8. Hukuk Dairesi 2022/6920 E. , 2024/6021 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/583 E., 2018/10 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilm…
**8. Hukuk Dairesi 2022/6920 E. , 2024/6021 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/583 E., 2018/10 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Şırnak ili Merkez ilçesi Gazipaşa Mahallesinde bulunan 673 ada 23 parsel sayılı, 127.170,25 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı ve ekonomik amaca uygun zilyetliğe dayanarak 673 ada 23 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptaline ve ekte sundukları krokide belirtilen (A1) ve (A2) harfli alanlarının müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmaz yönünden davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak kazanma koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dahili davalı ... İdaresi vekili, davanın reddini savunmuş, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Şırnak ili Merkez ilçesi Gazipaşa Mahallesi 673 ada 23 parselde kain taşınmazın hükme esas alınan fen bilirkişileri raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.811,62 m2'lik kısmının davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterdikleri 13.568,24 m2'lik alan yönünden davacının tapu iptal ve tescil davasının reddi ile bu alanın tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tesciline dair verilen karar, davalı ... İdaresi tarafından dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfında olduğu gerekçesiyle, davalı Hazine tarafından kararın eksik araştırma ve inceleme sonucunda verildiği gerekçesiyle temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/12841 Esas, 2017/1957 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "13.05.2014 tarihli orman bilirkişi raporunun ikinci sayfasının hava fotoğrafı incelemesi başlıklı bölümünde çekişmeli taşınmazın 1973 tarihli hava fotoğrafında çevresinin ve kısmen taşınmazın bulunduğu alanın meşe çalılıkları ile kaplı olduğu, 1984 yılı hava fotoğrafında ise çevresindeki orman ile bir bütünlük oluşturduğu ve bitki formasyonu olarak meşe baltalığının olduğu, 2001 yılı hava fotoğrafında bitki formasyonu olarak meşe çalılıklarının olduğu ve arazide toprak işlemesinin olmadığının belirtildiği, 19.11.2014 tarihli ziraat bilirkişisi ve mülk bilirkişisi tarafından düzenlenen müşterek bilirkişi raporunun birinci sayfasının “6) Sonuç” başlıklı bölümünde (B) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların “ortalama 8-10 yaşlarında olduğu” hususunun belirtildiği, bu tespitler karşısında dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli nitelikte olmadığının anlaşılmasına göre mahkemece davacının davasının tümden reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğuna" değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda;"dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin, taşınmazı zilyetlikle kazanmaya elverişli nitelikte olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.