8. Hukuk Dairesi 2016/9176 E. , 2019/10574 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, 133 ada 242 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza bitişik tescil harici bırakılan alanda kendisi tarafından meydana getirilen kapama meyve bahçesi b…
**8. Hukuk Dairesi 2016/9176 E. , 2019/10574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı, 133 ada 242 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza bitişik tescil harici bırakılan alanda kendisi tarafından meydana getirilen kapama meyve bahçesi bulunduğunu, taşınmazların Çetintepe Barajı yapım çalışmaları nedeniyle kamulaştırma sahası içerisinde kaldığını ileri sürerek ağaçların kendisine ait olduğunun tespiti ile tespitin tapuya şerh edilmesini istemiştir. Davalı Hazine, taşınmazların orman niteliği ile DSİ Genel Müdürlüğü'ne tahsis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, orman nitelikli 133 ada 242 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu, fen bilirkişisinin 16.02.2016 tarihli raporundan davacı tarafından kapama meyve bahçesi haline getirildiği iddia edilen "A" harfi ile gösterilen ceviz bahçesi ve "B" harfi ile gösterilen kavaklık niteliğindeki alanların 242 parsel sayılı taşınmazın içerisinde, "C" harfi ile gösterilen yine kavaklık niteliğinde olan 1316m² büyüklüğündeki alanın ise kadastro çalışmalarında çay yatağı (göksu çayı) olarak tespit gören alanda kaldığı, DSİ Bölge Müdürlüğünün 11.09.2015 tarihli cevabında taşınmazın Çetintepe Barajı yapım çalışmaları nedeniyle kamulaştırma kapsamında kaldığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur(472l s.lı TMK mad.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını da kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad.718). 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Kavak ve söğüt ağaçları, kendiliğinden yetişebilen ya da ekonomik amaçla yetiştirilen ve kesilip satılabilen ağaçlar olması nedeniyle muhdesat niteliğinde kabul edilmemektedir. Muhdesat. şahsi bir hak olup (TMK mad.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.