14. Hukuk Dairesi 2019/2881 E. , 2019/8408 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04/04/2000 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 16/12/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar-bir kısım birleştirilen davada davacılar vekili ve davalı …
**14. Hukuk Dairesi 2019/2881 E. , 2019/8408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04/04/2000 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 16/12/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar-bir kısım birleştirilen davada davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dava suya vaki elatmanın önlenmesi, birleştirilen dava ise tazminat istemine ilişkindir. Davacılar - birleştirilen davalılar vekili, davacılardan ...'un mülkiyetindeki 325 parsel sayılı taşınmazda bulunan su kaynağına bir kısım davalılar tarafından hortum atılmak suretiyle müdahale edildiğini, davacıların duruma itirazı üzerine davalılar tarafından 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki Yasa gereğince idari başvuru yapıldığını, ... Kaymakamlığının 31.03.2000 tarihli ve 8/3 sayılı kararı ile dava konusu suyun köy tüzel kişiliğine teslimine karar verildiğini, suyun özel su niteliğinde olduğunu, davacıların kadim kullanım haklarının bulunduğunu iddia ederek davalıların suya elatmasının önlenmesini talep etmiş, birleştirilen davada; birleştirilen davanın davacılarının tarımsal faaliyetlerine yetecek miktarda başkaca su kaynaklarının bulunduğunu, iddiaların gerçeğe aykırı bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Bir kısım davalılar - birleştirilen davacılar vekili, dava konusu suyun genel su olduğunu, 40 yılı aşkın süredir davalılar tarafından kullanıldığını, suyun özel mülkiyetteki taşınmazdan çıkmadığını, su kaynağının yol üzerinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen dava ile davalıların dava konusu suya müdahalesi nedeniyle zirai ürünlerinin zarar gördüğü iddiası ile tazminat talep etmiştir. Asli müdahil Rıza Güven, dava konusu suda kadim kullanım hakkının bulunduğunu belirterek asıl davanın davacıları yanında davaya katılma talebinde bulunmuştur.