1. Ceza Dairesi 2022/9605 E. , 2023/6548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1996 E., 2022/1946 K. SUÇLAR : Tasarlayarak öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukl
**1. Ceza Dairesi 2022/9605 E. , 2023/6548 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1996 E., 2022/1946 K. SUÇLAR : Tasarlayarak öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/170 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile; 1.Sanıklar ..., ......, ..., hakkında üzerlerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. 2. Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/1996 Esas, 2022/1946 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri, beraat eden sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suç vasfına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, haksız tahrike ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'ın suç tarihinden bir süre önce ... iline amcasının yanına çalışmaya gittiği, 16.09.2019 tarihinde ... iline döndüğü, maktul ...'ın sanık ...'ın geldiğinden habersiz şekilde 17.09.2019 tarihinde köye geldiği ve sanık ... ile karşılaştıkları, sanık ...'ın sanık ... ...ile ilişkisinin bulunduğu, maktul ...'ın da sanık ..'la ilişkisi olması nedeniyle maktul ...'a husumetli olduğu, sanık ...'ın maktulü öldürmeye karar verdiği, sanık ...'ın ip temin ederek amcası ...'den habersiz şekilde amcası ...'ye ait av tüfeğini aldığı, maktulü öldürmeyi planladığı yere geldiği, maktulün göremeyeceği ve dönüp kaçma imkanı bulunmayan bir noktada yolu taş dizerek kapattığı, sonrasında taşların 20 metre gerisine giderek DSİ köprüsünün yanındaki kanalın betonlarının kenarına görünmeyecek şekilde saklandığı, bir süre sonra maktul ...'ın sanık ... ile beraber olay yerine geldiği, maktul ...'ın yola dizilmiş taşları görüp araçtan inmesi üzerine sanığın saklandığı yerden çıkarak maktul ...'a yakın mesafeden av tüfeği ile ateş ederek öldürdüğü anlaşılmıştır. Sanıklar ...ve ..........'ın aşamalardaki aksi ispat edilemeyen savunmaları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'nın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 37 nci ve 39 uncu maddeleri kapsamında iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanıklar hakkında beraat kararları verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yansıyan haksız tahrik oluşturan bir söz ya da davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Dosya kapsamına göre, evli olan sanık .....'ın maktulle ... süreli bir ilişkisinin bulunduğu, sonrasında bu durumu öğrenen ve aynı zamanda akrabası da olan sanık ... ile de görüşmeye başladığı, hatta olaydan iki gün önce sanık ...'ın evinde ilişkiye girdikleri, sanık ...'ın sanık ...'a sadece kendisiyle görüşebilmesi için ayrı bir cep telefonu verdiği ve maktulle görüşmelerini haber vermesini istediği, maktulle sanık ... arasında sanık ... nedeniyle bir husumet oluştuğu, olay günü de sanık ...'ın maktulün köye geldiğini sanık ...'a haber verdiği, olayın gerçekleştiği gün, suçtan birkaç saat önce sanık ...'ın telefonu ile 17.52 ila 18.56 arasında 5 kez ...'ı aradığı ve sırasıyla 81, 397, 241, 100 ve 13 saniye konuştukları, son konuşmadan 20 sn sonra da maktulle görüşmeye başladığı ve 18.56 ila 17.04 arasında 3 kez görüştükleri, bu son görüşmeden 17 saniye sonra ............,'ın, sanık ...'ı onun verdiği telefonla 19.05'te aradığı, maktulün sanık ...'ı köy içinden alarak daha önce birçok kez buluştukları "Yukarıyoldüzü köyü yakınındaki patika yol üzerindeki ahıra" doğru yola çıktıkları, bu arada sanık ...'ın sanık ...'yla birlikte, geçecekleri yol üzerine çok yakınına gelene kadar gözükmeyecek biçimde taş ve kaya parçalarını dizdikleri, sanık ...'la birlikte olay yerine gelen maktulün taşları kaldırmak için araçtan inmesinden sonra sanık ...'ın saklandığı yerden çıkarak av tüfeğiyle ateş etmek suretiyle maktulü vurarak öldürdüğü, sanık ...'ın maktulün o gün, o saatte, o güzergahtan geleceğini bilebilmesinin mümkün olmadığı, sanık ... dışında birinden de öğrenme imkanının bulunmadığı, olaydan çok kısa süre önceki sık ve ... süreli görüşmelerinin de bu hususu desteklediği, kaldı ki; sanık ...'