3. Hukuk Dairesi 2024/4396 E. , 2025/3416 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2511 E., 2024/2381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/874 E., 2023/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından…
**3. Hukuk Dairesi 2024/4396 E. , 2025/3416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2511 E., 2024/2381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/874 E., 2023/311 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda davacının 13.08.2018 tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunduğunu, sözleşme sonu olan 14.09.2021 tarihinde sözleşmenin biteceği, yenilenip yenilenmeyeceğinin sorulması üzerine davalı tarafça gönderilen ihtarda, sürenin sona ermesiyle taşınmazı tahliye ederek teslim edeceğini bildirdiğini, davalının 14.09.2021 tarihinde kiralananı tahliye edeceğine dair yazılı tahliye taahhüdü bulunduğu halde kiralananı boşaltmadığını, davalı tarafça gönderilen ihtarnamenin, tahliye taahhüdü şartlarını taşıdığını ileri sürerek; davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; genel vekaletnamedeki yetkiye istinaden tahliye taahhüdünde bulunulamayacağını, özel yetkinin bulunması gerektiğini, bu nedenle cevabi ihtarın tahliye taahhüdü olarak kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmede yer verilen düzenlemenin, kira ilişkisinin başlangıcında verilmiş bir taahhüt olduğu, kanunda belirtilen kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmesi şartı sağlanmadığından geçerli bir tahliye taahhüdü teşkil etmediği, cevabi ihtarnamede ise belirli bir tarih yer almadığından bu bakımda da geçerli bir tahliye taahhüdünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; delillerin değerlendirilmesinde hata bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kiralanan taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği tarihten daha önceki tarihli ve farklı bir kira sözleşmesi ile davalıya teslim edildiğinden sözleşme ile verilen tahliye taahhüdünün geçerli olduğunu, aksinin düşünülmesi halinde dahi ihtarnamenin tahliye taahhüdü niteliğinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, tahliye taahhüdüne dayalı kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.