Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Yargı Kararları Üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -2-190 Karar Sayısı : 14-29/613-266 Karar Tarihi : 20.08.2014 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. D r. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ B. RAPORTÖRLER: Nur Seda KÖKTÜRK , Hacı Mustafa DUMAN C. BAŞVURUDA BULUNAN : - Siemed Tıbbi Cihazlar Tic. Ltd. Şti. Anadolu Bulvarı 174.Cad . ATB İş Mer
Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Yargı Kararları Üzerine Verilen) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -2-190 Karar Sayısı : 14-29/613-266 Karar Tarihi : 20.08.2014 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. D r. Nurettin KALDIRIMCI Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ B. RAPORTÖRLER: Nur Seda KÖKTÜRK , Hacı Mustafa DUMAN C. BAŞVURUDA BULUNAN : - Siemed Tıbbi Cihazlar Tic. Ltd. Şti. Anadolu Bulvarı 174.Cad . ATB İş Merkezi C Blok No:83 06370 Mac unköy -Yenimahalle /Ankara D. İLGİLİ TARAF : - Siemens San. ve Tic. A .Ş. Yakac ık Cad . No:111 34870 Kartal /İstanbul (1) E. DOSYA KONUSU: Siemens San. ve Tic. A.Ş. nin Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazların a yönelik yedek parça teminindeki dav ranışlarıyla 4054 sayılı Kanun a gö re hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasına ilişkin Rekabet Kurulunun, 16.03.2010 tarih , 10-23/326 -114 sayılı kararının Danıştay 13. Dairesinin 28.01.2014 tarih, 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine konunun yeniden değerlend irilmesi. (2) F. İDDİALARIN ÖZETİ : Başvuruda özetle Siemens San. ve Tic. A.Ş. nin (Siemens) ; - Siemens markalı tıbbi cihazların teknik servisinde %95 in üzerinde pazar payı ile hakim durumda bulunduğu, - Kamu ve özel hastanelere satışını gerçekleştirdiği tıbbi ci hazların garanti sürelerinin bitiminden sonraki süreçte sistemlerde uygulamakta olduğu şifre uygulaması ve yedek parça temini konusundaki tutumları ile rakip teşebbüsleri piyasanın dışına çıkarmaya yönelik eylemlerde bulunduğu, - Pazardaki müşterileri kendis i ile anlaşma yapan lar ve rakipleri ile anlaşma yapanlar şeklinde ikiye bölerek , tek üreticisinin kendisinin olduğu yedek parçaların fiyatlandırmasında müşteriler arasında ayrımcılık yaptığı, - Bazı (tube insurance (tüp güvence sistemi) ve evolve gibi) ürünl eri sadece kendisi ile anlaşma yapan müşterilerine sunduğu, - Bu eylemleri ile eşit durumdaki alıcılara farklı şartlar uygulamak sureti ile rakiplerini piyasa dışına itmeyi amaçladığı belirtilerek, anılan iddiaların 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) çerçevesinde değerlendirilmesi talep edilmektedir. (3) G. DOSYA EVRELERİ : Kurum kayıtlarına 28. 08.2008 tarih ve 5699 sayı ile giren başvuru üzerine yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 14.10.2008 tarih ve 2008 -2- 190/İİ -08-HSÖ sayılı İ lk İnceleme Raporu, 23.10.2008 tarih ve 08 -60 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek , Siemens hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. 14-29/613-266 2/43 (4) Yapılan inceleme kapsamında hazırlanan önaraştırma raporu , 04.12.2008 tarih li Kurul toplantısında görüşül erek, 08-69/1120 -M(1) sayı ile Siemens hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir . (5) İlk yazılı savunma , 27.01.2009 tarih inde Kurum kayıtlarına girmiştir. Rekabet Kurulu, 03.06.2009 tarih ve 09 -26/568 -M sayılı kararıyla yürütülmekte olan soruşturmanın süres ini bitiminden itibaren 4 ay uzat mıştır. (6) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan 05.10.2009 tarih ve SR -09/7 sayılı soruşturma raporu Siemens e ve Kurul üyelerine tebliğ edilmiştir. Siemens in rapora ilişkin yazılı savunması 04.12.2009 tarih inde Kurum kayı tlarına girmiş, raportörlerce hazırlanan 21.12.2009 tarihli Ek Görüş, Siemens e ve Ku rul üyelerine tebliğ edilmiştir. Siemens in ek görüşe ilişkin yazılı savunması 19. 01.2010 tarih inde Kurum kayıtlarına girmiştir. (7) Siemens in tale bi doğrultusunda Kurul, sözlü savunma toplantısı nın 16.03.2010 tarihinde yapılması na karar vermiştir. Belirtilen tarihte yapılan sözlü savunma toplantısının ardından, Rekabet Kurulu tarafından, 16. 03.2010 tarih ve 10 -23/326 -114 sayılı nihai karar alınmış, söz konusu karar 26. 03.2010 tarihinde tefhim edilmiştir. Söz konusu kararla, Siemens tarafından 4054 sayılı Kanun un 6. maddesinin ihlal edilmediğine , dolayısıyla ayn ı Kanun'un 16. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine gerek olmadığına hükmedilmiştir. (8) Ancak söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle Danıştay 13. Dairesi nezdinde dava açılmıştır. Rekabet Kurum u kayıtlarına 31.07.2014 tarih ve 4351 sayı ile intikal eden Danıştay 13. Dairesi nin, 28.01.2014 tarih ve 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı kararıyla, Siemens in davaya konu uygulamalarının ayrımcı fiyat uygulamaları ve bağlama yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği kanaati ni oluşturduğu ve tespit edilen ihlaller nedeniyle Si emens hakkında idari para cezası verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, söz kon usu Kurul kararı nda hukuka uygunluk görülmemiştir. (9) Kurulun Siemens hakkındaki ilgili kararının iptal edildiği göz önüne alın arak, 2557 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu nun 28. maddesinin birinci fıkrasında yer alan Danıştay, bölge idare mahkemeleri, i dare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. hükmü uyarınca yeniden işlem tesis edilmesine karar verilmiştir . Bu çerçevede Kurul , 20.08.2014 tarih ve 14-29 sayılı toplantısında konuya ilişkin nihai kararını vermiştir. (10) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ : Soruşturma raporunda ilgili raportörlerce; - Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça ile Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik servis pazarında hakim durumda bulunduğu, - Siemens in şifre uygulamalarına ilişkin olarak, R ekabet Kurulu nun 18.2.2009 tarih ve 09-07/128 -39 sayılı Kararı ndan sonra Siemens tarafından şifre konusundaki Kurul un belirlediği yükümlülüklere aynen uyulması ve Kurum ile olumlu bir işbirliği halinde yapıcı düzenlemelere gidilmesi, rakip servis sağlay ıcılara yönelik sistemli bir ayrımcı veya dışlayıcı uygulamada bulunulmaması ve Kurul un 28 Ekim 2005 tarihli kararı ile Siemens in savunma metninde yer verdiği açıklamaların soruşturma heyeti tarafından makul karşılanması nedenleriyle, Siemens in şifre uy gulamaları konusunda cezalandırılmaması gerektiği, 14-29/613-266 3/43 - Yedek parça ve bununla bağlantılı uygulamalar konusunda, Siemens in getirdiği açıklamaların ve şikayet dilekçesinde yer verilen belgelere yönelik savunmaların soruşturma heyetince makul karşılanması ve ih lal sonucuna varılabilmesi için yeterli bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle, Siemens in, Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarının yedek parça satışında sistematik olarak bağlayıcı, dışlayıcı ve/veya ayrımcı uygulamalarda bulunmadığı kanaat ine ulaşılarak, Siemens in Kanun un 6. maddesini bu manada ihlal etmiş sayılmayacağı, dolayısıyla adı geçen teşebbüsün bu bağlamda cezalandırılmasına yer olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıl mıştır. (11) Bununla birlikte, Danıştay 13. Dairesi nin kararındaki tespitler ışığında raportörler ilgili bilgi notunda yeniden işlem tesis edil mesi gerektiği ni ifade e tmişlerdir. I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (12) Başvuruda yer verilen hususlar ana başlıklar itibariyle iki kapsamda değerlendirilebilecek iddiaları içermektedir. İlki, Siemens in cihazlarına yönelik uyguladığı şifre dolayısıyla oluşan ihlal iddiaları, ikincisi ise yedek parça uygulamaları sebebiyle piyasada oluşan ihlal iddialar ıdır. Bu çerçevede, iptal edilen Kurul kararında, Siemens in kendi markasını taşıyan cihazlar ın ardıl pazarlarında iktisadi parametreleri belirleyici güce ulaşabildiği ve Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça ile Siemens markalı tıbbi teşhis ve görünt üleme cihazlarına yönelik servis pazarlarında hakim duru mda olduğu tespitine ulaşılmıştır. Ayrıca aynı kararda, her iki iddia ayrı ayrı incelenerek, Siemens in 4054 sayılı Kanun un 6. maddesinin ihlal etmediği kanaatine varılmıştır. (13) Ancak, anılan Danıştay kararında ; Siemens in davaya konu uygulamalarının, ayrım cı fiyat uygulamaları ve bağlama yoluyla 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiği kanaati oluşturduğu ve tespit edilen ihlaller nedeniyle Siemens hakkında idari para cezası verilmesi gerektiği ifade edilerek, anılan Kurul kararı iptal edilmiştir . (14) Bu çerçevede, Siemens in yedek parça pazarının genelinde olduğu gibi sigorta kapsamına dahil tüpler pazarında da hakim durumda olduğunun ve şifre uygulamaları dolayısıyla cezalandırılması na yer olmadığının anılan Danıştay kararınca uygun bulunduğu hususu dikk ate alınarak, Rekabet Kurulu tarafından , ilgili kararın gereğinin yerine getirilmesini teminen, Siemens in ayrımcı fiyat uygulamaları ve bağlama yoluyla 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi ihlal ettiği iddiasına ilişkin olarak dosya yeniden değerlendirilmiştir . I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Taraf Siemens (15) Şirket Almanya merkezli Siemens AG nin Türkiye genel temsilcisidir. Siemens in hisselerinin tamamına yakını Siemens AG ye aittir. (16) 2007 yılında y önetim kurulu Dr. Ali Zafer İNCECİK (Başkan), Dr. Siegfried Russwurm, Hüseyin Geliş, Mustafa V. KOÇ, Brigitte EDERER ve Reinhard PINZER den oluşan Siemens, endüstri, enerji, sağlık ve bilişim teknolojileri alanlarında faaliyet göstermektedir. (17) Siemens bünyesinde faaliyet gösteren tıp çözümleri birimi, tıbbi ciha zların ve yedek parçalarının satışı ve bu ürünlerin bakım ve onarım hizmetlerini sunmaktadır. Buna ilave olarak; bu birim tarafından, hastane ve sağlık merkezlerine yönelik entegre servis yönetimi (Hastane Biyomedikal Hizmetler İşletmeciliği) hizmeti ile sağlık yatırımları konusunda da danışmanlık hizmeti verilmektedir. (18) 14-29/613-266 4/43 I.2. Şikayet Eden Taraf - Siemed Tıbbi Cihazlar Tic. Ltd. Şti. (Siemed) (19) İstanbul da bulunan şirket, genel olarak tıbbi cihazların bakım ve onarımı hizmeti vermek üzere kurulmuştur. Faaliyet inin büyük kısmını Siemens cihazlarına yönelik olarak gerçekleştirmektedir. Siemens Marka MR (Manyetik Rezonans), CT (Bilgisayarlı Tomografi), X -Ray (Anjiyo, Röntgen, Dijital Röntgen, Mamografi) cihazlarına bakım - onarım anlaşmaları, yedek parça tedariki, x -ışın tüpü tedariki ve montajı, sarf malzeme tedariki, demontaj, montaj ve devreye alma, adsorber ve displacer değişimi gibi konularda destek hizmeti verebilmektedir. I.3. İlgili Pazar I.3.1. İlgili Ürün Pazarı (20) Tıbbi cihaz yönetmeliklerinde, tıbbi cihaz; üretici tarafından amaçlanan uygulama için gerekli olan donanım da dahil olmak üzere, insanlar üzerinde; - Hastalığın teşhisi, önlenmesi, izlenmesi, tedavisi veya hafifletilmesi, h erhangi bir yaralanma veya sakatlığın teşhisi, izlenmesi, tedavisi, hafifl etilmesi veya telafi edilmesi, - Anatominin veya fizyolojik prosesin incelenmesi, değiştirilmesi veya modifikasyonu, - Gebeliğin kontrolü amacıyla tek başına veya beraber kullanılan ve insan vücudu üzerinde esas kullanım amacını farmakolojik, immünoloji k veya metabolik vasıtalarla gerçekleştirmeyen ancak bu vasıtalardan yardım alan her türlü alet, aparat, cihaz veya başka bir madde şeklinde tanımlanmıştır. Anlaşılacağı üzere, tıbbi cihaz tanımının genişliği sebebiyle tıbbi cihaz sektörü de çok sayıda v e çeşitli alanlarda çalışan teşebbüsün faaliyet gösterdiği bir sektör konumundadır. (21) Soruşturma kapsamında incelenen pazar, Siemens in faaliyet gösterdiği alanlardan biri olan ve tıbbi cihazlar sektörünün bir a lt kolu olarak tanımlanan görüntüleme ve teşhis cihazları pazarıdır. (22) Şikayetlerin temelinde Siemens in, Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarının bakım ve onarımı hizmeti ile yedek parça pazarındaki eylemleri yer almaktadır. Bu durumda, faaliyette bulunulan ürün pazarının yanında, bu paz arla ilişki içerisinde olan bir yedek parça ve servis pazarı bulunmaktadır. Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları, dayanıklı mallar/ü rünler olarak adlandırılabilir . Zira dayanıklı mallar, uzun dönemli kullanım ve fayda elde etme amacıyla satın alınırlar ve bu sebeple kullanım ömürleri boyunca tamir, bakım, yedek parça ve/veya sarf malzemesi gibi ürün ve hizmetlere ihtiyaç duyarlar. (23) Ana ürün ile o ürüne ilişkin yedek parça, servis ve bakım gibi ürün ve hizmetler, farklı zamanlarda ihtiyaç duyulan tamamlayıcı nitelikteki ürünlerdir. Dayanıklı malların oluşturduğu ve tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının da içerisinde yer aldığı pazarlar, zamanla tamamlayıcı ürün ve hizmetlere ihtiyaç duymaları sebebiyle, birincil veya öncül pazarlar olarak isimlendirilir. Yedek parça, sarf malzemesi, tamir, bakım -onarım hizmetleri gibi birincil ürünle birlikte kullanılan ve birincil ürünün satın alınmasından belli bir süre sonra ihtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazarlar ise ikincil veya ardıl pazarlar olarak tanımlanır. 