İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalı ile franchise sözleşmesi yaptığını, davalının direktifleri ile işletmeyi kurma yükümlülüğü altına girdiğini, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmenin haklı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1060 Esas KARAR NO : 2025/1612 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2023 NUMARASI : 2019/786 E. - 2023/244 K. ASIL DAVADA DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat (Franchise SözleşmesindenKaynaklanan) BİRLEŞEN BAKIRKÖY 4. ATM'NİN 2019/875 ESASLI DOSYASINDA; DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin davalı ile franchise sözleşmesi yaptığını, davalının direktifleri ile işletmeyi kurma yükümlülüğü altına girdiğini, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek sözleşmenin haklı olarak feshedildiğinin tespitini ve dava tarihi itibari ile 30.000TL maddi ve 10.000TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; franchise sözleşmesi gereği müvekillerinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının işlerin yolunda gitmemesi sonucu kendisine sağlam teslim edilen malzemelerin kusurlu olduğu kurgusu ile borçtan kurtulmak için sözleşmeyi feshetmek istediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DOSYADA DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı borçlu ... arasında 24.05.2019 tarihinde imzalanmış franchise sözleşmesi ile özetle ...'in Kuşadası' nda "..." markası ile müvekkil şirketin bir bayisini açıp işletmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, franchise bedeli olarak 25.000 TL ödenmesi ve mağazanın açılması için franchise veren tarafından sağlanıp teslim edilen makine, teçhizat, malzeme, ürün, hammadde gibi malların ödemesinin de peşin yapılması hususunda anlaşılmıştır. Ne var ki davalı/borçlunun 24.05.2019 tarihinde 25.000 TL si franchise bedeli olmak üzere sadece 29.500 TL ödeme yaptığı, işletmenin kurulması için müvekkili şirket tarafından davalıya satılıp eksiksiz, ayıpsız teslim edilen makina, techizat ve sair malların ödemesini ise en kısa sürede yapacağını belirterek süre talep ettiğini, davalının müvekkile borcu olmadığına yönelik beyanları doğru olmayıp; müvekkil ile davalı/ borçlu arasındaki borç-alacak ilişkisini gösterir ticari kayıtlar, fatura ve irsaliyeler, davalı/borçlunun hakkındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın mesnetsiz olduğunu kanıtlar nitelikte olduğunu, franchise sözleşmesi bölüm IX içeriğinde aynen " İş bu sözleşmenin uygulanmasında özellikle yapılan ödemeler ve gönderilen mallar konusunda ve doğabilecek her türlü anlaşmazlıkta, Franchise Veren' in defter, kayıt, mikrofilm, mikrofiş, bilgisayar kayıtları vb HMK m. 193 maddesi uyarınca geçerli ve bağlayıcı kesin delil olacaktır... Franchise Alan, taraflar arasında yapılacak yazışmaların HMK m. 193 uyarınca yazılı delil teşkil edeceğini kabul eder." şeklinde olduğunu, itirazın iptali ile davalının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019 / 786 E sayılı dosyası üzerinden davacı yana karşı bir dava ikame ederek sözleşmenin feshini istemek ve davalıdan olan hak ve alacakların iadesi ile maddi ve manevi zararların ödenmesini istemek zorunda kaldıklarını, bu davanın Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/786 E sayılı dosyasında birleştirilmesini talep ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2019/786 esas, 2023/244 karar sayılı, 20/03/2023 tarihli kararı ile; "Davacı tarafça sözleşme uyarınca teslim edilen eşyaların ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de TTK 23/1-c uyarınca davalıya ayıp ihbarında bulunulmadığı ve teslim alınan eşyalara ilişkin TTK 21/2 de belirtilen 8 günlük süre içinde iade faturası düzenlenmediği dolayısıyla davacı tarafça basiretli tacir gibi davranılmadığı anlaşıldığından bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça franchise veren davalının gerekli know-how ve eğitimin verilmemesi ve ayıplı ekipman teslimi nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle feshi talep edilmiş ise de taraflar imzalanan ve uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak 24/05/2019 tarihli