(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3510 E. , 2012/24705 K. MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/3510 E. , 2012/24705 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde alt işveren temizlik şirketlerinin işçisi olarak temizlik hizmetleri işinde Şubat/1998-01.09.2006 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence geçersiz nedenlerle feshedildiğini, kıdem tazminatının ve yıllık izin alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 31.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırmıştır. Davalı vekili, değişik temizlik firmalarının 1998-2007 tarihleri arasında ihaleler ile idarenin temizlik işlerini yüklendiğini, firmada çalışan işçilerin sağlığı, iş güvenliği, izinleri, çalışma şekli ve düzenleri ile özlük haklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, kendilerine husumet düşmeyeceğini, davacı ile aralarında hizmet akdi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalıya ait hizmet binalarının temizlik işlerinin hizmet alım sözleşmeleri ile şirketlere verildiği,ihaleyi alan şirketlerin işçilerini bu işyerlerinde çalıştırdıkları, şirketlerle davalı arasında alt-asıl işveren ilişkisi kurulduğu, asıl işveren olan davalının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince alt işverenin işçilerine karşı işyeri ile ilgili olarak Kanun'dan, iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden, alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin kullanıldığına veya ücretlerinin ödendiğine dair belge sunulmadığından bu talebin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar süresi içinde davalı ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Dosya içeriğinden, davacının davalıya ait işyerinde alt işverenlerin işçisi olarak 18.02.1998-01.09.2006 tarihleri arasında temizlik işçisi ünvanıyla asgari ücretle çalıştığı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, yıllık izinlerin kullanıldığına veya ücretlerinin ödendiğine dair işverence belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, mahkemece, bilirkişi raporunun hükme esas alındığının gerekçeli kararda belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 5.952,75 TL kıdem tazminatı, 2.124,00 TL yıllık izin ücreti alacağının belirlendiği, davacının 31.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda talebini artırdığı, hükümde ıslah dilekçesinde artırılan miktarların kabulüne karar verildiği, dava dilekçesinde talep edilen miktarlar yönünden karar verilmediği anlaşılmış olup, kararın bilirkişi raporu doğrultusunda verildiği belirtilmesine, davacınında bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslah etmesine rağmen sadece ıslah dilekçesindeki artırılan miktarın hüküm altına alınması hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.