5. Hukuk Dairesi 2023/8762 E. , 2024/1265 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1800 Esas, 2023/558 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/691 Esas, 2020/331 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Hazine adına tescili da…
**5. Hukuk Dairesi 2023/8762 E. , 2024/1265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1800 Esas, 2023/558 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tufanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/691 Esas, 2020/331 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; Adana ili, Tufanbeyli ilçesi, ... Mahallesi 135 ada 52 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin; kıymet takdir raporunda belirlenen kısmın derhal, fark bedelin ise üçer aylık vadeli hesaba bloke edilerek karar kesinleştiğinde davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının hüküm kısmının kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedelden bakiye kalan bedele, kararın kesinleşmesine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu bedelin bankaya 3'er aylık vadeli olarak nemalandırılacak şekilde bloke edildiğini, Anayasanın ‘gerçek karşılıkları’ ibaresi kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davalarında mahkemelerce belirlenmektedir hükmü gereğince, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz bedelinin yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporunda %10 objektif değer artışı uygulamasının hatalı olduğunu, yine bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin verim ve birim miktarlarının yüksek alındığını, belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili ... istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece tespit edilen taşınmaz kamulaştırma bedelini kabul etmediklerini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz niteliğinin vasfına uygun tespit yapılmadığını, sulama maliyetine ilişkin resmi veriler olmadan değerlendirme yapıldığını, kapitalizasyon faiz oranın yüksek belirlenmiş olduğunu, objektif değer artış miktarının %10 olarak düşük alınmış olup daha yüksek olması gerektiğini, münavebeye ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, taşınmaz özelliklerinin doğru tespit edilmediğini, muhdesatların bedelinin doğru belirlenmediğini belirterek usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin doğru olduğu, taşınmazın yerleşim yerlerine uzaklığı ve konumu değerlendirildiğinde belirlenen %10 objektif değer artışının isabetli olduğu, seçilen münavebe ürünlerinin aynı yöreden Yargıtay'a intikal eden dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği; Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak ara karar verildiği de gözetilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Adana ili, Tufanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, 135 ada 52 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine temsilcisi ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.