12. Ceza Dairesi 2022/491 E. , 2025/5570 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2232 E., 2021/159 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde…
**12. Ceza Dairesi 2022/491 E. , 2025/5570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2232 E., 2021/159 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılarak, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız el koyma nedeniyle 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 3.000,00 TL manevi tazminata el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının tüm mal varlıkları üzerine el konulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; davacının dosyada aracının ve bir adet tapu kaydının bulunduğu, el koymanın sicile 'satılamaz ve devredilemez' şerhi işlenmek suretiyle yerine getirildiği, davacının bu şerhler nedeniyle oluşmuş bir zararının bulunmadığı, muhtemel zararların maddi tazminata konu edilemeyeceği, bu nedenle maddi tazminat yönünden yerel mahkemece verilen red kararının hukuka uygun olduğu, ancak el koyma kararının manevi tazminata konu olamayacağı, bu nedenle davacının haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat talep hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, zarar tespitinin yapılmadığını, örnek Anayasa Mahkemesi kararlarının dikkate alınması gerektiğini, haksız tedbir kararı nedeniyle aracından beklenen gelirinin engellendiğini, mülkiyet hakkının sınırlandığını, maddi ve manevi tazminatın kabulü gerektiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/83 Esas, 2019/414 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiğini, kararın 26.03.2019 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabi olduğunu, davacının mal varlıklarına10.08.2016 tarihinde tedbir konulduğu, 25.07.2016 tarih ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1-ı maddesinde; "5271 sayılı Kanunun 128. Maddesi uyarınca yapılacak el koymaya, maddenin birinci fıkrasında belirtilen rapor alınmadan, sulh ceza hakimliğince karar verilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı da el koymaya karar verebilir. Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, beş gün içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını el koymadan itibaren on gün içinde açıklar; aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar." hükmünün düzenlendiği, söz konusu madde uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının da CMK 128. maddesi kapsamında el koyma kararı verebileceği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10.08.2016 tarihinde konulan tedbirlerin 5 gün içinde görevli hakimin onayına sunulmadığı ve dolayısıyla konulan tedbirlerin kendiğinden kalktığı, davacının da tedbir kararlarının konulmuş olduğu 5 günlük süre içinde nasıl bir zarara uğradığı konusunda somut deliller ibraz edememiş olması nedeniyle davacının maddi tazminat isteminin reddine, soruşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphenin neler olduğu el koyma kararında yazılması gerektiğini, el koyma kararında herhangi bir gerekçelendirme yapılmadan davacının malvarlığı üzerine tedbir konulması CMK. 141/1-j bendine aykırı olduğunu, davacının tüm mal varlığına genel bir el koyma uygulanmasının AİHS. nin 3. Maddesine, Anayasanın 38/9. Fıkrasına aykırı olduğundan davacı hakkında manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının tüm mal varlıkları üzerine el konulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; davacının dosyada aracının ve bir adet tapu kaydının bulunduğu, el koymanın sicile 'satılamaz ve devredilemez' şerhi işlenmek suretiyle yerine getirildiği, davacının bu şerhler nedeniyle oluşmuş bir zararının bulunmadığı, muhtemel zararların maddi tazminata konu edilemeyeceği, bu nedenle maddi tazminat yönünden yerel mahkemece verilen red kararının hukuka uygun olduğu, ancak el koyma kararının manevi tazminata konu olamayacağı, bu nedenle davacının haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat talep hakkının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.