14-29/613-266 5/43 (24) Rekabet hukuku literatüründe, birincil ve ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların tanımlanmasında i) söz konusu ürün ve hizmetlerin aynı pazara dahil edilip edilemeyeceği, ii) edilmezse ikincil ürün ve hizme tlerin yer aldığı pazarların marka - spesifik tanımlanıp tanımlanamayacağı hususlarının analizi ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamdaki analiz ve değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir. (25) Avrupa Birliği rekabet hukuku içtihatları çerçevesinde bu konuda alın mış kararlar mevcuttur. Bunlardan ilki 08.05.2001 tarih ve 01 -22/192 -50 sayılı Hewlett Packard Bilgisayar ve Ölçüm Sistemleri A.Ş. (HP) kararıdır. Söz konusu kararda Kurul, HP marka yazıcılarda kullanılan yedek parçaların sadece HP tarafından üretiliyor ol masını, üretimin ileri teknoloji ve başlangıç maliyeti gerektirmesi nedeniyle başka teşebbüslerce üretilmesinin zor olmasını ve bu sebeple HP markalı yazıcıların yedek parçaları ve servis hizmetlerinin yakın ikamesinin bulunmamasını göz önüne alarak ilgili pazarları HP markalı yazıcıların satış sonrası servis hizmetleri, HP markalı yazıcılarda kullanılan yedek parça ve sarf malzemeleri pazarı olarak tanımlamıştır. (26) 08.07.2005 tarih ve 05 -144/618 -155 sayılı Karar da ise, Kone Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Kone) tarafından, kendi markasını taşıyan asansörlerdeki elektronik kartlara şifre girilmesi suretiyle diğer asansör tamir firmalarının faaliyetlerinin engellendiği iddiası çerçevesinde yapılan değerlendirmede, iddia konusu eylemlerin bir kötüye kullanma olması sonucuna varılması halinde bir pazar tanımı yapılacağı ifade edilmiş , ancak şikayetlere temel teşkil eden şifreleme fiiline yönelik somut bir kanıt bulunamadığından soruşturma açılmasına gerek olmadığına hükmedilmiştir. Dolayısıyla söz konusu karar da ilgili pazar tanımlanmamıştır. (27) Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin Vestel Angel ev güvenlik sistemleri bakım, onarım hizmetlerinin sağlanmasında şifreleme uyguladığı iddiası üzerine yürütülen inceleme sonucunda Kurul, 14. 08.2008 tarih ve 2008 -2-115 sayılı kararında, pazarda herhangi bir markanın ürünlerinin bakım onarım servis hizmetlerinin başka bir firmaca sağlanması önünde teknik ya da ticari olarak benzer bir imkânsızlık olmaması (belli bir düzeyde teknik donanıma sahip olduktan sonra, bir reset leme işlemi ile sisteme ulaşımın mümkün olması) sebebiyle ilgili ürün pazarını Vestel Angel ürünlerine yönelik bakım, onarım ve servis hizmetleri pazarı olarak değil, ev güvenlik sistemleri bakım ve tamir hizmetleri olarak tanımlamıştır. (28) Görül düğü üzere, ilgili ürün pazarı ile ilgili değerlendirmeler, dosya kapsamına göre değişiklik gösterebilmektedir. Ardıl pazarların marka -spesifik tanımlanıp tanımlanamayacağına karar verilirken , ürün veya hizmetin gerek üretimde gerekse kullanımdaki ikame ed ilebilirliği, tüketici talebi ve başka teşebbüslerce üretimin önünde herhangi bir engel olup olmadığı gibi faktörlerin göz önüne alındığı anlaşılmaktadır. (29) AB Komisyonu tarafından 2005 yılında yayınlanan EU Discussion Paper on Modernization of Article 82 başlıklı tartışma metninde (Tartışma Metni) ardıl pazarın değerlendirilmesiyle ilgili bir bölüm yer almaktadır. Söz konusu bölümde Komisyon un ikincil piyasalarda ilgili pazar tanımlanırken, normal bir pazar tanımında kullanılan yaklaşımı kullanacağı ifa de edilmektedir. Bunun anlamı, ardıl pazarda yer alan ikincil ürünlerin ayrı bir pazar oluşturup oluşturmadığı incelenirken, birincil ürünün satışları üzerindeki (o ardıl pazarın oluşmasına neden olan) etkilerin dikkate alınmayacağıdır. Bir diğer deyişle , pazar tanımının odağında gelecekte birincil ürünü alma olasılığı olan potansiyel müşterilere değil, hâlihazırda birincil ürünü satın almış olan müşterilere yapılan ikincil ürün ve hizmet satışları yer almaktadır. 14-29/613-266 6/43 (30) Tartışma Metni nde , marka -spesifik ardıl pazar tanımlanmasının hangi durumlarda söz konusu olamayacağından da bahsedilmektedir. Bunlardan birincisi başka üreticilerin ikincil ürünlerine geçişin mümkün olması durumudur. Eğer ikincil ürün başka üreticiler tarafından da piyasaya sürülebiliyorsa, bel li bir markanın birincil ürününü alan müşteri ardıl pazarda o markanın ikincil ürünlerine kilitlenmeyecektir ve böyle bir durumda (marka -spesifik olmayan) ortak bir ardıl pazar belirlemek gerekir. Tartışma Metni nde ikinci olarak, başka marka bir birincil ürüne geçiş ve böylece ardıl pazardaki yüksek fiyatlardan kaçınabilme olasılığından bahsedilmektedir. Böyle bir durumda geçiş maliyetlerinin yüksek olmaması gerekir. Geçiş maliyetleri ise iki türde olabilir. İlk olarak kullanılmış birincil ürünü, geçişin e konomik olduğu cazip bir fiyattan satmak/satın almak mümkün olmayabilir. Bu, eğer birincil ürünün fiyatı ikincil ürüne göre yüksekse, daha da önemli hale gelmektedir. İkinci tür geçiş maliyetleri ise fiyat hariç yatırımlar ile ilgilidir. Bunlar eğitim, rut ini değiştirme, yüklemeler, yazılım vb. olabilir. Sonuçta ancak ayrı bir ardıl pazarın olmadığına karar verildiği durumlarda analiz, (birincil ve ikincil ürünlerin birlikte yer aldığı) toplam sistem pazarı üzerinden yapılacaktır. (31) Tıbbi görüntüleme ve teşh is cihazlarının üreticileri, ürünlerine ait yedek parça ve sarf malzemesinin büyük kısmını kendileri üretmektedir. Ancak , belli parçaların üretimi, özel olarak başka firmalara yaptırılabilmektedir. Bu durumun söz konusu olduğu hallerde, genellikle, fason ü retim yapan firmaya, bu parçaları başka birine satmama yükümlülüğü getirilmektedir. Nadir durumlarda ise cihazlara ait bazı yedek parça ve sarf malzemeleri başkaca firmalar tarafından üretilebilmekte ve bunlara erişim cihaz üreticisi haricindekiler tarafın dan da mümkün olabilmektedir. Bu gibi parçalar genelde monitör, keyboard gibi cihazların bilgisayar kısmı ile alakalı olan parçalardır. Bunun yanında sarf malzemesi niteliğinde olan tüp de cihaz üreticisi veya yalnızca cihaz üreticisine satış yapan lar haricinde teşebbüsler tarafından üretilip satılmaktadır. Ancak tüplerin de orijinalleriyle ikame edilebilirliği sınırlı düzeydedir. (32) Dosya kapsamında da Siemens tarafından üretilen veya ürettirilen parçaların oranının %( ..) -%( ..) kadar olduğu görülmektedir. Bunun yanında herhangi bir Siemens markalı tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazında, o cihazın muadili olabilecek rakip cihazlarda kullanılan yedek parçalar kullanılamamakta, yani rakip markalı cihazların yedek parçaları birbirleriyle ikame edilememektedir. A yrıca, Siemens markalı yedek parçaların bir kısmı patent haklarıyla korunduğundan, bu parçaların başka teşebbüslerce üretimi de mümkün değildir. Diğer bir deyişle , Siemens markalı bir cihaza sahip olan müşteri, rakip markaların ikincil ürününe geçememekte ve Siemens markalı ikincil ürünlere kilitlenmektedir. (33) Yukarıda yer verilen analizler, yalnızca yedek parça için değil Siemens markalı cihazlara verilen servis için de geçerlidir. Her ne kadar Siemens markalı cihazlara verilecek servis ile rakip markalı ci hazlara verilecek servis ikame gibi görünse de söz konusu cihazların ileri teknoloji içermesi, pazarda yeni ürünlerin çıkış hızının yüksekliği ve her cihaz için, genelde üretici firmanın ana merkezinde (Siemens için Siemens Almanya da) verilen eğitimleri a lmak gerektiğinden bu ikisinin yakın ikame olduğunu söylemek zordur. Siemens markalı cihazlara servis veren bir mühendisin, rakip markalı cihazlar üzerinde yapabilecekleri sınırlıdır. Hatta belli bir markanın, örneğin MR cihazına bakan bir mühendisin, aynı markanın tomografi cihazına servis veremeyeceği soruşturma sürecinde birçok teşebbüs yetkilisi tarafından raportörlere ifade edilmiştir. Siemens in cihazlardaki şifre uygulaması da teknik servis hizmetinin BSS ler tarafından verilmesinin önünde teknik bir engel yaratmaktadır. 14-29/613-266 7/43 (34) Tüm bunların yanında, tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları oldukça maliyetli cihazlardır. Bu sebeple, cihazların bir kez satın alındıktan sonra ikincil ürünlerinin fiyatlarının yüksekliği yüzünden (kullanım ömrünün sonuna kadar) de ğiştirilmesi çok zordur. Geçiş maliyetlerinin yüksekliğine tekabül eden bu durum, ikincil ürünlerin fiyatlarının birincil ürüne göre düşük olması da göz önüne alındığında daha da önem kazanmaktadır. (35) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, ilgili ürün paza rları tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarı (birincil pazar), Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik servis ve Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça1 pazarı olarak belirlenmiştir. I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar (36) Tanımlanan ürün pazarındaki ürünlerin satışının tüm Türkiye genelinde gerçekleşmesi ve pazar farklılaşması yaratacak faktörlerin bulunmaması nedeniyle ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak kabul edilmiştir. I.4. Hakim Duruma İli şkin Değerlendirme (37) Önceki bölümde de yer verilen 2005 tarihli Tartışma Metni nin ardıl pazarlarda hakim durum ile ilgili bölümünde şu noktalara vurgu yapılmıştır: Birincil ürünlere ait ikincil ürün ve hizmetlerin oluşturduğu ardıl pazarların tanımlandığı d urumlarda, bu pazarlarda hakim durum, hem birincil hem ikincil pazarlardaki rekabetin analiz edilmesinden sonra ortaya konabilir. Ardıl pazardaki hakim durumun birincil ürünü alma olasılığı olan müşteriler ve birincil ürünü almış olan müşteriler üzerindeki etkisinin ayırt edilmesi gerekir. Birincil pazardaki rekabet, ikincil pazarda, yüksek fiyatlar sebebiyle potansiyel müşterilerin zarar görmesini engelleyebilir. Ancak , hâlihazırda birincil ürünü satın almış olanlar, üreticinin politika değiştirerek fiyatl arı yükseltmesinden (veya kaliteyi düşürmesinden) etkileneceklerdir. (38) Üreticinin, ikincil pazardaki fiyatları düşük tutmasının veya birincil ürünün fiyatlarını düşürerek , ikincil pazardaki yüksek fiyatlardan kaynaklanan tüketici zararını telafi etmek isteme sinin iki sebebi olabilir: Bunlardan ilki müşterilerin birincil ürün pazarındaki seçimlerini yaparken yalnızca birincil ürünün fiyatını değil, ardıl pazardaki ürün ve hizmetlerin fiyatını da hesaba katmasıdır. İkinci olarak, müşteriler tercihlerini, ürünün toplam ömür maliyeti üzerinden yapmasalar da rakiplerin bu hesaplamaları yaparak birincil pazardaki rekabeti kızıştırmalarıdır. Bu iki durumda, üretici, ardıl pazarlardaki yüksek fiyata rağmen sistemden yüksek karlar elde edemeyebilir. (39) Müşterilerin, biri ncil ürünü alırken sistemin toplam maliyetini hesaplayarak tercih yapmaları, elde edebildikleri bilginin miktarına bağlıdır. Geçerli hesaplamalar yapabilmek için gerekli olan bilgiye müşterinin ulaşabilmesi gerekir. Ayrıca söz konusu toplam ömür maliyet he saplamalarını yeterli miktarda müşterinin yapabiliyor olması ve üreticinin bu hesaplamaları yapan ve yapmayan müşteriler arasında ayrım yapmıyor olması gerekir. (40) Rekabet hukuku içtihadına bakıldığında ise Rekabet Kurulunun 08.05.2001 tarih ve 01- 22/192 -50 sayılı kararında HP ürünlerinin satış sonrası hizmetlerinin çok büyük oranda HP servis ağı kapsamında gerçekleştirilmesinden hareketle, HP nin söz konusu servis ağı sebebiyle, kendisi tarafından satışı yapılan ve kendi markasını taşıyan ürünlerin satış sonrası servisleri açısından hakim durumda olduğuna hükmedildiği görülmektedir. (41) Rekabet Kurulu tarafından Xerox marka yazıcıların tonerlerinin yüksek fiyata satıldı ğı ve bu nedenle tüketicilerin zor durumda bırakıldı ğı iddiası üzerine verilen 15.05.2008 tarih ve 08-33/417 -143 sayılı kararda ise; 1 Bu tanıma Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik sarf malzemeleri de dahil edilmiştir. 