T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1534 Esas KARAR NO : 2025/2043 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2025/227 Esas - 2025/554 Karar TARİHİ: 03/07/2025 DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1534 Esas KARAR NO : 2025/2043 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI : 2025/227 Esas - 2025/554 Karar TARİHİ: 03/07/2025 DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye’de mukim bulunan ve müvekkili ... Finans Finansal Kiralamadan finansal kiralama gerçekleştiren dava dışı... isimli alıcı tarafından müvekkili davacı şirket aracılığı ile Çin’de bulunan ... ... ... ... isimli firmadan 1 adet ... Dikey İşleme Makinesi satın alındığını, bahse konu işleme makinesinin maliki müvekkili şirket olmakla; dava dışı... finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kiracı konumunda olduğunu, dava konusu makinenin Çin’den Türkiye’ye olan nakliyesinin organize edilmesi için ... olarak nakliyeci ... ... Ve Hava Taş. Ltd. Şti görevlendirildiğini, Organize edilen nakliye planı dahilinde söz konusu makine ... nolu konteyner içerisine yüklendiğini ve Çin’den Türkiye’ye olan denizyolu nakliyesi gerçekleştirildiğini, bahse konu makinenin Çin'den ... nolu konteynere yüklenerek Türkiye'ye gönderilmesine ilişkin başlangıç işlemlerinde hasarsız ve sağlam olarak yüklemesinin gerçekleştirildiğini, nitekim taşıyıcı ... Şirketinin de bahse konu yüklemede hasar yahut eksik olduğuna dair herhangi bir şerh düşmediği görüldüğünü, davaya konu edilen makinenin gemi yoluyla Türkiye'ye taşınarak İstanbul Ambarlı Limanı ... Geçici Depolama Alanı'na nakliyesinde ise hasar gördüğü anlaşıldığını, nitekim dilekçe ekinde sunulan fotoğraflar incelendiğinde; Makinenin orijinal ambalajının dağılmış olduğu, Makinenin parça sandığının dağılmış olduğu, Makinenin alt metal ayaklarının yamulmuş olduğu, Makine üzerinde çeşitli mekanik hasarlar olduğu görüldüğünü, devam eden süreçte davaya konu makinenin gümrük işlemleri tamamlandığını ve dava dışı...'e nakliyesi sağlandığını, fakat makinenin antrepodan nakliyesi sağlanırken başlangıçtaki hasar miktarının katbekat artırıldığı ayrıca tespit edilmiş, durum fotoğraflandığı ve... tarafından tutanak altına alındığını, bahse konu hasarların meydana gelmesindeki yegane nedenlerin, makinenin denizyolu ile Çin'den Türkiye'ye taşınırken gerçekleştirilen elleçleme operasyonundaki kusurlu, sorumsuz hareketler ve ürünün Türkiye'de antrepoya nakliyesi sırasında koyteynerden çıkartılırken sürüklenmesi gibi kusurlu hareketler olduğu anlaşıldığını, davalıların bahse konu kusurlu hareketleri nedeniyle oldukça fazla hasar gören makinenin tamir edilmesi ve tekrar kullanılabilir hale getirilmesi için dava dışı yetkili servis ... ... Makina Sanayi Ltd, Şti.'den yardım alındığını ve hasarın 23.500,00-USD olduğu tespit edildiğini, nitekim bahse konu hasar giderilmeden makinenin sağlıklı bir şekilde çalışması imkanı da bulunmadığını, davalı taşıyıcı ... şirketinin, davaya konu edilen makinenin Çin'den Türkiye'ye denizyolu ile nakliyesini gerçekleştiren firma olarak dava konusu hasarın tümünden sorumlu olduğunu, davalı ... şirketi huzurdaki dava konusu olayda makinenin gemiden tahliyesi ve yurt içi kara taşıması öncesinde hasara uğramadan muhafazası ile yükümlü olduğunu, ancak davaya konu edilen makinenin davalı tarafça gerçekleştirilen taşıma sırasında hasara uğradığı açık bir şekilde tespit edildiğini, kural olarak taşıyan, taşıma işinin ifasında özellikle eşyanın yüklenmesi, istiflenmesi, taşınması, korunması ve boşaltılmasında dikkat ve özenle davranmakla yükümlü olduğunu, nitekim TTK'nın 1178. maddesinde de belirtildiği üzere "Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur". Hal böyleyken davaya konu edilen makineyi hasarsız bir şekilde teslim almasına rağmen taşıması sırasında hasara maruz bırakan davalı ... şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulacağının şüphesiz olduğunu, davaya konu edilen makine, davalı ... Şirketi tarafından denizyolu ile Türkiye'ye getirilmiş ve burada diğer davalı Hursan Şirketi'nin antreposuna alındığını, davalı ... Şirketi