10. Hukuk Dairesi 2009/5378 E. , 2010/13346 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile diğer ödemelerin ilk davadan kalan kusur farkı sebebiyle Kurumun bakiye alacağının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar tarafından temyiz ed
**10. Hukuk Dairesi 2009/5378 E. , 2010/13346 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile diğer ödemelerin ilk davadan kalan kusur farkı sebebiyle Kurumun bakiye alacağının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, buna ilişkin mahkemenin kabul gerekçesinde bir isabetsizlik yoksa da; İlk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulmasının gerekli olduğu, Hukuk Genel Kurulu’nun 07.05.2008 tarih 2008/10-363 Esas, 2008/366 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde, gelirlerde meydana gelen artışın ayrı bir olgu niteliğinde bulunduğu, önceki rücu davasında ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmesinin ilk davada hüküm altına alınmayan kusur farkı nedeniyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağı, ilk rücu davasında hükmolunan gelir artışlarının, kusur farkından kaynaklanan eldeki davada hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmadığı, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin bakiye kusuruna isabet eden kısmı hesaplanarak, ilk davada hüküm altına alınmayan bölümünün kabulü gerekeceği gözetilmeksizin hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ:Hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine; “1- Davanın kısmen kabulü ile ilk peşin sermaye değerli gelirden kalan 20.837,94 TL’nin onay tarihinden, 414,70 TL geçici işgöremezlik ödeneği ile 1.814,78 TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihlerinden yasal faiziyle davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- 1.245,64 TL ilam harcının davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile alınıp hazineye irat kaydına, 3- 2.706,74 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili tahsili ile davacıya ödenmesine, 4- 87,68 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına” yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 12.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.