14-29/613-266 8/43 - Şikâyetçinin almış olduğu yazıcının ve kullanmak istediği tonerin fiyatı arasında yaklaşık üçte birlik bir oran olduğu, bu nedenle yazıcının ekonomik ömrü süresince kullanılacak tonerin toplam maliyetinin, yazıcı mal iyetine oranının yüksek olduğu, Toner fiyatlar ına ilişkin bilginin ulaşılabilir olduğu, Toner fiyatlar ının artması halinde başka marka yazıcıya geçişte ciddi bir maliyetin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, yazıcı almayı düşünen ve henüz tercih aşa masında olan kullanıcıların, ödeyecekleri toplam maliyetlerini düşünerek bir marka seçmelerinden, bu seçim sırasında yazıcı piyasasındaki firma sayısı kadar seçenek bulunduğundan ve yazıcı pazarının rekabetçi yapısından dolayı Xerox firması için, yazıcı ve toner pazarlarında hâkim durum tespitinin yapılamayacağı ve bu nedenle şikâyet ile ilgili olarak herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek olmadığı sonucuna varılmıştır. (42) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarına ait ikincil ürünlerden oluşan yedek parça ve teknik servis pazarlarının ayrı birer ilgili ürün pazarı olarak tanımlanmasından sonra, söz konusu pazarlarda bir hakim durumun varlığı, birincil ve ikincil pazarlar arasındaki ilişkinin analiz edilmesiyle ortaya konacaktır. Bu çerçevede, üreticinin birin cil pazardaki davranışlarının ardıl pazardaki davranışlarından etkilenip etkilenmediğinin anlaşılması için değerlendirmeye alınacak başlıca unsurlar şunlardır: - Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının fiyatı ve ömrü, - Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarını n maliyeti içerisinde yedek parça ve teknik servis maliyetlerinin payı, - Ardıl pazarlar (yedek parça ve teknik servis) fiyatlarındaki şeffaflık, - Başka bir cihaza geçişin maliyeti, - kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkanının mevc ut olup olmadığı. (43) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları, üretim maliyetleri içerisinde Ar -Ge faaliyetlerinin büyük yer kapladığı yüksek teknolojili ürünlerdir. Günümüzde teknolojinin gelişme hızı da dikkate alındığında, piyasaya sürekli yeni modellerin sür üldüğü görülmektedir. Ar -Ge faaliyetlerinin önemi ve ileri teknoloji gereksinimi, bu cihazların fiyatına da yansımaktadır. Zira tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları fiyatları milyon dolarları bulabilmektedir. Örneğin; 2008 yılı fiyatları ile Siemens taraf ından üretilen Magnetom serisi MR cihazlar ( ..) Avro, Somatom serisi BT cihazlar ( ..) TL, Biograph serisi PET/CT cihazlar ( ..) Dolar, Eclipse serisi PET Moleküler Görüntüleme (Cyclatron solutions) cihazları ise yaklaşık ( ..) Dolara satılmıştır. Bunun ya nında, bir cihazın Türkiye de ortalama ömrünün 10 -12 yıl olduğu birçok sektör temsilcisi tarafından soruşturma sürecinde raportörlere ifade edilmiştir. (44) Her ne kadar tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının yedek parça ve servis maliyetleri yüksek olsa da, bunların cihazın maliyeti içerisindeki payı düşük kalmaktadır. Bunun sebebi de, cihaz maliyetlerinin yüksekliğidir. Siemens ten gelen bilgiye göre, her cihaz için farklı olabilmekle birlikte bakım -onarım ve yedek parça maliyeti, cihaz maliyetinin yaklaşık %( ..) una denk gelmektedir. Siemens in Uludağ Üniversitesi Hastanesi ile imzaladığı Yüksek Enerjili Lineer Hızlandırıcı Sistemi Alımına ait sözleşmede, garanti süresinin bitiminden sonra parça dahil bakım anlaşmasında yer alan hükme göre anlaşmanın bed eli cihaz bedelinin % ( ..) sını geçmeyecektir. Uygulamaya bakıldığında ise, Siemens in ( ..) A.Ş. ile imzaladığı 05.03.2008 de başlayıp 31.12.201 0 da biteceği öngörülen parça da hil bakım -onarım sözleşmesinde, ( ..) sistem numaralı bir adet 14-29/613-266 9/43 Magnetom Avanto ve ( ..) sistem numaralı bir adet Leonardo adlı cihazların yıllık toplam parça dahil bakım -onarım ücreti KDV hariç ( ..) Avro olarak belirlenmiştir. Yalnızca Magnetom Avanto cihazının 2008 yılında farklı müşterilere ( ..) Avro, ( ..) Avro, ( ..) TL, ( ..) TL gibi fiyatlara satıldığı göz önüne alındığında, bakım -onarımın (yedek parça dahil) cihaz fiyatının yaklaşık % ( ..) civarına denk geldiği görülmektedir. (45) Bunun yanında, cihaz üreticisi teşebbüslerin elde ettikleri gelirlerin yaklaşık % ( ..) i cihaz satışınd an, % ( ..) si ise yedek parça ve servisten elde edilmektedir. Hatta yıllık gelir içerisinde yalnızca ilgili yılda satışı yapılan cihazlar sayılmakta iken, servis ve yedek parçadan elde edilen gelir hâlihazırda kurulu olan ve Siemens ten yedek parça ve/vey a bakım -onarım hizmeti alan tüm cihazlar için geçerlidir. Sonuç olarak tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarının maliyeti, yedek parça ve teknik servis hizmetlerine kıyasla yüksektir. (46) Tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazlarında kullanılan yedek parçaların fiy atları 18. 02.2009 tarih ve 09 -07 sayılı Kurul kararı öncesinde ilan edilememekteydi. Müşteri bu fiyatlara ancak ihtiyaç olduğunda üreticiye sorarak, nadiren de cihaz alım esnasında sözleşmeye ekleterek ulaşabilmekteydi. Bir özel hastane yetkilisi ile yapıl an görüşmede Yedek parça fiyat listesinin şeffaf olmaması belirsizliğe yol açıyor. Bize verilen yedek parçaların fiyatlarının makul olup olmadığını görmek için yurtdışındaki toptancılarla iletişime geçip onlardan fiyat alıyoruz ve bu şekilde (cihaz üretic ilerinin) fiyat indirdikleri çok oluyor. Biz grup olarak bu güce sahibiz ama daha küçük, tek başına hareket eden hastanelerin bunu yapması pek mümkün olmayabilir. ifadesini kullanmıştır. Yedek parça fiyat listelerinin yayınlanmaması, müşterilerin cihazın toplam sahip olma maliyetini hesaplamaları önünde bir engel teşkil edebilir. Her ne kadar, toplam ömür maliyetini hesaplamak isteyen bir müşterinin, cihaz alımı esnasında üreticiden garanti sonrası belli yılları kapsayacak şekilde yedek parça ve servis fiy at listesini talep ettiği görülse de bu uygulamanın çoğunlukla büyük özel hastaneler tarafından yapıldığı ve henüz yaygınlaşmadığı bilinmektedir. Belirli özel hastaneler, yalnızca tıbbi cihaz alımıyla uğraşan departman ve personele sahip olabilmekte ve alı m esnasında yalnızca cihazın fiyatına değil, garanti sonrası, örneğin 10 yıl boyunca yedek parça ve bakım -onarım fiyatlarının ne olacağı ile ilgili taahhüdü üretici firmadan alarak, buna göre hesaplama yapabilmektedi r. (47) Oysa tıbbi görüntüleme ve teşhis cih azlarını talep eden ağırlıklı grup olan kamu hastaneleri, ürün ve hizmet alımında kamu ihale mevzuatına göre hareket etmekle yükümlüdür. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nun 40. maddesinde yer alan ihale, ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklini n üzerinde bırakılır . hükmü sebebiyle cihaz alım ihaleleri sonucunda, ihaleyi kazanan taraf genellikle cihaz için en uygun fiyatı veren firma olmaktadır. Her ne kadar ekonomik açıdan en avantajlı teklif ile en düşük fiyatın kastedilmediği iddia edilebil se de, hükümden anlaşılanın ve uygulamada gerçekleşenin ihalenin en düşük fiyat verende bırakılması olduğu görülmektedir. Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin tespitinde belirli kriterlerin olmaması, bu hesaplamayı yapacak personel eksikliği ve bu kriterl eri belirlemenin de ihaleyi gerçekleştirenin uhdesinde olmaması, garanti sonrası yedek parça ve servis fiyatlarının cihaz alımı esnasında dikkat edilen bir husus olmasını ve dolayısıyla toplam sahiplik maliyetinin hesaplanmasını engellemektedir. Zira GATA Biyomedikal Mühendislik Merkezi Başkanı nın 14. 09.2009 da gerçekleştirilen Tıp Cihazları, Bu Cihazların Servisi ve Yedek Parça Satışlarında Rekabet ve Regülasyon başlıklı Çalıştay da yaptığı konuşmada yer verdiği 4734 sayılı Kanuna göre en düşük fiyatı verenle çalışmak zorundayız ifadesi de bu durumu destekler niteliktedir. 14-29/613-266 10/43 (48) Bir tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazının satın alınmasından sonra, yedek parça veya servis fiyatlarının yüksekliğinden dolayı bu cihazın değiştirilmesi zordur. Söz konusu cihazlar ın değiştirilmesinde öncelikle cihazın maliyetinden kaynaklı bir geçiş maliyeti bulunmaktadır. Bunun yanında cihazların kurulumu, teknik personel tarafından kullanımının öğrenilmesi gibi maliyetler de söz konusudur. Sonuç olarak belli bir marka cihazdan ba şka bir cihaza geçişte, müşteriler yüksek maliyetlerle karşılaşmaktadır. (49) Ayrıca , toplam sahip olma maliyetini hesaplayarak cihaz alımı gerçekleştiren bir alıcı, bu kriterini başta üreticiye sunmakta ve üretici de müşteriye buna uygun olarak teklif vermekt edir. Dolayısıyla , yeni müşteriye verilen teklifin duruma göre revize edilmesi olasılığı vardır. Ancak , cihaz alımı esnasında garanti sonrası şartların pazarlık konusu edilmediği ve cihaz alım sözleşmesine yansıtılmadığı durumlarda kilitlenmiş müşterilere verilen yedek parça ve bakım -onarım fiyatları daha yüksek olabilmektedir. Bu bakımdan, üreticinin elinde fiyat farklılaştırması yapabilme olanağı mevcuttur. Belirtilmesi gereken son husus ise sözlü savunma toplantısında, Siemens tarafından, toplam ( ..) tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazı kullanıcısı ( ( ..) özel, ( ..) kamu) ile bir araştırma şirketinin yapmış olduğu ankettir. Söz konusu anketin sonuçlarına göre , tıbbi görüntüleme cihazlarının ekonomik ömrü dolmadan değiştirme fikri deneklerin %( ..) i tarafından kabul görmekte , bu oran kamu hastanelerinde % ( ..) te kalmaktadır. Cihazın ekonomik ömrü dolmadan değiştirme fikrine olumlu bakan % ( ..) lik bölümün ancak %( ..) i, bakım -onarım ve yedek parça fiyatlarının yüksekliği sebebiyle bir değişime gidebilec eklerini ifade etmiş tir. Diğer bir ifade ile toplam deneklerin (kamu+özel) yalnızca %( ..) , cihazı, ekonomik ömrü dolmadan, ikincil pazardaki fiyatların yüksekliği sebebiyle değiştirebileceklerini belirtmişlerdir. Geriye kalan yaklaşık % ( ..) lık kısım içi n ise ikincil pazardaki (yedek parça ve bakım -onarım) fiyatların yüksekliği, birincil ürünü yani cihazı değiştirmek için bir sebep değildir; ardıl pazarlardaki yüksek fiyatlardan dolayı ürünün ömrü dolmadan başka bir ürüne geçilememektedir. (50) Yukarıda yer ve rilen tüm hususlar dikkate alındığında; - cihazın ömrü süresince kullanılan yedek parça ve teknik servisin toplam maliyetinin cihazın maliyetine oranının düşük olması, - Yedek parça fiyatlarına ilişkin bilginin şeffaf olmaması, - Toplam sahiplik maliyetinin öz ellikle kamu hastaneleri tarafında hesaplanmıyor olması, bu hesaplamanın önünde hukuki belirsizliğin bulunması, - ikincil ürünlerin fiyatının artması halinde başka marka cihaza geçişteki maliyetlerin yüksekliği, - kilitlenmiş ve yeni müşteriler arasında fiyat farklılaştırması imkanının mevcut olması sebepleriyle Siemens in kendi markasını taşıyan cihazların ardıl pazarlarında iktisadi parametreleri belirleyici güce ulaşabildiği ve Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça ile Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik servis pazarlarında hakim durumda olduğu sonucuna varılmıştır. I.5. Siemens in Şikayet Konusu Olan Uygulamaları (51) Şikayet dilekçelerinde yer verilen hususlar ana başlıklar itibariyle iki ka psamda değerlendirilebilecek iddiaları içermektedir. İlki, Siemens in cihazlarına yönelik uyguladığı şifre dolayısıyla oluşan ihlal iddiaları, ikincisi ise yedek parça uygulamaları sebebiyle piyasada oluşan rekabet ihlallerine yönelik iddialardır. 