14. Ceza Dairesi 2016/3128 E. , 2016/5644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ...), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuk) HÜKÜM : Sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçlarından mahkûmiyetine, sanık ..
**14. Ceza Dairesi 2016/3128 E. , 2016/5644 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ...), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuk) HÜKÜM : Sanık ...'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçlarından mahkûmiyetine, sanık ...'nin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, suça sürüklenen çocuğun eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. 6284 sayılı Kanunun 20/2. maddesinde yer alan düzenleme gözetilerek ... Bakanlığının kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, bakanlık vekili tarafından temyiz istemli dilekçe ile de açıkca katılma iradesinin ortaya konulduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararı da gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca ... Bakanlığının davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında tehdit ve suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan davalarla ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, sanık ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş; beraat, düşme ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık ... müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat, suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan verilen düşme hükümleri ile sanık ... hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA, Sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sanık ... müdafiin tüm temyiz itirazları ile katılan mağdure vekili ile katılan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin eylemler nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin dosya kapsamında, ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporlarında, Dr. ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin 20.12.2011 tarihli raporunda; mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun ancak yaşadığı olayların birbiriyle bağlantılı olması nedeniyle hangi olay sonrasında bozulduğunun anlaşılmasının mümkün olmadığının belirtilmesi karşısında, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde, bir çocuk psikiyatristinin zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşturulmuş bir heyetten sanık ...'nin eylemi nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra, hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.