11. Hukuk Dairesi 2012/7207 E. , 2013/6496 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2011/109-2011/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgel
**11. Hukuk Dairesi 2012/7207 E. , 2013/6496 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2011/109-2011/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davalı şirkete kasko sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ... 01/01/2007 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkilerinin uzun bir tedavi aşaması geçirdiklerini ve halen tedavilerinin devam ettiğini, davalı şirket bünyesinde tanzim edilmiş olan ... numaralı 03/11/2006 - 2007 tarihlerini kapsayan poliçede "artan mali mesuliyet" teminatı kişi başı teminatı 15.000 TL olduğunu, bu poliçede "manevi tazminat klozu" da yer aldığını, dolayısıyla davalı şirket bu zarardan sorumlu olduğunu, ileri sürerek müvekkili ... için 10.000 TL ve ... için ise 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın 01/01/2007 tarihinden itibaren %30 ve artan oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ... plakalı aracın şirketlerine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin ancak maluliyet için uzman bilirkişiden alınacak aktüerya raporu sonucu tespit edilen maluliyet zararından sigortalısının kusuruna isabet eden oranda ve teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, ceza davasının bekletici mesele sayılması ve davacıların sigortalı olduğu kurum olup olmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüde düşürülmeksizin de dava açılmış bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davasının kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 15.000'er TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek değişen ve değişecek oranlarda %30 oranını geçmemek kaydı ile avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıların yolcu olması nedeni ile ...'nın 4. maddesi uyarınca avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir usulsüzlük olmamasına, davalı tarafın davacılar dışında aynı kaza nedeni ile başkalarına manevi tazminat ödediğine dair bir belgenin temyiz aşamasında dahi sunulamamış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde davalı şirketin poliçe ile manevi zararlara da teminat verdiğini ileri sürerek her bir davacı için 10.000 TL'şer TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davaya dayanak yapılan poliçede davalı şirket kaza başına 45.000 TL, kişi başına 15.000 TL olmak üzere manevi tazminat teminatı vermiş bulunmaktadır. Poliçedeki bu rakamlar davalı şirketin ödemesi gereken azami hadleri göstermekte olup, her halükarda ödenmesi gereken tutarlar değildir. Hakim, her olay için manevi tazminatı takdir edip kişi ve kaza başına limitleri de aşmayacak şekilde manevi tazminata hükmetmek durumundadır. Hal böyle iken ve ayrıca da yukarıda belirtildiği üzere talep edilen tutar kişi başına 10.000 TL ile sınırlı olduğu halde mahkemece HUMK'nın 76. (HMK'nın 26) maddesine aykırı olacak şekilde kişi başına 15.000 TL'şer TL'den 30.000 TL'ye hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.