20. Hukuk Dairesi 2019/2308 E. , 2019/4623 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada, ... 3. Asliye Hukuk ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve…
**20. Hukuk Dairesi 2019/2308 E. , 2019/4623 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada, ... 3. Asliye Hukuk ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Talep, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davalı ...Vakfı adresinin "..." olması, davalı tarafın da süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olması karşısında, yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince ise, kesin yetki bulunmayan davada davalı tarafından süresinde usule uygun olarak ileri sürülmeyen yetki itirazının daha sonra düzeltilmek kaydı ile ileri sürülmesi mümkün olmadığı gibi mahkemece de kendiliğinden dikkate alınamayacağından ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili hale geldiği gerekçesi ile yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 4721 sayılı TMK'nın 609. maddesinin dördüncü fıkrasında "Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre mirasın reddi istemi, mirasın açıldığı yerin sulh hukuk mahkemesinde mirasçı tarafından sözlü veya yazılı beyanla yapılabilir. Buradaki yetki kesin olup, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi görevli ve yetkili mahkemedir (TMK 609. md - Y.2.HD 2009/129191 E. - 2009/17413 K.). 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 3. maddesine göre, mülhak vakıf mülga 743 sayılı TMK’nın yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca genel müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı TMK’nın yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanunun 6 ve 7. maddelerinde ise mazbut vakıfların ... tarafından yönetilip temsil edileceği hükme bağlanmıştır. Vakıflarla ilgili açılan davalarda yetkili mahkeme belirlenirken 6100 sayılı HMK’da iki ayrı düzenlemenin dikkate alınması gerekir;