T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/335 KARAR NO : 2026/298 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/52 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasında görülen tazminat talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/335 KARAR NO : 2026/298 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/52 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasında görülen tazminat talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 23.01.2026 tarihli ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalının Seyahat acentası işletme belgesi olmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre bir işyeri kurmaksızın, Türkiye’de vergi mükellefi olmaksızın, idari yaptırımlara tabi olacak nitelik taşımaksızın, her türlü denetimden uzak olarak, ‘’https://www.....com.tr/’’uzantılı internet sitesi üzerinden 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu ve ilgili mevzuata aykırı olarak gerçekleştirdiği tur, paket tur, konaklama rezervasyonu, pazarlama ve satış faaliyetlerine ilişkin, TTK'nın 54. maddesi ile 55. maddesinin 1. fıkrasının (a),(b), (c), (e), (f) bentleri kapsamında haksız rekabetin tespitine ve menine karar verilmesi talep etmiş; dava konusu olayda, davalının hukuka aykırı faaliyetlerinin her gün devam etmesiyle müvekkili birlik üyeleri bakımından telafisi güç zararlar doğurmakta olduğunu, mevzuata uygun şekilde faaliyet gösteren seyahat acentelerinin ağır idari ve mali yükümlülüklere tabi iken davalının bu yükümlülükleri bertaraf ederek haksız kazanç elde etmesinin rekabet dengesini kalıcı olarak bozmakta, sektörün yapısını geri döndürülemez biçimde etkilemekte olduğunu belirterek, HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca davalının haksız rekabet teşkil eden faaliyetlerinin yargılama sonuna kadar geçici olarak durdurulması, erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince, davacının ihtiyati tedbir talebinin değerlendirildiği 23.01.2026 tarihli ara kararla; "...HMK 389/1 fıkrası gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı verilmesi sonucunu doğurmaz. Zira bu husus hakimin takdirine bırakılmıştır. Hakim, ispat kuralları çerçevesinde gerekli incelemeleri yaparak kanunda belirtilen olumsuz, sakıncalı, zararlı ihtimalin var olduğu kanaatine varırsa ihtiyati tedbir kararı verebilir. Tedbir talep eden, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır, tam ispat aranmaz ancak basit bir iddia da yeterli olmaz. Asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemez. Aksi halde ihtiyati tedbir davanın yerine geçmiş olur.Somut olayda, Tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delillerini sunmadığından, haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden ve dava konusu taleplerin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının 1618 Sayılı Seyahat Acentaları Birliği Kanunu başta olmak üzere mevzuata aykırı biçimde seyahat acentalığına münhasır faaliyetlerde bulunduğunu, Türkiye'de herhangi bir işyeri organizasyonu oluşturmaksızın seyahat acentelerinin yüklendiği mali, idari ve hukuki denetimlere tabi olmadan faaliyette bulunduğunu, davalının ... platformundan kullanıcıların çevrimiçi ortamda konaklama tesislerini ve turizm amaçlı konutları incelemesine, rezervasyon yapmasına ve konaklama hizmeti satın almasına olanak sağladığını, ayrıca ''Deneyimler'' ve ''Hizmetler'' sekmesi altında tur ve paket tur tanıtımı, pazarlama ve satışını gerçekleştirdiğini, bu kapsamda tüketicilerin Türkiye’de söz konusu turizm ürünlerini inceleyebildiğini ve bu ürünleri satın alabildiğini, bu oldgunun “web sitesinin mevcut hâli” ile sabit olduğunu, davalının eylemlerinin kanunen yasaklandığını ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının seyahat acentesi olmanın getirdiği özel yükümlülükler haricinde Türkiye'de bir işyeri açmak için gereken genel koşulları ve yasal olarak ülkemizde işyeri organizasyonu kuranların yerine getirdiği mali, idari ve hukuki yükümülükleri de yerine getirmediğini, tüm faaliyetlerini “https://www.....com.tr/” uzantılı internet sitesi üzerinden tamamen denetimden uzak biçimde yürüttüğünü, İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen kararda ''....com'' emsalinin hiçbir şekilde tartışılmadığını, davalının faaliyetlerini sürdürmesinin yalnızca rakip işletmelerin zarar görmesi sonucunu doğurmadığını, aynı zamanda kamu otoritesi tarafından kurulan denetim sistemini etkisiz hâle getirerek tüketici güvenliğini ve turizm sektörünün kurumsal yapısını da zedelediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası içinde TTK'nın 61 ve HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbire ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri gereğince açılmış haksız rekabet davasıdır. TTK'nın ihtiyati tedbirler başlıklı 61/1. maddesinde, ''Dava açma hakkına haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının b ve c bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, hukuk usulu muhakemeleri kanunun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verilebilir. '' düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, bu tür davalarda talep edilebilecek ihtiyati tedbir talepleri öncelikle TTK'nın 61. maddesine göre değerlendirilmelidir. Burada hüküm bulunmayan konularda, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın 389 vd. maddelerinden yararlanılmalıdır.Haksız rekabetin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, iddiaya konu eylemlerin sabit olup olmadığı konularındaki nihai değerlendirme, elbette devam etmekte olan yargılama sonunda verilecek esas hükümle ortaya çıkacaktır. HMK'nun 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. HMK'nun 390. maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır Davacı davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek delil olarak davalının web sitesine, fatura ve rezervasyon dökümü ile emsal nitelikte olduğunu belirttiği ....com davasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına dayanmıştır.Dosyanın mevcut durumu itibariyle haksız rekabet koşullarının mevcut olup olmadığı ispata muhtaç durumdadır. Bu hususlar, yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Ara karar tarihi itibariyle HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ve değişen durumlara göre ilk derece mahkemesinden yeniden tedbir talep edilmesi de mümkün olduğundan, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararı, sonucu itibariyle isabetli bulunmuş ve istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı (ihtiyati tedbir isteyen) vekilinin 23/01/2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19/02/2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.