14-29/613-266 11/43 I.5.1. Tıbbi Cihazlardaki Şifre Uygulamasına Yönelik İddialar I.5.1.1. Genel Olarak İlgili Pazarda Şifre Uygulamaları (52) Sektörde yapılan incelemelerden, tıbbi görüntüleme cihazları pazarında rekabet ihlali oluşturma potansiyelinin yüksek görüldüğü hususların başın da söz konusu cihazların teknik servis bölümüne erişim için şifre ve benzeri erişim kısıtlamaları gelmektedir. Cihazlara ait çeşitli ayarların (kalibrasyon vb.), arıza tespitinin, yedek parça değişimlerinin ve benzeri uygulamaların yapılabilmesi için söz k onusu şifreye veya benzer işlev gören cihaza sahip olmak gerekmektedir. Bu erişim engelleri, belli rakamlardan oluşan bir kod, dongle veya key adı verilen ve cihaza harici olarak eklenen bir aygıt şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bunların, cihazın ayar men üsüne ulaşmak isteyen kişi ve kurumlara verilmediği veya yüksek bir ücret karşılığı satıldığı görülmüştür. (53) Cihazların garanti süresi boyunca makul görülebilecek şifre ve benzeri uygulamaların garanti süresi sona erdikten sonra, cihazların sahibi ve soruml usu olan hastanelerin, bu cihazlar üzerindeki tasarrufunu kısıtlayıcı hale dönüşmekte ve hastaneleri cihazların servis ve bakımı için kullanım süresi boyunca üreticilere bağımlı hale getirmektedir. Bu durumun rekabete olumsuz etkisi bağımsız servis sağlayı cıların servis pazarına girememeleri veya girseler dahi pazarda tutunamamaları şeklinde kendini göstermektedir. (54) Raportörler tarafından sektörde yapılan incelemelerde şifre uygulamasının çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Bazı firmaların cihazlarında şifre bulunmamakta, bazılarında şifre bulunduğu halde ücretsiz olarak verebileceklerini ifade etmekte, bazı firmalarda ise şifreler ücreti mukabili verilmektedir. Şifre uygulamaları dolayısıyla sektörde bazı firmalar sorun yaşa makla birlikte , diğer firmalara bu yönde talep dahi gelmediği görülmüştür. Bu noktada belirtilmesi gereken bir husus, bazı markalar yönünden şifre ve rilmediğinden dolayı sorun yaşanmamasının nedeni, aslında bu markalara yönelik olarak ikincil piyasa denilen bakım ve servis hizmetlerinin ge lişmemesi dir. Cihazların üretici firmaları , müşterileri kendilerine şifre veya sair suretlerde bağladıkları durumlarda bu ikincil piyasanın gelişmesi de mümkün görülmemektedir. Bu nedenle potansiyel rekabet ciddi şekilde zarar görmektedir. Soruşturma sürec inde raportörlerce yapılan görüşmelerde bağımsız servis sağlayıcılar ve müşteri konumundaki hastaneler, şifre ve benzeri uygulamaların kendi faaliyetleri ve davranışları üzerinde sınırlayıcı/bağlayıcı bir etkisinin olduğunu ifade etmişlerdir. (55) Tıbbi görüntü leme cihazlarının ardıl pazarı olan servis pazarında bağımsız servis sağlayıcıların sayısı oldukça azdır. Bu sayının azlığı iki ana nedene bağlanabilir. Birincisi söz konusu cihazların karmaşık ileri teknoloji ürünü olmaları ve insan sağlığına doğrudan etki ettikleri için dünya genelinde ciddi düzenlemeye (regülasyon) tabi olmaları nedenleriyle, bunlara bakım yapacak mühendislerin özel eğitimlere tabi tutulmaları gereğidir. Bu eğitimleri sadece cihaz üreticileri verebilmektedir. Türkiye de ise bu konuda bir düzenleme olmadığından firmalar bu eğitimi sadece kendi mühendislerine vermektedir. Dolayısıyla üretici firmalara rakip olacak bağımsız servis firmaları ancak bu mühendislerin kendi şirketlerini kurmasıyla ya da bu amaçla kurulmuş şirketlerde istihdam edi lmesi yoluyla mümkündür. İkinci neden, eğitim sorunu halledilse ve ardıl piyasaya mühendis girişi olsa dahi, yukarıda yer verildiği üzere cihazların teknik servis bölümüne erişimin şifre veya dongle cihazı ile sağlanabilmesinin yarattığı giriş engelleridir . Bunların yüksek bedel karşılığı verilmesi, ya da bunların elde edilmesinin önündeki diğer potansiyel engeller, müteşebbislerde pazara girme konusunda tereddüde yol açmaktadır. Dolayısıyla, cihazların teknik servisinin verilebilmesi için gerekli olan şifrenin ve erişim için gerekli dongle ve benzeri aparatların makul sürede temini nin, rekabetin tesisi açısından gerekli olduğu kanaatine ulaşılmıştır. 14-29/613-266 12/43 (56) Zira bir müteşebbisin (bu pazarda genellikle bir mühendisin), bu piyasaya giriş yapabilmesi için öncelikle p iyasada rekabetçi şartlarda faaliyet gösterilebileceğini düşünmesi ve görmesi gerekmektedir. Piyasaya giriş yapıldığı zaman teknik servis verme hususunda karşılaşacağı sıkıntıları bilen bir girişimci bu sektöre giriş yapmaktan imtina edecektir. Bu açıdan b akıldığında piyasada yoğun şikayetler olmasa dahi, mevcut uygulamaların potansiyel rekabet üzerinde ciddi baskılar yaratabileceği görülmektedir . I.5.1.2. Siemens in Tıbbi Cihazlardaki Şifre Uygulamalarına Yönelik İddialar (57) Raportörlerce Siemens ile yapılan görüşmelerden ve yerinde incelemelerde e lde edilen bilgi ve belgelerden; Siemens in sattığı tıbbi cihazlarda şifre bulunduğu, cihazların teknik servislerinin yapılabilmesi için bu şifrenin girilmesinin gerekli olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Siemens in soru şturma öncesinde şifreleri ücreti mukabilinde ve belli bir süreliğine talep edenlere verdiği görülmüştür. Siemens kendisinden şifre talebinde bulunulduğunda, intranet üzerinden interaktif yazılımı kullanarak Almanya merkezden bu şifreyi alarak karşı tarafa iletmektedir. (58) Siemens ten istenen şifre taleplerine verilen cevap genellikle aşağıdaki şekilde olmaktadır. Sayın yetkili, Tarafımıza bildirmiş olduğunuz ( ..) sistem nolu Bicor Tüp cihazının 3 gün geçerli olmak üzere şifresi ( ..) olarak üretilmiştir . (59) Soruşturma öncesinde Siemens in kendisinden talepte bulunulması halinde bu şifreleri vermekten imtina etmediği, bedeli karşılığı da olsa bunu müşterilere verdiği anlaşılmaktadır. (60) Bununla birlikte , şifre verip vermeme konusunda tüm inisiyatifin Siemens te olması ve istemediğine bu şifreyi vermeme gibi bir ihtimalin bulunması piyasada potansiyel olarak rekabeti bozucu etkiye sahiptir. Örneğin, soruşturma sürecinde Siemens te elde edilen bir belgede, 16 Haziran 2008 tarihinde şirket çalışanlarından birisinin bir diğer çalışana gönderdiği kendilerinden şifre talebinde bulunan bir müşterisine ilişkin olarak buna göre şifre verecek miyiz? Teklifimiz tüm sistemleri kapsayacak mı ? diye sorulan e - postada, 18 Şubat 2009 tarihli Rekabet Kurulu kararı öncesinde şifre konusunda net bir politikalarının olmadığı ve bir belirsizliğin hakim olduğu gerçeği anlaşılmaktadır. (61) Siemens, cihazlarında şifre uygulaması yapmasının gerekçesini, cihazlarının ileri teknoloji ürünler olduğu ve bu ürünlerde meydana gelebilecek en kü çük problemden dolayı insan sağlığının ciddi tehlikeye girebileceği, cihazlarının yanlış servisten dolayı çeşitli sorunlar çıkarabileceği ve bunun sonucunda doğabilecek risklerden kendi firmalarının da sorumlu tutulabileceği şeklinde açıklamaktadır. Ayrıca , kendilerinin bu şifreler için Almanya Siemens e yıllık ücret ödedikleri ve bu ücretin cihaza bakım yapmak isteyen üçüncü şahıslara da yüklenmesi gerektiğini belirterek, şifrelerin ücreti mukabilinde verilmesinin gerekçesini açıklamaktadır . (62) Siemens in yet kisiz kişiler tarafından cihazlarına bakım yapılması durumunda çeşitli riskler in ortaya çıkabileceği makul bir gerekçe olmakla birlikte, uygulamada ücretini ödeyen servis firmalarına bu şifrelerin ehliyet değerlen dirilmesi yapılmadan verildiği anlaşılmakta dır. Bunun anlamı, bu cihazlar her ne kadar riskli olsa da şifrenin ücreti mukabilinde alınması durumunda sorun çıkmadığı yönündedir ki, bu da kabul edi lebilir bir gerekçe olarak görül memektedir. (63) Siemens cihaz satım anlaşması yaparak sağlık merkezlerine f iyatı oldukça da yüksek olan cihazlarını satmaktadır. Genel ticari hayatta bir ürün satıldıktan sonra o ürünün mülkiyeti ve üzerinde tasarruf yapma yetkisi tamamen alıcıya geçmektedir. Alıcı isterse 14-29/613-266 13/43 bu ürünü her gün bakım yaparak kullanır isterse de bir sü re kullandıktan sonra atıl hale getirebilir. Bu nedenle , cihazların teknik servislerinin kime yaptırılacağı da cihazları alanlar tarafından karar verilecek bir durumdur. Normal ticari hayatta bir cihaz satıldıktan sonra, bu cihazın bakımı için bir yetkili servisle anlaşıldığında ayrıca bir de satıcıya ücret ödenmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu ücretin müşteriden değil de teknik servis verenden alınıyor olması da, bunun müşterinin servis maliyetine yansıyan bir kalem olmasından dolayı, müşteriden direkt istenmesinden herhangi bir farkı bulunmamaktadır. (64) Ayrıca Siemens, servis şifresinin arızayı daha hızlı tespite yarayan yazılımın şifresi olduğu ve bu şifre olmadan da servis verilebildiği beyanında bulunmaktadır. Bu beyanın doğruluğu kabul edilse d ahi, bu tür çok yüksek maliyetli cihazların arızalarının tespitine yarayan bir yazılımın zaten cihazın satımıyla birlikte alıcıya geçtiği, bu yazılımın cihazın bir mütemmim cüz -ü durumunda bulunduğu, alıcı istediği takdirde bundan faydalanarak cihazın arız a tespitini yaptırabileceği kanaati bulunmaktadır . Eğer bu şekilde olmadığı düşünülürse, yani cihaza yüklenen yazılımın sadece üretici firma kontrolünde olan bir unsur olduğu varsayılırsa, bu durum üreticinin cihazın kullanım süresi boyunca her hal ve şartta müşteriyi kendisine mecbur bırakması anlamına gelecektir ki, normal ticari hayat bakımından kabul edilebilir görülmemektedir . (65) Siemens , Almanya daki ana şirkete bu şifre bedelini ödediklerini bu nedenle kendilerinden talep eden servislere de bu bedeli yü klemek durumunda olduklarını belirtmektedir. Öncelikle , Türkiye Siemens in Almanya daki ana şirkete yazılım ücreti ödemesi sadece bir muhasebe kaydından öteye geçmemektedir. Diğer bir ifadeyle , grup şirketlerinin kendileri arasında mahsuplaşmasını ifade et mektedir. Ödenen yazılım bedelleri ise cihazların maliyetlerinde göz önüne alınacak hususlar olup, ürün satılırken fiyata yedirilmesi gereken bir maliyet kalemidir . Ayrıca , bu cihazları alan müşterilerin bunu bilerek ve farkında olarak o cihazı almaları ge rekmektedir. (66) Siemens tarafından ifade edilen şifre bedellerinin Almanya daki ana şirkete ödendiğinden dolayı şifre bedellerinin tahsil edilmesi gerektiğine ilişkin olarak yapılan incelemelerde, Siemens Türkiye nin Siemens AG ye iki türlü yazılım bedeli öd ediği anlaşılmıştır. Bunlar; yazılım bedeli (software fee) ve geliştirme bedeli (evolve fee) adı altında iki başlıkta ele alınmaktadır. Yazılım bedeli şifre ile ilgili olmayıp yazılımda periyodik olarak yapılan versiyon yükseltmeleri (upgradeler) için öden mektedir. Bu, isteğe bağlı bir ödemedir. Geliştirme (evolve) ise garanti süresi sona erdikten sonraki 5 yıl için yazılım ve donanım versiyon yükseltmelerinin yapılması işlemidir . (67) Siemens tarafından yaptırılan bir çalışmada, geliştirme ödemelerinin ABD, Ja ponya, Kanada ve Batı Almanya da zorunlu iken Türkiye yi de içine alan diğer ülkelerde ihtiyari olduğu görülmüştür. Siemens eğer bir müşteri ile geliştirme dahil bir bakım anlaşması yapmışsa öde me olur. Çünkü cihazlar geliştirme yapılmadan da çalışmaya dev am eder. (68) Siemens in bu yazılımlar için ödediği bedeller ancak cihazın satımında veya geliştirme anlaşma sı yapmak isteyen müşterilere belli periyot içerisinde fatura edilerek ücretlendirilebilir. Bu husus şifre uygulaması ile alakalı değildir. Bu sistemler e ücret istenmesi satıcı ve müşterinin karşılıklı istekleri ve gönüllülük prensibine göre yapılacak ticari bir işlemdir. (69) Siemens in kendi yazışmalarında da bu ücretler şifre bedeli olarak değil lisans bedeli olarak geçmektedir. Siemens Türkiye ile Siemens Almanya merkez arasında competition law issues in Turkey (Türkiye de rekabet hukuku konuları) başlıklı e -posta trafiğinde bu konular tartışılmış, Siemens Türkiye deki bir çalışandan Siemens Almanya daki bir çalışana gönderilen e -postada kendilerinin 3 gü n, 1 ay, 3 ay ve 1 yıllık lisans bedellerine ilişkin fiyat listesi çıkardıkları ifade edilmiştir. Diğer bir deyişle, ödenen şifre bedeli değil, cihaza ilişkin lisans bedelidir. Ancak , bu lisans bedelleri müşterilerden 14-29/613-266 14/43 talep edilecek ise ilk satım anında ci hazın maliyetine yüklen ip, öncesinde müşterinin bunu bilerek alması sağla nmalıdır. Bir cihazı alan müşteri o cihazla ilgili hem donanım hem de yazılım a ilişkin tüm haklara sahip olmalıdır. (70) Cihazların hassas ürünler olduğu ve yetkin olmayan kişiler tarafınd an servis edilmesi durumunda ciddi sakıncalar ortaya çıkabileceği argümanı daha önce ifade edildiği gibi kabul edilebilir görülmektedir . Ancak bu husus müşterilere değil, üçüncü taraf olarak görülen teknik servislere yönelik olmalıdır. Herhangi bir teknik servis Siemens e veya benzer durumdaki başka bir tıbbi cihaz üreticisine gelip herhangi bir cihazın şifresini talep ettiğinde, yukarıda belirtilen çekincelerden dolayı kabul edilmeyebilir. Ancak, cihazların teknik servisi ile ilgili karar verme yetkisi her hal ve şartta cihazı satın alan sağlık kuruluşu üzerinde olmalıdır. Bu nedenle şifrelerin de cihazı satın alan müşterinin talep etmesi halinde verilmesi makul bir yol olarak görülmektedir. Böylece cihazlara teknik servis verme konusunda inisiyatif müşteri ye geçeceğinden, cihazların yetkisiz kişiler tarafından kurcalanarak problemler yaratılması riski en aza inece k ve bu riske tamamen cihazı satın alan müşteri katlanacaktır. (71) Tıbbi cihazlar sektöründeki bazı rakip firmalarla da görüşülmüş ve şifre uygulaması yla ilgili aşağıdaki gibi farklı uygulamalarla karşılaşılmıştır. (72) Raportörlerce, p iyasada tıbbi cihaz konusunda önemli bir üreticinin Türkiye yetkili satıcısının proje müdürü ile yapılan görüşmede şu ifadelere yer verilmiştir: Rekabeti şifre uygulamasında görmemek gerektiğini düşünüyorum. Bizim cihazlarımızda da şifre vardır, söz konusu olan sağlıkla doğrudan ilgili cihazlar olduğundan bunlara herkesin erişmesi hem tehlikeli hem de olası yanlış kullanımda bizim markamızın imajı zedelenir. Bizden şimdiye de k şifre talebi olmadı, çünkü servis fiyatlarımız makul düzeydedir. Fakat olur da bir servis firması bizden şifreyi isterse ehil olup olmadığını anlamadan vermeyiz. Fakat müşterim isterse veririm. Müşterimiz resmi yazıyla isterse bunu veririz. Ben değil müş teri o risk altına girmelidir. (73) Görüldüğü üzere , bu firmada şifre uygulaması söz konusudur. Bazı sağlık çekinceleri ve cihazların hassasiyeti dolayısıyla servis firmalarına şifre verilmesine sıcak bakılmadığı, ancak müşterinin talebi olduğunda bunun verile ceği belirtilmektedir. (74) Firmaların şifrelerini kullandırmama yoluyla cihazlara teknik servis verilmesini engellemeleri, o cihaz üzerinde garanti süresi sonrasında da mutlak hakimiyet kurarak, yedek parça ve bakım fiyatlarında rekabetçi baskıyla karşılaşma malarını, böylece bu pazarlarda önemli bir avantaj elde etmelerini temine yöneliktir. Örneğin , Siemens in müşterilerinden olan ve İstanbul un önemli hastaneler inden birisinin satın alma müdürü, raportörler tarafından kendisiyle yapılan görüşmede aşağıdaki hususları belirtmiştir : Siemens in cihazlarındaki şifreyi rakip servis firmalarının girişini engellemek ve tekelleşmek amacıyla kullandığını düşünüyoruz. Biz de müşteri olarak bu konuda mağduruz. Siemens firması çok küçük bir kart için inanılmaz fahiş fiy at talebinde bulundu. Fiyat üzerinde anlaşamayınca başka bir firmadan ve hatta Almanya dan uzman getirterek yapmak istedik. Siemens in politikaları bizi bu noktaya kadar getirmiştir . Şifre uygulamasının cihazların hassasiyeti ve yetkisiz kişilerin elin e geçme ihtimali olduğu için yapıldığını sanmıyorum. Türkiye de çok önemli üniversitelerin medikal servis alanında bölümleri var ve bu cihazların kalibrasyonunu yapabiliyorlar. Bu tipik bir sömürü araçlarından birisidir. Aynı kalitede servis hizmeti verebi lecekken, bunu yaparak kendilerine bağımlılık yaratmak istiyorlar. Aksi halde en azından şifreyi yetkili doktorlara verebilirler. 