(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/2810 E. , 2013/23175 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 120 ada 301 parsel sayılı 23370,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine ad…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/2810 E. , 2013/23175 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 120 ada 301 parsel sayılı 23370,24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava ve temyize konu 120 ada 301 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.09.2012 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4879,96 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına, geriye kalan ve (B) harfi ile gösterilen 6453,70 m2 ile 12036,58 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 120 ada 301 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.09.2012 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 4879,96 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava ve temyize konu 120 ada 301 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle .../.. yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki dosya içeriğine göre yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve dinlenen tutanak bilirkişilerinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi dava ve temyize konu taşınmazın dere yatağında ve eğimli bir tarım arazisi olduğu ziraat bilirkişi raporları içeriğinde bildirilmesine rağmen mahkemece yapılan keşifler sırasında taşınmazın aktif dere yatağı içinde olup olmadığı konusunda uzman olup bu konuda bilgi ve uzmanlığına başvurulması gereken jeolog bilirkişi bulundurulmamış, kendi içinde çelişen ziraat bilirkişi raporları esas alınarak hüküm oluşturulmuştur. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersiz olduğu gibi mahkemece taşınmaz bizzat görülüp gözlenmediğinden ve mahkemenin gözlemi keşif tutanağına yansıtılmadığından uzman ziraatçi bilirkişi raporlarının yargı denetimine açık olduğundan söz edilemez. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.