tarafından düzenlenen tutanağın dilekçe ekinde sunulduğunu, ... Şirketi tarafından tanzim olunan bahse konu tutanak incelendiğinde; ... Şirketi tarafından nakliyesi gerçekleştirilen konteyner üzerindeki mührün sağlam olduğu, demir sandığın dış ambalajında ezilmeler ve açılmalar olduğunun tespit edildiği ve fotoğraflandığının görüldüğünü, tutanak ekindeki fotoğraflar incelendiğinde ise yalnızca makinenin konteyner içerisinde taşındığı ambalaj üzerinde hasarın mevcut olduğu fakat emtianın halen bir bütünlük teşkil ettiği görüldüğünü, bu duruma rağmen emtianın konteynerden davalı Hursan Şirketinin antreposunu boşaltılması sırasında da gerekli özen ve sorumluluk gösterilmemiş, oldukça yüksek ihtimalle emtia boşaltılırken konteynerden sürüklenmek suretiyle tahliye edilmiş ve başlangıçta tutanak altına alının hasarın katbekat artırıldığı görüldüğünü, Nitekim işbu dilekçe ekinde sunulan deliller incelendiğinde başlangıçta yalnızca taşıma nedeniyle mevcut bulunan hasarın, emtianın antrepoda depolanması sırasında oldukça arttığı görüldüğünü belirterek, 23.500,00-USD'lik zararın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu talebini yalnızca döviz cinsinden yönelttiğini, Türkiye'de yerleşik kişilerin kendi aralarında döviz cinsinden sözleşme yapmalarının ve bu sözleşmelere dayalı parasal taleplerinin döviz cinsinden ileri sürmelerinin yasak olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... yolu taşımasının ve boşaltma işlemlerinin fiili taşıyan tarafından yerine getirildiğini, zararın teslim sonrası ve antrepo çıkışında meydana geldiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin yalnızca organizasyonel bir hizmet sunduğunu ve taşıma sürecine doğrudan müdahalesi yahut kontrolü olmadığını, davacının sunduğu ekspertiz raporunun tek taraflı hazırlandığını ve kabul edilemeyeceğini, hak düşürücü süre itirazları ve zamanaşımı definde bulunduklarını, hasarın yalnızca elleçleme kusurlarından değil, malın kendi doğasından ve gönderici tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan da kaynaklanması hususunun dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 03/07/2025 tarih ve 2025/227 Esas - 2025/554 Karar sayılı kararında; "Dava, davacı tarafından finansal kiralama sözleşmesi tahtında satın alınan emtianın davalı sorumluluğunda hasarlandığı iddiası ile oluşan zararın tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın tarafların husumet ehliyetlerine haiz olup olmadıkları, davalı vekilnin zamanaşımı itirazının yerinde olup olmadığı, hasar bakımından davalının sorumlu bulunup bulunmadığı ile neticede varsa alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememizde açılan işbu davanın İstanbul 13 Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/08/2024 tarih, 2024/427 Esas, 2024/570 Karar sayılı Görevsizlik kararı ile gelerek mahkememizih 2024/471 Esasına kaydedildiği, Mahkememiz 2024/471 Esas sayılı dosyasının 17/04/2025 tarihli duruşma ara kararı ile eldeki dosya davalısı bakımından davanın tefrik edilerek eldeki esasa kaydedildiği, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... Lojistik firması hakkında mahkememizin 2024/471 Esas sayılı dosyası üzerinden görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacı ... Finans Finansal Kiralamadan finansal kiralama gerçekleştiren dava dışı... isimli alıcı tarafında davacı şirket aracılığı ile Çin’de bulunan ... ... ... ... isimli firmadan 1 adet ... Dikey İşleme Makinesi satın alındığı, bahse konu işleme makinesinin malikinin davacı şirket olduğu, dava dışı...'in finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kiracı konumunda olduğu, dava konusu makinenin Çin’den Türkiye’ye olan nakliyesinin organize edilmesi işi için ... olarak davalı ... ... Ve Hava Taş. Ltd. Şti görevlendirildiğinin davacı tararfından beyan edildiği, Organize edilen nakliye planı dahilinde dava konusu makinenin ... nolu konteyner içerisine yüklendiği ve ... isimli gemi ile nakliyesinin yapılarak yükün Ambarlı Limanı'na tahliye edildiği dosya kapsamında sabittir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde ve davacı vekilinin dava dilekçesinde