azine ve Maliye Bakanlığı olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda Hazine Müsteşarlığına yapılan atıflar T.C. Hazine ve Maliyet Bakanlığını nitelemektedir. 3 Yeni bakanlığın ismi Ticaret Bakanlığı olarak belirlenmiştir. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı na yapılan atıf lar Ticaret Bakanlığını nitelemektedir. 18-48/751 -364 3/55 Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği olarak kabul edilmiş sonrasında, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu nda (Sigortacılık Kanunu) 29.06.2012 tarihinde yapılan değişik likle unvanı Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği olarak değiştirilmiştir. Anılan değişiklikle birlikte Birliğin logosu olarak Türkiye Sigorta Birliği ibaresi kullanılmaya başlanmıştır. Teşebbüs birliği olan bu kuruluş herhangi bi r şirketler grubuna bağlı değildir. (8) TSB nin yapılanmasına, faaliyetlerine, organlarının görev ve yetkilerine ilişkin esaslar Sigortacılık Kanunu nun Meslek Örgütlenmeleri başlığı altındaki 24 ve 25. maddelerinde ve anılan Kanun maddelerine dayanılarak 02 .01.2014 tarih ve 28870 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik te yer verilmiştir. Sigortacılık Kanunu nun 24. maddesinin sekizinci fıkrasında açıklandığ ı üzere TSB nin amacı; mesleğin gelişmesini temin etmek, üyelerinin dayanışma, birlik ve mesleğinin gerektirdiği vakar ve disiplin içinde çalışmalarını sağlamak ve haksız rekabeti önlemek üzere gerekli kararları almak ve uygulamak şeklinde düzenlenmiştir. (9) Sigortacılık Kanunu nun 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sigorta şirketleri kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan TSB ye giriş aidatını ödeyerek üye olmak zorundadır. Birliğin 39 u hayat dışı, 18 i hayat ve emeklilik, dördü hayat ve ikisi reasürans şirketi olmak üzere 63 üyesi aktif olarak faaliyette bulunmaktadır. (10) Sigortacılık Kanunu nda da belirtildiği üzere TSB nin görevleri arasında; mesleğin gelişmesini sağlayıcı önlemler almak, bu amaçla araştırma kuruluşları tesis etmek ve bu konuda ki araştırma ve çalışmaları desteklemek, Türkiye de sigortacılığı ve bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemini temsil etmek ve tanıtmak için gerekli girişimlerde bulunmak, gerektiğinde sigorta sözleşmelerine ilişkin rehber tarifeleri hazırlayarak sektörün hizmetine sunmak, sigortacılık ve bireysel emeklilik tasarruf ve yatırım sistemi mevzuatı ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek ve aldığı kararların ve önlemlerin uygulanmasını izlemek, uyulması zorunlu meslek kurallarını belirlemek, üyele ri arasındaki haksız rekabeti önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak ve uygulamak, sigortacılıkta tahkimin işleyişini düzenlemek ve sigorta hakemlerinin listesini tutmak gibi yetkileri bulunmaktadır. Bu kapsamda ayrıca TSB, sigortacılığın gelişme sini temin etmek, sigo rtacılık sektörünün gelişmesini sağlayıcı önlemler almak, haksız rekabeti önlemek üzere gerekli kararlar ı almak amacıyla uyulması zorunlu meslek kuralları ve bahse konu amaçların gerçekleştirilebilmesi için tüzel kişiliği haiz şirketl er kurabilmektedir. (11) Birliğin çalışma esasları TSB tarafından hazırlanan ve Hazine Müsteşarlığı tarafından onaylanan yönetmelik ile belirlenmekte ve tüm faaliyetleri Sigortacılık Kanunu nun 24. maddesinin 25. fıkrası uyarınca Müsteşarlık tarafından denetlen mektedir. G.1.2. OSEM Sertifikasyon A.Ş. (OSEM) (12) OSEM; TSB tarafından 13.07.2015 tarihinde kurulmuştur ve sermayesinin tamamı TSB ye aittir. OSEM, mevcut durumda servislere ve eşdeğer parçalara yönelik belgelendirme ve eğitim faaliyetleri ile iştigal etmekt edir. Servislere yönelik belgelendirme ve eğitim hizmeti için TÜRKAK a yapılan akreditasyon başvurusu değerlendirme sürecinde bulunan OSEM, nihai olarak, Hazine Müsteşarlığının denetimine tabidir. Teknik Komitesi ve Tarafsızlık Komitesi olmak üzere iki kom itesi bulunmaktadır. OSEM in yönetim kurulu nda, HDI Sigorta A.Ş. (HDI), MAPFRE Sigorta A.Ş. (MAPFRE SİGORTA ) gibi bazı sigorta şirketlerinin yetkilileri ile TSB genel sekreter yardımcısı bulunmaktadır. 18-48/751 -364 4/55 G.2. OSEM Sertifikasyon Projesi (13) Bildirime konu uygulama ile sigortacılık sektörüne hizmet veren hasar onarım servislerinin fiziki şartlarının ve hasar onarım yeterliliğinin belirlenmesinin, şirket ve müşteri beklentileri açısından denetlenmesinin ve standartlara uygun olanların belgelendirilmesinin, bö ylelikle müşteriye sunulan hizmet kalitesinin artırılmasının ve hasarın doğru servis noktalarında ve doğru yöntemlerle onarılmasının sağlanmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir. İlaveten sözü edilen uygulama ile özellikle trafik sigortası ve kasko sigortası nda olmak üzere sigorta sektörünün son yıllardaki zararının telafisine yönelik hasar onarım hizmetleri pazarındaki maliyet artışları ve bu nların artışlarının tüketiciye yansıtılması ile maliyet kalemlerindeki belirsizliklerin bertaraf edilmesinin de amaçla ndığı belirtilmiştir. (14) Bu kapsamda TSB Yönetim Kurulu nun 10.01.2017 tarihli kararının Anlaşmalı Özel Servislerden İstenecek Asgari Standartların Belirlenmesi Hakkında Karar Alınması başlıklı 5. maddesi ile, Halihazırda otomotiv ve pek çok hizmet sektöründe talep edilen belgelendirmeye benzer şekilde, TSB üyelerinin anlaşmalı oldukları tüm servis noktalarından asgari olarak OSEM SS 10001 veya benzeri kalite standartları belgesinin zorunlu olarak istenmesine, TSB üyelerinin kalite belgesi olmayan tüm anlaşmalı onarım servislerinden asgari kalite standardı olarak OSEM SS 10001 belgesi talep etmesine, OSEM SS 10001 belgesi olmayan tüm anlaşmalı servis noktalarının uyumu için bir yıllık geçiş süresine uymaları yönünd e gereken uyarıların yapılmasına; gerekli görüldüğü takdirde ilgili mevzuat hükümlerine uygun yaptırımların uygulanmasına karar verilmiştir. Aynı maddede bahse konu yönetim kurulu kararının Rekabet Kurumu nun uygun görüşü alınmak suretiyle hayata geçirilmes ine yönelik bir hüküm eklenmiştir. (15) Anılan zorunlulu ktaki asgari ifadesinin kapsamı na ilişkin olarak TSB tarafından, IAF (International Accrediation Forum ) altında uluslararası akredite kurumlar ından ya da TÜRKAK tarafından akredite edilmiş kuruluştan alınan sertifika belgesinin kastedildiği belirtilmiştir . OSEM SS 10001 tar afından belirlenen standartlar akredite olmuş kuruluşlar tarafından sunulabilecek asgari düzeydeki standartlara denk geldiğind en, OSEM tarafından bu kapsamdaki kuruluşlarca verilen tüm sertifikaların kabul edileceği de cevabi yazıda yer almaktadır . (16) Buna ek olarak TSB tarafından başvuruya konu uygulamaya ilişkin yönetim kurul u kararının Hazine Müsteşarlığı nın bilgisi ve onayı ile kurulmuş olan OSEM in vereceği bir sertifikasyon hizmetine ilişkin olduğu ve TSB nin sektöre yönelik faaliyetlerinin Müsteşarlık oluru ve/veya bilgisi d ahilinde bulunduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede muafiyet başvurusuna konu uygulamanın bizzat merkezi ida re eliyle yasal düzenleme yapılmak suretiyle getirilmiş olması ve TSB nin bir kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olduğu ifade edilerek , uygulamanın 4054 sayılı Kanun un kapsamı dışında kabul edilebilecek nitel ikte olduğu da iddia edilmiştir . (17) Hasar ona rım hizmetleri pazarında farklı amaçlara yönelik olarak yetkili servis, özel servis ve tamirhaneler şeklinde üç tür hizmet noktası bulunmaktad ır. Bu çerçevede Bildirim Formu nda, ilk aşamada sigorta şirketlerinin anlaşmalı oldukları özel servislerin hedefle ndiği ifade edilmiştir. Bu tercihe ilişkin olarak; yetkili servislerin yeni araçlar için yoğun olarak kullanılması , araç yaşının ilerlemesi ve garanti kapsamının bitmesi ile 18-48/751 -364 5/55 beraber araç sahiplerinin özel servislere yönelmesi; diğer yandan, yetkili servisl erin önemli bir kısmının sertifikaya sahip olması; buna karşılık özel servislerin %3 gibi çok az bir kısmının sertifikaya sahip olmas ı gibi nedenler öne sürülmüştür . (18) TSB tarafından, ilk aşamada özel servislerin sertifikalandır ılması amaçlanmakla birlikte OSEM SS 10001 sertifikasının, motorlu araçlara yönelik hasar onarım servislerinin tamamına hitap ettiği belirtilmiştir. Bir başka ifadeyle, OSEM sertifikasyon uygulaması, sigorta şirketleri ile anlaşmalı çalışmak isteyen tüm yetkili servis, özel servis ve tamirhanelere uygulanacaktır. H alihazırda, sözü edilen üç tip servis hizmetine yönelik OSEM SS 10001 adı altında tek bir belgelendirme yapılması planlanmakta olup ilerleyen süreçte ve belli sayıda OSEM belgeli servis sayısına ulaşıldığında, OSEM sertifikası nın mevcut kriterlerine ilave olarak silver, gold, platinum olarak sınıflandırma yapılmasının planlandığı da bildirilmektedir4. Ancak işbu dosyada yapılan tespit ve değerlendirmeler, OSEM SS 10001 sertifikasyonuna ilişkin bildirimi yapılan kapsamla sınırlı olup planlanan ilave kriterlere ilişkin değerlendirmeler i içermemektedir. (19) OSEM SS 10001 Oto Bakım ve Onarım Merkezi Yeterlilik Belgelendirmesi Kuralları (OSEM Belgelendirme Kuralları) incelendiğinde Kapsam başlıklı 1. maddesinde, OSEM tarafından belgelenmek isteyen oto sigortası kapsamında faaliyet yürüten, teşhis (diyagnostik), motor, vites kutusu, aktarma organları, süspansiyon sistemi, elektrik ve elektronik sistemler, yardımcı sistemler (aksesuarlar), ilave sistemler (tadilatlar), gövde (kaporta ve boya), cam, mini onarım konularında hizmet veren oto bakım ve onarım merkezleri için uygulanır . ifadelerine yer verilerek, OSEM sertifikaların ın uygulama alanı düzenlenmiştir. (20) OSEM Belgelendirme Kuralları nın Amaç başlıklı 2. maddesinde ise, OSEM Oto Bakım ve Onarım Merkezi Yeterlilik Belgelendirmesi Standardı na uygunluk denetiminin ; gerçekleştirilen belgelendirme denetiminde başarılı olması durumunda belgelendirilmesi, habersiz denetimlerin gerçekleştirilmesi, bir yılın sonunda yeniden belgelendirilmesi şeklinde gerçekleştirilmesinin tasarlandığı görülmektedir. OSEM sertifikasyon sürecindeki denetimlerini ise şu şekilde gerçekleştirmeyi planl amaktadır: Belgelendirme denetimi ile OSEM Oto Bakım ve Onarım Merkezi Yeterlilik Belgelendirmesi Standardı nda yer alan kriterlerin ne derecede yerine getirildiğinin tespit edilmesi; takip denetimi ile daha önceden tespit edilen uygunsuzlukların5 -bu tesp itlerle sınırlı kalmak üzere - incelenmesi; habersiz denetim ile müşteri geri bildirimleri, işlem hacmi, sigorta şirketlerinden alınan bildirimler kapsamında önceden haber ver ilmeksizin inceleme gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. (21) Hasar onarım servislerine belge verilmesi, belge iptali, belgenin askıya alınması ve askıdan indirilmesi kararı nı almaya yetkili organı ise Oto Bakım ve Onarım Merkezi Yeterlilik Belgelendirme Komitesi olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda, OSEM Oto Bakım ve Onarım Merkezi Yeterlilik Belgelendirmesi Standardı nda yer alan kriterlerin taşındığı 4 Dosya konusu başvurunun değerlendirilmesi sürecinde belirtilen sınıflandırmaların uygulanmaya başlandığı OSEM in internet sitesinden görülmüştür. 5 Uygunsuzluklar, majör ve minör olmak üzere iki şekilde kategorize edilmektedir. Majör uygunsuzluklar; standardın temel maddelerinde, sistemde büyük zafiyet oluşturmayan uygunsuzlukları; minör uygunsuzluklar ise sistemin tamamına yayılmamış, sistemde büyük zafiyet oluşturmayan uygunsuzlukları ifade etmektedir. 