14-29/613-266 15/43 (75) Görüldüğü üzere, Siemens in satış sonrasında ürünleri üzerinde sağlamış olduğu mutlak hakimiyet sonucu, müşteriler Siemens fi rmasının servisinden veya ticari anlayışından memnun olmasalar dahi başka alternatifleri pek bulunamamaktadır. (76) Raportörlerce Siemens te yapılan yerinde incelemede bu görüşü destekleyen bir e -posta bulunmuştur. 22 .01.2008 tarihinde Siemens te teknik birimd eki bir çalışan tarafından başka bir çalışana gönderilen yazıda ( ..) ta bulunan bir cihaza yönelik olarak; Bu cihazın bakım onarımını biz yapmıyoruz. Bu tüpü başka bir yerden de bulma şansları var mıdır? Bu tüpü cihazlarına takıp ayar ve kalibrasyonların ı yapabilmek için servis şifresine kesin ihtiyaçları var mıdır? Şartnameye bunu önleyecek maddeleri mutlaka koydurtmamız gerekir. Üreticiden eğitim sertifikalı mühendis olması, Servis şifresi olması, montajı müteakip kalibrasyon vs vs. .. En azından adama bunları satalım da bu iş ona pahalıya mal olmuş olsun ifadeleri yer almaktadır. (77) Bu e -postadan da görüldüğü üzere, servis şifresi ve başkaca yükümlülükler işin doğası gereği değil, kendilerine rakip olabilecek teşebbüslerin maliyetlerini artırıcı veya müşt erilerin başka sağlayıcılardan alacağı teknik servisi zorlaştırıcı bir maliyet kalemi olarak düşünülmekte ve bir rekabet kozu olarak kullanılabilmektedir. (78) Ayrıca , bu uygulamalar teknik servis piyasasına yeni girişleri de caydırıcı özelliktedir. Piyasa ince lendiğinde teknik servis hizmeti veren firmaların genellikle daha önce bu cihazları satan teşebbüslerde teknik servis elemanı olarak çalışan mühendisler tarafından kurulmuş oldukları görülmektedir. Cihaz ı satan teşebbüslerin şifre uygulamaları ve başka ser vis veren firmaları dışlayıcı bazı faaliyetleri, teknik servis piyasasına yeni girişlerde caydırıcı unsur olabilmektedir. Ayrıca , üniversite hastanelerinde biyomedikal bölümleri bulunmakta ve bazı önemli hastaneler oldukça pahalı olan teknik servis hizmetl erini kendi bünyelerinde oluşturacakları birimler vasıtasıyla halletmek istemektedirler. Cihazı satın alan müşterilerin istediklerinde şifrelerin kendilerine bedelsiz verileceğini bilmeleri bu yönde yatırım yapmalarını da teşvik edebilecektir. (79) Şifre konusu nda bazı devlet hastanelerinin de rahatsızlık duyduğu ve bu konuda Siemens ile anlaşmazlığa düştüklerine ilişkin ifadeler, Siemens te raportörlerce yapılan yerinde incelemede elde edilen bazı belgelerde mevcuttur. 17 Temmuz 2008 tarihinde bir teknik eleman tarafından Siemens e gönderilen e -posta da , katıldığı ( ..) Toplantısına ilişkin olarak aşağıda yer verilen notları aldığını ifade etmektedir ; Biyomedikalle anladığım Turna ve Siemed konuşmuş (rakip servis veren teşebbüsler). Seneye bunlarla da pazarlık edeceklerini açıkça söylediler servis vermekle ilgili şifre sorununun olduğunu sanırım bizden ayrılan arkadaşlar söylemişler. Bu konuda çok agresif olarak passwordleri (şifreleri) bedelsiz kayıtsız şartsız istediklerini, devlet olarak sistemleri satın ald ıklarında şifreleriyle her yere girmeye yetkili olmaları gerektiğini vs söylediler. Gerekirse yasal yollara başvuracaklarını bile dile getirdiler. Normal servis verdiğimiz sistemlerle ilgili şifreler için aldıkları cevaplara pek itiraz etmediler ama EOS ol muş, bizim servis sağlamadığımız sistemlerle ilgili passwordleri bedelsiz olarak istediklerini bu konudaki görüşlerimizi kesinlikle istediklerini söylediler. (80) Görüldüğü üzere büyük bir üniversite hastanesi Siemens in şifre uygulamaları dolayısıyla oldukç a rahatsız olduğunu yapılan görüşmelerde dile getirmiş ve cihazları satın aldıktan sonra cihazla ilgili her türlü hakka sahip olduğunu ifade etmiş tir. (81) Şifre uygulamasının kaldırılması büyük üniversitelerin kendi teknisyenlerini istihdam etmesi veya daha uy gun fiyatla dışarıdan hizmet satın alması imkanını artıracaktır. Örneğin, ( ..) , ortak servis (share service) yöntemi ve hastanenin kendi teknisyenleri 14-29/613-266 16/43 vasıtasıyla servis hizmeti sunmaktadır. Şifre konusu çözüldüğünde bunun gibi başkaca anlaşmaların da ola cağı öngörülebilmektedir. (82) Konuyla ilgili olarak piyasada önemli rakip üreticilerden birisi olan ( ..) firmasının bir yetkilisi ile görüşülmüş, kendisi anılan görüşmede raportörlere aşağıdaki hususları belirtmiştir: Biz ( ..) antitröst yasaları gereği her hangi bir şifre uygulamamaktayız. Dışarıdan herhangi bir firma bizim ürünlerimize rahatlıkla servis verebilir. ( ..) . Satıcının geliştirdiği işi kolaylaştırıcı bazı yazılımlar haricinde bakım onarım konusunda şifre uygulanmaması gereklidir. Biz Türkiye de Siemens e servis vermekteyiz. Servis anında bazı konularda şifreye gerek duyulmuyor. Ancak şifre gerektiği zaman Siemens ten alıyoruz. Bazı cihazlarda da kendi yazılımımızı yükleyerek sorunu çözüyoruz. Şifre konusunda en katı uygulamayı Siemens yapmaktadır . Diğer firmalarda kısmen şifre uygulanmakta ancak onlar da sadece yüksek tanısal cihazlarda bulunmaktadır. (83) Görüldüğü gibi ( ..) firması hiç şifre kullanmadığını beyan etmektedir. Bunun anlamı ise yine Siemens tarafından ifade edilen cihazlara yetkin olm ayan kişilerce servis verilmesini engelleme savunmasının bu açıdan pek geçerli olmadığıdır. ( ..) gibi oldukça büyük firmalar da şifre uygulaması yapmadığına göre bu uygulamaların daha ziyade şirket politikası olduğu anlaşılmaktadır. (84) Konuyla ilgili Siemens cihazlarına da hizmet veren bir servis firması yetkilisi ile yapılan görüşmede; Siemens şifre uygulamasını geliştiren ve devam ettiren bir firmadır. Diğer firmalarda böyle bir durumla karşılaşmıyoruz. Şifre uygulaması cihaza ulaşmamızı engellemektedir. Şifreyi satın alabiliyorsunuz ancak bu da maliyeti artıran bir unsurdur. Şifre olmadan tamir ve bakım yapılması mümkün olmamaktadır. Bir ürüne sahip olduğunuzda o ürün ile ilgili tüm haklar size geçmektedir. Bu nedenle ihtiyaçlarınızı serbestçe piyasadan da edinebilmelisiniz. Ancak Siemens hem şifreyi parayla satarak hem de parası verilse dahi geciktirerek engel yaratmaktadır. Şifre uygulaması kalksa bile yeni nesil cihazlara başka servislerin girmesi çok zor olacaktır. Hiç bilmediğiniz bir sisteme çok bilgili olsanız dahi anında servis vermeniz mümkün değildir. ifadelerin e yer vermektedir. (85) Konuya ilişkin olarak raportörlerce ( ..) ile yapılan görüşmede aşağıdaki hususlar belirtilmiştir ; Cihazlarımızda şifre uygulamamız mevcuttur. Bunun nedeni yetkisiz kişiler tarafından müdahale edilmesidir. Yetkisiz kişiler tarafından müdahale edildiği ve onaylı olmayan yedek parça kullanıldığı zaman cihazın CE sertifikası iptal oluyor. ( ..) te şifre kendi çalışanlarımızın da her zaman ulaşamayacakları bir şifredir. Anjioya servis veren bir mühendisin MR a servis verme şansı yoktur. Bizim kendi içimizde de böylesi katı kurallarımız vardır. Şifre gerektiren şeyler; cihaz yanlış kalibre edildiği zaman yanlış sonuçlar verebilecek uygulamalardır. Başlangıçta çok ucuza anl aşma yaparak sonrasında servis hizmetini çok pahalı satılması uygulaması yapılıyordu ancak müşteriler artık bunu bilerek ihaleye çıkıyorlar. Sağlık kuruluşu parçaları kaç yıl boyunca ne kadara alabileceğini bilerek ihaleye çıkılıyor. 14-29/613-266 17/43 Garantisi bittikten so nra tamamen inisiyatif piyasaya bırakılabilir ki zaten bırakıyoruz. İkinci el ( ..) marka cihazlar getirilmiştir ve bunlar ne şekilde kullanılıyor bu konuyu bilemiyoruz. Şifrenin maliyeti bizim için de geçerli. ( ..) olarak biz bu şifreyi satın alıyoruz. A ncak bu tabiî ki bir cepten diğer bir cebe durumu gibi . (86) Şifre uygulaması ( ..) firmasında da mevcuttur. ( ..) şifreyi hiç vermediğini servisleri kendi elemanlarının yaptığını belirtmektedir. Ancak , raportörlerle yapılan görüşmede garanti sonrasında inisiy atifin piyasaya bırakabileceği yönünde beyanatları olmuştur. (87) Soruşturma sürecinde raportörlerce yapılan incelemelerde görüldüğü üzere tıbbi cihaz üreticileri oldukça güçlü firmalar olmalarına rağmen teknik servis konusunda genellikle kendi cihazlarına serv is verme yoluna gitmektedirler. Sadece ( ..) firması Siemens cihazlarına da hizmet verdiğini söylemektedir. Eğer tüm piyasada cihazlardaki şifre uygulaması kaldırılırsa (gara nti süresi sonrası) bu firmalar arasında da teknik servis konusunda rekabet in oluşabileceği kanaatini bulunmaktadır . Bunun sonucunda hem şirketler daha uygun fiyatlarla müşteri karşısına çıkacaklar, hem de garanti süreleri konusunda daha önemli iyileştirme yapma yoluna gidebileceklerdir. (88) Ayrıca , şifre nedeniyle hastanelerin biten servis anlaşmalarının yerine çıktıkları yeni cihaz ihalelerinde üretici firma karşısında teknik servis firmaları yeterli teklif sunamamakta, eksik rekabet şartları nedeniyle ihale sonucu oluşan fiyat seviyesi yüksek kalabilmektedir. Bunun sonucunda hem müşterile r fazladan para ödemek durumunda kalmakta, hem de teknik servis hizmetleri piyasasında diğer oyuncuların rekabet şansları azalmaktadır. (89) Şifre uygulamasının bedeli mukabilinde yapılması ise her halükarda piyasada sorunlar oluşturma potansiyeli taşıyacaktır. Şöyle ki şifrenin bedeli mukabilinde verilmesi kabul edildiği takdirde, bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamış olduğundan, inisiyatif bu konuda da üretici firmanın elinde bulunacak, üretici firma hastanelerle teknik servis anlaşması yapan servis şirk etlerine istediği anda fahiş fiyatlar sunarak faaliyetlerini ciddi bir şekilde sekteye uğratabilecektir. Bu durum ayrıca teknik servis ihalesine girecek olan bağımsız servis sağlayıcılara ek maliyet yüklediğinden, onları ihalelerde dezavantajlı durumunda b ırakacaktır. (90) Yine bu uygulama cihaz tamir bakımında üretici firmaya bağımlı kalan müşterilerin yedek parça konusunda ihtiyaç olması halinde yine aynı firmaya bağlı kalmaları sonucunu doğurmaktadır. Zira, cihazın teknik servisini üretici firmadan başkasına yaptıramayan müşteri mecburen o firmanın istediği tarife üzerinden yedek parça teminine razı olmaktadır. (91) Müşterilerin Siemens e bağımlı hale geldiğine örnek olarak yerinde incelemede raportörlerce elde edilen iki Siemens çalışanı arasında geçen e -posta da ; geçen hafta ( ..) ile görüştüm ( ( ..) ) Siremobil cihazına 1 yıl oldu servis yapılmadı, bakım anlaşması yapmanın anlamı yok vs. der ve şifreleri ister ifadesi yer alırken; b u e-postaya gelen cevapta ise; herhalde garanti süresince bakımların zamanında yapılması contract capture rate i (kontrat bağlama/bağımlı kılma oranı) artırmasına olumlu katkısını anlatan bundan daha iyi bir mesaj olmazdı diye düşünüyorum dolayısıyla bu dönemde bakımların vaktinde yapılması ifadeleri bulunmaktadır. (92) Bu bağımlılık n edeniyle Siemens in garanti süreci boyunca sattığı cihazların bakımına özen gösterilmediğine ilişkin bir şikayet mevcuttur. Yazışmalardan da anlaşılacağı üzere , müşterinin memnuniyetsizliği durumunda Siemens ten şifre talebinde bulunulması (şifrenin verilm emesi halinde bile) rekabetçi bir baskı yaratabilmekte ve Siemens in bakımlara ve servis kalitesine özen göstermesini sağlayabilmektedir. 