de belirttiği üzere davalının fiilen taşıma işini gerçekleştirmediği, taşımanın planlanmasında ve tahliye işlemlerinde görev aldığı ve taşımaya konu ... numaralı konşimentoda da acente olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 06/02/2025 tarihli ön inceleme celsesi ara kararı ile davacı vekiline, davalı ... firması tarafından düzenlenen navlun faturası ile taraflar arasındaki e posta yazışmalarının sunulması bakımından süre verilmiş olup, davacı vekilince 09/02/2025 tarihli beyan dilekçesinde, davalı ... firması ile yapılmış herhangi bir navlun sözleşmesinin bulunmadığı, taşıma sözleşmesinin Çin'de yerleşik firma ile yapıldığı açıklanmış ve dosyaya sunulan taraflar arasındaki taşımaya ilişkin yapılan e posta yazışmaları incelendiğinde ise, davalı ile yalnızca ordino teslimi için iletişime geçildiği anlaşılmıştır. Bu hali ile davalının taşıyan olarak pasif husumet ehliyetini haiz olduğu hususunda mahkemede yeterli kanaat oluşmadığından, neticede davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, '' 1-Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği, 03.07.2025 tarihli gerekçeli kararında, davalı ... ... ve Hava Taşımacılık Ltd. Şti.'nin taşıyan sıfatı bulunmadığına ve bu nedenle pasif husumet ehliyetine sahip olmadığına kanaat getirerek davanın usulden reddine karar verdiğini; yerel mahkemenin bu kararına dayanak olarak gösterdiği hususların, dosya muhteviyatındaki delillerle ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleriyle çelişmekte olup, bu kararın usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen ana gerekçelerin; davalının "fiilen taşıma işini gerçekleştirmediği", "taşıma sözleşmesinin Çin'de yerleşik firma ile yapıldığı", "davalı ile yalnızca ordino teslimi için iletişime geçildiği" ve bu nedenlerle davalının "taşıyan olarak pasif husumet ehliyetini haiz olmadığı" hususu olduğunu; bu gerekçenin, mevcut hukuki durumu ve ticari teamülleri hatalı değerlendirmekten ibaret olduğunu, Yerel mahkemenin, davalının bir taşıma organizatörü (...) olduğu tespitini yaptığını ancak bu sıfatın hukuki sonuçlarını göz ardı ettiğini; davalı, taşımanın fiziki kısmını bizzat gerçekleştirmese de, taşıma işinin tamamını organize ederek ve bu organizasyonu kendi adına üstlenerek Türk Ticaret Kanunu'nun 926. maddesi anlamında taşıyıcı sıfatını kazandığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 926. maddesi, "Taşıma işleri komisyoncusu, eşyanın taşınmasını bizzat üstlenebilir. Bu hakkını kullanırsa, taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı veya taşıyan sayılır" hükmünü amir olduğunu; bu hükmün, bir taşıma işleri komisyoncusunun, fiziki taşıma edimini kendisi gerçekleştirmese dahi, taşıma işini üstlenmesi halinde sözleşmesel taşıyıcı (contractual carrier) sıfatını kazanacağını açıkça ortaya koymakta olduğunu; modern ... ticaretindeki karmaşık lojistik zincirleri dikkate alındığında, bu yasal düzenleme, yalnızca fiziki taşıyıcıya değil, tüm taşıma sürecini üstlenen ve yöneten komisyoncuya da sorumluluk yükleyerek hak sahiplerini korumayı amaçlamakta olduğunu; mahkemenin, bu hukuki ilkeyi göz ardı ederek yalnızca fiziki taşıyıcıya odaklanmasının, kanunun amacına aykırı bir yorum hatası olduğunu, Dosya kapsamında yer alan belgeler ve davalıya atfedilen fiili davranışların, davalı ...'nin TTK m.926 kapsamında sözleşmesel taşıyıcı sıfatını üstlendiğini kesin olarak kanıtlamakta olduğunu, Navlun Faturası Düzenlenmesi: Davalı ... şirketi, taşıma sürecini organize etmesi neticesinde müvekkili şirkete navlun faturası düzenlediğini; bu durumun, taraflarınca dosyaya sunulan deliller ile de sabit olduğunu; bir taşıma organizatörünün, kendi organizasyon hizmeti ücretinin yanı sıra navlun bedelini de talep etmesi ve bu amaçla fatura kesmesi, taşıma işini bizzat üstlendiğinin somut bir göstergesi olduğunu; yerel mahkemenin, navlun bedeline ilişkin doğrudan bir sözleşme olmamasına (CIF teslim şekli gereği satıcı tarafından yapılmasına) dayanması, ...'nin fiilen taşıyıcı gibi hareket ettiği gerçeğini değiştirmeyeceğini; CIF teslim şeklinde navlun bedeli satıcı tarafından ödeneceğini, ancak