18-48/751 -364 6/55 ya da uygunsuzluklara yönelik düzeltici faaliyetlerin tamamlandığı, anılan Komite tarafından tespit edilmekte, böylece ilgili servisin belgelendirilip belgelendirilmeyeceğine karar verilmektedir. (22) OSEM uygulaması kapsamındaki hizmet ve takip (uygunsuzluk ) denetim bedellerine aşağıdaki tabloda yer verilmektedir: Tablo 1: Her Bir Servis İçin Belgelendirme Bedeli (2017) OSEM Belgelendirme (Yıllık) Bedeli (TL) Başvuru ve Dosya İnceleme Ücreti ( ..) Tetkik Ücreti (Denetim) Adam/Gün ( ..) Belge Ücreti ( ..) Toplam ( ..) Kaynak: Bildirim Formu Tablo 2: Takip (Uygunsuzluk) Denetim Bedeli6 (2017) Hizmet Türü Birim Bedel (TL) Süre (Adam/Gün) Toplam Bedel (TL) Takip Denetimi ( ..) 1 ( ..) Kaynak: Bildirim Formu (23) OSEM standartlarının TSE ve diğer kuruluşların standartlarıyla karşılaştırılmasına bakıldığında ise TSB, TSE tarafından verilen TS 12047 ve TS 13168 sertifikalarının sigorta sektörünün ihtiyaç ve taleplerine yönelik olmadığını, daha ziyade otomotiv sektörünün kullanımına yönelik hazırlandığını ifade etmektedir . Yine TSB tarafından iletilen bilgi ve belgelerde OSEM SS 10001, TS 13168, TS 12047, TS 8986, BS EN 101257 belgelendirme sistemlerinin karşılaştırmalı tablosuna yer verilmiştir . 6 Majör uyg unsuzluklar için öngörülen bedel olup, minör uygunsuzluklar için geçerli değildir. 7 BS 10125 İngiltere'de hasar onarım servisler ine yönelik uygulanan , hasarlı araç tamir spesifikasyonlarını belirleyen bir standarttır. 18-48/751 -364 7/55 Tablo 3: Hasar Onarım Servislerine Yönelik Sertifikasyon Sistemlerinin Karşılaştırması 18-48/751 -364 8/55 Kaynak: TSB den elde edilen bilgi ve belgeler (24) Tablodan görüldüğü üzere OSEM SS 10 001 deki iç denetim, bakım, onarım süreci yönetimi başlıkları TS 12047 ve TS 13168 sertifikalarında yer almamaktadır. İş sağlığı ve güvenliği yasal mevzuatı, iş sağlığı ve güvenliği acil durum, çevre yasal mevzuatı, onarım yeterliliği ve gözetim başlıklarında TS 13168 sertifikasında düzenleme bulunmasına karşın TS 12047 sertifikası nda bu başlıklara yer verilmemiştir. Diğer taraftan çevre acil durum, kurumsal kimlik, mali yükümlülük sigorta finansman başlıkları haricinde OSEM sertifikası ile BS sertifikasının büyük oranda örtüştüğü görülmektedir. 18-48/751 -364 9/55 G.3. Pazara İlişkin Genel Bilgi (25) Bildirim konusu uygulamanın sigorta sektörüne hizmet veren hasar onarım servislerinin sertifikalandırılmasına ilişkin olduğu dikkate alın arak dosya kapsamında; sigortacılık hizmetleri , hasar onarım hizmetleri , sertifikasyon hizmetleri olmak üzere üç farklı sektöre ilişkin bilgi ye aşağıda yer verilmiştir. G.3.1. Sigortacılık Hizmetleri (26) Sigorta, bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği parayla ölçülebilen zararını ödenen prim karşılığında gidermek veya ekonomik açıdan önemsiz bir duruma getirebilmek amacıyla bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda kurulan sözleşmelerde, bir tarafta sigorta teminatı veren, ilgili kanun ve mevzuata göre sigortacılık faaliyetinde bulunm aya yasal olarak yetkili bulunan sigortacı , diğer tarafta da tehlikeyle karşı karşıya olan sigorta ettiren/sigortalı bulunmaktadır. Sigortalı; sigortanın bir tarafı olarak, teminat kapsamındaki tehlikelerden herhangi birinin gerçekleşmesi durumunda, me ydana gelen hasarın tazmini talebinde bulunmaya yasal yetkili olan kişidir. Genellikle sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olmakla birlikte, farklı da olabilmektedir. Sigortacının sigortalıyı koruma yükümlülüğüne karşılık, sigortalının da sözleşme ile saptanan prim adı altındaki bir meblağı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. (27) Ülkemizde sigortacılık sektörünü düzenleyen temel mevzuat 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu dur. Anılan Kanun un ; Amaç ve Kapsam başlığını taşıyan 1. maddesinin ikinci fıkrasında Türkiye de faaliyet gösteren sigorta şirketleri, reasürans şirketleri, Türkiye Sigorta Birliği, aracılar, aktüerler ile sigorta eksperlerinin mezkûr Kanun a tabi olduğu, Ruhsat başlığını taşıyan 5. maddesinde sigorta şirketleri ve reasürans şirketlerinin faaliyete geçebilmek için faaliyet göstermek istedikleri her bir sigort a branşında Hazine Müsteşarlığı ndan ruhsat almak zorunda olduğu, sigorta şirketlerinin hayat ve hayat dışı sigorta gr uplarından sadece birinde faaliyet gösterebileceği ifade edilmiştir. (28) 10.07.2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 1 no lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi nin 219. maddesinde Hazine ve Maliye Bakanlığındaki hizmet birimlerine yer verilmiş ve Sigortacılık Genel Müdürlüğü ile Sigorta Denetleme Kurulu bu birimler arasında sayılmıştır. Kararname nin 226. maddesi uyarınca Sigortacılık Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır: a) Ülke sigortacılığının gelişmesi ve sigortalıların korunması i çin tedbirler almak, bu tedbirleri bizzat uygulamak veya ilgili kuruluşlarda uygulanmasını izlemek, b) Sigortacılıkla ilgili konularda mevzuatı hazırlamak, uygulamak ve ilgililer tarafından uygulanmasını izlemek, yönlendirmek ve bu mevzuatın Avrupa Birliğ i ile uyumlandırılması çalışmalarını yürütmek, c) Mevzuatla verilen görevleri yürütmek, ç) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak. 18-48/751 -364 10/55 (29) Aynı Kararname nin 230. maddesi kapsamında Sigorta Denetleme Kurulu nun görev ve yetkileri ise aşağıdaki şekildedir : a) Sigorta Murakabe Kanunu ve sigortacılıkla ilgili diğer mevzuat ile sigorta denetleme uzmanları, uzman yardımcıları, aktüerleri ve aktüer yardımcılarına verilen görev ve yetkilerin gerektirdiği denetleme, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmek ve sonuçlandırmak, b) Sigortacılık ve diğer mali piyasalar ile ilgili alınacak kararların oluşumuna katkıda bulunmak üzere yurtiçi ve yurtdışında meydana gelen gelişmeleri de incelemek ve göz önünde bulundurmak suretiyle sigortacılık sektörü ve ilgili diğer mali piyasalar hakkında konsolide raporlar düzenlemek, bu konulardaki çalışmalara katılmak ve mütalaa vermek, c) Alınan, derlenen ve kendine tevdi edilen bilgi, belge ve dokümanlar ile denetim ve izlemelerden elde edilen sonuçları incelemek ve değer lendirmek, yapılacak uygulamalar ve alınacak önlemler konusunda Bakana öneriler sunmak, ç) Kanunların verdiği görev ve yetkiler çerçevesinde Bakanın Kurul tarafından yürütülmesini uygun gördüğü sigortacılık, mali piyasalar ve kurumlarla ilgili diğer incele me ve denetleme faaliyetlerinde bulunmak, d) Kurulun görev ve yetki alanına giren konularda mevzuat ve uygulama ile ilgili her türlü araştırma ve diğer çalışmaları yapmak, yürütmek, görüş bildirmek ve tekliflerde bulunmak. (30) Dünya genelinde ve ülkemiz mevz uatında genel kabul görmüş olan sigorta hizmetlerine ilişkin ayrım hayat sigortacılık hizmetleri ve hayat dışı sigortacılık hizmetleri şeklindedir. Bu bağlamda hayat sigortacılık hizmetleri ; kişinin vefatı, kaza sonucu iş göremez hale gelmesi, yaşlıl ık ve sakatlık gibi durumlarda kişinin geçiminin sağlamasına ve ekonomik kayıpların telafi edilmesine yönelik risk ağırlıklı hayat sigortaları olarak tanımlanabilecek sigorta ürünleri ile kişilerin ödemiş olduğu primlerin belirli bir kısmı ile birikim ta ahhüdünde bulunması yoluyla emeklilik programlarına bir destek niteliği ve yatırım gayesi taşıyan birikimli hayat sigortaları olarak tanımlanabilecek sigorta ürünlerini kapsamaktadır. Hayat dışı sigortacılık hizmetleri ise kaza, sağlık, kara araçları, raylı araçlar, hava araçları, su araçları, nakliyat, yangın ve doğal afetler, genel zararlar, kara araçları sorumluluk, hava araçları sorumluluk, su araçları sorumluluk, genel sorumluluk, kredi, emniyeti suiistimal, finansal kayıplar, hukuksal koruma ve de stek sigortası şeklinde 18 adet alt segmente ayrılmıştır8. (31) Başvuru konusu sertifikasyon uygulaması, sigortacılık sektörüne hizmet veren hasar onarım servislerinin sertifikalandırılmasına ilişkindir. Sigorta sektörü, kara araçları sorumluluk ve kasko sigort ası kapsamında hasar onarım servislerinin müşterisi konumundadır. Bu kapsamda bildirim konusu uygulamanın, hayat dışı sigortacılık hizmetleri içerisinde yer alan kara araçları sorumluluk ile kasko sigortasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır . 8 Sigortacılık Kanunu nun 5. maddesi ve buna ilişkin olarak 11.07.2007 tarih ve 26579 sayılı Resmî Gazete de yayımlanan 2007/1 sayılı Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ de hayat dışı sigortacılık hizmetleri 18 alt branşa, hayat sigortacılık hizmetleri ise 7 alt branşa ayrılmıştır. 05.08. 2012 tarih ve 28375 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Sigorta Branşlarına İlişkin Tebliğ de (Tebliğ No: 2007/1) Değişiklik Yapılmasına Dair Genelge ile hayat sigortacılık hizmetlerine tontin de eklenerek, hayat sigortacılık hizmetleri alt branş sayısı 8 e çıkartılmıştır . 18-48/751 -364 11/55 a) Kara araçları sorumluluk sigortası (32) Kara araçları sorumluluk sigortası; karayolları motorlu kara araçlar ı zorunlu mali sorumlu luk sigortası (trafik sigortası), uluslararası motorlu taşıt mali sorumluluk sigortası (yeşil kart sigortası), motorlu kara taş ıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası ve zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumlu luk sigortası ürünlerinden oluşmaktadır. (33) Sigortacılık Kanunu kapsamında öngörülen trafik sigortası; poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahı sların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olunmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu nun (Karayolları Trafik Kanunu) 85/1. maddesinde tanımlanmış hukuki sorumluluk çerçevesinde, aracın işletenine dü şen sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar teminat altına almakta olup, aynı Kanun un 91. maddesine göre motorlu araç işletenler tarafından yaptırılması zorunlu bir sigorta türüdür. Mezkûr sigortanın kapsamı Karayolları Trafik Kanunu nda yer alan si gortalıdan talep edilebilecek tazminat talepleri ile sınırlı olup sadece üçüncü şahıslara verilen zararları karşılamaktadır. Zira bu sigorta, sigorta ettirenin kendi aracının hasarını ödememekte, bunun için ayrıca kasko sigortası yaptırılması gerekmektedir . Trafik sigortası sektörünü düzenleyen mevzuat hükümleri incelendiğinde; 2008 yılından itibaren primlerin sigorta şirketlerince belirlenmesinde kısmi serbestliğe geçildiği, sigorta şirketlerinin anılan primleri serbestçe belirlemesinin önündeki tüm engell erin ise 2014 yılında kaldırıldığı, böylelikle, 2014 ten tavan prim düzenlemesine kadar (Nisan 2017 ye kadar) anılan primleri serbestçe belirleyebilir hale geldikleri görülmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Primlerine İlişkin Genelge (2017/1) (2017/1 sayılı Genelge) ile Hazine Müsteşarlığı tarafından anılan primlere ilişkin olarak bir tavan getirilmiş; yine aynı Genelge kapsamında prim artış ve indirim oranları da belirlenmiştir. Bu çerçevede anılan Genelge ile birlikt e prim serbestisinin kısıtlandığı ifade edilebilecektir. Tüm bunların yanında 03.08.2016 tarihli ve 29790 sayılı Resmî Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile havuz sistemi getirilerek belli risk gruplarındaki araçlara ilişkin trafik sigortası primlerinin kurulan Riskli Sigortalılar Havuzu na aktarılarak hasarlarının da bu havuzdan karşılan masına yönelik b ir düzenleme getirilmiştir. (34) Trafik sigortasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları nın (Trafik Sigortası Genel Şartları) TAZMİNAT ve GİDERLERİN ÖDE NMESİ başlıklı 2.2. maddesinde; Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan9, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir. Bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir. Sigortacı söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirir. Sigortacı bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremez. 