14-29/613-266 18/43 (93) Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ışığında, bu sektörde şifre uygulaması yapılması ve şifrenin rakiplere verilmem esi piyasaya giriş engeli oluşturmaktadır. Dolayısıyla, hakim durumdaki bir firmanın sattığı cihazlara şifre koymak suretiyle rakiplerin pazara girişini engellemeyi amaçlaması ve bu yönde eylemlerde bulunması 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsamında bir rekabet ihlali olarak değerlendirilmesi gereken bir davranıştır. - 18.02.2009 tarih ve 09 -07/128 -39 Sayılı Kurul Kararında Şifre Yükümlülükleri ve Siemens in bu Karar Ertesindeki Şifre Uygulamaları (94) Siemens in piyasadaki uygulamalarına yönelik olarak Kurul tarafından açılan soruşturma ile birlikte, piyasadaki diğer teşebbüslerin de benzer uygulamalarda bulunduğuna yönelik çeşitli bilgiler dolayısıyla, 20.10.2008 tarihli Kurul Kararı ile tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında faaliyet gösteren firma ların, bu cihazların teknik servisi pazarında şifre uygulaması ve yedek parça teminindeki davranışlarıyla 4054 sayılı Kanun u ihlal edip etmediklerinin incelenmesi amacıyla bir önaraştırma yapılması kararı alınmıştır. Bu önaraştırma neticesinde 18. 02.2009 tarihinde alınan 09 -07/128 -39 sayılı Rekabet Kurulu Kararı ile sektöre yönelik olarak çeşitli yükümlülükler getirilmiştir. Anılan Kurul Kararı nın şifre uygulamaları bakımından sektöre getirdiği yükümlülükler aşağıdaki şekildedir: Tıbbi görüntüleme ve te şhis pazarında faaliyet gösteren teşebbüsler tarafından; 1. Tıbbi cihazların garanti sürelerinin bitiminden sonra, cihazları satın alan müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı başvuruda bu lunması durumunda, cihazlara ilişkin şifrelerin veya bu anlama gelecek her türlü dahili sistemin firmalar tarafından mücbir sebepler haricinde, çalışma günlerinde olmak kaydıyla, 24 (yirmidört) saat içerisinde ücretsiz olarak temin edilmesi, 2. Cihaz haric i takılan ve anılan cihazlara ilişkin teknik servis verilmesine olanak sağlayan aparatlar/cihazların, müşterilerin yazılı talepte bulunması veya bu yazılı talepleri müşterilerden alan teknik servislerin yazılı başvuruda bulunması durumunda, talep anından i tibaren en çok 3 (üç) gün içerisinde müşteriye tesliminin yapılması, 3. Bu aparatlara ilişkin kiralama ücretlerinin, ayrımcı olmayacak şekilde ve aparatın maliyetiyle orantılı bir biçimde belirlenmesi, 4. Cihazların ilk satımı aşamasında yukarıda yer veri len hususlar konusunda müşterilerin yazılı olarak bilgilendirilmesi . (95) Daha önce de belirtildiği üzere, yazılım veya harici aparatlar şeklinde ortaya çıkan şifre uygulamalarının rekabet üzerindeki olumsuz etkisi, bunların makul bir süre içerisinde talep ed en müşteriye temini ile bertaraf edilebilir. Ancak temin süresi ve maliyet açısından, sistemlerin (şifre yazılımı veya dongle aleti gibi) farklılığından dolayı, üretici firmalara farklı yükümlülükler getirilmesi işleyişin bir gereği olarak karşımıza çıkmak tadır. Belirli sayıda rakam veya harfin bir araya gelmesi ile oluşan bir şifrenin, müşterinin sahip olduğu bir cihaza girilmesi için temin edilmesi herhangi ek bir maliyet gerektirmediğinden, söz konusu şifrelerin müşteriye bedelsiz olarak sağlanmasının es as olduğu Kurul kararı ile hükme bağlanmıştır. (96) Rekabet Kurulu Kararı nda ifade edildiği şekilde, cihazların insan sağlığı ile birebir alakalı olmaları ve hızlı müdahalenin gerekliliği sebebiyle müşterinin yazılı talebi olması durumunda veya müşteriden bu yazılı talebi almış olan teknik servislerin yazılı talepte bulunması halinde bu cihazlara ilişkin şifrelerin 24 saat içerisinde (tatil günler hariç) temin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu yazılı başvuru elden verilecek yazılı ve imzalı bir talep belgesi olabileceği gibi, faks veya elektronik posta ile yapılan başvuruların da bu anlamda yazılı bir talep olarak kabul edilmesi gerektiği ifade 14-29/613-266 19/43 edilmiştir. Müşterilerin yazılı talebi, üretici firmaların gereksiz meşgul edilmesini önlemek ve çe şitli çekincelerini azaltmak amacıyla gerekli görülmüştür. (97) Anılan Kurul Kararı nda, cihazlara sonradan takılarak bakım onarım yapılmasına imkan veren aparatlar için ise, bu aparatların bir üretim maliyetinin olması, bozulma riski taşımaları, bu aparatlar i çin üretici firmaların (Türkiye deki distribütör veya şirketlerinin) da belli bir bedel ödemeleri gibi nedenlerle, talepte bulunulması halinde bunların bedeli mukabilinde satılmasının veya kiralanmasının makul olacağı ve uygulanacak fiyat ve diğer şartları n ayrımcı olmayacak şekilde ve maliyet esaslı tespit edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu cihazların karşı tarafa temininin süresi ise; aparatların istendiği an temin edilmesinin olası güçlüğü sebebiyle makul bir süre olarak düşünülen 3 gün olarak belirlenmiş ve bunların verilmesi yine yukarıda belirtilen yazılı talep şartına bağlanmıştır. (98) Kurul Kararı nda bu aparatların kiralanması öngörülüyor olmakla birlikte, üretici firma tarafından makul gerekçeler ileri sürülerek bunun mümkün olmadığının kanı tlanması durumunda ya da bunları talep eden müşteri ve/veya teknik servis firmasının talebi halinde bu aparatların satın alınması olanağı da tanınmıştır. Satış fiyatının belirlenmesinde de yukarıda kiralamaya ilişkin yer verilen hususların dikkate alınması gerektiği vurgulanmıştır. (99) Üzerinde durulması gereken bir diğer husus, talep halinde temin edilmesi yükümlülüğü getirilen şifre ve erişim aparatlarının sadece bakım ve onarım hizmeti kapsamında cihazların teknik servis bölümüne erişim için zorunlu olan, yo kluğunda tamir ve bakım yapılamayan şifre ve aparatlar olduğudur. Üretici firmalar tarafından geliştirilen ve cihazlara bakım onarım amaçlı erişim için şart olmayan, kolaylaştırıcı yazılımları edinmek için yapılan taleplere cevap verilip verilmemesi ve bun un koşulları, rakipler ve müşteriler arasında objektif kriterlere dayanmayan ayrımcılık yapılmaması genel kuralı dışında, üreticinin inisiyatifine bırakılmaktadır. Ancak esasen tamir bakım için gerekli olan yazılımları kolaylaştırıcı yazılım kapsamına alın arak vermekten imtina etmek Kurul Kararı na uymamak anlamını taşıyacağı da belirtilmiştir (100) Ayrıca, yukarıda yer verilen hususların etkin sonuç doğurması açısından, müşterilerin Kurul Kararı nda getirilen yükümlülükler hakkında bilgilendirilmesi önemli bir k onudur. Bu cihazları satın alacak müşteriler garanti sonrası bu cihazlarda şifre uygulaması yapılamayacağını ve dolayısıyla servis konusunda özgür hareket ederek istedikleri teşebbüs ile sözleşme yapabileceklerini önceden bilerek bu cihazları almaları, tic ari özgürlük açısından önemli bir husustur. Bu nedenle Rekabet Kurulu Kararı ile sektörde faaliyet gösteren üretici firmaların cihaz satım anında müşterileri yukarıdaki hususlar hakkında bilgilendirmeleri mecburi tutulmuştur. (101) Rekabet Kurulunun yukarıda bah sedilen kararı, özellikle tıbbi görüntüleme ve teşhis cihazları pazarında genel anlamda ise tüm tıbbi cihazların ikincil piyasası konumundaki servis ve bakım piyasasında rekabeti daha da artırmaya, ayrıca üretici firmaların birbirlerinin cihazlarına servis verebilmelerinin önünü açmaya yönelik olarak alınmıştır. (102) Tıbbi görüntüleme ve teşhis pazarı, insan sağlığını doğrudan etkileyen ürünler içeren ve bu nedenle davranış kodlarının sıkı regülasyonlarla belirlenmesi gereken bir piyasadır. Rekabet Kurulu her ne kadar rekabet perspektifinden piyasaya yaklaşmış olsa da, rekabet kuralları ile düzenlenemeyecek ancak piyasanın rekabetçi yapısının da sağlıklı bir şekilde devamı için mutlaka düzenlenmesi gereken bazı hususların varlığı görülmüştür. (103) Rekabet Kurulu Karar ı nda tıbbi görüntüleme cihazlarına ilişkin bakım onarıma yönelik şifrelerin ücretsiz olarak verilmesi öngörülmüş ve üretici firmaların hukuk i açıdan 14-29/613-266 20/43 güvencede olmaları için şifre taleplerinin müşteriler tarafından yapılması durumunda verilebilmesi hükme b ağlanmıştır. Bu koşul yetkin olmayan kişiler tarafından cihazlara verilebilecek zararlarda cihaz üreticilerinin sorumluluğunu kaldırmaya matuftur. (104) Anılan Kurul Kararı ertesinde Siemens bakım onarım için daha önce bedeli mukabilinde verdiği şifreleri bedels iz olarak vermeye başlamış, şifre talepleri süresi, içinde cevaplandırılmış, bu hükümlerle ilgili de cihaz satış sözleşmelerine açıklayıcı hükümler eklemiştir. (105) Görüldüğü üzere Siemens şifre uygulamaları bakımından rekabet ihlaline son vererek Rekabet Kuru lunun almış olduğu karara halihazırda riayet etmeye başlamıştır. - 28.10.2005 tarih ve 05 -75 sayılı Rekabet Kurulu Kararı ve Siemens (106) 2005 yılında Siemens hakkındaki bir şikayet üzerine yapılan önaraştırma sonrasında, Siemens in şifre uygulamalarıy la ilgili olarak Rekabet Kurulu nun 28 .10.2005 tarih ve 05 - 75 sayılı Kararı nda aşağıdaki hususlara yer verilmiştir: Şifre uygulamalarının gerekçesi olarak cihazların ehil olmayan kişilerce tamir edilmesi ve böylelikle hastalara, kullanıcılara, çevreye ve cihaza za rar vermesini önlemek ve telif haklarını korumak amacıyla yapıldığı, bu gerekçeleri ileri teknoloji ürün üreten teşebbüsler açısında haklı bulunmuştur. Ehil olmayan kişilerin cihazlara müdahalesi, ürünün kullanılamaz hale gelmesine, ürün hakkındaki bazı gi zli içerikli bilgilerin açıklanmasına ve ürün tutundurmasında çeşitli sorunlara sebep olabilecektir. Bununla birlikte, şifrelerin servis hizmeti veren diğer teşebbüslerin kullanımına hiç açılmaması durumunda Siemens Tıp Çözümleri dışında hiçbir teşebbüsün bu ürünlere yedek parça temininde bulunması veya servis hizmeti vermesi mümkün olmayacaktır. Raportörlerce bu konuda yapılan incelemede Siemens Tıp Çözümleri nin şifreyi belli bir meblağ karşılığında kullandırabileceği anlaşılmıştır . Bu nedenlerle, şifre uygulamasının bu aşamada bir ihlal teşkil etmediği ve bu konuda bir soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. (107) Yukarıda yer verilen Kurul kararı ile Siemens in cihazlarında şifre uygulamasının ve bu şifrelerin ücreti mukabilinde verilmesi nin o günkü şartlar altında makul karşılandığı görülmektedir. Dolayısıyla , Siemens tarafından 18 .02.2009 tarihine kadar ki süreçte cihazlarına şifre uygulanması ve bunun bedeli mukab ilinde verilmesi Rekabet Kurulu nun anılan kararıyla uyumlu olması sebebiyl e bu dönem açısından bir ihlal unsuru taşımadığı ve bu sebeple teşebbüsün cezalandırılmaması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. I.5.1.3 Şifre Uygulamalarına İlişkin Genel Değerlendirme (108) Siemens te elde edilen bazı bilgi ve belgeler, Siemens in şifre politika sı ile rakip servis sağlayıcıların piyasadaki davranışlarını zorlaştırıp zorlaştırmadığı ve bu şekilde bilinçli bir strateji yürütüp yürütmediğinin değerlendirilmesine yönelik olarak incelenmiştir. (109) Hem 18 .02.2009 tarihli karar kapsamında hem de işbu soruşt urma sürecinde Siemens in, Siemens markalı cihazlara yönelik yedek parça ve bakım onarım pazarlarında, cihazlarında uyguladığı şifreleri ücreti mukabilinde de olsa servis sağlayıcılara verdiği, bu nedenle Siemens markalı görüntüleme ve teşhis cihazlarının ardıl pazarlarının oluşabildiği ve dolayısıyla diğer bazı rakip cihaz üreticilerine kıyasla daha yoğun bir rekabetle karşılaşabildiği görülmüştür. (110) Kurul un 18 .02.2009 tarihli kararında , cihazlarına şifre uygulayan Siemens in de içinde bulunduğu tıbbi görün tüleme ve teşhis pazarındaki teşebbüslere bu şifreleri belirli şartlar çerçevesinde rakip servis sağlayıcılarına açmaları hükmü getirilmiş, fakat Siemens in dışındaki teşebbüslerle ilgili herhangi bir şikayete ya da yazılım şifresinin talep edilmesine rağm en verilmemesi gibi bir uygulama ya rastlanmadığından soruşturmaya 14-29/613-266 21/43 gerek görülmemiştir. Rekabet Kurulunun 18. 02.2009 tarihli kararı öncesinde cihazlarında şifre uyguladıkları tespiti yapılan sektördeki bu teşebbüsler, karar sonrasında bu şifrelerin verilmes i yönünde çalışmaları başlatarak , uyum göstermişlerdir. (111) 28.10.2005 tarihli Kurul kararında ise Siemens in cihazlarında şifre uygulaması ve bu şifreyi ücreti mukabilinde vermesi hususuna Kurul tarafından cevaz verilmiştir. Bu Kurul kararı nedeniyle Siemen s, hakkındaki soruşturmaya kadar bu uygulamasının rekabet sorunu yaratmadığı düşüncesine sahip olmuştur. Ancak , 18.02.2009 tarihli Kurul kararı ile şifrelerin bedeli mukabilinde verilmesinin rekabet üzerinde çeşitli riskler doğurduğu tespit edilerek, şifre nin bedelsiz verilmesi gerektiği hükme bağlanmış, bu hükme de diğer teşebbüsler gibi Siemens de uymuştur. (112) Dolayısıyla, 28 .10.2005 tarihli Kurul Kararı nın Siemens e şifrelerini bedeli mukabilinde verebilme imkanı tanıması ve 18. 