11. Hukuk Dairesi 2023/4081 E. , 2024/6305 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2050 Esas, 2023/832 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/274 E., 2022/530 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4081 E. , 2024/6305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2050 Esas, 2023/832 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/274 E., 2022/530 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı dava dışı Bulung Logistics GmbH ile davalı arasında Mart 2013 tarihinde üç adet taşımanın yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, taşıma sözleşmesi gereğince Timisoara’dan Bursa’ya yapılan ilk nakliyenin gerçekleştirildiğini, bu nakliyeye ilişkin olarak davalı tarafından tanzim edilen 21 Mart 2013 tarihli navlun faturasının sigortalı Bulung tarafından ödendiğini, ancak, sonraki iki taşıma konusu yüklerin Türkiye’deki alıcılarına teslim edilmediğini, bu sebeple, yük ilgilileri tarafından, zayi olan yüklerle ilgili olarak, sigortalı Bulung’a talep yöneltildiğini, bu taleplerin Bulung’un sorumluluk sigortacısı sıfatıyla müvekkili davacı tarafından tazmin edildiğini davalının CMR Konvansiyonu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) ilgili hükümleri gereğince, üstlenmiş olduğu taahhüde aykırı olarak taşıma konusu yüklerin teslim edilememesi sebebiyle oluşan zararlardan sorumlu olduğunu, davacının sorumluluk sigortacısı sıfatıyla tazmin ettiği toplam 114.859,11 Euro tazminatın faiziyle birlikte rücuen tahsili için davalı hakkında İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/7305 E. sayılı dosyasıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının öncelikle halefiyet durumunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıma nedeniyle hiçbir ücret almadığını, müvekkili ile dava dışı sigortalı şirketin hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, CMR konvansiyonunun 34 üncü maddesine göre davanın müteakip taşımacı olan kusurlu fiili taşıyıcıya karşı açılması gerektiğini, davalının taşıyıcı olarak sorumlu olduğu varsayılsa dahi CMR hükümlerine göre bir sorumluluğunun bulunmadığını, taşımanın tek bir taşıma sözleşmesi ile yapıldığını, 12.03.2013 tarihli yüklemeye ilişkin taşıma senedinde yer alan aracın Bildac KFT isimli şirkete ait olduğunu, davacının neye dayanarak ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, CMR belgeleri ve yükleme talimatında taşıyıcı kısmının boş olduğunu, davanın fiili taşıyıcı Bildac KFT isimli şirkete ve onun sigortacısına ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava öncesinde davalıya ihbarda bulunulmadığından faiz istenemeyeceğini, husumet itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının aktif, davalının pasif husumetinin bulunduğu, davalının üstlendiği iki ayrı taşımaya konu emtiayı kendi ifa yardımcısı olan fiili taşıyıcılar marifetiyle taşıttığı, ancak emtianın alıcısına teslim edilmediği ve kayıp olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinden davalının sorumlu olduğu, Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 114.859,11 Euro asıl alacak ve 4.389,82 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.248,93 Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/7305 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 114.859,11 Euro asıl alacak ve 4.389,82 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.248,93 Euro üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %5 faiziyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının aktif, davalının pasif husumetinin bulunduğu, davalının üstlendiği iki ayrı taşımaya konu emtiayı kendi ifa yardımcısı olan fiili taşıyıcılar marifetiyle taşıttığı, ancak emtianın alıcısına teslim edilmediği ve kayıp olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca davacının sigortalısına ödediği hasar bedelinden davalının sorumlu olduğu, CMR Konvansiyonu'nun 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu sorumluluğun kg başına 8,33 SDR ile sınırlandırıldığı, kayıp emtianın toplam 26.121,10 kg olduğu, sorumluluğun üst sınırının (8,33 x 26.121,10)=217.588,76 SDR olarak hesaplandığı, karar tarihindeki TCMB kuruna göre 1 SDR=1.3345 USD olduğu, 217.588,763x1.3345=290.372,20 USD cinsinden sorumluluk üst sınırı bulunduğu, TCMB'nin karar tarihindeki Euro/USD kuruna göre; 1 Euro =1.0448 USD olduğu, gerçek hasar tutarının olan 114.859,11 Euro'nun USD cinsinden değeri olan (114.859,11 x 1.0448)=120.004,68 USD'nin, Dairece tespit edilen 290.372,20 USD üst sorumluluk limitinin altında kaldığı, CMR'nin 27 nci maddesi uyarınca, davacının davalıdan 11.06.2013 tazmin talep yazısı tarihinden itibaren yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği, bilirkişi heyeti tarafından takip tarihine dek işlemiş faiz tutarının doğru hesaplandığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 114.859,11 Euro asıl alacak ve 4.389,82 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.248,93 Euro alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/7305 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 114.859,11 Euro asıl alacak ve 4.389,82 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.248,93 Euro alacaklı olduğu yönündeki kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, CMR Konvansiyonu'nun 17 nci maddesinin birinci fıkrası, 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 27 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.