Başvuru sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru sınır dışı kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/4/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca tedbir talebinin Bölüm tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 10/5/2017 tarihinde İçtüzük'ün maddesi uyarınca sınır dışı işleminin durdurulmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1979 doğumlu olup Irak vatandaşıdır. Başvurucu 2016 yılında DAEŞ terör örgütünün zulümlerinden ötürü Türkiye’ye geldiğini ifade etmiştir. Başvurucuya Çorum Valiliği tarafından uluslararası koruma başvuru belgesi verilmesinden sonra başvurucu, ailesiyle birlikte Çorum’da ikamet etmeye başlamıştır. 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca Çorum Valiliği, 26/1/2017 tarihinde başvurucunun sınır dışı edilmesine, 17/2/2017 tarihinde ise idari gözetim altına alınmasına karar vermiştir. 22/2/2017 tarihinde “Sınır Dışı Etmek Kararı Alınanlardan Haklarında İdari Gözetim Kararı Alınmayarak Türkiye’yi Terke Davet Edilecekler İçin Tebligat” başlıklı belge ile sınır dışı kararı başvurucuya tercüman aracılığıyla tebliğ edilmiştir. 23/2/2017 tarihinde saat 00’te “Sınır Dışı Etme ve İdari Gözetim Kararı Alınanlar İçin Tebligat” başlıklı belge ile bu kez sınır dışı etme ve idari gözetim kararı Türkçe ve Arapça dillerinde başvurucuya tebliğ edilmek istenmiş ancak başvurucu tebellüğden imtina etmiştir. Başvurucu 10/3/2017 tarihinde, sınır dışı etme kararının iptali istemiyle Çorum İdare Mahkemesine (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 13/4/2017 tarihinde davanın süre aşımı nedeniyle kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “Bu durumda, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesinde yer alan özel düzenlemeye göre sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde dava açılabileceğinden dava konusu işlemin davacıya tebliğ edildiği 2017 tarihinden itibaren 15 günlük yasal süresi içerisinde en son 09/03/2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken bu süre geçirilerek 2017 tarihinde açılan davanın süre aşımına uğradığı sonucuna varılmıştır.” Başvurucu 20/4/2017 tarihinde tebliğ edilen karara karşı 21/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6458 sayılı Kanun’un dava tarihinde yürürlükteki hâliyle 29/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (676 sayılı KHK) maddesiyle değişik “Sınır dışı etme kararı” kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir: “Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde ’54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç’ (676 sayılı KHK’nın 35/ Maddesiyle eklenen cümle) yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.” Ulusal ve uluslararası mevzuatla ilgili diğer hususlar için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-