1. Hukuk Dairesi 2011/925 E. , 2011/1451 K. "" MAHKEMESİ : ACIPAYAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları H..'nın 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payları oranında tescilini istemişlerdir. Davalı, çekişmeli taşınmazları bedelini ödeyerek satın alıp, üzerinde ev yaptığını, miras bırakanın …
**1. Hukuk Dairesi 2011/925 E. , 2011/1451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ACIPAYAM ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanları H..'nın 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, tapuların iptali ile miras payları oranında tescilini istemişlerdir. Davalı, çekişmeli taşınmazları bedelini ödeyerek satın alıp, üzerinde ev yaptığını, miras bırakanın başka taşınmazların da olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu 5 parsel yönünden husumetten, 4 parsel yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden: tarafların ortak miras bırakanı H...'nın dava konusu taşınmazlardan 4 parseli 16.10.2002 tarihinde, 5 parseli ise 6.5.1999 tarihinde davalı M..'e satış suretiyle temlik ettiği, onun da 5 parsel sayılı taşınmazı dava dışı A.. D..'a dava tarihinden önce devrettiği, 4 parselin ise halen davalı M.. adına kayıtlı olduğu, iptal tescil istekli davaların kayıt maliki aleyhine açılması gerektiği gözetildiğinde davalı adına kayıtlı olmayan 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın husumetten reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Mahkemece, dava konusu 4 parsel yönünden davalıya miras bırakan tarafından yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmişse de; Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.