9 Anılan hükme ilave olarak, 10.09.2015 tarihli ve 2015 -32 sayılı Hazine Müsteşarlığının Genelgesi nde Onarım servislerinin değerlendirilmesi, Müsteşarlıkça belirlenecek esaslar d ahilinde ilgili branşta ruhsat sahibi olan eksperler tarafından yapılabilir. ifadeleri yer almaktadır. Genelge de yer alan ifadelerden Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliği nin 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca oluşturulan Komisyon un tamirhane referans listesini Genelge de yer alan standardizas yonuna ilişkin esaslar çerçevesinde belirlediği anlaşılmaktadır. 18-48/751 -364 12/55 ifadelerine yer verilmiştir. Bu bakımdan, hasarın gerçekleşmesi halinde hak sahibi aracını dilediği -Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan - hasa r onarım servisine götürebilirken, sigortacının hasar onarım servislerinin seçiminde hak sahibine herhangi bir kısıtlama getiremediği anlaşılmaktadır. (35) Yeşil kart sigortası , 1959 Strasbourg Anlaşması çerçevesinde yeşil kart sistemi dahilindeki ülkelere tra fik sigortasının uluslararası uzantısı şeklinde kaza mahalli ülke mevzuatı ve limitleri dahilinde teminat veren yeşil renkli ve uluslararası tek bir formatta düzenlenen bir sigorta türüdür. Öz etle, yeşil kart sigortası trafik sigortasının yurt dışında geçe rli olan şeklidir. Yeşil kart sigortası kapsamında yeşil kart sistemine d ahil olan yabancı plakalı araçların sebep olduğu hasarların giderilmesini sağlamak amacıyla, Sigortacılık Kanunu nun 24. maddesi ve 28.06.2008 tarih ve 26920 sayılı Resmî Gazete de ya yımlanan Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu nun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB) kurulmuştur. Bu çerçevede sigorta şirketi, Trafik Sigortası Genel Şartları nın 2. maddesinde belirtilen istisnanın hi lafına sigorta ettireni, TMTB nin üyesi bulunduğu yeşil kart sistemi d ahilindeki yabancı ülkelerde motorlu aracın işletilmesinden ötürü meydana gelecek sorumluluk hallerinden dolayı, olayın meydana geldiği ülkenin zorunlu mali sorumluluk sigortası limitler i dahilinde güvence altına almaktadır. Böylelikle, her ülke sınırında o ülkenin trafik sigortasını yaptırma zorunluluğu ortadan kalkmış olmaktadır. Ülkemizde 2009 yılına kadar sigorta şirketlerinin gönüllü üyelik esasına dayanan yeşil kart sisteminde yapıl an mevzuat değişikliği ile kara araçları sorumluluk branşında ruhsat sahibi olan tüm hayat dışı sigorta şirketleri doğal üye olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, yeşil kart sigortası yurt dışında geçerli bir sigorta ürünü olması nedeniyle yurt içinde ki hasar onarım servislerinden hizmet alınmamaktadır. Bu sebepten işbu dosyada kara araçları sorumluluk sigortası kapsamında yeşil kart sigortası dikkate alınmamıştır. (36) Motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası; motorlu aracın, işletilmesi sırasında üçüncü şahısların bedeni veya maddi zarara uğramasına sebebiyet ver ilmesi halinde, Karayolları Trafik Kanunu na göre aracın işletenine düşen sorumluluğun trafik sigortası teminat limitlerinin üstünde kalan kısmını poliçe teminat kapsamında olmak koşuluyla poliçede yazılı teminat limitlerine kadar teminat altına almaktadır. Bir başka ifadeyle , trafik sigortası teminat limitlerini yeterli görmeyen işletenler ihtiyari mali sorumluluk sigortası yaptırarak limitleri yükseltebilmektedirler. Bahse konu si gortanın teminatı genellikle kasko sigortasıyla birlikte ek teminat olarak verilmektedir. Görüleceği üzere, anılan sigorta trafik sigortası veya kasko sigortasına ek teminat olarak verilmektedir. Bu sebepten dosya nın değerlendirilmesinde, kara araçları sor umluluk sigortası kapsamında motorlu kara taşıtları ihtiyari mali sorumluluk sigortası dikkate alınmamıştır. (37) 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında öngörülen zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluk sigortası; molalar da d ahil olmak üzere motorlu taşıtta seyahat eden yolculara gelebilecek bedeni zararlar için taşımacıdan doğan sorumluklarını poliçede belirtilen limitlere kadar teminat altına almaktadır. Teminat limitleri ve primler Hazine Müsteşarlığınca belirlenip Resm i Gazete de yayımlandıktan s onra yürürlüğe girmektedir. Tazminat ödemesinde öncelikli olarak bu sigorta, daha sonra trafik sigortası ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortası devreye girmektedir. Bahse konu sigorta ürünü teminat konusu bakım ından motorlu taşıtta seyahat eden yolcul ara yönelik olması nedeniyle hasar onarım servislerinden hizmet alınmasını gerektirmemektedir. Bu sebepten işbu dosyada kara araçları sorumluluk sigortası kapsamında zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası dikkate alınmamıştır. 18-48/751 -364 13/55 b) Kasko sigortası (38) Kasko sigortası ise aracı, karayolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz taşıtlarla müsademesi, gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması ve aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi hallerinden bi ri veya birkaçına karşı teminat altına alır. Poliçede belirtilmeleri koşuluyla, aracın standardının dışında yer alan her türlü aksesuar ve ses, iletişim, görüntü cihazları da sigorta kapsamı içinde yer almaktadır. Trafik sigortasından farklı olarak, kasko sigortasına yönelik esasların yer aldığı Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları nın (Kasko Genel Şartları) Tazminatın Ödenmesi ve Hesabı başlıklı 3.2.2.1. maddesinde ; Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapıla cak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangi sinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır. ifadelerine yer verilmiştir. Dolayısıyla, sigorta ettirenin aracını götürebileceği servisler sigorta şirketiyle düzenlen en kasko poliçesi kapsamına göre belirlenebilmektedir. Bir başka ifadeyle, sigorta şirketi ile sigorta ettiren arasında düzenlenen poliçede aracın onarımının hangi servislerde yapılması gerektiği düzenlenebilmektedir. (39) Başvuru konusu uygulama, 18 alt branş a sahip olan hayat dışı sigortacılık hizmetleri içerisinde iki alt branşı ilgilendirmekle birlikte, 2017 yılı prim üretimi bakımından trafik sigortasının hayat dışı sigortalar içerisinde %29,4 paya, kasko ile birlikte bakıldığında ise, %48 paya sahip olduğ u görülmektedir. Bu anlamda, kasko ve trafik sigortalarının toplam hayat dışı prim üretiminin yaklaşık olarak yarısını oluşturduğu söylenebilecektir. (40) Poliçe üretimi bakımından da kasko ve trafik sigortaları sigortacılık hizmetleri içinde önemli paya sahip tir. Zira sigortacılık hizmetleri sektöründe gerçekleştirilen toplam poliçe üretiminin yaklaşık %28 ini trafik sigortası oluşturmaktadır. Kasko poliçeleri ile birlikte değerlendirildiğinde ise bu oran %37 ye çıkmaktadır. (41) Trafik sigortası branşında ruhsat s ahibi olan sigorta şirketlerinin neredeyse tamamının aynı zamanda kasko branşında ruhsat sahibi olduğu görülmektedir. Trafik ve kasko sigortası branşlarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin yıllar itibarıyla seyrine bakıldığında, sözü edilen branşla rda faaliyet gösteren şirket sayısının 2014 yılından itibaren 30 ila 32 arasında değiştiği görülmektedir10. Trafik ve kasko sigortası pazarında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin poliçe adedi ve pirim üretimi11 bakımından 2017 yılına ait pazar paylarına ise aşağıdaki tabloda yer verilmektedir. 10 2014 yılında trafik sigortasında 31, kaskoda 32 şirket, 2015 yılında trafik sigortası ve kaskoda 32 şirket, 2016 yılında trafik sigortasında 31, kaskoda 32 şirket, 2017 yılında trafik sigor tasında 31, kaskoda 33 şirket faaliyet göstermiştir. 2018 yılının ilk iki ayında trafik sigortasında 30 teşebbüs faaliyetine devam ederken kaskoda 32 şirket faaliyet göstermektedir . 11 Prim üretiminde yurt içi direkt prim üretimi esas alınmıştır. 18-48/751 -364 14/55 Tablo 4: Trafik ve Kasko Sigortası Branşlarında Faaliyet Gösteren Sigorta Şirketlerinin Anılan Branşlardaki Poliçe Adedi ve Prim Üretimi Bakımından Pazar Payı (2017) Teşebbüs Trafik Sigortası Kasko Poliçe Adedi (%) Prim Üretimi (%) Poliçe Adedi (%) Prim Üretimi (%) AK SİGORTA 4,1 4,7 10,0 9,3 ALLIANZ SİGORTA 10,9 11,9 9,3 10,8 ANADOLU SİGORTA 8,3 9,8 9,9 13,6 ANKARA SİGORTA 1,7 1,6 2,4 1,7 ATLAS KARŞILIKLI SİGORTA - - 0,1 0,0 AXA SİGORTA 6,7 6,1 9,9 11,3 BEREKET SİGORTA 1,9 1,2 1,1 0,6 DOĞA SİGORTA 4,7 9,3 2,6 2,1 DUBAİ STARR SİGORTA 0,0 0,0 0,9 1,0 ERGO SİGORTA 1,6 0,9 2,4 2,7 ETHICA SIGORTA 4,7 4,0 2,5 1,1 EUREKO SİGORTA 1,2 1,3 4,0 4,3 GENERALİ SİGORTA 0,3 0,3 1,2 0,9 GROUPAMA SİGORTA 1,0 0,6 5,9 4,3 GULF SİGORTA 0,1 0,1 0,3 0,3 GÜNEŞ SİGORTA 2,4 2,9 3,5 4,2 HALK SİGORTA 8,6 6,9 2,1 1,8 HDI SİGORTA 2,0 1,7 3,4 5,1 KORU SİGORTA 1,6 1,2 0,3 0,2 LIBERTY SİGORTA 0,2 0,2 1,5 1,5 MAGDEBURGER SİGORTA 0,0 - 0,0 0,0 MAPFRE SİGORTA 9,0 9,8 4,2 4,3 NEOVA SİGORTA 7,9 4,6 3,3 2,9 ORIENT SİGORTA 0,4 0,4 0,9 0,7 QUICK SİGORTA 4,0 3,3 0,3 0,4 RAY SİGORTA 1,9 1,7 1,6 1,6 SBN SİGORTA 0,4 0,7 0,1 0,1 SOMPO JAPAN SİGORTA 9,7 10,5 7,5 6,8 TURKLAND SİGORTA 0,5 0,4 0,2 0,2 TÜRK NİPPON SİGORTA 2,2 2,1 0,7 0,7 UNICO SİGORTA 0,9 1,1 2,6 2,2 ZİRAAT SİGORTA 0,8 0,6 4,3 2,2 ZURICH SİGORTA 0,1 0,1 0,9 1,1 TOPLAM 100 100 100 100 Kaynak: 2017 TSB Direkt -Endirekt Prim Üretim Raporu ve Poliçe Adetleri Raporu doğrultusunda hesaplanmıştır. (42) Tabloya göre trafik sigortası branşında faaliyet gösteren ilk 10 şirketin12 poliçe adedi bakımından pazar payları toplamı pazarın yaklaşık %75 ini oluşturmaktadır. Ayrıca bu şirketler pazardaki prim üretiminin yaklaşık %77 sini gerçekleştirmektedir. Kasko tarafı na bakıldığında ise poliçe üretimi bazında ilk 10 şirketin13 pazar pay ları toplamının, pazarın 12 Söz konu su şirketler ALLIANZ, SOMPO JAPAN, MAPFRE SİGORTA , HALK, ANADOLU, NEOVA, AXA, DOĞA, ETHICA, AK tır. 13 Söz konusu şirketler AK, ANADOLU, AXA, ALLIANZ, SOMPO JAPAN, GROUPAMA, ZİRAAT, MAPFRE SİGORTA, EUREKO, GÜNEŞ tir. 18-48/751 -364 15/55 %69 una tekabül ettiği görülmektedir. Prim üretimi bakımından ise, kasko branşında en fazla prim üretimi gerçekleştiren 10 şirket14 pazarın yaklaşık %75 ini oluşturmaktadır. Bu veriler çerçevesinde her ne kadar pazarda faaliyet göst eren çok sayıda oyuncu bulunsa da pazarın görece yoğunlaşmış bir pazar olduğu değerlendirilmekte, zira her iki branşta da üretim gerçekleştiren ilk 10 firmanın pazarın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu görülmektedir. (43) Sigorta hizmetleri pazarında ele alınma sı gereken bir diğer unsur ise teşebbüslerin fiyatlama davranışıdır. Teşebbüsler gelecekte oluşabilecek hasar adedi ve tutarını aktüeryal teknikleri kullanarak mümkün olan en doğru şekilde tahmin ederek pazar ve kar hedefleri doğrultusunda prim tarifelerin i belirlemektedir. Tespit edilen prim tarifeleri ile sigortacılık hizmetine ilişkin faaliyetlerin belirli bir mali etkinlik düzeyinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini değerlendirmek amacıyla kullanılan önemli göstergelerden biri hasar/prim oranıdır. Hasar/prim oranı temel olarak ilgili sigorta branşında, ödeme yapılan hasarların toplanan primlere oranını ifade etmekte olup teşebbüs tarafından hedeflenen düzey, ilgili branştaki hasar/prim oranının15 mümkün olduğunca düşük olması ve böylelikle toplanan primlerin hasarları karşılama oranının yüksek olmasıdır. (44) Hayat dışı sigortacılık hizmetleri pazarında hasar prim oranı ortalamasının yaklaşık %66 seviyelerinde olduğu görülürken, kara araçları sorumluluk sigortalarında aynı dönemdeki hasar prim oranının % 90 ın üzerinde seyrettiği görülmektedir16. Bu anlamda, kara araçları sorumluluk sigortalarının genel itibarıyla hasar/prim oranı en yüksek sigorta branşlarından birisi konumunda olduğu söylenebilecektir. Kasko sigortalarında ise hasar prim oranlarının %63 i la %77 arasında seyrettiği görülmektedir17. G.3.2. Hasar Onarım Hizmetleri18 (45) Motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler yetkili servis ve bağımsız (özel) servis olarak iki temel başlık altında toplanmaktadır. Yetkili servisler, taşıt sağlayıcısı tarafından kurulan bir dağıtım sistemi içerisinde, motorlu taşıtlar için hasar onarım hizmetleri sağlayan teşebbüslerdir19. Bağımsız servisler ise herhangi bir yetkilendirilmiş dağıtım ağı içinde yer almaksızın pazardaki a raçlara hasar onarım hizmeti veren teşebbüslerdir. Bağımsız servisler içerisinde ayrıca özel servis/onarım servis bayileri ve hızlı tamir zincirleri olarak faaliyet gösteren teşebbüsler de mevcuttur. Özel servis/onarım servis bayileri, belirli bir markada uzmanlaşmış, yetkili servislerle aynı veya yakın donanıma sahip teşebbüslerdir. Hızlı tamir zincirleri ise, klasik onarım yöntemlerine göre daha hızlı ve kurumsal şekilde hasar onarım hizmeti veren teşebbüsleri ifade etmekte olup, diğer servislere göre gör ece yeni bir faaliyet alanıdır. Bununla birlikte, yetkili ve özel servislerin bir kısmı sadece mekanik veya kaporta konusunda hizmet verirken bir kısmı da her iki alanda da faaliyet göstermektedir. Diğer yandan yetkili servis ve özel servisler dışında sana yilerde yerleşik teknik bilgi düzeyi ve donanımı daha sınırlı olan ve genellikle her markaya hizmet veren tamirhaneler de 14 Söz konusu şirketler ANADOLU, AXA, AL LIANZ, AK, SOMPO JAPAN, HDI, GROUPAMA, MAPFRE SİGORTA , EUREKO, GÜNEŞ tir. 15 Sigorta şirketi açısından başa baş noktası %100 olup bu noktada sigorta şirketi, topladığı primler ile ilgili dönemde oluşan tüm hasar maliyetlerini karşılayabilmektedir. 