02.2009 tarihli Kurul kararı nda yer verilen şifre konusundaki yükümlülüklere Siemens in uyum göstererek, Kurul ile olumlu bir işbirliği halinde şifre konusunda yapıcı düzenlemelere gitmesi nedeniyle Siemens in, şifre uygulamaları dolayısıyla cezalandırılmasının uygun olmayacağı sonuc una ulaşılmış ve bu durum anılan Danıştay kararınca da uygun bulunmuştur . I.5.2. Yedek Parça ve Servis Pazarındaki Uygulamalar I.5.2.1. Siemens in Yedek Parça ve Servis Uygulamalarına İlişkin Tespitler (113) Sarf malzemesi olarak kabul edilen X -ışın tüpleri hari cinde Siemens markalı medikal cihazlara ait yedek parçaları Siemens firması ya doğrudan kendisi üretmekte ya da kendi adına fason ürettirmektedir. Şikayet konusu iddialardan biri Siemens in bu pazardaki hakimiyetini, Siemens markalı medikal cihazların serv is pazarında kötüye kullandığıdır. (114) Bu konudaki iddialar genel olarak Siemens in yedek parça fiyat listesini yayımlamaması ve alıcılardan gizlemesi, yedek parça alıcılarını kendisi ile servis anlaşması yapanlar ve rakipleri ile anlaşma yapanlar şeklinde ik iye bölerek farklı fiyatlar uygulaması ve böylece eşit durumdaki alıcılar arasında farklı fiyat ve satış şartları ileri sürmesidir. İddialara göre, her müşteriye farklı fiyat teklifi verebilmesinin başlıca sebeplerinden birisi de yedek parça fiyatlarının ş effaf olmaması ve yedek parça fiyat taleplerine geç cevap verilmesidir. Bu uygulamalarla Siemens in rakiplerinin müşteriler nezdinde itibarını düşürmeye ve faaliyetlerini zorlaştırmaya çalıştığı iddia edilmektedir. (115) Öncelikle belirtmek gerekir ki Bilim Sana yi ve Teknoloji Bakanlığı nın çıkardığı Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Yönetmeliği yedek parça fiyat listelerinin müşterilere gösterilmesini zorunlu kılmaktadır. Madde şu şekildedir: Servis istasyonları, Yedek Parça Fiyat Listesi ni tüketici lerin görebileceği bir yere asmak veya katalog halinde ya da bilgi işlem ortamında ise tüketiciye göstermek zorundadır. (116) Önaraştırma safhasında Siemens in yedek parçalara ilişkin listesinin ilan edilmediği görülmüştür. Siemens tarafından gönderilen yazıda aşağıdaki ifade ler yer almaktadır: Mevcut kurulu Siemens cihazlarının yüzbinlerle ifade edilebilecek çok sayıda yedek parçaları mevcut olup sürekli değişiklikler göstermektedir. Bu sayılar gün geçtikçe değişmekte, bazı parçalar listelerden çıkarılmakta b azı parçalar listelere eklenebilmekte ve bu malzemeler sürekli olarak değişiklikler göstermektedir. Yüksek teknoloji içeren görüntüleme teşhis ve tedavi sistemlerinde bu kaçınılmazdır. Siemens bu malzemelerin bazılarını kendileri üretmekte bazılarını binle rle ifade edilebilecek sayıda dünyanın değişik yerlerinde mevcut küçüklü büyüklü tedarikçilerden temin etmektedir. Bu tedarikçilerde oluşan değişiklikler, malzemenin artık üretilmemesi ya da başka bir tedarikçiden temin edilmeye başlanması veya tedarikçini n fiyat değişiklikleri nedeniyle 14-29/613-266 22/43 bu büyük database sürekli değişikliklere maruz kalmaktadır. Bu nedenle bu bilgiler basılı ortamlarda olmayıp sadece elektronik ortamlarda tutulabilmektedir . (117) Siemens tarafından ifade edilen bu gerekçe, tıbbi cihazların old ukça komplike ve teknoloji yoğun cihazlar olmalarından dolayı makul görünmektedir. Bununla birlikte, tıbbi cihazlara ait çok sayıda parçanın olması ve bunlara ait fiyatların değişken olması basılı katalog çoğaltarak bunu güncel tutmayı zorlaştıran bir unsur olsa da elektronik ortamda bu fiyatların ilan edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır. Parçaların tamamının ilan edilmesinin teknik zorlukları var ise de, her cihaz için en çok kullanılan parça fiyatlarının internet ortamında yayımlanması, öncelikle r akip servis sağlayıcıların hastanelerin bakım ihalelerine girerken ve servis için fiyat verirken bilgi eksikliğinden kaynaklanan rekabet edememe dezavantajlarını ortadan kaldıracaktır. Zira , fiyat listelerinin şeffaf olmaması, Siemens in fiyatın tek belirl eyicisi olmasından dolayı alıcıların sömürülmesine zemin hazırlamaktadır. (118) Bu konu, sadece teknik servis firmaları için değil, hastaneler ve bu cihazları kullanan diğer sağlık merkezleri için de önem arz etmektedir. Zira , bu merkezler aldıkları cihazın kullanım ömrü boyunca kendilerine maliyetinin ne olacağını ancak bu sayede tahmin edebileceklerdir. (119) Tıbbi cihaz bakım ihalelerine giren teknik servislerin bu listeleri bilmeleri, ihalede teklif vermeleri açısından da oldukça önemlidir. Fiyatların internet orta mında yayınlanması yükümlülüğü Siemens tarafından yerine getirilmiştir. 18 .02.2009 tarihli Kurul kararı ile sektördeki üreticilere/satıcılara getirilen en az 100 yedek parça fiyatının yayımlanması yükümlülüğü, Siemens tarafından yerine getirilmiş olup, diğ er üretici firmaların üzerinde yedek parçanın bulunduğu bir fiyat listesi teşebbüsün internet sitesinde yayınlanmıştır. (120) İnternetten listelerin yayınlanmaması yanında, bağımsız servisler tarafından bazı parçaların fiyatları talep edildiğinde de gecikmeler veya hiç cevap vermeme söz konusu olabilmektedir. Önaraştırma safhasında, Siemens in bazı fiyat taleplerine cevap vermede çeşitli nedenlerle tereddüt ettiğini gösteren e -posta yazışmalarına rastlanmıştır. Yedek parça fiyatlarının istendiğinde verilmesi, te knik servis sağlayıcıları için hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle yedek parçalar için de fiyat teklif taleplerinin ivedilikle karşılanması gereklidir. (121) Yerinde inceleme esnasında Siemens yetkilileri yedek parça politikası ile ilgili şu hususları dile geti rmişlerdir: Bizim üç tür satışımız var: Parça dahil: Ne kadar parça giderse gitsin, risk bizim olmak üzere ve servis de dahil tek fiyat üzerinden anlaşma yapılıyor. Parça hariç: Koruyucu bakım ve onarım. Müşteri sadece mühendislik almak isterse bu müşteri ye parça ayrıca satılıyor. Anlaşmasız (on call): hem işçiliği hem de parçayı satıyoruz. Müşterinin cihazları alırken yaptığı anlaşmaya ve ölçeğe, ödeme koşullarına, müşteri geçmişine, iş ilişkisine göre değişiyor indirim yapıp yapmama ... . (122) Rakip servis f irmaları ise yedek parçayı Siemens den almayı tercih etmekle birlikte, kendilerine ithalat maliyetlerine katlanmayı göze aldıracak derecede yüksek fiyatlar sunulması ya da fiyat taleplerine geç cevap verilmesi halinde yurtdışından aracı firmalar vasıtasıyl a yedek parça alma yoluna gitmektedir. (123) Görüldüğü üzere, Siemens in, Siemens markalı yedek parçalardaki tek sağlayıcı durumu, Siemens markalı tıbbi cihazlara hizmet vermeye çalışan teknik servisler açısından her 14-29/613-266 23/43 zaman bir tehdit niteliğindedir. Bu durum sad ece teknik serviste rakip olan firmalar açısından değil, hem serviste hem de yedek parça satışında müşterileri konumundaki teşebbüsler açısından da sorun teşkil edebilmektedir. Bu nedenlerle rakip servis sağlayıcıların piyasa dışına çıkmasına yol açacak ay rımcı fiyat uygulanmaması ilgili pazarda rekabetin sağlanması açısından hayati önemi haizdir. Teknik servis firmalarının faaliyetleri açısından yedek parça fiyatlarının bilinebilir olması ve talep edildiğinde geciktirmeden kendilerine verilmesi de bunun sa ğlanabilmesi için gerekli unsurlardır. (124) Siemens in yedek parça fiyatı belirlerken rakip bağımsız servis sağlayıcılar aleyhine, objektif ve makul kriterlere dayanmayan uygulamalarda bulunduğu iddiası soruşturmanın bir diğer konusudur. Örneğin , müşterisi ol an ( ..) ne sunduğu istisnai yedek parça fiyat listesinde Siemens yedek parça katalog numarası ( ..) olan Dura Acron Q tüp için ( ..) (rep) teklif verirken, rakip Siemed firmasına aynı tüp için ( ..) Euro fiyat teklifi vermiştir. Aradaki fark % 20 dir. (125) Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, müşterilere farklı fiyat sunulması tek başına ihlal teşkil edebilecek bir husus değildir. Müşterilerle yapılan pazarlıklarda farklı fiyatların ortaya çıkabilmesi ticari hayatın bir gereğidir. Ancak bu konuda hassasiyetle üze rinde durulan konu, Siemens in bağımsız servis sağlayıcıların müşterilerine sırf bu nedenle farklı fiyat uygulayarak, teknik servis hizmetini başkasından alan müşterilerin bundan caydırılması veya cezalandırılması hususudur. Bunun gerçekleşmesi için de bu ayrımcı fiyat uygulamalarının sistemli bir şekilde ve belirli bir stratejinin parçası olarak ortaya çıkması gerekmektedir. Soruşturma sürecinde, Siemens in farklı müşterilerine aynı ürünler için farklı fiyat uyguladığı bazı durumlar tespit edilmiştir. (126) Yedek parça bağlamında rekabet ihlali teşkil ettiği iddia edilen bir diğer uygulama REP tabir edilen, tamir edilmiş parçalarla ilgilidir. Fiyat tekliflerinin yanına parantez içinde yazılan ( REP) ibaresi arızalı parçanın iadesi halinde yenisinin normal liste f iyatından daha düşük bir bedelle verileceğini ifade etmektedir. Yedek parçaların REP li bedeli ile REP siz, yani orijinal parça bedeli arasında yüksek farklar olabilmektedir. Yerinde inceleme esnasında Siemens yetkilisi REP li parça konusunda: REP parça t abiri, bir takım parçaların yenilenip gelmesidir ve bu parçaların fiyatı daha düşüktür. Almanya bize bunu eskisini geri almak şartıyla veriyor. Almanya dan gelen maliyet fiyatları rep ve yeni için farklıdır. Müşteri bozuk parçayı bize iade ederse rep bedel li satabiliyoruz ifadelerini kullanmıştır. (127) Ancak , Siemens alıcılara REP li fiyat için montajın kendi mühendisleri tarafından yapılması koşulunu ve bakım anlaşması yapılması halinde REP li opsiyonun sunulacağı koşulunu getirmektedir. Bu koşulun objektif te knik kriterlerle izah edilmesi zordur. Burada garantinin geçerliliğinin, montajın Siemens mühendislerince yapılmasına bağlanması bir koşulla makul karşılanabilecek bir uygulamadır. Montajın yetkisiz mühendislerce yapılmasının cihazın ve parçanın zarar görm esine yol açması muhtemeldir. Ancak yetkinliğini ispat eden ve müşteri tarafından da servis vermesi onaylanan bağımsız servis firması için böyle bir sakıncanın olmayacağı tabidir. (128) Bu gerçek bir tarafa, burada asıl rekabet ihlali riski barındıran husus yed ek parçanın REP li bedel opsiyonuyla satışının da aynı koşula bağlanmasıdır. Yedek parçanın REP li ya da REP siz bedel üzerinden satılmasının cihazın montajını kimin yaptığı ile teknik anlamda ilgisi bulunmamaktadır. REP li bedel uygulaması, bozuk parçanın iade edilmesi şartıyla sağlam parçanın liste fiyatından daha ucuza satılması uygulamasıdır. (129) Burada önemle üzerinde durulan husus, REP uygulamasının müşterinin bakım anlaşması yapıp yapmamasına bağlı olmaması ve REP uygulaması kullanılarak müşterilerin bak ım anlaşması yapmaya zorlanmamasıdır. 14-29/613-266 24/43 (130) Savunma metninde, REP uygulaması için Siemens ile bir bakım anlaşması şartının olmadığı, sadece montajın Siemens mühendisleri tarafından yapılması şartının bulunduğu, bu şartın da soruşturma sürecinde Siemens Almanya i le yapılan görüşmeler sonrasında kaldırıldığı belirtilmektedir. Soruşturma döneminde Siemens in REP parça fiyatlarını ilan etmeye başladığı ve rakiplere de REP opsiyonu sunulduğu tespit edilmiştir. (131) Siemens in yedek parça pazarındaki hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasına dayanak olan bir diğer husus Tube Insurance (Tüp Güvence Sistemi) adı verilen ürünle ilgilidir. Tube Insurance, cihazlarda kullanılan tüplerin normal satış fiyatı yerine bundan çok daha düşük bir bedelin her yıl ödenmesi karşılığında g erektiğinde firma tarafından değiştirilmesi opsiyonunun satın alınmasıdır. Bu uygulama kapsamında tıbbi görüntüleme ve teşhis pazarının bir bölümünü oluşturan CT lerde (bilgisayarlı tomografi) kullanılan tüpler güvence altına alınmaktadır. Bu müşterilerle parça ve tüp dahil bakım anlaşması imzalanmakta, tüp dahil olmadığında ( ..) Euro civarında olan anlaşma bedeli, tüp dahil olduğunda yıllık ( ..) Euro olarak belirlenmektedir. I.5.2.2. Siemens in Yedek Parça Uygulamalarına Yönelik Değerlendirme (132) Yukarıda d etaylı olarak açıklandığı üzere, Siemens in hakim durumda bulunduğu yedek parça satışı konusundaki bazı uygulamalarıyla rekabeti ihlali oluşturabileceği yönünde tespitler yapılmıştır. Siemens e açılan soruşturmanın hemen arkasından Kurul ilgili pazarda faa liyet gösteren diğer teşebbüslere de önaraştırma açmış, bu önaraştırma sonunda sektörün genelinde Siemens in soruşturma konusu uygulamalarına benzer uygulamaların mevcut olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (133) Bu önaraştırma sonunda 18 .02.2009 tarih ve 09 -07/128 -39 sayılı karar ile Kurul ilgili pazarda rekabetin işleyişini ortadan kaldıran aksaklıkları gidermeye dönük bir dizi karar almıştır. Tıbbi cihazların yedek parçalarının, bunlara ihtiyaç duyan teknik servis veya hastanelerin ulaşabileceği bir şekilde listelenm esi önem arz etmektedir. Bu nedenle, bunun firmaların internet sitelerinde kolaylıkla yapılabileceği göz önüne alınarak, en çok kullanılan yedek parçaların güncel fiyat listelerinin internet ortamında herkesin ulaşabileceği şekilde ilan edilmesi gerektiği anılan Rekabet Kurulu kararı ile hükme