Başvuru, görevsizlik kararı veren mahkemede yeniden açılan davanın esasının incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, görevsizlik kararı veren mahkemede yeniden açılan davanın esasının incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. A. Askeri Yargının Kaldırılmasına İlişkin Anayasa Değişikliği Süreci 21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Kanun'un maddesinin son fıkrası ile Anayasa'da askerî yargının düzenlendiği maddesi, Askerî Yargıtayın düzenlendiği maddesi ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM) düzenlendiği maddesi ilga edilmiştir. 6771 sayılı Kanun'un maddesiyle de Anayasa'ya geçici madde eklenmiş; geçici maddenin (E) fıkrasının birinci cümlesine göre Askerî Yargıtay, AYİM ve askerî mahkemelerin kaldırıldığı ayrıca ifade edilmiştir. Aynı fıkranın son paragrafına göre kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyaların ise ilgilisine göre görevli ve yetkili adli veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderileceği öngörülmüştür. 6771 sayılı Kanun'un maddesinin c fıkrasına göre Anayasa'ya eklenen geçici maddenin (E) fıkrasının değiştirilen diğer hükümler kapsamında yer alarak anılan Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6771 sayılı Kanun 11/2/2017 tarihli ve 29976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış, 16/4/2017 tarihinde halk oylamasına sunularak kabul edilmiştir. Halk oylaması sonuçlarına ilişkin Yüksek Seçim Kurulu kararı 27/4/2017 tarihli ve 30050 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.B. Bireysel Başvuruya Konu Dava Öncesi Hukuki Süreç Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun Şanlıurfa'nın Suruç ilçesi Mürşitpınar Mahallesi'nde ikamet ettiği lojmandaki eşyalarının Suriye'deki çatışmalar sırasında kullanılan patlayıcı maddelerden zarar görmesi sebebiyle meydana gelen maddi zararının tazmini için görev yaptığı Komutanlığa yapmış olduğu başvuru, Şanlıurfa Valiliğine (İdare) gönderilmiştir. İdare 11/9/2015 tarihli yazısı ile başvurunun reddine karar vermiştir. Başvurucu, Şanlıurfa İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 27/10/2015 tarihinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi zararının tazmini talebiyle Şanlıurfa Valiliğine karşı tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 31/3/2017 tarihli kararıyla davanın görev yönünden reddine kesin olarak karar vermiş; karar gerekçesinde, idari eylemin "askerî hizmete ilişkin bulunması ve asker kişiyi ilgilendirmesi" koşullarının birlikte gerçekleştiğinin görüldüğünü, uyuşmazlığa konu dava da AYİM'in görevli olduğunu ifade etmiştir. Karar başvurucuya 12/4/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, başvuru formunda görevsizlik kararının kendisine tebliğ edilmesi üzerine dava açmak üzere AYİM'e vermiş olduğu dava dilekçesinin Anayasa'da yapılan değişiklikle askerî yargının kaldırılmış olduğu gerekçesiyle AYİM tarafından kabul edilmediğini belirtmiştir. Bireysel Başvuruya Konu Dava Süreci Başvurucu, Anayasa'da yapılan değişiklik sonucunda AYİM'in kapatılması üzerine idare mahkemelerinin görevli hâle geldiği gerekçesiyle 3/5/2017 tarihinde Mahkemede yeniden tam yargı davası açmıştır. Mahkeme 20/10/2017 tarihli kararıyla davanın incelenmeksizin reddine istinaf yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Karar gerekçesinde; daha önceden tarafları ve konusu aynı olan davanın görev yönünden reddedildiği, Anayasa değişikliği ile beraber AYİM'in kaldırıldığı iddiası ile dava açılmış ise de Anayasa değişikliği sonrasında çıkarılacak uyum yasaları ile askerî yargıda açılacak davaların hangi tarihten itibaren ve nasıl bir süreçte sonuçlandırılacağının kanun hükmü ile ortaya konulacağı, dosyanın ancak AYİM tarafından verilecek görevsizlik kararı neticesinde idari yargıya intikal edebileceği ifade edilmiştir. Başvurucu 14/12/2017 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge İdare Mahkemesi(İstinaf Mahkemesi) 15/2/2018 tarihli kararı ile başvurunun kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar vermiştir. İstinaf Mahkemesinin kararı başvurucuya 11/4/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (703 sayılı KHK) maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hâli şöyledir: "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli veya askeri yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. ..." 