franchise sözleşmesinin davacıya iddia ettiği sebeplere dayalı fesih hakkı vermediği dolayısıyla haklı nedenle fesih talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından fesih talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden, manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartları, haksız bir fiilin varlığı, bu haksız fiilin davalı tarafından meydana getirilmesi veya davalının kusururun bulunması ve bu haksız fiil sonucu davacı tarafın zarar görmesi olup davacının zararına sebep olacak şekilde davalının kusurlu eyleminin bulunmadığı anlaşıldığından manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden davalı-karşı davacı tarafından sözleşme uyarınca teslim edilen ekipman bedellerinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan takibe davacı- karşı davalının itirazının iptali talep edilmiş olup davalı-karşı davacı tarafça ekipmanların davacıya teslim edildiği ve fatura düzenlendiği,faturalara 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı, davacı- karşı davalı tarafça iade faturası düzenlendiği iddia edilmiş ise de iade faturalarının davalıya teslim edilmediği, dolayısıyla davacının fatura bedellerini ödemesi gerektiği, davacı tarafça 87.860,18-TL fatura bedelinin ödenmediği anlaşıldığından, asıl davanın REDDİNE, birleşen davanın KABULÜ ile davalının Bakırköy 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 87.860,18-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen 87.860,18-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde talep edilen miktarda değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, alacağın likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine " karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı/ birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin fesih iradesini sadece "Franchsine verenin malları ayıplı teslimine" dayandırmadığını, dosyaya mübrez raporlarda "ancak davacının iddiası da sadece ayıplara ilişkin değildir" dediğini, bu raporlarda tanıklarının tamamının da işletmenin geç açılmasında davalı/karşı davacının tutum ve davranışlarının eğitim verme gibi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasının hayati önemde olduğunu, franchsine sözleşmesinde müvekkillerinin ekipmanları franchise verenden satın almasının şart olarak koyulduğunu, yani bu ekipmanı sadece franchise verenden satın alabileceklerinin şart koşulduğunu, bu özel şartın dahi taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın her alanında sözleşmenin kendine has yapısının dikkate alınması ve yükümlülüklerin buna göre belirlenmesi gerektiğini gösterdiğini, franchise verenin burada ağır kusurlu olduğunu, personele eğitim vermediğini ve malları zamanında teslim ettiğini, franchise konusu hizmetin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, burada sadece teslim alınan mallarda mevcut ayıpların 2 ve 8 günlük süreler dahilinde bildiriminin yapılıp yapılmadığını gözeterek franchise verenin sorumsuzluğuna dolayısıyla sözleşmenin davalı/karşı davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği sonucuna varılamayacağını, mahkemenin müvekkillerini basiretli tacir gibi davranmamakla itham etmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemenin genel hükümler ve teamüller doğrultusunda bir karar vermesi gerektiğini, mahkemenin bu yanlış görüşle uyuşmazlığı değerlendirdiği için bahse konu müvekkile temsil edilen emtea'nın gizli mi yoksa açık ayıplı mı olduğu, tanıkların bu konudaki detaylı anlatımlarını delil tespit dosyasındaki raporu vs kâle almadığını, mahkemenin mevcut delilleri ve raporları gereği gibi ele almadığını, teslim alınan mallardaki ayıpların gizli ayıplar olduğunu ve ancak kullanım ile ortaya çıktığını, emteanın ayıp bildirim sürelerinin dar anlamda gözetilmesinin yasanın koyuluş amacına da aykırı olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporunun feshe ilişkin açıklamaları bölümündeki belirttiği görüş konusunda da gerekçeli kararda hiçbir değerlendirmede bulunmadığını, davalının edimlerini yerine getirmemesinin bir sonuç doğurmayacağına dair yanlış bir karara varıldığını, birleşen davanın kabulü