bağlanmıştır. Bu yedek parçaların tespiti için son 3 yıllık satış verilerine bakılabileceği, zira hiç talep görmeyen parçaların listelenmesinin herhangi bir faydası olmayacağı açıktır. Örneğin , cihazlarda kullanılan t üplerin fiyatlarının, bunların sık değiştirilmesi gereken yüksek bedelli parçalar olmaları sebebiyle, söz konusu listelerde olması gerekmektedir. (134) Bunun yanı sıra, yine üretici firmaların müşterilerden ve rakip servis sağlayıcılardan gelen yedek parça fiyat taleplerini en geç 3 işgünü içerisinde cevaplandırması, bağımsız servis sağlayıcıların cihazlara ilişkin hizmetleri zamanında verebilmeleri ve ayrıca hastaneler tarafından gerçekleştirilen ihalelere katılım koşullarını sağlayabilmeleri açısından önemlidir . (135) Konuya ilişkin olarak Danıştay 13. Dairesi nin 28.01.2014 tarih, 2010/3851 E., 2014/146 K. sayılı kararın da özetle Siemens'in tıbbi cihazların bakım ve onarım hizmetinin verilebilmesi için gerekli olan yedek parçaların satışında diğer servis firmaları aleyhine objektif kriterlere dayanmayan ayrımcılık yaptığı ve yedek parça satışını servis satışına bağlama amacı güttüğü görülmüştür. Şöyle ki, Siemens yedek parça pazarının genelinde olduğu gibi sigorta kapsamına dahil tüpler pazarında da hakim durumda ol duğundan, bu tüplerin yıllık sabit bir bedel karşılığı yenilenmesinin ürünü olan tüp güvencesinin de tek sağlayıcısı olduğu, Siemens tarafından bu ürünün alınması için bağlanan ürün için bakım onarım anlaşmalarının (BOA) da yapılması şartı getirildiği, Tub e Insurance kapsamındaki tüpleri kullanan hastanelerin büyük bölümünün Siemens ile anlaşma yaptığı, yani pazarın önemli bir bölümünü kapattığı, BOA ile tüp fiyatı arasında bir bağlantı olmadığı, yani 14-29/613-266 25/43 paket fiyat indiriminin makul bir ekonomik veya ticari gerekçesinin bulunmadığı, ayrıca burada iki ürünü ayrı ayrı da satın alma olanağı tanınmadığı, yani yapılanın sadece paket indirimi olanağı tanımaktan ibaret olmadığı, iki ürünün bir arada satışının ekonomik olarak neredeyse zorunlu tutulduğu anlaşılmaktad ır. Dosyaya sunulan belgeler ortaya koymaktadır ki Siemens; tek üreticisi olduğu belirli yedek parçaların satışında, kendisiyle BOA yapan müşterilere sırf bu nedenle önemli indirimler sağlayarak ve tüp güvence sistemi ürününün arzını yalnızca BOA yapılması şartına bağlayarak, yedek parça pazarındaki hakim durumunu teşhis ve görüntüleme cihazlarının servis pazarında kötüye kullanmakta ve servis pazarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. Siemens in bu konudaki eğilimini ortaya koyan bir örnek, Mayıs 2008 de Sağlık Bakanlığı Mardin Devlet Hastanesi ne verilen Dura 352 -MV x -ışın tüpü fiyat teklifidir . Söz konusu teklifi içeren proforma faturada bahsi geçen tüpün on -call fiyatı 51.000 Euro, parça hariç bakım anlaşması yapılması durumunda 48.000 Eu ro, parça dahil anlaşma yapılırsa 46.000 Euro olarak belirlenmiştir değerlendirmesinde bulunulmuştur. Bu gerekçe çerçevesinde, söz konusu teşebbüsün Siemens markalı tıbbi teşhis ve görüntüleme cihazlarına yönelik yedek parça teminindeki uygulamaları yla 4054 sayılı Kan un un 6. maddesini ihlal ettiği kanaatine ulaşılmıştır. I.6. Yapılan Savunmalar ve Değerlendirilmesi (136) Dosya mevcudu bilgilerden t eşebbüsün , ilgili ürün pazarı, hakim durum ve ihlal iddialarına yönelik olarak savunmaların ın bulunduğu anlaşılmış tır. (137) İlgili ürün pazarına ilişkin olarak; - Siemens markalı tıp cihazlarının servisi ve yedek parçalarını içeren ayrı bir ürün pazarının olmadığı, - Tıp cihazlarının üretimi, satışı, kurulumu ve bakımı ile bu cihazların yedek parçalarını kapsayan bütüncül bir ürün pazarının bulunduğu, - Söz konusu iddianın nedeninin , bu ürünlerin ortalama alıcısının, cihaz alımına, cihazların uzun dönemli bakım ve yedek parça fiyatlarını da dikkate alarak tek bir karar vermesi olduğu, - Siemens tarafından yapılan çalışmalara göre , 2008 yılı itibar ıyla toplam cihaz alımlarının % ( ..) ında cihaz fiyatına ilave olarak, cihazın garanti sonrası bakım - onarım hizmetleri ve yedek parçalarının fiyatları da dikkate alınarak karar verildiği, - Alıcıların cihazın ekonomik ömrü boyunca ortaya çı kacak toplam maliyeti hesaplamak suretiyle (total cost of ownership) bütüncül bir sistem alımı gerçekleştirdikleri, - Cihazların yatırım amaçlı alınması, satın alma ve işletme maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle, sadece cihazın maliyetini değil, sistemler in toplam maliyetini hesaba katarak alım yapmanın basiretli bir tacir yöntemi olduğu, - Siemens in kendi rakamlarına göre , cihazların bir yıllık bakım -onarım maliyetinin cihaz satış fiyatının yaklaşık ( ..) una tekabül ettiği ve bu sebeple cihaz alımı sırası nda göz ardı edilemeyeceği, - Pazardaki en büyük alıcılar konumunda bulunan Sağlık Bakanlığı na bağlı resmi sağlık kuruluşlarının ve üniversite hastanelerinin Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre alım yapmakta oldukları, ilgili mevzuatın cihaz alım ihalelerind e eşzamanlı olarak garanti sonrası bakım, onarım ve yedek parça satışlarıyla ilgili bağlayıcı yükümlülükler getirdiği ve duruma ilişkin düzenlemelere Kamu İhale Kurumu (KİK) 14-29/613-266 26/43 tarafından çıkarılan Mal Alım Tip İdare Sözleşmesi nin 41. maddesinde yer verildiğ i, - Tıbbi cihaz üreticilerinin uluslararası meslek örgütü COCIR verilerine göre Türkiye deki kurulu tıbbi cihazların yaklaşık % ( ..) inin ( ..) yaş arasında bulunduğu , geri kalanının ise bundan daha yaşlı olduğu ve bu durumun kullanıcıların cihazın kullanım ömrü dolmadan cihaz parklarını yenilediklerinin bir göstergesi olduğu, - İkinci el satışların söz konusu olmasının , müşterinin elindeki cihaza bağımlılığının az ve istendiğinde eldeki cihazın satılarak başka bir markaya geçilmesinin mümkün olduğunu gösterdi ği, - ( ..) araştırma şirketi tarafından ( ..) kurum ( ( ..) özel, ( ..) devlet hastanesi) ile yapılan ankete göre; o Kurumların ortalama ( ..) yılda bir tıbbı görüntüleme ve teşhis cihazı alımı yaptığı, o Deneklerin % ( ..) sinin cihaz alırken yedek parça ve serv is fiyatlarını sorduğu, o Tıbbi görüntüleme cihazlarının ekonomik ömrü dolmadan değiştirme fikrinin deneklerin % ( ..) i tarafından kabul gördüğü, o İkinci el cihaz piyasasının varlığının deneklerin % ( ..) si tarafından bilindiği (kamu kurumlarında % ( ..) ), o Cihaz satın alımında özel kurumların sırasıyla servis ekibi ve kalitesi, ürün kalitesi ve teknolojik özellikleri, kamu kurumlarının ise ürün kalitesi, teknolojik özellikler i ve kalitesi ile servis ekibi ve kalitesini göz önüne aldığı, - Coğrafi pazarın genişlet ilerek bilhassa AB bölgesinin ilgili pazara dahil edilmesi gerektiği - Soruşturma raporunda yer alan ilgili ürün pazarı değerlendirmesinin eksik olduğu ifade edilmiştir. (138) Hakim durum tespitine ilişkin olarak ; - Pazarın tıp cihazlarının üretimi, satışı , kurulum u, bakım -onarım hizmetlerini kapsayacak şekilde genişletilmesi halinde Siemens in hakim durumundan bahsetmenin mümkün olmayacağı , çünkü söz konusu pazarda (tıp cihazları üreticileriyle) yoğun rekabetin yaşandığı, - Tıp cihazlarını satın alanların genellikle tek markaya bağımlı kalmayıp cihaz kompozisyonlarında birden fazla markayı bulundurdukları, - Tıp cihazları alımlarının genellikle ihale yöntemiyle yapıldığı ve bu süreçte birden fazla firmadan teklif alınarak pazarlıklar gerçekleştirildiği, dolayısıyla ciha z alım ihalelerinde kıran kırana bir rekabetin gerçekleştiği, - Bakım -onarım ve yedek parça satışlarının da çoğunlukla ihale yöntemiyle gerçekleştirildiği ve sadece tıp cihazlarının üreticilerinin değil, bağımsız servis ve yedek parça sağlayıcılarının da hem Siemens e hem de rakip tıp cihazlarına tedarikte bulunmak suretiyle bu piyasada rekabet halinde oldukları, - Üretici firmalarla bağımsız servis ve yedek parça sağlayıcıları arasındaki rekabetin genel olarak eski ürünlere yönelik olduğu, 14-29/613-266 27/43 - Bu sebeplerle, Sieme ns in bakım -onarım ve yedek parça pazarlarındaki pazar payının, ellerinde kesin veriler olmamakla birlikte, cihaz pazarından daha düşük olduğu ifade edilmiştir. (139) Yedek parça ve servis pazarlarındaki ihlal iddialarına ilişkin olarak ise; - Şifre uygulamasında şifre vasıtasıyla ehil olmayan teşebbüslerin cihazlara servis verebileceği ve bunun sonucunda insan sağlığı konusunda çeşitli riskler çıkabileceği, - Tüpün kullanım süresinin cihaza yapılan koruyucu bakım servisinin niteliğiyle doğru orantılı olarak arttığı, - İndirimlerin yıllık alım miktarlarına göre yapıldığı, - Rekabet Kurulunun 28.10.2005 tarihli kararının şifrelerin bedeli mukabilinde verilmesine cevaz verdiği ve bu nedenle Siemens in şifre uygulaması ve bunu ücreti mukabilinde yapmasının bir ihlal teşkil e tmeyeceği, - 28.10.2005 tarih ve 05 -75 sayılı kararın soruşturma raporunda yer almadığı, - Servis yazılımlarının Siemens lehine fikri mülkiyet hakkı teşkil ettiğinden, yazılıma erişimin Siemens in yazılı onayına tabi olmasının gerektiği, - İlgili pazardaki diğer teşebbüslerin cihazlarına şifre uygulaması yaptığı ve birçoğunun bunu bedeli mukabilinde dahi vermediği ve bu nedenle Siemens in diğer birçok teşebbüsten bu konuda daha ileri olduğu, bu hususun soruşturma raporunda da yer aldığı, diğer teşebbüslerin cezal andırılmadığı ortamda kendilerinin cezalandırılmasının haksızlık olacağı, - Arızayı hızlı tespite yarayan yazılımların şifresinin de alıcıya geçmesi gerektiği görüşünün ancak zorunlu unsur olduğu durumlarda geçerli olabileceği, - Soruşturma raporunda bir cihaz üreticisinin beyanında yer alan şifreyi vermeyiz, ancak müşteri talebi olursa veririz cümlesinin çeşitli nedenlerle eksik olduğu, sağlık söz konusu olduğundan şifrenin verilmesinin çeşitli riskler barındırdığı, bir çok suiistimal örneklerinin bulunduğu, piyasada halihazırda bir regülasyon olmadığı, 14.09.2009 tarihinde ODTÜ de konu ile ilgili gerçekleştirilen Çalıştay da da bu hususların ortaya çıktığı, - Siemens in şif re uygulamalarıyla ilgili Kurul un kararlarına uyduğu, 2005 ve 2009 yıllarına ait kararla r da göz önüne alınarak şifre uygulamaları dolayısıyla Siemens in cezalandırılmaması gerektiği, - Yedek parça fiyatlarının ilk olarak Siemens tarafından internet ortamında ilan edildiği, soruşturma raporunda fiyatların müşterilere verilmediği kanaatine dayan ak olan belgelerin genel fiyat listesi taleplerine yönelik değil, özel bir takım indirimlere ilişkin olduğu, şikayetçi tarafından yapılan ve zamanında cevap verilmediği iddia edilen fiyat taleplerinin usulüne uygun olarak Siemens in çağrı merkezine yapılma dığı için aksamalar olduğu, - Şikayetçinin yedek parça temininde Siemens e bağımlı olmadığı ve Siemens markalı tıp cihazlarında kullanılan yedek parçaların zorunlu olmadığı, - REP uygulaması için Siemens ile bir bakım anlaşması şartının olmadığı, sadece montaj ın Siemens mühendisleri tarafından yapılması şartının bulunduğu, bu şartın da işbu soruşturma sürecinde Siemens Almanya ile yapılan görüşmeler sonrasında kaldırıldığı, 14-29/613-266 28/43 - Siemens in yedek parça satışlarında uyguladığı fiyatların, müşterinin bakım anlaşması ol up olmamasına göre değişmediği, fiyatların soruşturma safhasında internet üzerinden ilan edilmeye başlamasından itibaren tüm alıcılara aynı baz fiyatın uygulandığı, ancak geçmişteki alım miktarları ve müşterinin kredibilitesi dikkate alınarak , çeşitli indi rimler yapıldığı; öncesinde ise yedek parça fiyatlarını müşterilerle pazarlık yaparak oluşturduğu, - Yedek parça satışlarında müşterinin Siemens ile bakım anlaşması yapıp yapmamasının dikkate alınmadığı , ancak sarf malzemelerinin fiyatlandırılmasında müşteri nin bakım anlaşmasının olmasının, daha uygun fiyat üzerinden alım yapmasına imkan sağladığı, bu durumun makul gerekçeleri nin bulunduğu, - Cihazların satış sonrası hizmet ve yedek parçalarının 10 yıl süreyle temin edilmesi gerektiği, bu yükümlülüğün Siemens i le bakım anlaşması olan ya da olmayan bütün alıcı teşebbüslere karşı geçerli olduğu, - Siemens ile bakım anlaşması yapan teşebbüsleri n, bu yükümlülük sebebiyle ortaya çıkan çağrı merkezi hizmetleri, teknik elemanlara yönlendirme ve gerekli teknik yardımların yapılması ve cihazların güncellenmesi gibi maliyetlere katlanırken, on call müşteriler için böyle bir durumun söz konusu olmadığı, - Soruşturma raporunda ihlal iddiasına dayanak yapılan ayrımcı uygulama örneklerinin makul gerekçelere dayandığı, örneğin ; Hacettepe Hastanesi ile 1999 yılında bakım onarım anlaşması yapıldığı, bu anlaşmada istisnai (bakım onarım anlaşması kapsamında yedek parça güvencesine dahil olmayan) parçalarla ilgili verilmiş olan taahhütler gereği söz konusu indirimli fiyatların uyguland ığı, - Siemens in Kanun un 6. maddesini ihlal edip etmediği analizi yapılırken, AB de görül