2577 sayılı Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:" Dilekçeler, ..a) Görev ve yetki,b) İdari merci tecavüzü,c) Ehliyet,d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,e) Süre aşımı,f) Husumet,g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,...Yönlerinden sırasıyla incelenir." 2577 sayılı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek karar" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin 703 sayılı KHK'nın maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hâli şöyledir:" 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine, ...Karar verilir." 25/8/2017 tarihli ve 30165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (694 sayılı KHK) maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Kaldırılan askeri yargı mercilerinde görülmekte olan, tebliğde ve infaz aşamasında bulunanlar ile bu mercilerin arşivlerinde bulunan işi bitmemiş dosyalardan; a) Askeri Yargıtayda olanlar, Yargıtaya, b) Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kanun yolu incelemesi aşamasında olanlar Danıştaya; diğerleri Ankara idare mahkemelerine, c) Askeri mahkemelerde olanlar, görevli ve yetkili adli yargı mercilerine,ç) Askeri savcılıklarda olanlar, yetkili Cumhuriyet Başsavcılıklarına,21/1/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde herhangi bir karara gerek kalmaksızın listeye bağlanarak gönderilir.Kaldırılan askeri yargı mercilerindeki işi bitmiş dosyalar ile defter ve diğer evraklar, bu mercilerce Milli Savunma Bakanlığı arşivine gönderilir.Kaldırılan askeri yargı mercilerince hüküm verilmekle birlikte henüz gerekçeli karan yazılmayan dosyalara ilişkin kararlar en geç 15 gün içinde yazılır ve dosyaları tebliğ ve müteakip işlemler için sekizinci fıkrada gösterilen adli ve idari yargı mercilerine gönderilir.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Dava şartları" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir."(1) Dava şartları şunlardır:...ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması..."B. Danıştay İçtihadı Danıştay Beşinci Dairesinin 6/6/2016 tarihli ve E.2016/3014, K.2016/3547 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Bir dava görülmekte iken, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci bir davanın esasının, derdestlik nedeniyle incelenemeyeceği usul hukukunun genel ilkelerindendir.İdari davaların konusunu genellikle idari işlemler oluşturmaktadır. Bu bağlamda derdestlikten söz edilebilmesi için davanın taraflarının, sebebinin ve konusunun aynı olması gerektiğinden, iptal isteklerinin aynı işleme yöneltilmiş olması zorunludur...." Danıştay Beşinci Dairesinin 26/2/2020 tarihli ve E.2016/58751, K.20201644 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ''ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı'' olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması ve birinci davanın görülmekte olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin aynı olmasına bağlıdır...." Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 5/4/2017 tarihli ve E.2015/3423, K.2017/1559 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun dava şartlarını düzenleyen maddesinin fıkrasının (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" dava açma şartları arasında sayılmış olup; Kanunun maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; maddesinin fıkrasında ise "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta, davacı tarafından, hizmet sözleşmesinin feshedildiği iddiasıyla işe iade istemiyle Ankara İş Mahkemesinde açılan diğer bir davada, Mahkemenin 27/12/2012 günlü, E:2012/24, K:2012/1136 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği; anılan kararın Yargıtay Hukuk Dairesinin 15/04/2013 günlü, E:2013/6368, K:2013/6661 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ve aynı hukuki çekişmeyi içeren işbu dava hakkında daha önce verilmiş bulunan kesin hüküm nedeniyle, davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece bu husus araştırılmaksızın davanın görev yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir...."