8. Hukuk Dairesi 2021/8500 E. , 2022/4117 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili Merkez / ... Köyü 107 ada 1 parsel 66.906,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2008 yılında Hazine adına orman…
**8. Hukuk Dairesi 2021/8500 E. , 2022/4117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili Merkez / ... Köyü 107 ada 1 parsel 66.906,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 2008 yılında Hazine adına orman vasfı ile tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları vekili, tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin önceki hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine, ... (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2015 tarih ve 2015/11876 Esas, 2015/9098 Karar sayılı ilamıyla; “Dayanak alınan orman bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın niteliğini belirleme hususunda stereoskopik inceleme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, davacılar tapu kaydına dayanmış olmalarına rağmen tapu kaydının ilk oluşumundan itibarin tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi fen bilirkişi raporunun da keşfi izlemeye elverişli olmadığı, keşifte dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişilerin beyanlarının soyut içerikte olup hükme esas alınacak nitelikte görülmediği açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Yasası’nın 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Yasası’na göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının incelenmesinden, dava konusu taşınmazda 1955 ve 1988 tarihlerinde tarımsal faaliyet olduğu, taşınmaz üzerinde yaşları 5 ila 90 yaş arasında değişen meyve ağaçlarının bulunduğu, her ne kadar 24.8.2017 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın 1956 tarihli memleket haritasına göre yeşil alanda olduğu ve geniş yapraklı rumuzu bulunduğu belirtilmiş ise de, Harita Genel Komutanlığı tarafından dosyaya gönderilen 22.09.2014 tarihli yazıda, 1956 tarihli ... fotoğrafından harita üretilmediğinin bildirildiği, taşınmazın 1963 tarihli ... fotoğrafında da koyu renkli alanda bulunmadığı anlaşıldığına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.