(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5675 E. , 2012/25995 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, fazla çalışma ücretinin ödetilmesini…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/5675 E. , 2012/25995 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, fazla çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, fazla çalışma ücretinin ödetilmesini istemiştir. Davalı işveren, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Somut olayda, dosyaya sunulan ücret tediye bordrolarında 01 Haziran tarihinden 30 Ekim tarihine kadarki yaz döneminde fazla çalışma ücretinin ödendiği, puantaj kayıtlarında fazla çalışma olarak 3 saat yazıldığı, davacının ihtirazı kayıt koymadan imzaladığı ve bu saate göre hazırlanan ücret tediye bordrosunda tahakkuk eden ücretin, ihtirazı kayıtsız tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple 01 Haziran tarihinden 30 Ekim tarihine kadarki yaz döneminde, yazılı belge ile aksi kanıtlanamadığı için fazla çalışma ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ancak, bu dönem içinde olmakla birlikte 01.06.2005-14.06.2005 dönemi puantaj kayıtlarında fazla çalıştığı belirtilmişse de, bordroda ödeme olmadığı için 01.06.2005-14.06.2005 tarihleri arasındaki 193,76 TL fazla çalışma ücretinin kabulü yerindedir. Davacının kış döneminde çalıştığı sürede ücret tediye bordrosunda fazla çalışma tahakkuku ve ödemesi olmadığı görülmektedir. Ancak, davalının bir kamu kurumu olduğu ve kamu kurumlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında salt tanık sözlerine dayanılarak davacının kış döneminde de fazla çalışma yaptığının kabulü isabetli olmamıştır. Öte yandan, ifadeleri hükme esas alınan tanıklardan biri davacının akrabası, diğer iki tanık da davalı işveren aleyhine aynı konuda dava açan kişilerdir. Bu durumda, davalı işverenle husumetli tanıkların beyanlarına değer verilerek kış döneminde de fazla çalışma alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.