hakkında; davalının, davacısı olduğu itirazın iptali davasına esas teşkil eden icra takibinde müvekkiline kendi kestiği faturaları değil müvekkilinin kendisine gönderdiği iade faturaları gönderdiğini, bu durumda icra takibinin iptali ya da en azından ödeme emrini iptali gerektiğini, ayrıca bu durumun mahkemenin iddiasının aksine müvekkilinin iade faturaları davalı yana tebliğ ettiğinin ispatı olduğunu, davalı yanın bu iade faturalara tebellüğ etmese nasıl müvekkiline bir ödeme emri ekinde gönderebileceğini, mahkemeye davanın ruyeti esnasında iadesi gereken ve iade faturaları kesilen bu malların tamamının Kuşadası'nda saklandığı ve davalıya hazır olduklarının ifade edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı/ birleşen dosyada davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın TTK'ye uygun sürede hiçbir ayıp ihbarında bulunmadığını, teslim aldığı teçhizatı kullandığını, ödeme yapmaya gelince "ayıp var, bozuk çıktı" gibi bahaneler ileri sürdüğünü ve kendisinin aylarca kullanıp bozduğu/eskittiği teçhizatın parasını da ödemeyip müvekkilini dört senelik bir dava süreci ile oyaladığını, müvekkili şirket ile davacı/karşı davalı arasında imzalanan Franchise Sözleşmesi ile Kuşadası'nda "..." bayisi açılıp işletilmesi konusunda anlaşıldığını, davacının 25.000 TL Franchise Bedeli dahil sadece 29.500 TL ödeme yaptığını, işletmenin kurulması için müvekkili şirket tarafından satılıp eksiksiz teslim edilen makina, teçhizat ve sair malların ödemesini kısa sürede yapacağını belirterek süre talep ettiğini, dava konusu ürünlerin eksiksiz, ayıpsız, hatasız teslim edildiğini, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayılması hükmü doğrultusunda davacı tarafın faturaları kabul ettiğini, ekipmanları kullandığını, müvekkilin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı/karşı davalı tarafın müvekkili şirkete 87.860,18 TL borçlu olduğunun açıkça görüldüğünü, sonradan davacının ödeme yapmamak için ayıp ihbar süreleri geçtikten sonra ve kötü niyetle her çeşit gereksiz iddiayı öne sürdüğünü, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ve davacı/karşı davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, Ticaret Kanununa uygun sürelerde ayıp ihbarında bulunmayan, satın alıp eksiksiz, ayıpsız teslim aldığı ekipmanı Kuşadası'nda kullanıp iş paralarını ödemeye gelince "bozuldu, paslandı" iddialarının çözümünün dört sene sürdüğünü ve en nihayetinde müvekkili lehine doğru bir karar verildiğini, müvekkil şirketin yeni kurulacak bir franchise bayii olması nedeniyle davacıya oldukça iyi niyet gösterdiğini, sadece 29.000 TL ödeme almasına rağmen, bedeli 100.000 TL'den fazla malzeme ve ekipmanı davacının ödeme yapacağı inancı ile satıp teslim ettiğini, davacının işletmeyi düzgün işletemeyip beklediği kazancı elde edemeyince satın alıp kullandığı ekipmanın parasını ödemeden bu işten sıyrılmaya çalıştığını ve müvekkilinin iyiniyet ve güvenini suistimal ettiğini, davacı/karşı davalı tarafın beklediği kazancı elde edemeyince, satın alıp kullandığı ekipmanın parasını ödemeden kapattığı şubenin açılış gününden olan Facebook paylaşımını tekrar sunduğunu ve bu paylaşımın halen Google'da arama yapıldığında görüleceğini, borçlu/davacı/karşı davalının yargılama sürecini uzatıcı kötüniyetli istinaf başvurusunun reddi ile Yerel Mahkemenin usul ve yasaya uygun kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava; franchise sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Birleşen dava; franchise sözleşmesi uyarınca teslim edilen eşya bedellerinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verildiği, davacı/ birleşen dosyada davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında imzalanan 24.05.2019 tarihli franchise sözleşmesi uyarınca “...” markasının davacı franchise alan tarafından sözleşmedeki hükümler kapsamında restoran işletmesi kapsamındaki faaliyeti konusunda tarafların anlaştıkları ihtilafsız olup asıl davada davacı/ franchise alan tarafın, davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerinin yerine getirmediği, gönderdiği ekipman ve donanımın arızalı olduğundan franchise ile vadedilen ürünlerin müşterilere