16 Söz konusu veriler Ocak 2010 -Mart 2016 dönemine ait olup, Kurulun 19.07.2017 tarih ve 17 -23/383 -166 sayılı kararından elde edilmiştir . 17 Söz konusu veriler 2012 -2016 dönemine ilişkin olup, TSB Kasko Analizleri Raporu ndan elde edilmiştir. 18 Bu bölüm hazırl anırken Rekabet Kurumu Motorlu Taşıtlar Sektör Araştırması Raporu ndan, Bildirim Formundan ve dosya kapsamında elde edilen bilgilerden faydalanılmıştır. 19 2017/3 sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2017/3 sayılı Tebliğ). 18-48/751 -364 16/55 bulunmaktadır. Dolayısıyla, motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetleri pazarında faaliyet gösteren teşebbüsleri yetkili servis, özel servis ve tamirhaneler olmak üzere üç temel başlık altında ele almak mümkündür. (46) Motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetlerinde yaklaşık 68.500 teşebbüs faaliyet göstermektedir. Motorlu araçlara yönelik hasar onarım servislerinin dağılımı Tablo 6 da sunulmuştur. Tablo 5: Türkiye deki Motorlu Araçlara Yönelik Hasar Onarım Servislerinin Dağılımı (Mayıs 2014) Servis Türü Faaliyet Gösteren Teşebbüs Sayısı Yetkili Servis 2.470 Özel Servis 4.303 Tamirhane 61.706 Toplam 68.479 Kaynak: Bildirim Formu. (47) Tablodan, motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetleri pazarı toplamının içerisindeki en büyük paya tamirhanelerin sahip olduğu ve yaklaşık olarak pazarın %90 ınını oluşturduğu görülmektedir. Yetkili servis ve özel servislerin toplamı ise pazar ın sadece %10 unu oluşturmaktadır. Tamirhanelerin kendi içerisindeki dağılımına ise aşağıdaki tabloda yer verilm iştir. Tablo 6: Türkiye deki Tamirhanelerin Dağılımı (Mayıs 2014) Bağımsız Tamirhane Tipleri Faaliyet Gösteren Teşebbüs Sayısı Oto Motor Tamirhaneleri 20.216 Oto Şase, Kaporta Tamirhaneleri 9.842 Oto Elektrikçiliği 8.506 Oto Lastik 4.786 Oto Boyacılığı 4.067 Fren-Balata, Makas, 2.363 Motorlu Taşıt (Triportör vb.) 2.289 Araç Döşemesi İmal, Montaj ve T. 1.711 Lastik Kaplamacılığı ve T. 1.660 Eksoz İmal, Satış ve T. 1.192 Diğer 5.074 Toplam 61.706 Kaynak: Bildirim Formu. (48) Tamirhanelerin dağılımına bakıldığında ise, yaklaşık üçte birini oto motor tamirhanelerinin oluşturduğu ve ardından oto şasi, kaporta tamirhaneleri ve oto elektrikçiliğinin geldiği ve bu üçünün toplamının toplam tamirhanelerin yarısından fazlasına tekabül ettiği görülmektedir. (49) Diğer yandan; yukarıda bahsi geçen hasar onarım servislerine (yetkili ve özel servis bazında ) giden araçların yaş dağılımına bakıldığında; 2017 yılında trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarından 10 yaş ve üzeri olanların oranı %53 tür ; 20 yaş üstü araçların oranı ise %25 tir. Bu verilere göre ülkemizin yaşlı bir araç parkına sahip olduğu değerlendirilebilecektir. Diğer yandan araç üreticileri tarafından verilen garanti sürelerinin 2-3 yıl arasında o lduğu göz önüne alındığında üç yaş altı araçların oranı önem kazanmaktadır. Verilere göre araç parkındaki üç yaş altı araç oranı sadece %10 dur. Garanti süresi devam eden araçların yetkili servislere yöneliminin fazla olduğu 18-48/751 -364 17/55 değerlendirildiğinde araç parkı nın önemli bir bölümünün özel servislerin yakalama alanında olduğu görülmektedir. (50) Motorlu araçlara yönelik hasar onarım servislerine (yetkili ve özel servis bazında) giden araçların yaş dağılımına aşağıdaki grafikte yer verilmektedir: Grafik 1: Yetkili -Özel Servise Giden Araçların Dağılımı (2013) Kaynak: Bildirim Formu. (51) Yukarıdaki grafikten, 0 ile 4 yaş aralığındaki araçların %75 inin yetkili servislerden hizmet aldığı, dolayısıyla söz konusu yaş aralığındaki araçlar için çoğunlukla yetkili servislerin tercih edildiği görülmektedir. Bu durumun, 0 ile 4 yaş arasındaki araçların genellikle garanti kapsamında yer almasından ve düşük yedek parça ihtiyaçlarından kaynaklandığı söylenebilecektir. Bununla birlikte, iki veya üç yıl süren garanti kapsamının bazı markalarda ücret mukabilinde uzatılması da yetkili servislerin kullanımını arttırmaktadır. Diğer yandan, araç yaşının ilerlemesi ve garanti kapsamının bitmesi ile birlikte, özel servislere olan tercihin arttığı görülmektedir. Nitekim sekiz yaş üzerindeki araç ların %85 inin özel servislerde hasar onarım hizmeti aldığı görülmektedir. (52) Öte yandan, hasar onarım hizmetleri pazarında hizmet sağlayan yetkili ve bağımsız servislerin yanında sigorta şirketlerinin de önemli bir rol oynadığı aşik ardır. Keza sigorta şirket leri, trafik sigortası ve kasko poliçeleri kapsamında tüketicilerin kaza halindeki tamir masraflarını karşılamaktadır. Kaza sonrası tamirlerin, bir başka ifadeyle hasarlı araçların hasar onarım hizmetleri pazarının önemli bir iş hacmini oluşturduğu dikkate alındığında, sigorta şirketlerinin uygulamaları da söz konusu pazarı etkilemektedir. (53) 2002 -2010 yılları arasında sigorta şirketlerinin yönlendirmesi ile bağımsız servislere gelen araçların toplam hasarlı araçlar içerisindeki payı %60 ila %80 arasında deği şirken, yıllar itibarıyla bu oranın artış göstererek %90 ı bulduğu Rekabet Kurumu Motorlu Taşıtlar Sektör Araştırması Raporu nda ortaya konulmuştur. Bu itibarla, hasar onarım servislerine gelen sigortalıların ağırlığı arttıkça sigorta şirketlerinin uygulam alarının bağımsız teşebbüsler üzerindeki etkisinin de arttığı söylenebilecektir. Sigorta primlerindeki 2013 yılı sonrası serbestleşme sürecinde sigorta şirketlerinin maliyetlerini düşürme ve rekabetçi teklifler verebilme amacıyla bağımsız servislerle anlaş malı olarak çalışması da sözü edilen etkinin bir diğer nedenini oluşturmaktadır. Bu açıdan pazarın durumunu görebilmek amacıyla aşağıdaki tabloda en az bir sigorta şirketiyle çalışan ve çalışmayan yetkili ve özel servis dağılımına yer verilm iştir. 0%20%40%60%80%100%120% 0-4 Yaş 4-8 Yaş + 8 Yaş Yetkili Servis Özel Servis%25 %75%50 %50%85 %15 18-48/751 -364 18/55 Tablo 7: Yetkili ve Özel Servis Dağılımı (Mart 2018) Anlaşmalı Anlaşmasız Yetkili Servis 1.300 1.170 Özel Servis 850 3.453 Tamirhane 150 61.556 Toplam 2.300 66.179 Kaynak: TSB den elde edilen bilgi ve belgeler. G.3.3. Sertifikasyon Hizmetleri (54) Sertifikasyon esasen, bir kişi, kurum veya hizmetin, işlem ve işlemlerin, olay veya durumların, yetkili ve uzman bir kuruluş tarafından özellikleri, kaliteleri, miktarları, yeterlilikleri veya durumlarının önceden oluşturulan yeterlilik ve standartlara uyumunun kontrol ve tescil edilmesidir. Sertifikasyon sürecinde öne çıkan ürün ve hizmetlerin , eşdeğer parça yedek sertifikasyonu, eşdeğer parça yedek parça üretici sertifikasyonu, onarım servisi sertifikasyonu, elektronik parça kılavuzu, çalıntı araç belirleme/araç müzay ede yöntemi, hasar onarım metotları, süreleri, içerikleri ve tahmini fiyatlama, araç onarım eğitimleri, teknik yayınlar, araç kaza testleri, hasar yönetim sistemi, araç güvenlik testleri, kaza canlandırma/görsel ve işitsel yapımlar ve grup değerlendirme si stemi/araç emniyet skoru olduğu görülmektedir. (55) Bildirim Formunda ; Türkiye deki sigortacılık sektörünün değerlerine ve ihtiyaçlarına yönelik olarak eşdeğer parça sertifikasyonu, eşdeğer parça üretici sertifikasyonu, onarım servis sertifikasyonu, elektronik parça kılavuzu ve hasar yönetim sisteminin öne çıktığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, dosya konusunu motorlu araçlara yönelik hasar servislerine ilişkin sertifikasyon hizmetleri oluşturduğundan aşağıda bu hizmete ilişkin bilgilere yer verilecektir. (56) Motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetlerinin özünü satış sonrası servis hizmetleri oluşturmaktadır. Bu bağlamda genel olarak satış sonrası servis olarak hizmet göstermek isteyen kişilerin, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun un 58. ve 84. maddelerine dayanılarak hazırlanan Satış Sonrası Servis Hizmetler Yönetmeliği çerçevesinde, yurt içinde üretilen veya ithal edilen mallar ile ilgili olarak, kullanım ömrü süresince üretici veya ithalatçılar tarafından verilmesi zorunlu montaj, hasar onarı m hizmetleri için yeterli teknik kadro, takım ve teçhizatının bulunduğunu gösteren satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi ne sahip olması gerekmektedir. Anılan Yönetmeli k in Yetkili servis istasyonlarının özelikleri ve sayısı başlıklı 9 . maddesinin birinci fıkrasında; Yetkili servis istasyonlarının; hizmet konularına göre Bakanlık veya görevlendireceği başka bir kurum veya kuruluş tarafından belirlenen düzenleme veya standartlarda belirtilen özellikleri taşıması gerekir. ifadelerine yer verilmektedir. Bu kapsamda, motorlu araçlara yönelik hasar onarım hizmetlerinde faaliyet gösterecek teşebbüslerin özellikleri yukarıda yer verilen yönetmelik ile düzenlenmiş olmakla birlikte, bu servislerin yönetimsel ve teknik açıdan kalite ve etkinliği ya da fiziki aç ıdan belirli kriterleri karşıladıkları veya belirli hizmet alanlarında uzmanlaştıklarını gösterir sertifikalar verilebilmektedir. Bu amaçlarla gerçekleştirilen hasar onarım servislerine ilişkin sertifika hizmetinin genel olarak ; hasar onarım servislerine yönelik sertifikasyon standartlarının belirlenmesi, standarda bağlı belgelendirme sürecinin belirlenmesi, denetim sahasının belirlenmesi şeklinde olmak üzere üç süre çten oluştuğu anlaşılmaktadır . 