Başvuru, bir kısım tanık beyanı esas alınarak hukuka aykırı karar verilmesi, lehe olan delillere itibar edilmemesi ve makul sürede yargılama yapılamaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; bir kısım tanık beyanı esas alınarak hukuka aykırı karar verilmesi, lehe olan delillere itibar edilmemesi ve makul sürede yargılama yapılamaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 19/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18/1/2006 tarihli iddianamesiyle 30/5/2005 tarihinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasıyla başvurucu hakkında kamu davası açılmıştır. Konya Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2006 tarihli kararıyla başvurucunun 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:"Sanık Ahmet Rişvanlı mahkememizde verdiği ifadesinde atılı suçlamayı tevil yoluyla kabul ederek, S. İle okul çıkışları kaldıkları eve gittiklerini, müştekinin de geldiğini, sanık H. ve E.nin de eve geldiğini, E. ile H.nin müştekiye sen yaptın diye isnatta bulunduğunu, müştekinin kabul ettiğini, S. ile müştekinin kavga ettiğini araya girip ayırdığını ifade etmiştir....İddia savunma ve delillere göre; sanıklarla müştekinin öğrenci oldukları, sanık S.nin ve sanık S.nin kız okulda arabaya zorla bindirerek evlerine götürdükleri, bu evde daha sonra sanıklar H.R. arkadaşı olduğu S. hakkında müdahilin dedikodu çıkarması bakımından duyum aldığı, bu dedikodunun müdahil tarafından çıkarıldığı kastı ile sanık S.nin sanık Ahmet Rışvanlı ile birlikte müdahile ve A.T.K.'nın da geldiği, sanık S.nin müdahile bu evde hürriyetinden altı saat kadar bir süre yoksun bıraktığı, sehpa ayağıyla ve sanık Ahmet Rişvanlı ile birlikte dövüp tehdit ettikleri, sanıklar A.T.K. ve H.R.nin de bu sanıkların yanlarında yer alarak yardım ettikleri anlaşıldığından, sanık S.nin ve Ahmet Rişvanlı'nın atılı suçu birlikte işledikleri, diğer sanıklar H. ve A.T.nin de atılı suçun işlenmesine 5237 sayılı TCK'nın 39/2-c maddesine uyar şekilde yardım etmek suretiyle iştirak ettikleri anlaşıldığından bu sanıkların müsnet suçtan cezalandırılmaları yoluna gidilmiştir. Sanıklar S. ve H.Ç.nin atılı suçu işlediklerine yeterli delil bulunmadığından hem de sanık H.nin de müdahille yüzleştirme bakımından eve geldiği, suça iştirak etmediği anlaşıldığından sanıklar H. ve S.nin atılı suçtan beraatlerine karar verilmiştir." Temyiz üzerine hüküm, Yargıtay Ceza Dairesinin 27/6/2014 tarihli kararıyla başvurucu yönünden onanmıştır.