Ceza Genel Kurulu 2011/7-303 E. , 2011/215 K. "" İtirazname : 2007/273254 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Sanıklar B... Y..., S... D... ve A... D... 'in 1163 sayılı Yasanın ek 2/2, 5237 sayılı TCY'nın 62 ve 50. maddeleri uyarınca 25 gün kahvehaneye gitmeme ve 375 lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, Tercan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 24.07.2007 gün ve 77-57 sayılı hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 7…
**Ceza Genel Kurulu 2011/7-303 E. , 2011/215 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2007/273254 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi Sanıklar B... Y..., S... D... ve A... D... 'in 1163 sayılı Yasanın ek 2/2, 5237 sayılı TCY'nın 62 ve 50. maddeleri uyarınca 25 gün kahvehaneye gitmeme ve 375 lira adli para cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin, Tercan Sulh Ceza Mahkemesince verilen 24.07.2007 gün ve 77-57 sayılı hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 26.05.2011 gün ve 10110-7115 sayı ile; “22.01.1962 gün ve 2/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile yerleşen uygulamalara göre, Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde hakim havalesinin bulunmaması ve dosyanın Yargıtaya gönderme formunda da hakim havalesinin süresinden sonra olması nedeniyle hükmün süresinde temyiz edildiğinin kabul edilemeyeceği cihetle, Cumhuriyet Savcısının temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulama olanağı bulunan 1412 sayılı CMUK.un 317. maddesi gereğince reddine” karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 06.09.2011 gün ve 273254 sayı ile; “…5271 sayılı CMK'nun 264. maddesinde, hiçbir istisnaya yer vermeksizin, yasa yoluna başvuru hak ve yetkisine sahip olanların mercide yanılgılarının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağına ilişkin açık düzenlemesi karşısında, Cumhuriyet savcısının da mercide yanılgı halinde bu haktan yararlanacağı yönünde kuşku bulunmamaktadır. Ayrıca, Ceza Genel Kurulunun 16.12.1997 gün ve 331/321 sayılı kararında da, temyiz dilekçesinin hâkim yerine yazı işleri müdürüne havale ettirilmesinin, 1412 sayılı CMUK'nun ‘kanun yolunun tayininde hata' başlıklı 293. maddesi kapsamında, kabule şayan bir müracaatta kanun yolunun veya merciin tayininde yapılan bir hata, Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 09.07.1998 gün ve 114/112 sayılı kararında ise, aynı husus tartışılarak askeri savcının temyizinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin 01.08.2007 tarihinde yazı işleri müdürünün imzası ile havale edilerek temyiz defterinin 2007/22 sırasına kaydedildiği ve dosyanın, temyiz incelemesi için, 20.09.2007 tarihli mahkeme hâkiminin imzaladığı ‘Dosya Gönderme Formu’ ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, anlaşılmaktadır. Bu durumda O yer Cumhuriyet savcısının yasal süresi içersinde temyiz kanun yoluna başvurduğu hususunda kuşku yoktur. Ancak hakim yerine temyiz istemi yazı işleri müdürüne havale ettirilerek hataya düşül¬müştür. Ancak yukarıda açıklanan sebeplerle C.Savcıları açısından mercide hata, temyiz isteminin süresinde kabulüne engel değildir dolayısıyla temyizin süresinde olduğunun kabulü gerekir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurarak, Özel Dairenin temyizin reddi kararının kaldırılmasına ve dosyanın incelenmek üzere Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.