18-48/751 -364 19/55 (57) Hasar onarım servislerine yönelik sertifikasyon standartların ın belirlenmesi süreci , yönetimsel ve tekni k olmak üzere iki bölümden oluş maktadır. Yönetimsel kısmı , servisin kalite yönetim sistemine, çevre mevzuatına, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına ve kurumsal yapısına ilişkin kriterleri içerirken, teknik kısmı is e teknik personelin eğitimine, teknik çalışma sahalarına, ekipmanlarına ve kabul edilebilir tamir yöntemlerine işaret eden altyapılarına ilişkin kriterleri içermektedir. (58) Standartların belirlenmesinin ardından, bu standartların uygulanması sürecini içeren belgelendirme sürecine geçilmektedir. Bu süreçte, sürece dahil olmak isteyen servislerin başvuruları ön değerlendirmeye alınarak denetim sahası oluşturulmaktadır. Denetim sonrası uygunsuzlukların yerinde kontrolünün yapılması ve bu kontrollerden sonra servi sin sınıflandırılarak uzmanlık alanına göre belgelendirilmesi gerçekleştirilmektedir. (59) Belgelendirmenin belli bir süre için geçerli olması ve bu süre içerisinde belirli aralıklarla gözetim denetimleri yapılması, bir başka ifadeyle denetim sahasının oluşturu lması sertifikasyon ile hedeflenen sürecin yerine getirilmesi bakımından önem taşıyan üçüncü adımdır. İlk denetim en önemli safha olmakla birlikte, sertifika sonrası ara gözetimlerde mevcut kriterlerin sertifika sınıfını korumak için yeterli olup olmadığı değerlendirilmektedir. Ara gözetimlerde, uygunsuz olduğu tespit edilen kriterlerin servis tarafından düzeltilmemesi halinde sahip olduğu sertifika iptal edilebilmektedir. İlk denetim ve ara gözetimlerdeki kriterlerin ölçülebilir ve şeffaf olması söz konusu süreçte öne çıkan iki husustur. (60) Türkiye deki hasar onarım servislerine ilişkin sertifikasyon hizmetinde TSE, CZTURK ve başvuran konumundaki OSEM in öne çıktığı görülmektedir. Söz konusu teşebbüslerin sertifika türleri ve standartlarının genel özellikleri ne aşağıda yer verilmiştir. (61) 132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanunu çerçevesinde her türlü standardı hazırlamak ve hazırlatmak yetkisine sahip olan TSE, hasar onarım servislerine yönelik TS 12047, TS 13168 ve TS 8986 olmak üzere üç tip sertifika vermektedir. TSE tarafından verilen bu üç sertifika türünün genel özellikleri ise aşağıdaki gibidir: TS 12047: Yetkili servislere yönelik olan bu sertifika türü, motorlu araçlar için; motorlu kara taşıtlarının düzenli bakım, teşhis (diyagnostik), motor (içten yanmalı veya elektrikli vb.), vites kutusu, aktarma organları, süspansiyon sistemi, elektrik ve e lektronik sistemler, yardımcı sistemler (aksesuarlar), ilave sistemler (tadilatlar), gövde (kaporta ve boya) vb. konularda satış öncesi ve sonrasında verilmesi gerekli hizmetleri, ana firma ile yapılacak sözleşmede belirtilen kurallar çerçevesinde yerine g etirecek servislerin işletmecilik, yapısal özellikler, teknik donanım, çalışanların eğitim özellikleri ve gruplandırılma ile ilgili genel kurallarını içeren kriterleri kapsamaktadır. TS 13168: Özel servislere yönelik olan bir sertifika türü olup, özel ser vislerin sınıflandırılması ile motorlu taşıtların motor, vites kutusu, aktarma organları, süspansiyon sistemi, elektrik ve elektronik sistemleri, yardımcı sistemleri (aksesuarlar), ilave sistemleri (tadilatlar), gövde (kaporta ve boya) vb. konularında verilmesi gerekli bakım, teşhis (diyagnostik) ve onarım hizmetlerinin genel (işletmecilik, çalışanların özellikleri, teknik donanım, yapısal özellikler ile ilgili kurallar) ve özel kurallarını içermektedir. TS 8986: Tamirhanelere yönelik bu sertifika tamirhane lerin sınıflandırılması, fiziki şartları, işletmeciliği, çalışanları ve teknik donanımı ile ilgili kurallarını kapsamaktadır. 18-48/751 -364 20/55 (62) CZTURK ün hasar onarım servislerine yönelik sertifika hizmetine bakıldığında, öncelikle servislerin uzmanlık alanlarına göre ; kapo rta, boya, kaporta, boya, kaporta, boya, şasi onarım gibi ayrıştırılarak belgelendirildiği görülmektedir. Diğer yandan, bu servisler yeterlilik derecelerine göre 3 yıldız, 4 yıldız ve 5 yıldız şeklinde sertifikalandırılmaktadır. Yeterlilik derecesi 3 yıldı zın altında kalan servisler ise sertifika sahibi olamamaktadır. Bu kapsamda, 3 yıldızda yönetimsel bakımından 23 kriterin, teknik bakımdan ise 31 kriterin ve toplamda 54 kriterin karşılanmasının beklendiği, 4 yıldızda yönetimsel bakımından 34 kriterin, tek nik bakımdan ise 47 kriterin ve toplamda 81 kriterin karşılanmasının beklendiği, 5 yıldızda ise yönetimsel bakımdan 48 kriterin ve kapsamında mutlaka ISO 9001:2008 kalite yönetim sisteminin olmasının, teknik bakımdan ise 56 kriterin sağlanmasının ve gerekt iğinde müşteriye rapor verilmesinin mümkün olmasının beklendiği görülmektedir. (63) OSEM tarafından ise hasar onarım hizmetlerine yönelik yetkili servis, özel servis ve tamirhane ya da uzmanlaşma ayrımı yapılmaksızın OSEM SS 10001 sertifikası adı altında sertif ika hizmeti verilmesi öngörülmektedir. OSEM in bu sertifikada aramış olduğu kriterlerin ise sigortacılık sektörlerinin ihtiyaçları doğrultusunda, IAF çatısı altında ilgili standartlarda karşılıklı tanıma anlaşması imzalamış olan akreditasyon kuruluşlarında n ISO/EN 17065 standardında yer alan kriterlerin asgari düzeyde karşılanmasına yönelik olduğu görülmektedir. (64) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, hasar onarım servislerine ilişkin sertifikasyon hizmeti veren teşebbüslerin sundukları sertifika tü rleri ve bu sertifikaların kapsamlarının birbirinden farklılaştığı görülmektedir. (65) Bununla birlikte yurt dışındaki sertifikasyon organizasyonları incelendiğinde, sigorta şirketleri tarafından kurulmuş olan bağımsız özel kuruluşlar tarafından sertifikasyon hizmetinin yürütüldüğü görülmektedir. Sertifikasyon hizmetini yürüten kuruluşların bağımsızlığı, bir başka ifadeyle üçüncü taraf olması IAF ın ISO/IEC 17065:2012 standardının atıf yaptığı ISO/IEC 17000:2004 standardı uyarınca gerekli olup üçüncü taraf uygu nluk faaliyeti konuyu sağlayan kişi veya kuruluştan bağımsız olan ve konu ile kullanıcı olarak ilgili olmayan kişi veya kuruluş tarafından yapılan uygunluk değerlendirmesi olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Avrupa Parlamentosu ve Konseyi tarafından 13.08.2008 t arihli ve L218/82 sayılı Avrupa Birliği Resmi Gazetesi nde yayımlanan 768/2008/EU Avrupa Birliği düzenlemesinde, bağımsızlığının olması ve herhangi bir çıkar çatışmasının bulunmaması koşuluyla, belgelendirilen ürünlerin tasarımı, üretimi, temini, montajı, kullanımı veya bakımı ile ilgili teşebbüsleri temsil eden bir iş ortaklığının veya mesleki birliğin bir biriminin üçüncü taraf olarak değerlendirilebileceğine yer verilmiştir. 18-48/751 -364 21/55 (66) Bahse konu yurt dışındaki sigorta şirketleri tarafından kurulan bağımsız ve özel kuruluşların sertifikasyon hizmetlerinin kapsamının (sertifika türleri, test laboratuvarlarının varlığı, eğitim merkezleri vs. gibi) birbirinden farklılık arz ettiği de belirtilmesi gereken bir diğer husustur. Bu kapsamda aşağıda öne çıkan kuruluşlara ve bu kuruluşların sundukları hizmetlere yer verilmiştir: İngiltere de faaliyet gösteren THATCHAM , eşdeğer parça sertifikasyonu ve servis sertifikasyonu hizmetinin yanında araştırma, veri üretim ve eğitim merkezidir. THATCHAM aynı zamanda Tayland ta faali yet göstermektedir. İspanya da CZ adıyla faaliyet gösteren kuruluş ise eşdeğer parça sertifikasyonu ve servis sertifikasyonu hizmetini vermekte ve bu kapsamda test laboratuvarları bulunmaktadır. CZ, Türkiye de bu faaliyetlerini CZTURK aracılığıyla gerçek leştirmektedir. Almanya da faaliyet gösteren TÜVRheinland parça sertifikasyonu, üretici ve servis sertifikasyonu; kurucusu ALLIANZ olan AZT Automotive GmbH ise eğitim merkezinin yanında üretici ve servis sertifikasyonu hizmetini vermektedir. TÜVRheinl and , Almanya dışında Hollanda, Güney Afrika ve Türkiye de de faaliyet göstermektedir. TÜRKAK tarafından akredite olan TÜVRheinland ın Türkiye deki faaliyetleri arasında servis sertifikasyonu hizmeti bulunmamaktadır. İsviçre de SGS servis sertifikasyonu verirken aynı zamanda test laboratuvarları ve eğitim merkezi bulunmaktadır. Belçika da Burea Veritas uygunluk belgelendirirken aynı zamanda test laboratuvarları ve eğitim merkezi bulunmaktadır. (67) Son olarak, Türkiye de faaliyet gösteren hasar onarım servi slerin in bildirim konusu uygulama öncesinde sertifika durumuna aşağıdaki tabloda yer verilm iştir. Tablo 8: Hasar Onarım Servisleri Pazarında Sertifika Sahibi Kuruluşların Dağılımı (Kasım 2018) Sertifika Türü Sertifikalı Servis Sayısı TSE 2422 OSEM SS 10001 26 CZTURK 15 Kaynak: https://intweb.tse.org.tr/Standard/ , teşebbüslerden elde edilen bilgiler. G.4. İlgili Pazar G.4.1. İlgili Ürün Pazarı (68) Bildirimin konusu , TSB ye üye olan sigorta şirketlerinin anlaşmalı oldukları hasar onarım servislerinden zorunlu olarak asgari OSEM SS 10 001 sertifikasına denk kalite standardı aramasını da içermektedir. Dosya kapsamında, yukarıda pazara ilişkin olarak verilen genel bilgile r de dikkate alınarak, ilgili ürün pazarları; Motorlu araçlara yönelik trafik ve kasko sigortası hizmetleri, Motorlu araçlara yönelik hasar onarım servisleri hizmetleri, Motorlu araçlara yönelik hasar onarım servislerine ilişkin standart belirleme ve sertifikasyon hizmetleri pazarları şeklinde değerlendirilmiştir. 18-48/751 -364 22/55 G.4.2. İlgili Coğrafi Pazar (69) Bildirim konusu uygulamanın etkilerinin ülke genelinde oluşaca ğı dikkate alınarak, ilgili coğrafi pazar Türkiye şeklinde belirlenmiştir . G.5. Elde Edilen Bilgi ve Değ erlendirmeler G.5.1. TSB den Elde Edilen Bilgi ler (70) Bildirim Formu ve ek bilgi yazılar ında özetle; Sigorta şirketlerinin hasar onarım hizmetlerini kendi belirledikleri kriterlere göre anlaşmalı ya da anlaşmasız olarak araç markalarının yetkili servislerinden, zincir servislerden veya bağımsız özel servislerden aldığı, TSE 12047 sertifikasının yetkili servislere yönelik olarak ara ç üreticilerinin kendi yetkili servis ağlarını kurmaları için uygulanan ve araç üreticilerince yetkili servislerine zorunlu kılınmış sertifika olduğu, TS 13168 sertifikasının ise özel servisler için uygulanan sertifika türü olduğu, ancak iki sertifika türü nün de sigorta sektörünün ihtiyaçlarına cevap veremediği, bu belgelerin ağırlıklı olarak otomotiv sektörünün talebi doğrultusunda markaların periyodik hasar onarım yöntemlerine yönelik hazırlandığı, İspanya menşeili olan CZ sertifikasyon programının İspan ya sigorta sektöründe yıllardır uygulandığı ancak bu firmanın Türkiye deki faaliyetlerinin sınırlı olduğu, CZ sertifikasyon programının sigorta sektörünün ihtiyaçlarına yönelik olmakla birlikte Türkiye gerçeklerine uygun hazırlanmadığı, OSEM sertifikasını n ise 12 farklı ülkenin uygulamalarının incelenerek Türkiye şartları ve sigorta şirketlerinin taleplerinin dikkate alınarak hazırlandığı, projenin ön hazırlık aşaması ve standartların tespiti aşamasında ( ..) Danışmanlık firması ile çalışıldığı ve bu süreçte Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD), Ömrünü Tamamlamış Araç Sanayicileri Derneği (ÖTASAD), AGM Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile belgelendirme kuruluşları, parça dağıtıcıları ve parça üreticileri gibi sektör paydaşlarının görüşlerine başvurulduğu, Bu süreçte gerçekleştirilen anket çalışması sonucunda tamirhanelerin standart ihtiyacına yönelik yaklaşımlarının olumsuz olduğunun, servislerin de sertifika sahibi olmadan faal olabilmesi mümkün olduğundan sertifikaya gereksinim duymadıklarının anlaşıldığı, Yine pazardan elde edilen bilgiler çerçevesinde araç üreticilerinin yetkili servis seçimlerinde TSE dışındaki diğer sertifika kuruluşlarının sertifikalarını kabul etmediği, başka belgelendirme kuruluşundan alınmış sertifikaya sahip olsun ya da olmasın her hasar onarım servisinin OSEM belgesine başvurabileceği, OSEM SS 10001 sertifikasının asgari şartlarını sağlayan herhangi bir sertifikaya sahip olan hasar onarım servisinden ayrıca OSEM SS 1000 1 sertifikasının alınmasının talep edilmeyeceği, Bu bakımdan, OSEM ile birlikte sektör ihtiyaçlarını karşılayan TSE ve CZTURK sertifikalarının da kabul edileceği, ilerleyen dönemde servis noktalarından farklı kuruluşlara yönelik talepler gelmesi halinde il gili belgenin OSEM asgari şartlarını karşılayıp karşılamadıklarının ayrıca değerlendirileceği, Başvuru kapsamında TSB nin tüm sertifika kuruluşlarına eşit