8. Ceza Dairesi 2024/14374 E. , 2024/8064 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 s…
**8. Ceza Dairesi 2024/14374 E. , 2024/8064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ile onuncu fıkraları ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38963 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38963 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanık hakkında 26/01/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2016 tarihli ve 2016/264 soruşturma, 2016/29 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, sanık hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2016 tarihli ve 2016/264 soruşturma, 2016/29 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmesi ve tebligatın suça sürüklenen çocuk müdafiine yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, dolayısıyla, kesinleşmemiş kararla ilgili suça sürüklenen çocuğun yükümlülüklere uymaması eyleminin gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmadığından bahisle açılan davanın durmasına Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesince 27/01/2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/63 sayılı durma kararı verildiği, Adı geçen sanığın inceleme konusu 25/08/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 16/10/2019 tarihli ve 2019/2939 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2019/1234 Esas, 2020/387 sayılı kararıyla 237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 191/10 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiğinin anlaşıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, " ... soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında 26/01/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2016 tarihli ve 2016/264 soruşturma, 2016/29 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, suça sürüklenen çocuk hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2016 tarihli ve 2016/264 soruşturma, 2016/29 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına yönelik itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterilmesi ve tebligatın suça sürüklenen çocuk müdafiine yapılması gerektiğinden bahisle Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesince 27/01/2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/63 sayılı durma kararı verilmiş olduğu, inceleme konusu dosyadaki suç tarihinin ise durma kararı öncesi 25/08/2019 tarihi olduğu nazara alındığında, bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, bundan sonra sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Şüpheli hakkında 24.08.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2019 tarihli, 2019/6299 Soruşturma, 2019/2985 Esas, 2019/2939 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B.Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.02.2019 tarihli ve 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ile onuncu fıkraları ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.09.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. C.Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/63 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Şüpheli hakkında, 26.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, şüphelinin 30.01.2018 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2018 tarihli iddianamesi ile Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli ve 2018/137 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli ve 2019/1743 Esas, 2021/2603 Karar sayılı kararı ve ''... Benzer olaylara ilişkin olarak Yargıtay 10.Ceza Dairesi'nin 2015/3983 esas 2016/3962 karar sayılı 05.12.2016 tarihli ve 2016/2364 esas 2017/2073 karar sayılı 25.05.2017 tarihli ve 2020/6361 Esas 2020/4176 karar sayılı 23/09/2020 tarihli ilamlarında da belirtildiği üzere, TCK'nun 191/2 maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararlara karşı sanığın 15 gün içerisinde itiraz hakkı bulunduğu, kamu davasının ertelenmesine dair kararda itiraz süresinin 7 gün olarak gösterilmesi ve tebligatın yapıldığı 15.04.2016 tarihinde SSÇ'nin 18 yaşından küçük olması nedeniyle tebligatın SSÇ müdafii'ne yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı olup, bu nedenle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, SSÇ hakkında kovuşturma şartının oluşmaması nedeniyle, SSÇ'ye çıkarılacak tebliğat mazbatasının üzerine ''bu karara karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu” şerhi yazılmak suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının ertelenmesine dair karara ilişkin tebligatın usule uygun şekilde yapılmasının ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının sağlanması bakımından durma kararı verilmesi ve durma kararının aynı nevi suça ilişkin dosyalara bildirilmesi gerekirken yargılamaya devamla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,... '' gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile dava şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kamu davasının durmasına karar verildiği kararın itiraz edilmeksizin 14.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Dava dosyası kapsamına göre; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, ancak usulüne uygun biçimde verilmiş, kesinleşmiş ve ihlali nedeniyle kamu davası açılmış olan "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılıp hüküm kurulabileceği, somut olayda şüpheli hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.01.2016 tarihli eylemi nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının ihlal edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesi hükmünün Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 3. Ceza Dairesinin anılan kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı henüz kesinleşmeden ihlal kabul edilen eylemin gerçekleştiği gerekçesiyle bozulduğu , bozma kararı sonrası ise Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2022/26 Esas, 2022/63 Karar sayılı kararı ile kamu davasının durmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, anılan kararlar ile kanun yararına bozma istemine konu 24.08.2019 eyleme ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılmasının dayanağın ortadan kalktığı gibi sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olması sebebiyle dava şartının da gerçekleşmediği, dolayısıyla sanık hakkında verilecek ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına kadar olan tüm suçlara ilişkin soruşturma dosyalarının birleştirilerek bu suçların hepsine ilişkin olarak tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Edremit 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/1234 Esas, 2020/387 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.