7. Hukuk Dairesi 2010/7459 E. , 2010/7080 K. Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava atanmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile miras bırakanın çocuklarını mirasçılıktan çıkardığı da gözetilerek mirasçıları ve paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmiş ise de, varılan sonu…
**7. Hukuk Dairesi 2010/7459 E. , 2010/7080 K.** **"İçtihat Metni"** Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava atanmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile miras bırakanın çocuklarını mirasçılıktan çıkardığı da gözetilerek mirasçıları ve paylarını gösterir mirasçılık belgesi verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir. HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 598.maddesinin birinci fıkrasında ise, başvuru üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından bir ay içinde itiraz edilmediği takdirde lehine tasarrufta bulunulan kimseye de atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilmesinin gerektiği açıklanmıştır. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması ilgili kişinin mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmesine ve kendisine mirastan pay verilmesine engel bir neden değildir. Ne var ki hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği dikkate alınarak bu olguların hüküm yerinde gösterilmesi gerekir. Toplanan delillerden miras bırakan ...'nün 14.4.2003 tarihinde ...Noteri tarafından re'sen düzenlenen vasiyetname ile muayyen malları için davacıyı vasiyet alacaklısı olarak atadığı, mirasçı atamadığı, yine 25.5.2007 tarihinde ...Noterliğinde düzenlenen vasiyetname ile de çocuklarını mirastan çıkardığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece az yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular ile “Çoğun içinde azı da vardır” kuralı gereği atanmış mirasçı belgesi verilmesi isteminin vasiyet alacaklısı belgesi verilmesi istemini de kapsadığı gözetilerek davanın kısmen kabulü ile vasiyet alacaklısı belgesi verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek ve talep de aşılarak mirasçılık belgesi verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de mirastan çıkarmanın mirasçılık belgesindeki mirasçılar ile miras paylarını etkilemeyeceği, bu olgunun terekenin tasfiyesi sırasında dikkate alınacağı gözetilerek yasal mirasçıları gösterir mirasçılık belgesinin düzenlenmesinden sonra sadece mirastan çıkarılan mirasçıların kimler olduğunun hüküm yerinde gösterilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacıya iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.