mesafede duracağını, standartların belirlenmesi, değiştirilmesi gibi kararların şeffaflık ilkesine u ygun olarak alınacağını, standartların değiştirilmesi durumunda yeni standartların makul bir süre 18-48/751 -364 23/55 önce duyurularak diğer sertifika kuruluşlarının rekabet gücünün korunacağını, OSEM SS 10001 sertifikası ile eşdeğer ya da daha yüksek standartlara sahip tüm sertifikaların OSEM ile eşdeğer tutulacağını, mevcut ya da sonradan girecek sertifikasyon hizmeti sunan teşebbüslerin mevcut ya da gelecekteki sertifikalarının eşdeğerliği hakkında sektördeki tüm paydaşları bir araya getiren OSEM Teknik Komitesi'nin20 görüşü ne başvuracağını taahhüt ettiği, OSEM in, TÜRKAK ISO/IEC 17065 Uygunluk Değerlendirmesi ürün, proses ve hizmet belgelendirmesi yapan kuruluşlar akreditasyonu sürecinde olduğu, TÜRKAK süreçleri gereği OSEM in tarafsızlık taahhüdünde bulunduğu ve bu taahhüdü n OSEM in internet sitesinde yer aldığı, Muafiyet konusu uygulamayla birlikte sigorta şirketleri ile anlaşmalı servis ağında haksız rekabetin önlenmesi ve yasal düzenlemelere uygun, sigorta şirketinin sigortalıya karşı sorumlulukları çerçevesinde denetime tabi servis ağının oluşturulmasının amaçlandığı, uygulama sayesinde güncel araçlara göre uygun ekipman, eğitimli teknik personel, kabul edilir çalışma alanlarıyla hizmet verilmesinin sağlanacağı ve servislerin hizmet kalitelerinin geliştirileceği, bu saye de tüketicilerin daha fazla noktadan güvenilir ve usulüne uygun araç tamir hizmeti alacağı, ayrıca anlaşmalı servis statüsüne sahip olmayan servis noktalarının bu sertifika ile birlikte anlaşmalı servis noktası olmasının önünün açılacağı, dolayısıyla artan kalite, servis sayısı ve rekabet ortamı ile birlikte onarım hizmeti ücretinde düşüşün yaşanacağı, bu düşüşün de sigorta primlerine yansıyacağı, Sigorta şirketlerinin servislerden beklentilerinin; doğru ve güvenli onarım hizmetinin verilmesi, servis perfo rmansının kolay takip edilmesi ve ölçülmesi, servisin güçlü bir marka imajına sahip olması ve tutarlı süreçlerinin bulunması, servisin teknoloji platformlarını kullanabilmesi olduğu, uygulamayla birlikte kaliteli onarımın garanti edilerek yeniden onarımlar ın önüne geçilmesi, hızlı onarımın ve kira maliyetlerinde düşüşün sağlanması, onarım servisleri ile yapılan sözleşmelerde optimizasyonun sağlanması, araç ve hasar tipine göre doğru servis seçiminin temin edilmesi, sigorta şirketlerinin hasar onarım sürecin e zamanında müdahil olması, servislerin doğru parça kullanmasının sağlanması, servislerin kestiği faturaların takip edilmesi gibi sigorta şirketleri lehine kazanımların ortaya çıkacağı ve bu kazanımların ortaya çıkabilmesi için OSEM tarafından belirlenen a sgari şartların uygulanması gerektiği, OSEM SS 10001 standardının, onarım servisinin kurumsal yapısını, kalite yönetim alt yapısını, asgari düzeyde çevre mevzuatına, iş sağlığı güvenliğine uyumluluğunu, teknik personelin eğitimi ile çalışma alanlarının, t eknik ekipmanların uygunluğunu doğruladığı, dolayısıyla diğer sertifikasyon kuruluşları tarafından yapılan tanıma başvurularında her başvuru özelinde belirtilen kriterlerin varlığının aranacağı, ayrıca servisin işyeri ruhsatı, mesleki sorumluluk sigortası, teknik personelinin MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi sahipliği gibi yasal olarak zorunlu belgelerini araması ve doğrulamasının beklendiği, Hasar onarım hizmetlerinde bir standart olmaması ve sektörün buna ihtiyaç duyması, doğru hasar onarım yöntemlerini uyg ulayan servis alt yapısı oluşturulması amacıyla tek tip standardın öngörüldüğü, diğer sertifikasyon şirketlerinin sertifikalarının sigorta sektörünün ihtiyaçlarını karşılamadığı, ayrıca projenin ilerleyen dönemlerinde 20 OSEM Teknik Komitesi; otomotiv ve sigorta alanlarında faaliyet gösteren OSD, ODD, TAYSAD, OYDER, OSE BİR, OSS, TOBB -SEİK ve sigorta şirketlerinin temsilcilerinden oluşan 11 kişilik bir teknik, tarafsız bir STK komitesidir. 18-48/751 -364 24/55 sertifikalı servis sayısının artmasıyl a birlikte Platinum gibi ek sınıfların oluşturulacağı ve tek tip uygulamanın sona erdirileceği, Halihazırda faaliyetlerini yerine getiren bir servis açısından OSEM belgesi almanın ek bir mali külfet yaratmayacağı, zira OSEM in hasar onarım faaliyetini yerine getirmek için gerekli şartlar dışında fazladan herhangi bir yük getirmediği, hasar onarım hizme ti veren ancak gerekli ekipman ve personele sahip olmayan servislerin de piyasada mevcut olduğu, bu servislerin kamu güvenliğini tehlikeye atarak tüketicilere beklenmeyen ek maliyetler yarattığı ve sektörde hakkıyla faaliyet gösteren servisler açısından ha ksız rekabet oluşturduğu, OSEM sertifikasının maliyetinin toplamda 2.500 TL olduğu, Haziran 2018 tarihi itibarıyla trafik sigortası ortalama maddi tazminat tutarının 3.537 TL, ortalama kasko sigortası tazminat tutarının 3.140 TL olduğu dikkate alındığında birkaç dosya geliriyle karşılanabilecek sertifika bedelinin bir maliyet unsuru yaratmayacağı, ayrıca diğer sertifika kuruluşlarınca verilen belgelerin de hemen hemen aynı maliyete sahip olduğu, belgelendirme için ödenecek tutarın tek kalem olmadığı, her h izmetin sonlandırılmasını takiben başvuru ve inceleme için 500 TL, tetkik için 1.800 TL, belge ücreti için ise 200 TL talep edildiği, Mart 2018 tarihi itibarıyla Türkiye de 2.470 yetkili servis, 4.303 özel servis ve 61.706 tamirhane bulunduğu, yetkili ser vislerden 1.300 ünün, özel servislerden 850 sinin, tamirhanelerden ise 150 sinin en az bir sigorta şirketi ile anlaşmasının bulunduğu, proje ile hedeflenen hasar onarım servisi sayısının 850 özel servis ve 150 tamirhane olmak üzere toplam 1.000 olduğu, ver ilerden de görüleceği üzere sertifika programından etkilenecek işletme sayısının pazarın yaklaşık %1,4 üne tekabül ettiği, Söz konusu projenin oluşturulması aşamasında yapılan değerlendirmelerde pazarda faaliyet gösteren tüm özel servislerin standart açısı ndan yeterli olduğunun düşünüldüğü, bu kapsamda OSEM in belirtilen özel servislere herhangi bir ek maliyet getirmediği, TSE nin aradığı standartlar itibarıyla birçok özel servisin yapısına uygun olmaması nedeniyle servislerin sertifika alma konusundaki ist eklerinin azaldığı, bu nedenle OSEM in standartlara erişim konusunda engelleri kaldırdığı, Projenin uygulanmasıyla birlikte sertifika alamayan hasar onarım servislerinin pazar dışına çıkmasının söz konusu olmadığı, aksine sigorta şirketleri ile anlaşma y apma olanağı olmayan servis noktalarının da alacakları sertifika ile pazara girmesinin önünün açılacağı ve eşit şartlarda rekabet etme imk anı elde edecekleri, OSEM belgesine sahip olan fakat herhangi bir sigorta şirketiyle anlaşması bulunmayan servisler iç in fırsat eşitliği sağlanacağı, anlaşmalı servis sayısı oranının pazardaki toplam yetkili, özel servis ve tamirhanelerin toplam sayısı içindeki payı düşünüldüğünde pazarın küçüleceği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, OSEM sertifikasının büyük ya da küçük öl çekli olmasına bakılmaksızın bütün servisler için ulaşılabilir ve düşük maliyetli olduğu, uygulamayla birlikte tamirhanelerin de rekabet gücünün artarak yetkili servis ve özel servislerle rekabet edebilir konuma geleceği, sertifikaların uzmanlık alanlarına yönelik verilmesi nedeniyle pazara girişlerin kolaylaşacağı, Bir yıllık geçiş süresinin yüksek sayıda başvuru olması durumunda dahi tüm başvuruları yanıtlamaya yetecek uzunlukta olduğu, bu süre içinde servislerin işlerini aksatmayacağı, hatta sertifikasy on sürecine giren servislerin işlerinde artış yaşanabileceği, herhangi bir bölgede sertifika zorunluluğu nedeniyle pazardan çıkış olacağı varsayılsa bile pazara yeni girişler ile birlikte durumun dengeleneceği, ayrıca bir yıllık geçiş süresinin pazarda boş luk oluşmasına neden olmayacak yeterlilikte 18-48/751 -364 25/55 olduğu, bununla birlikte sertifika zorunluluğunun sadece anlaşmalı servisler için geçerli olduğu müşteri açısından ise anlaşmalı veya anlaşmasız herhangi bir servisle çalışma imk anın bulunması nedeniyle hizmet no ktası sayısında bir azalmanın meydana gelmeyeceği, OSEM sertifikasının asgari şart olarak aranmasının iki farklı boyutunun bulunduğu, araç hasar onarım hizmeti veren servisler açısından bakıldığında bu sertifikanın alınmasının bir zorunluluk olmadığı, z ira halihazırda pek çok servis noktasının yeterli altyapıya sahip olmadan da faaliyet gösterebildiği, dolayısıyla sertifika zorunluluğunun servis noktalarının pazardan dışlanmasına neden olmayacağı, tüketici açısından bakıldığında ise tüketicinin anlaşmalı noktalardan hizmet alması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığı ve anlaşma sız noktalardan hizmet alma imka nlarının devam edeceği, Sistemin hayata geçmesi ve beklenen faydaların sağlanabilmesi adına tüm sigorta şirketlerinin asgari OSEM 10001 sertifikası tal ep etmelerinin zorunlu olduğu, OSEM'in uygulamaya koyduğu standartlarının üyeler açısından zorunlu olarak benimsenmemesi halinde, uygulamanın atıl kalacağının düşünüldüğü, Devlet tarafından alınan önlem ve yapılan düzenlemelerin hiçbirinin sektörde gerek li standartların oluşmasını sağlamadığı, dolayısıyla zorunluluk uygulamasının olmaması halinde istenilen kalite seviyesine ulaşılmasının mümkün olmayacağı, görece büyük sigorta şirketlerinin kendi organizasyon yapıları içinde kendi kriterlerini daha rahat belirleyebildikleri, sertifika zorunluluğu sayesinde nispeten daha küçük sigorta şirketlerinin pazarda daha etkin hareket etme imk anının oluşacağı, zorunluluk unsurunun bulunmaması halinde OSEM sertifikasının servisler açısından bir yenilik getirmeyeceği, sektörde yer alan uygulamalardan tecrübe edildiği üzere zorunluluk unsuru içermeyen uygulamaların sınırlı bir kitleye hitap ettiği, kaldı ki zorunluluk unsuru bulunan DASK ve trafik sigortası gibi uygulamalarda bile sisteme giriş yapmaktan kaçınanların bul unduğu, Mevcut standartların piyasada kabul ve talep görmediği, piyasa gerçeklerini ve ihtiyaçlarını karşılamadığı, bu nedenle zorunluluk harici herhangi bir kampanya ya da uygulamanın sonuç getirmeyeceği ve zorunluluk bulunmayan bir sistemde kamu menfaat inin sağlanamayacağı, Diğer ülke uygulamalarına bakıldığında böyle bir zorunluluğun bulunmadığı, sigorta satın alınması, bir standardın oluşması ve uygulanması, pazarda mevcut eksikliklerin giderilmesi noktasında başvurulacak mercilerin yeterliliği gibi konular dikkate alındığın da bu ülkelerde böyle bir zorunluluğa gerek olmadığı, halkın ve kamunun hem sigorta ürünlerine hem de konulmuş standartlara karşı yeterli saygıya sahip oldukları, ülkemizin ise sigortacılık sektörü bakımından nispeten dar ve derin olmayan bir yapıya sahip olduğu, tüketicilerin sigorta ürünlerinden beklenen kaliteye ve standart gerekliliklerine ilişkin yeterli bilinç düzeyine henüz erişmediği belirtilmiştir. G.5.2. Hazine Müsteşarlığı Tarafından Sunulan Bilgi ler (71) Hazine Müsteşarlığından gelen görüşte hasar onarım hizmetleri pazarında kalite standardına ihtiyaç bulunduğu, sertifikalandırma yapacak kuruluşların TÜRKAK tarafından akredite edilmesi gerektiği, sertifikalandırma ile getirilecek yükümlülüklerin ülke şartl arına uygun, makul, yerine getirilebilir nitelikte ve maliyetinin karşılanabilir düzeyde olması gerektiği, ayrıca sigortalıların akredite hasar onarım servislerinden 18-48/751 -364 26/55 serbestçe yararlanabilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlave olarak, mevcut durumda sigorta şirketlerinin herhangi bir sertifika talep etmeden hasar onarım servisleri ile çalışabildikleri ve anlaşma yapacakları servislerden belirli standartları karşılamasını talep etmelerinde sigortacılık mevzuatı açısından herhangi