bu durum, taşıma işini üstlenen taşıyıcının alıcıya karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını; yerel mahkemenin, bu ticari gerçeği ve navlun faturasının varlığını göz ardı ederek delil değerlendirmesinde açık bir hataya düştüğünü, Taşıma Sürecinin Yönetimi: Dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere, makinenin nakliyesinin organize edilmesi için davalı ... "... olarak nakliyeci" sıfatıyla görevlendirilmiştir. Müteakiben, "tüm süreç davalı ... firması tarafından takip edilmiş ve müvekkilimiz şirkete bildirimde bulunulmuştur". Bu fiili süreç yönetimi, ...'nin yalnızca bir aracı değil, taşıma edimini müvekkil adına üstlenen ve sorumluluğunu zımnen kabul eden bir sözleşmesel taşıyıcı gibi hareket ettiğini ispatlamakta olduğunu, Gerekçeli kararda yerel mahkeme, dosyadaki e-posta yazışmalarını "yalnızca ordino teslimi için iletişime geçildiği" şeklinde yorumladığını; bu yorumun, dava dosyasının bütününe ve ticari teamüllere aykırı olduğunu ancak yerel mahkemenin en kritik hatasının, dosyayı tefrik etmesinin ardından davalı ...'nin aleyhine olan en güçlü delili, yani diğer davalı Hursan'ın savunmasını ve sunduğu resmi tutanağı değerlendirmemiş olması olduğunu, Dava tefrik edilmeden evvel dosyaya sunulan diğer davalı ..'ın cevaba cevap dilekçesinde yer alan beyanları, hasarın ...'nin sorumluluğunda meydana geldiğini kesin olarak ortaya koymakta olduğunu; diğer davalı ..., dava konusu hasarın "kendi depolarına hasarlı olarak geldiğini" ve "konteynerin orijinal mührü sağlamken açıldığını" belirttiğini; bu beyanın, hasarın konteynerin mühürlendiği Çin'den, İstanbul'daki antrepoya boşaltılana kadar olan süreçte, yani ...'nin sözleşmesel hakimiyetinde meydana geldiğini kanıtlayan en güçlü delil olduğunu; yerel mahkemenin, tefrik kararı sonrasında ... lehine karar verirken bu kritik delili göz ardı etmesinin, adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, İleri sürerek, yukarıda kısaca belirtilen sebepler ile resen nazara alacağı hususlar tahtında; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği'nce ittihaz olunan 03.07.2025 tarih, 2025/227 Esas, 2025/554 Karar numaralı davanın usulden reddine dair kararının kanuna ve hukuka uygun bulunmaması sebebiyle kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davacı tarafından ihraç edilen dava konusu emtianın uluslararası ... taşıması sırasında hasara uğradığı iddiası ile uğranılan zararın davalıdan tahsili talebine ilişkin olup, Mahkemece davanın pasif husumet eksikliği sebebiyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından Çin'de bulunan dava dışı firmadan satın alınan dava konusu emtianın davalının taşıma komisyoncusu( ...) olarak yer aldığı, dava dışı fiili taşıyıcı nezdinde uluslararası ... taşıması ile taşındığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili, dava konusu emtianın taşıma sırasında hasarlandığı ve davalının taşıma komisyoncusu olarak aynı zamanda taşıyıcı sıfatını üstlendiğinden söz konusu hasardan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. TTK'nın 926 maddesine göre taşıma işleri komisyoncusu, eşyanın taşınmasını bizzat üstlenebilir. Bu hakkını kullanırsa, taşımadan doğan haklar ve yükümlülükler yönünden taşıyıcı veya taşıyan sayılır. Davacı vekili tarafından sunulan fatura ve mail yazışmaları incelendiğinde, taraflar arasında ordino ihbarı ve masrafına ilişkin yazışma yapıldığı, bu yazışmalara göre davacı tarafından navlun faturası olduğu ileri sürülen "Terminal" açıklamalı ve 650 USD bedelli faturanın ordino ödemesi olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından navlun ücretine ilişkin fatura düzenlenmediği gibi konşimentoda da ... temsilcisi olarak yer aldığı, davacı vekilinin beyanına göre de taşıma sözleşmesinin Çin'de yerleşik firma ile yapıldığı anlaşılmakla taşıma işleri komisyoncusu olan davalının taşıma işlerini bizzat üstlendiği ispat edilemediğinden tek başına taşıma işleri komisyoncusu sıfatından dolayı taşıma sırasında meydana geldiği iddia edilen zarar talebine ilişkin pasif husumeti söz konusu olmadığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.