11. Hukuk Dairesi 2013/5513 E. , 2013/12044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2012 tarih ve 2012/28-2012/104 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 02.11.2012 gün ve 2012/10325-2012/17301 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve
**11. Hukuk Dairesi 2013/5513 E. , 2013/12044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2012 tarih ve 2012/28-2012/104 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 02.11.2012 gün ve 2012/10325-2012/17301 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili, ...Denizcilik Şirketler Grubu'na ait müvekkilleri ile davalı bankanın selefi arasında değişik tarihlerde davacı şirketlere ait birer gemi için ipotek sözleşmesi imzalandığını, gemilerin faaliyetinden sağlanan navlun gelirleriyle yapılan ödemelerle borcun ödendiğini ve gemilerden birisinin kısmi bakiye borcu muaccel hale gelmediği halde davalı tarafından değişik yabancı ülkelerde bu gemilerin haksız biçimde seferden alınarak tutuklandığını, ...’deki geminin ise satışı kararı alındığını, asıl kredi veren ve ipotek lehdarı olan ... ...’ın başka bir banka ile birleşerek .... Nordbank A.G.’ye dönüştüğünü, ... ’nin ipotek hakkına sahip olmadığını, buna karşın müvekkillerinin ödeme girişim ve önerilerini reddederek haksız ve zararlandırıcı işlemlere yöneldiğini, müvekkillerince 2001 yılından bu yana (26.616.287,87) USD ödeme yapıldığını, yabancı ülke limanlarında bağlı tutulan gemilerin değerinin bakiye borcun çok üzerinde bulunduğunu, konusuz kalan ipoteğe dayanılarak temerrüt dahi oluşmadan gemilerin çok düşük bedelle satılmaya çalışıldığını, bu gerçekleşirse iyiniyetli alıcıların da mağdur olacağını, davalı ...’ın TTK’nın 921/3'ncü maddesine uygun temlik ve tescil işlemi yapmadığını, sözleşmenin 12. maddesiyle öngörülen temerrüt sonrası iki haftalık ihbar süresinin tanınmadığını, esasen müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini, ipotek anlaşmalarında Türk hukuku yetkili kılındığı halde davalının yetkisiz yabancı mahkemelerde o ülkeler hukukuna göre gemilerin satışım istediğini, TTK’nın 866'ncı maddesiyle Türk Gemi Sicili'ne kayıtlı gemilerin mülkiyetinin edinilmesi ve kaybının Türk Kanunlarına tabi olduğunu, aynı Yasa'nın 892'nci maddesine göre yola çıkmaya hazır geminin cebri icra yolu ile satılamayacağını ve ihtiyaten haczedilemeyeceğini, davalının haksız eylemleri sonucu gemilerin çalışmamasından dolayı zarara uğranıldığını, gemilerin kiracılar ve yük sahiplerine karşı yükümlülüklerini yerine getirememesinden, gemilerin bağlı kaldığı liman ve tutuklamalara ilişkin masraflardan, yapılan yargılama masraflarından, yakıt, kumanya ve personel giderlerinden, düşen iş bağlantılarından ve kaybolan ticari itibardan doğan zararlardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik (50) milyar TL tazminatın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini, gemiler hakkındaki seferden men kararlarının tedbiren kaldırılmasını, birleştirilen davada ise gemilerin yurt dışında gerçek değerlerinin çok altında bir fiyatla satıldığını, bunun asıl davaya konu zarar kalemlerine ek yeni bir zarar kalemi oluşturduğunu ileri sürerek, tüm zararlar için şimdilik (50.000) USD’nın 15.09.2003 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 24.08.2004 tarihli dilekçeyle de asıl davadaki istem (7.272.947.899.071) TL’na birleştirilen davadaki istem (59.627.195,61) USD’ye çıkarılmıştır. Davalı vekili, kredi sözleşmeleri uyarınca ... Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, gemilerin yabancı ülkelerde satılması ve davacı şirketlerle ilgili yargılamalara katılmıp savunma haklarının kullanıldığını, aynı konuda 6. Ticaret Mahkemesi'nde derdest dava bulunduğunu ve bu dava sonucunun beklenmesi gerektiğini, kendi edimini yerine getirmeyen davacı tarafın kusurlu olduğunu, bankanın kredi güvencesi gemileri hukuki yollardan satarak alacağını tahsil ettiğini, davacının zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, en son Dairemizin 2011/1303 E., 2011/9245 K. sayılı bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına düzeltilerek onanmıştır. Bu kez, taraf vekilleri karar düzeltme talep etmişlerdir. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenlerden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.