bir engel bulunmadığı ifade ed ilmiştir. G.5.3. Sigortacılık Hizmetleri Sunan Şirketlerden Elde Edilen Bilgi ler21 (72) Dosya kapsamında sigorta şirketlerinden elde edilen bilgiler çerçevesinde, teşebbüsler arasında küçük farklılıklar olmakla birlikte, kasko ve trafik sigortası kapsamında madd i hasarın oluşması durumunda sürecin genel olarak işleyişi aşağıdaki gibidir: Araç sürücüsü ya da gidilen servis tarafından sigorta şirketlerinin ilgili birimlerine kaza ihbarı iletilmektedir. Araç sürücüsünün tercihine ve talebine göre sigorta şirketi tar afından en yakın anlaşmalı servise yönlendirilmektedir22. Bununla birlikte, araç sürücüsü aracını anlaşmalı servise götürebileceği gibi anlaşması bulunmayan bir servise de götürebilmektedir. Akabinde, sigorta şirketi tarafından hasar dosyası oluşturularak s igorta eksperi atanmaktadır. Ekspertiz çalışması genellikle serviste olmakla birlikte müşterinin bulunduğu yerde de gerçekleştirilebilmektedir. Hazırlanan ekspertiz raporları sigorta şirketlerinin hasar birimleri tarafından poliçe genel ve özel şartları do ğrultusunda incelenmektedir. Hasar onarımı yetkili ya da anlaşmalı özel servislerde gerçekleştirilmişse hasar ödemesi bu servislerin hesaplarına yapılmaktadır. Bu durumda araç sahibi tarafından servise ödeme yapılmadığı gibi şirket tarafından araç sahibine doğrudan ödeme de gerçekleştirilmemektedir. Ancak anlaşmasız özel servislerde gerçekleştirilen onarımlarda ödeme, doğrudan araç sahibinin ya da onun yetkilendirdiği kişilerin hesabına yapılmaktadır23. Onarım işlemlerinde gerekli parça tedariki ise, anlaşma lı özel servislerde sigorta şirketinin anlaşmalı bulunduğu tedarik firmaları üzerinden gerçekleştirilmektedir. (73) Bununla birlikte, sigorta şirketlerinin hasar onarım hizmetleri pazarında yetkili servisler ve anlaşmalı ve anlaşmasız özel servislerle çalıştıkl arı görülmektedir. Bu kapsamda; Sigorta şirketlerinin anlaşmasız özel servislerle herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmazken, anlaşmalı özel servislerle ise araç sahiplerinin poliçe kapsamındaki hasarları için servise başvurmaları durumunda verilecek servis hizmetlerinin koşullarının düzenlendiği sözleşmeler çerçevesinde faaliyetlerini yürüttükleri, Bu sözleşmelerde sözleşme konusu, süresi, kapsamı, tarafların yükümlülükleri, genel hasar uygulamaları, değişen parçanın iadesi, sigortalının bilgilerinin gizlili ği, yedek parça tedariki, faturalandırma, ödeme takvimi, anlaşma kapsamı dışında kalan haller, servis standartları, araç teslim alımı ve teslim edimi ile parça ve işçilik indirim oranları gibi hükümlerin düzenlendiği, Anlaşmalı özel servis ile anlaşmasız ö zel servisler arasında parça ve işçilik indirimi, ödeme yapılacak kişi ve parça tedarikçisi gibi konularda farklılıklar bulunduğu, 21 Tablo 3 de yer alan sigorta şirketlerinden elde edilen bilgiler gruplandırılarak sunulmuştur. 22Çekici hizmeti verilmesi poliçe tipine (kasko ya da trafik sigortası) veya poliçe şartlarına göre şirketler arasında değişiklik gösterebilmektedir . 23 Anlaşmalı servis ile anla şmasız servisler arasındaki tek fark belirlenen bedelin ödeneceği kişi olmaktadır . 18-48/751 -364 27/55 Anlaşmalı servis başvurularının sigorta şirketlerinin inisiyatiflerine göre servisin bulunduğu lokasyon, bölgedeki ihtiyaç, yerleşim alanı, park yeri, bekleme odası gibi tesis özellikleri, teçhizat ve personel yeterliliği gibi fiziki şartlar, serviste sunulan hizmetlerin çeşitliliği, finansal durum, uygulanacak indirim oranları, faaliyet süresi, suiistimal kaydının bulunup bulu nmadığı, hasar onarım maliyetlerinin düşüklüğü gibi çeşitli kriterler dikkate alınarak değerlendirildiği, genel olarak bir sertifika şartı aranmamakla birlikte sertifika sahibi olmanın öncelikli tercih sebebi olduğu, Gerekli hallerde servis noktası ziyaret edilerek incelemelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte servisin bulunduğu il/ilçe, lokasyona göre sertifika şartı arayan şirketlerin de bulunduğu, iki teşebbüsün ise anlaşmalı özel servislerinde TSE, CZTURK, OSEM sertifikalarından asgari bir tanesinin bulunması şartını aradığı görülmektedir. Piyasada bulunan TÜV, BÜRO VERİTAS, TSE, OSEM, CZTURK sertifikalarından en fazla kullanılanlarının TSE, OSEM ve CZTURK olduğu belirtilmektedir. (74) Yetkili servislerin tamamında sağlayıcı tarafından TS 12047 sertifikası alma zorunluluğu bulunması ve yetkili servislerin standartlarının araç sağlayıcıları tarafından denetlenmesi nedeniyle yetkili servisler açısından bir standart arayışı olmadığı konusunda sigorta şirketleri arasında fikir birliği bulunmaktadır. TSE sertifikalarının, servislerin hangi branşta hizmet verdiği, serviste bulunan makinaların bakımlarının yapılıp yapılmadığı, çalışma şartları, teknik donanım gibi standartları incelediği belirtilerek, m2 ve ekipman konularında servisleri zorlayıcı hüküml er içerdiği ve maliyetlerinin yüksek olduğu ifade edilmektedir. Diğer yandan TSE sertifikalarının en önemli eksiklikleri olarak, belgelendirmeden sonraki eğitimi, yeni teknoloji kullanımı ve denetimi gösterilmektedir. OSEM sertifikası ile özellikle bu açık ların kapatılacağına değinilmektedir. Gelen bir diğer görüşte ise TSE standartlarının Kalite Yönetim Sistemi ne ilişkin kurallar içermediği ve bu eksikliğin ISO 9001 sertifikası ile tamamlanabileceği belirtilmektedir. H alihazırda yürürlükte olan sertifika türlerine ilişkin genel değerlendirmeler şu şekildedir: TS 12047/TS 13168: Karayolu motorlu araçları özel servislerinin sınıflandırılması, bu araçların motor, vites kutusu, aktarma organları, süspansiyon sistemleri, elektrik/elektronik sistemleri, yardımcı ve ilave sistemler, gövde konularında gerekli bakım, teşhis ve onarım hizmetlerinin genel ve özel kurallarını kapsamaktadır. Bahse konu sertifika daha çok servislerin fiziki şartlarına yönelik standartlar getirmektedir. TS 12047 yetkili servisler için TS 13168 ise özel servisler için kullanılmaktadır. Sağlayıcılar tarafından yetkili servislere TS 12047 sertifikası zorunlu tutulmaktadır. Özel servisler açısından bakıldığında ise bu servislerin çoğunluğu gerekli fiziki şartlara sahip olmadığı için TS 13168 sertifikasına sahip değildir. TS 8986: Motorlu araç tamirhanelerinin sınıflandırması, fiziki şartları, işletmecilik, çalışanlar ve teknik donanımları ile ilgili kuralları içermektedir. Bu belge daha çok tamirhaneler için kullanılmaktadır. OSEM Sert ifikası: TSE standartlarına ek olarak onarım metodu, servis iş akışı, müşteri kabulü, araç teslimatı, yedek parça kontrolü, müşteri memnuniyeti anket çalışması, çalışan güvenliği, personel eğitimi gibi hususları da içermektedir. OSEM bu incelemeleri OSEM S S 10001 sertifikası çerçevesinde yapmaktadır. CZTURK Oto Servis Sertifikasyonu: Servislerin kalite ve müşteri odaklı faaliyet yürüterek müşteri memnuniyetini arttırmalarını hedefleyen sertifikadır. Hasar 18-48/751 -364 28/55 onarım servisleri uluslararası normlar çerçevesinde 3, 4 ya da 5 yıldızlı olarak belgelendirmektedir. (75) Sigorta şirketlerince özel servis ve tamirhanelerce gerçekleştirilen onarım hizmetlerinde bir standart eksikliği olduğu ve OSEM in sertifikasyon uygulamasının bu standardı sağlayabileceği ifade edilmektedir . Nitekim uygulamayla birlikte otomotiv tamir hizmetlerinde hizmet kalitesinin yükseleceği ve bunun sonucunda müşteri memnuniyetinin artacağı belirtilmektedir. Buna ek olarak OSEM sertifikasının TSE sertifikalarına göre daha kapsamlı olduğu ve sigorta sekt örünün ihtiyaçlarına yönelik hazırlandığı vurgulanmaktadır. TSE sertifikalarının CZTURK ve OSEM sertifikalarına göre daha ağır şartlar içermesi dile getirilen bir başka husustur. OSEM ve CZTURK sektöre yönelik asgari şartlar içermesi nedeniyle daha yararlı görülmektedir. (76) Bildirim konusu uygulama ile tamirhane lerdeki süreçlerin daha etkin yürütülmesi, uygun işçilik ve parça kullanımının sağlanacak olması, kalitesiz ve sorunlu onarım sayısının ve bundan kaynaklı israfın azalması, sigorta şirketlerinin anlaşm alı servisleri değerlendirme süreçlerinin kısalması, çalışanların çalışma koşullarının iyileşecek olması, araç güvenliğini etkileyecek durumların azalacak olması, hasar maliyet kontrolünün sağlanacak olması da uygulamanın faydaları arasında sayılmaktadır. Ayrıca bu uygulamayla birlikte servislerin rekabet gücünün artacağı, hizmet kalitesindeki artışın fiyatlara olumlu yansıyacağı, servislerden kaynaklı hasar maliyetlerinin azalacağı, özel servislerdeki kalitenin artması neticesinde yetkili servis tercih ede n müşterilerden özel servislere geçiş yaşanacağı ifade edilmiştir. Bazı teşebbüsler dosya maliyetlerinde kayda değer bir artış yaşanmayacağını da dile getirmiştir. Uygulamanın TSB tarafından gerçekleştirilecek olması ise sektörde hem güven hem de maliyetle r açısından faydalı olacak bir unsur olarak görülmektedir. Bunlara ek olarak uygulamanın ve sertifika zorunluluğunun rekabete etkisi değerlendirildiğinde bazı şirketler tarafından uygulamanın rekabete olumsuz bir etkisi olmayacağı da belirtilmektedir. (77) Yuka rıda sayılan olumlu görüşlerin yanı sıra asgari OSEM sertifikası veya benzeri kalite standartlarını içeren sertifikanın zorunlu olarak istenmesi durumunda özellikle kısa vadede bir takım sorunlar ortaya çıkabileceğine ilişkin görüşler de mevcuttur. Gelen görüşlerin bir kısmında hasar onarım hizmetleri alanında faaliyet gösteren küçük çaplı servis ve tamirhanelerin sektörde önemli paya sahip olduğu, uygulama ile birlikte ortaya çıkacak başlıca sorunun bu türdeki bazı servis ve tamirhanelerin gerekli koşullar ı sağlayamaması nedeniyle sertifika alamaması gösterilmektedir. Bunun neticesinde anlaşmalı servis noktalarının azalacağına, onarım süreçlerinin yavaşlayacağına ve müşteri memnuniyetinde azalma yaşanacağına, onarım ve işçilik maliyetlerinin artacağına dikk at çekilmektedir. (78) Diğer yandan ise uygulamanın zorunlu olması ile servis sayısının az ve sertifika şartlarını sağlama imk anlarının kısıtlı olduğu illerde sigorta sektörünün hizmet alanının kısıtlanacağını, sertifika temin edemeyen fakat maliyet konusunda uygun olan servislerin sistem dışına itileceğini, servisler arası rekabeti azaltacağını ve maliyetleri artıracağını, düşük kar payıyla çalışan servisler açısından sertifika almanın mali külfet oluşturacağını, belge alabilen servislerin pazar payının sigort a şirketleri ile yapacağı sözleşmeler doğrultusunda belgesi olmayan servislere göre artacağını savunan görüşler de mevcuttur. Ayrıca sertifika temini için yapılacak yatırımların da onarım maliyetlerine yansıması sonucu poliçe bedellerinde de artış yaşanabi leceği, servis sayısının az ve sertifika şartlarını sağlama imk anlarının kısıtlı olduğu illerde sigorta sektörünün hizmet alanı ve tüketicilerin tercih imk anının kısıtlanacağı, anlaşmalı servis sayısındaki azalma ile birlikte bu servislerden elde edilen in dirimlerin de ortadan kalkabileceği belirtilmektedir . 