hazırlanamadığı, know-how hususunda eğitim hizmetlerinin verilmediği, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/67 D. İş Sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığı, franchise sözleşmesinin bu koşullarda yürütülmesinin davacı taraf için imkansız hale geldiği iddiaları ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği, davalı/ franchise verenin ise iddia edilen ayıpların açık ayıp olup kendisine derhal ihbar edilmediğini, sözleşmesel yükümlüklerini yerine getirdiğini savunduğu ve birleşen dava kapsamında, 24.05.2019 tarihinde davacı/franchise alan tarafın 25.000-TL’si franchise bedeli olmak üzere toplam 29.500-TL ödeme yaptığı, işletmenin kurulması için davacıya satılıp eksiksiz ayıpsız teslim edilen makine, teçhizat ve sair malların ödemesinin için en kısa sürede yapılacağını belirterek süre istediği, davacının eksiksiz ayıpsız teslim alıp kullanmaya başladığı ekipman/ malzemelerden kaynaklı borcunun 87.860,18 TL olduğu, işbu alacak yönünden başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile itirazın iptalinin talep edildiği görülmüştür. Davacı/franchise alanın delil olarak dayandığı Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/67 D. iş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda; tespite konu ürünlerin ayıplı olduğu ve eksikliklerin tamamlanması için oluşacak zarar tutarının 50.650,00 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Taraflar arasında akdedilen 24.05.2019 tarihli franchise sözleşmesinin beş yıl süreli olduğu ve 24.05.2024 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı ancak davacı/ franchise alan tarafından Bakırköy 44. Noterliğinin 39259 yevmiye numaralı ve 05.08.2019 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği, işbu sözleşmenin Bölüm II franchise verenin genel yükümlülükleri 3. bendinde iş yeri ekipman ve donanımının teslimi, montajı, franchise alanın know-how transferi, deneyim alışverişi, konferanslar, enformasyon hizmeti, kararlı danışmanlık, zaaflı noktaların analizi aracılığıyla genel olarak desteklenmesi şeklindeki temel eğitimin 01/06/2019 tarihinde faaliyete başlayacak mağazanın açılmasından önce gerçekleşeceğinin düzenlendiği, sözleşmenin feshine ilişkin maddelerinde yalnızca franchise verenin fesih hakkının düzenlendiği görülmüştür. Haklı fesih; sözleşme ilişkisinin diğer tarafça gerçekleştirilen esaslı ihlal veya katlanılması beklenemeyecek nitelikte bir durum nedeniyle, fesheden tarafa derhal sözleşmeyi sona erdirme imkânı veren hukuki yol olup esaslı ihlal; sözleşmenin çekirdeğini oluşturan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, güven ilişkisinin kalıcı olarak sarsılması veya ifanın karşı taraf bakımından beklenemez hale gelmesidir. Somut olaya bakıldığında dinlenen tanık beyanları, değişik iş dosyası ve bilirkişi raporu kapsamında franchise verenin sözleşmedeki anılı edimleri yerine getirmediği, 29/05/2019 tarihli, 30/05/2019 tarihli faturalara konu ekipman ve donanımların ikinci el ve ayıplı olduğunun tespit edildiği, iş yeri açılışından önce eğitim verilmediği anlaşılmıştır. Böylece davacı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği kanaatine varılmıştır. Franchise sözleşmeleri sui generis sözleşmeler olup sözleşme gereğince davalı tarafça davacı tarafa teslim edilen ekipman ve donanımın satım konusu olduğuna, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik değerlendirmenin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Franchise sözleşmesi gereğince davacı, franchise bedelini ödemeyi, davalı ise ekipman ve donanımları teslim edip şekillendirme, montaj, eğitim ve destek verilmesi edimlerini yüklenmiş olup davacı /franchise alanın tazminat istemleri yönünden gerekli inceleme yapılmaksızın asıl davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle birleşen dava yönünden istinaf sebepleri incelenmeksizin, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davacı/franchise alanın tazminat istemleri yönünden gerekli inceleme ve hesaplamanın yapılması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/03/2023 tarih, 2019/786 E. 2023/244 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025