6. Ceza Dairesi 2012/16931 E. , 2012/16172 K. "İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2009 gün 2007/142-2009/930 sayılı kararının Dairemizin 23.02.2012 gün 2011/3044 – 2012/3722 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 17.04.2012 gün ve 2010/319708 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine dosya Yargıtay Birinc
**6. Ceza Dairesi 2012/16931 E. , 2012/16172 K.** **"İçtihat Metni"** Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2009 gün 2007/142-2009/930 sayılı kararının Dairemizin 23.02.2012 gün 2011/3044 – 2012/3722 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 17.04.2012 gün ve 2010/319708 sayılı yazısı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine dosya Yargıtay Birinci Başkanlığı aracılığıyla Ceza Genel Kuruluna intikal ettirilmiştir. 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99-101. maddeleriyle 5271 sayılı CMUK'nın 309. maddesindeki vaki değişiklik, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nca henüz karara bağlanmamış itiraz kanun yolu konusu dava dosyasının öncelikle özel daire tarafından incelenmesini zorunlu kılması üzerine, anılan dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından Dairemize gönderilmekle yeniden incelenerek değerlendirilip karara bağlanmıştır. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkeme tarafından yapılan kovuşturma sonucunda, 01.10.2009 tarihli karar ile sanık ...’in mağdur ...’in evinin bitişiğindeki ahırdan iki adet büyükbaş hayvan çaldığı kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g, 143/1 ve 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 11.02.2011 tarihli tebliğnamesinde hükmün bozulmasını istenmiştir. Dairemizin 23.02.2012 gün 2011/3044 – 2012/3722 sayılı kararında: “Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.10.2009 gün ve 2007/142 esas, 2009/930 karar sayılı esasa ilişkin hükmünde ve aynı Mahkeme’nin 14.05.2010 gün ve 2007/142 esas, 2009/930 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararında, yasa yolu açıklamasının T.C.Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından; sanığın temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek Mahkeme’nin hukuki değerden yoksun bulunan 14.05.2010 gün ve 2007/142 esas, 2009/930 karar sayılı “temyiz isteminin reddine” ilişkin ek kararı kaldırılarak; 01.10.2009 tarihli karara yönelik yapılan incelemede: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Kolluk tarafından düzenlenen ve mağdurun anlatımı ile örtüşen olay yeri çizelgesine göre, hayvanların çalındığı ahırın mağdura ait evin bitişiğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle, suçun 5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinin (1-b) fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasa maddesinin uygulama yeri olmayan (2-g) fıkra ve bendi ile hüküm kurulması, 2- Suçun gece vakti işlendiğine ilişkin kuşkudan uzak, hukuka uygun, kuvvetli ve inandırıcı kanıtlar karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, sadece gece saat 02.00 sıralarında köy yerinde bir minibüsün dolaştığı bilgisine dayanılarak 5237 sayılı TCK’nın 143/1. maddesi ile cezada arttırma yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.02.2012 tarihinde suçun sübuta ermediği inancı ile sayın Üye ... Simavlı’nın karşı oyu ile oyçokluğuyla karar verildi. Karşı Oy: Sanığın aksi ispatlanamayan savunması, suça konu hayvanların ... isimli beraat eden sanığın damında ele geçmesi, kasap olan sanık ...'ın suça konu hayvanları sanıktan satın aldığını söylemesine rağmen menşe şehadetnamesi ve küpe olmadığını söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması; suçta kullanıldığı iddia edilen 42 N 6025 plakalı peugeot marka aracın beraat eden sanık ... ...'a ait olmasına rağmen, sanık ...'ın suça konu aracı sanık ...'e verdiğini ve suç tarihinden 1-2 gün önce aldığını söylemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması; sanık ... suça konu hayvanları sanık ...'ten aldığını ve ... ile ...'in şahit olduğunu söylemesine rağmen tanık ...'ın söz konusu beyanı doğrulamadığı ve tanık ...'ın da aşamalarda tutarlılık göstermeyen beyanlarda bulunması; sanık ...'in ısrarla sanık ...'ı hiç tanımadığını söylemesi gibi olaysal deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ... ile ...'ın aşamalarda tutarlı olmayan suç atımları dışında sanığın mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.” denilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz yazısında; “İtirazın kabulü ile Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/02/2012 gün, 2011/3044 E-2012/3722 K sayılı "BOZMA" kararından "Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediğine ilişkin kısmının çıkarılarak" yerine " sanık ...'in yüklenen suçu işlemediğine dair savunmasının aksini ispatlayacak şekilde haklarında beraat kararı verilen ... ile ...'ın atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında mahkumiyete yeterli ve inandırıcı şüpheden arındırılmış kesin kanıtların elde olunamaması karşısında; şüpheli durumun sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, sanığın yüklenen suçu işlediğine dair kesin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak sağlayacak şekilde açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi" parağrafının bozma nedenlerine eklenerek yerel mahkemece verilen 01/10/2009 tarihli mahkumiyet hükmünün bu yönden de bozulmasına karar verilmesi” istemi ile itiraz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay Cumuriyet Başsavcılığı’nın itirazı, Dairemizin 23.02.2012 gün 2011/3044 – 2012/3722 sayılı bozma kararında belirtilen nedenler ışığında yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı CMK’nın 308/3. madde ve fıkrası gereğince dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.