18-48/751 -364 29/55 (79) Son olarak uygulama ile birlikte parça onarabilen zanaatkâr ustaların azalacağı, parça onarımı yerine parça değişimi mantığı nın yerleşeceği ve bu nedenle sigorta sektöründe zararların artacağı görüşü d e bulunmaktadır. OSEM sertifikasının suiistimal kapsamındaki aksiyonları değerlendirmemesi neticesinde suiistimale karışmış servislerin bu belgeyi almasının mümkün hale geleceği de dile getirilmektedir. Lokasyon farkı ve standartlar göz önüne alındığında k riterlerin yeknesaklık gösteremeyeceği dile getirilen bir başka görüştür. Bazı sigorta şirketleri ise sertifika zorunluluğu getirilmesi ile oluşacak bu tür sorunların giderilebilmesi adına anlaşmalı özel servislere sertifika alabilmeleri için belirli bir g eçiş süresi verilebileceğini belirtmektedir. (80) Diğer yandan; sertifika şartının bir zorunluluk olarak aranmasının, sistemin faaliyete geçmesi ve beklenen faydaları sağlayabilmesi konusunda gerekli olup olmadığı hususunda sigorta şirketleri konusunda fikir a yrılığı bulunmaktadır. Bazı şirketler; onarım kalitesinin artması, mağduriyetlerin azalması, haksız rekabetin önlenmesi, sertifikalı servis sayısının artması, servislerin gerekli yatırımları gerçekleştirerek sertifika almasının teşvik edilmesi, sistemin kı sa sürede hayata geçirilebilmesi ve sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi, sektörde standart oluşumunun sağlanabilmesi adına sertifika zorunluluğunu gerekli görmektedir. Ayrıca böyle bir zorunluluk getirilmediği takdirde sertifikasız servislerin sigorta şir ketleri tarafından fiyat rekabetinde kullanılabileceği öne sürülmektedir. Buna ek olarak sertifikanın zorunlu tutulması halinde hizmet bedeli ve denetim maliyetlerinin makul olması gerektiğinin önemli olduğu da vurgulanmaktadır. Diğer yandan h alihazırda se rtifika alınabiliyor olması ve zorunlu tutulması halinde ise sigorta şirketlerine duyulan güveni azaltacak olması nedeniyle sertifika zorunluluğunun gerekli olmadığını savunan görüşler de bulunmaktadır. (81) Yukarıda yer verilen açıklamalar haricinde MAPFRE Sİ GORTA, bir yol güvenliği, hasar ve onarım araştırma merkezi olan CESVIMAP adlı alt kuruluşu vasıtasıyla, Avrupa normlarına uygun olarak üç aşamalı bir değerlendirme sonucunda kendi kalite belgesini verdiğini ifade etmektedir. (82) Aşağıdaki tabloda sigorta şirketlerinin çalıştıkları servislerin türlerine göre dağılımı ve bu servislerin sertifika durumlarına ilişkin bilgiler yer verilmektedir: Tablo 9: Sigorta Şirketlerinin Anlaşmalı Servis Sayıları ve Sertifika Durumları SİGORTA ŞİRKETİ ANLAŞMALI SERVİS SAYISI ANLAŞMALI SERVİSLERİN SERTİFİKA DURUMU VE (VARSA) SERTİFİKA SAYISI 1 AK SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. Sayısı bilinmemekle birlikte anlaşmalı özel servislerin bir kısmında TS 13168 sertifikası bulunmaktadır. 2 ALLIANZ SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. Özel servislerin ( ..) inde OSEM, sayısı bilinmemekle birlikte bir kısmında TS 12047 veya 13168 sertifikaları bulunmaktadır. 3 ANADOLU SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. Anlaşmalı özel servis başvurusunda bulunan servislerin çoğunda TSE belgesi bulunmaktadır . 4 ANKARA SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 ve bir kısmında TS 13168 bulunmaktadır. ( ..) adet OSEM belgeli özel servis bulunmaktadır. 5 DUBAİ SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) hangi servislerin hangi sertifikaya sahip olduğu bilinmemektedir. 18-48/751 -364 30/55 Tablo 9 un Devamı SİGORTA ŞİRKETİ ANLAŞMALI SERVİS SAYISI ANLAŞMALI SERVİSLERİN SERTİFİKA DURUMU VE (VARSA) SERTİFİKA SAYISI 6 EUREKO SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) . Özel servislerin ( ..) tanesinde TSE; ( ..) tanesinde TSE ve ISO; ( ..) tanesinde TSE, ISO ve CZTURK; ( ..) tanesinde ISO; ( ..) tanesinde TSE ve OSEM belgesi bulunmaktadır. ( ..) adet serviste ise sertifika bulunmamaktadır. 7 GENERALİ SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) hangi servislerin hangi sertifikaya sahip olduğu bilinmemektedir. 8 GÜNEŞ SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) hangi servislerin hangi sertifikaya sahip olduğu bilinmemektedir. 9 GROUPAMA SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE belgesi bulunmaktadır. ( ..) hangi servislerin hangi sertifikaya sahip olduğu bilinmemektedir. 10 GULF SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. Özel servislerin ( ..) tanesi TS 12047, ( ..) tanesi TS 13168, ( ..) tanesi TS 8986, ( ..) tanesi OSEM, ( ..) tanesi CZTURK belgesine sahipken ( ..) tanesi ise belgesizdir. 11 ORIENT SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. Özel servisler açısından ( ..) ( ..) özel serviste CZTURK ve OSEM sertifikası bulunmaktadır. 12 HALK SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Bilinmemektedir. 13 HDI SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TS 12047 bulunmaktadır. ( ..) . Özel servislerin ( ..) tanesinde TS 13168 sertifikası bulunmaktadır. 14 LIBERTY SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Özel servislerin ( ..) TSE, CZTURK, OSEM sertifikalarından en az birine sahiptir. 15 MAPFRE SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE sertifikası bulunmaktadır. ( ..) . 16 NEOVA SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) . TSE 12047, TSE 13168, TSE 8986, TSE 8516, TSE 8799 standartlarından birinin bulunması ( ..) . Anlaşmalı servislerin % ( ..) ı bu belgelerden birine sahiptir. 18-48/751 -364 31/55 Tablo 9 un Devamı SİGORTA ŞİRKETİ ANLAŞMALI SERVİS SAYISI ANLAŞMALI SERVİSLERİN SERTİFİKA DURUMU VE (VARSA) SERTİFİKA SAYISI 17 RAY SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE sertifikası bulunmaktadır. ( ..) . 18 SBN SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE sertifikası bulunmaktadır. ( ..) . 19 TURKLAND SİGORTA Yetkili Servis + Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) ( ..) adet serviste TSE, OSEM, CZTURK sertifikası mevcuttur. 20 UNICO SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE sertifikası bulunmaktadır. Anlaşmalı özel servislerin ( ..) tanesinde sertifika bulunmaktadır. 21 ZİRAAT SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde TSE sertifikası bulunmaktadır. Özel servislerin ( ..) tanesinde OSEM sertifikası bulunmaktadır. 22 ZURICH SİGORTA Yetkili Servis: ( ..) Özel Servis: ( ..) Sertifika Şartı: ( ..) Yetkili servislerde sertifika bulunmaktadır. Özel servislerin ( ..) tanesinde sertifika bulunmaktadır. Kaynak: Sigorta şirketlerinden elde edilen bilgiler. G.5.4. Hasar Onarım Hizmetleri Sunan Teşebbüslerden Elde Edilen Bilgi ler G.5.4.1. OSS den Elde E dilen Bilgi ler (83) OSS den gelen görüşte h alihazırda yürürlükte bulunan mevzuat düzenlemelerinin gerekli açıklamaları içermesi nedeniyle hasar onarım hizmetleri pazarında bir kalite standardı ihtiyacı olduğunun düşünülmediği ifade edilmektedir. (84) Sigorta şirketlerinin sertifikası bulunan ya da bulunmayan servisler arasında bir ayrım yapmamasının hasar onarım hizmetleri pazarında sertifika talebinin sınırlı kalmasına yol açtığı, sertifika süreçlerinin servisler açısından belirli bir yatırım gerektiren ve çeşitli maliyetler oluşturan bir süreç olduğu, sigorta şirketleri tarafından bir ayrı m gözetilmemesi halinde servislerin yaptığı bu yatırımların geri dönüşlerinin sınırlı kaldığı, sayılan nedenlerle hasar onarım servislerinin sertifika almak yoluna gitmedikleri belirtilmektedir. (85) OSS ayrıca; tüketicilerin seçim haklarını arttırarak alternat if tedarik kaynakları oluşturan, satış sonrası hizmetler pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin bağımsızlığını güçlendiren, bağımsız pazarın rekabet gücünü arttıran, her türlü uygulamayı desteklediğini ifade etmekte, aksi uygulamaların rekabetçi kaygıla rı arttırarak yasal düzenlemelerin özüne ters düşeceğini belirtmektedir. Bu çerçevede sigorta şirketlerinin OSEM sertifikasına sahip olmayan servislerle çalışmasını engelleyen bir uygulamanın 2017/3 sayılı Tebliğ ve ilgili kılavuzda yer alan düzenlemelerde n farklı sonuçlar doğurabileceği vurgulanmaktadır. Bu tip bir uygula manın ha lihazırda hasar onarım hizmetleri pazarında faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin pazar dışına itilmesine neden olacağı da eklenmektedir. Zira sektörde faaliyet gösteren her firmanı n OSEM tarafından belirlenen şartları sağlayamayacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca bu uygulamayla birlikte sektörde yeni bir giriş engelinin oluşacağı ve sektörde faaliyet gösterme güdüsünün azalacağı ifade edilmektir. (86) Diğer yandan aranan kriterlerin düşü k olması halinde ise tüm servislerin sertifika alabilmesi ihtimalinin ortaya çıkacağı ve bunun da standart oluşumu ve sertifikalandırmanın doğasına aykırı bir durum oluşturacağı belirtilmektedir. Ayrıca tüm 18-48/751 -364 32/55 servislerin erişebildiği bir sertifikayı zorunlu tutmanın sadece işlem maliyeti oluşmasına katkı sağlayacağı öngörülmektedir. (87) Sigorta şirketlerinin sektörde aynı zamanda önemli bir tedarik kaynağı olduğu değerlendirildiğinde ilgili uygulamanın yedek parça üretimi ve dağıtımı gerçekleştiren bağımsız teşeb büsleri de olumsuz etkileyebileceği açıklanmaktadır. Zorunlu sertifikasyon uygulamasıyla birlikte dolaylı olarak tüketicinin seçebileceği ürün çeşitliliğinde ve fiyat rekabetinde azalma olabileceği değerlendirilmektedir. (88) Sonuç olarak, sertifikalandırma işl eminin bağımsız ve tarafsız teşebbüslerce yapılmasının gerektiği, ancak OSEM in sigorta şirketlerinden oluşan bir birlik tarafından kurulduğu, sigorta şirketleri ile servisler arasında sıkı bir ticari ilişkinin bulunduğu değerlendirildiğinde OSEM in bu sıfatları haiz olamayacağı ifade edilmektedir. G.5.4.2. ÖSEBİR den Elde Edilen Bilgi ler (89) ÖSEBİR , hasar onarım hizmetleri pazarında düşük de olsa bir kalite standardına ihtiyaç olduğunu ve can güvenliği dikkate alındığında gerekli de olduğunu belirtmektedi r. Hasar onarım hizmetleri piyasasında sertifikalı servis sayısının sınırlı kalmasında sertifika alma zorunluluğunun bulunmamasının etkili olduğu ve ustalık ve iş yeri açma belgelerinin yeterli görülmesinin sertifika talebini gereksiz kıldığı dile getirilm iştir. Sertifika uygulaması ile servislerin kalitesinin yükseleceği, onarım noktalarının faturalı ve kayıtlı hizmet sunması sayesinde kayıt dışı onarımla ortaya çıkan haksız rekabetin azalacağı, güvenli onarımın artacağı ifade edilmektedir. ÖSEBİR ayrıca s ervislerin sertifikalandırılmasının servisler açısından olumsuz bir durum yaratmayacağını belirtmekle birlikte dikkat edilmesi gereken hususun servislerin belirli bir sertifikayı almaya zorlanmaması olduğunu vurgulamaktadır. Dolayısıyla TSE, OSEM, CZTURK, TÜV, LOYD gibi sertifikalardan herhangi birine sahip olunması yeterli görülmelidir. Belirtilen sertifikaların birbirine yakın denklikte olduğu düşünülmekte ve aksi bir yaklaşımın tekelci bir uygulama olacağı ifade edilmektedir. Sertifika seçiminde özel ser vislerin serbest bırakılmasının sertifika sağlayan kuruluşlar arasında rekabeti de teşvik edeceği; tek sertifika zorunluluğu getirilmesi halinde ise fiyatlarda artış yaşanabileceği ifade edilmektedir. (90) Ayrıca 04.09.2018 tarihinde ÖSEBİR ( ..) ile yapılan görüşmede ; hasar onarım hizmetleri sektöründe kayıt dışılığın ve haksız rekabetin çok fazla bulunduğu, özel servislerin bir standarda ihtiyacı olduğu, standardın en temel gereksinimlerinden biri olan ruhsatın çoğu işyerinde bulunmadığı, yavaş yavaş sigorta şirketlerinin talep etmesi ile birlikte özel servislerin TSE sertifikası almaya başladığı, sigorta şirketlerinin küçük servislerle çalışmayı tercih etmediği, orta ve büyük ölçekli servislerin ise sigorta şirketleri ile çalışmaması durumunda batabileceği, OSEM in hedeflediği 5 .000 servisin ha lihazırda sertifikasının bulunduğu ya da alabilecek niteliğe sahip olduğu, şu anda sektörde 500 civarında sertifikalı servis in bulunduğu, hasar onarımı gerçekleştiren servislerin mutlaka bir sertifikaya sahip olması ge rektiği, OSEM da hil herhangi bir sertifikanın aranmasında bir sakınca bulunmadığı, asgari bir sertifikanın sigorta şirketlerine zorunlu tutulmasının doğru olduğu ve sigorta şirketlerinin hizmet alan konumunda olması nedeniyle TSB nin böyle bir talepte bulu nmasının makul olduğu, sertifika zorunluluğu getirilmesi halinde TSE ve CZTURK ün standartlarında da düzenlemeye gidilerek daha kapsayıcı hale gelebileceği ifade edilmiştir. (91) Aynı görüşmede