ın da ifadelerinde sanık ...'ın maktulü kendisinin bulunduğu yere anlaşmalı olarak getirdiğini beyan ettiği, ayrıca sanık ...'ın sanık ...'ı "döve döve köye götürdüğünü" iddia etmesine karşın, sanık ...'da darp-cebir izinin bulunmadığı, tüm bunların yanı sıra; sanık ...'ın sanık ...'ın bu şekilde bir plan yaparak gece vakti aralarında husumet bulunan maktulün önüne çıkmasından sonra ortaya çıkabilecek sonuçları öngörebileceği, böylece sanığın suçun işlenmesine yardım eden konumunda olduğunun anlaşıldığı olayda, 5237 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uymayacak biçimde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ... ile ...'ın olay öncesinde tanıştıkları, olay günü sanık ...'ın sanık ...'a gittiği, maktulü öldüreceğini söylediği,........'ın da ona av tüfeği fişeği ve kendi önerisiyle iki çift ameliyat eldiveni verdiği, sanık ...'ın bu iddialarını ayrıntılı olarak, istikrarlı biçimde yargılama boyunca sürdürdüğü, 16.09.2019 ila olaydan 1 gün sonrası olan 19.09.2019 tarihleri arasında, sırasıyla 10, 10, 15 ve 1 kez görüştükleri, olayın hemen öncesi, olay saati ve hemen sonrasında da çok sayıda görüşmelerinin bulunduğu, bu görüşmelerin genellikle çok kısa olmadığı, hatta bazılarının çok ... olduğu (olaydan önceki akşam 1152 sn, olaydan hemen sonra saat 21.20'de 275 sn, 21.44'te 212 sn. v.s), sanık ...'in bu görüşmeleri 200 TL olan alacağını tahsil etmek amacıyla yaptığını iddia etse de, olayın üç gün öncesine kadar görüşmeyen sanıkların bu miktardaki bir alacak için bu kadar yoğun ve bundan daha önemlisi sanık ...'ın cinayeti işlemesinden hemen önce ve hemen sonra defalarca görüşmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bununla birlikte sanık ...'ın eşi olan tanık ...'ın "olay günü akşam saatlerinde bu iki sanığı birlikte gördüğünü ve tanık ...'ın ...'a "...... ile senin pisliğini ortaya çıkaracağım" dediğini beyan ettiği, tanık ...'ın bu sözü söylemediğini, ancak "......,ın kendisine laf atması üzerine, tartıştıklarını, araya giren ...'ın kendisine üç tokat attığını" bildirdiği, bu noktada, sanık ...'la sanık ...'ın olay öncesinde görüştüklerinin sabit olduğu, son olarak; her ne kadar sanık ..., maktulü olay öncesinde tanımadığını beyan etmekte ise de; maktulün eşi ...'un "sanıkla eşinin birlikte iş yaptıklarını ve birkaç defa kavga ettiklerine şahit olduğunu, maktulün kız kardeşi ......'un da bu durumu bildiğini" söylediği, tanık...'ın da bu iddiayı doğruladığı göz önüne alındığında; sanık ...'ın maktulü öldürmeyi tasarladığını bilen sanığın suçun işlenmesine yardım eden konumunda olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın 5237 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uymayacak biçimde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Dosya kapsamıına göre; sanık ... ile .....'in kuzen oldukları, sanık ...'ın olaydan üç gün sonra alınan kolluk ve sonrasındaki savcılık ifadelerinde "suçta kullandığı tüfeği alırken ve sanık ...'la konuşurken sanık ...'in yanında olduğunu, sonra olay yerine birlikte gittiklerini, bir süre sonra gelecek olan maktulün ellerini bağlayıp köye götürmek olduğunu, aracını durdurmak için de yola taş dizmeleri gerektiğini ...e söylediği" bu koşullar içinde sanık ...'in olay yerinden ayrılmak yerine taş ve ağır kaya parçalarını dizmeye yardım ettiği, sonrasında da yolun iki tarafına saklanarak bekledikleri ve maktul gelip olay gerçekleşene kadar da sanık ...'in olay yerinden ayrılmadığı, sanık ...'ın detaylı anlatımları, bu anlatımla örtüşen sanık ifadeleri, sanıkla maktul arasındaki husumeti, sanığın niyetini bilen, suç yeri ve saati, yol kesmeleri, olay öncesinde sanık ...'ın sahibinin haberi olmadan av tüfeği almış olması birlikte düşünüldüğünde, sanık ...'in suçun işlenmesine yardım eden konumunda olduğunun anlaşıldığı olayda, sanığın 5237 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi kapsamında cezalandırılması gerekirken, oluşa ve dosya kapsamına uymayacak biçimde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/1996 Esas, 2022/1946 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar ..., Nazim ve ...Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B-C-D) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2022/1996 Esas, 2022/1946 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.10.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Maktul ...'ın sanık ... tarafından tasarlayarak kasten öldürülmesi olayında sanıklardan ...'ın asli fail ...'a yardımcı olduğu iddiasıyla açılan kamu davasında Yerel mahkemece müsnet suçtan beraatine dair verilen karar Bam Ceza Dairesi tarafından onanmış bu kararın temyizi üzerine dairemiz çoğunluğunca sanık ...'ın üzerine atılı suçun asli fail ...'a yardım etmek suretiyle subuta erdiği gerekçesi ile Bam kararı bozulmuş olup dairemizin bozma yönündeki çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre 3. bir kişi ile evli ve iki çocuklu olan sanık ... hem sanık ... hem de maktul ... ile duygusal ve cinsel yakınlık içerisindedir, sanık ... sanık ...'ın Maktül ... ile bu yakınlığını bildiği için maktule husumet duymakta olup ve olay tarihinde Maktul ...'ın bulundukları yere geleceğini ...'dan öğrenmesi üzerine onu öldürebilmek için plan yapmış ve akrabası olan sanık ... ile beraber ...ın geleceğini ...'dan öğrendiği yol güzergahına araç geçişini önlemek için taş dizerek ...'ın gelişini beklemiştir, sanık ... ve maktulün içinde bulunduğu maktule ait araç sanık ... ve ......, tarafından yola dizilen taşlar nedeniyle olay yerinde durmuş olup maktul yoldaki taşları kaldırmak için araçtan indiğinde tüfekle bekleyen ... tarafından vurularak öldürülmüştür. Sanıklar...da bu sırada olay mahallinde bulunmaktadırlar. Sanık ... olayda kullandığı av tüfeğini kendi amcası ...'den onun rızası ve bilgisi dışında aldığını yine olayda kullandığı av tüfeği mermilerini ise ...'la ...'ın duygusal yakınlığını bilen sanık ...'dan aldığını savunmuştur. Sanık ... kolluk aşamasındaki savunmasında olaydan bir gün önce olay mahallinde keşif yaptığını, akrabası ...e de ava gidelim diyerek onunla birlikte olay mahalline geldiğini olay günü sabahında da sanık ...'ın yanına giderek ondan bir kutu tüfek mermisi aldığını savunmuştur. Sanık ... ise suçlamaların hiçbirini kabul etmemiş kendisinin sanık ...'a av tüfeği mermisi vermediğini bu olayla alakası olmadığını söylemiştir sanık ... ile ... arasında olaydan bir gün önce başlayan yoğun telefon görüşme trafiği ise sanık ... tarafından izah edilememiştir. Maktul ...'ın öldürülmesinde asli fail olan ... ile olay mahalinde bulunan ...'ın yanındaki kuzeni ...ve maktülü olay mahaline getiren sanık ...'ın da bulunduğu sabittir ancak sanık ... olay mahalinde olmadığı gibi suçta kullanılan tüfeği temin eden kişi değildir, sanık ...'ın ...'a fişek vermek suretiyle suça katıldığı ... tarafından söylenmiş ise de bu hususun sanık ...'ın beyanları dışında başka hiçbir delili yoktur, sanıklar ... ve ...'dan bahsetmemektedirler; taraflar arasındaki yoğun telefon trafiği maktülünün öldürülmesinde sanık ...'ın maktulün öldürülmesi olayına iştirak ettiğini gösterir ve cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olarak kabul edilemez. Sanık ... her ne kadar olay sırasında kullanmak için ...'dan iki çift eldiven aldığınıda söylemiş ise de bu savunmalarını yargılama aşamasında geliştirerek eldiveni köyden başka bir yerden aldığını savunmuştur. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi ceza hukukunun en temel ilkelerindendir maktul ... ile sanık ... arasında ...'ın öldürülmesini gerektirecek boyutta dosyaya yansıyan bir herhangi husumet bulunmamaktadır, sanık ...'ın maktulün öldürüleceğini bilerek sanık ...'a av tüfeği mermisi vererek onun suçuna bilerek iştirak ettiğine dair ...'ın beyanları dışında başka hiçbir delil yoktur ... ve ... arasındaki yoğun telefon trafiğinin müsnet suçun işlenmesine ...'ın dahil olduğuna delil olarak kabul edilmesi şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ters çevirip sanık aleyhine kabulü anlamına gelir tüm dosya kapsamı ve delil durumuna göre sana ...'ın üzerine atılı suçtan beraatine dair hem yerel mahkeme hem Bam Ceza Daire kararları doğru olduğundan bu kararların bozulmasına dair Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifiz.