5. Hukuk Dairesi 2014/25694 E. , 2015/9804 K. "" MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2014 NUMARASI : 2013/605-2014/334 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı id…
**5. Hukuk Dairesi 2014/25694 E. , 2015/9804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2014 NUMARASI : 2013/605-2014/334 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalılardan M.. Y.. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili ile davalılardan M.. Y.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu arsa vasfındaki taşınmazın, kıyas emsal kabul edilen taşınmazlardan, resmi kurum ve kuruluşlara, iş ve alışveriş merkezlerine ana yollara ve okullara daha yakın ve eşdeğerde, belediye ve altyapı hizmetlerinden yararlanma yönünden eşdeğerde ve Samsun- Sinop karayoluna da cepheli olduğu belirtildikten sonra başka bir gerekçe gösterilmeden 72 ada 38 parsel sayılı emsalden 1,25 kat, 90 ada 53 parsel sayılı emsalden 1,74 kat, 72 da 64 nolu emsalden ise 1,02 kat değersiz olduğu belirtildiğinden rapor inandırıcı görülmemiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıkları halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,