5. Ceza Dairesi 2006/13129 E. , 2010/4338 K. "" Zorla ırza geçmek ve kaçırıp alıkoymak suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda zorla ırza geçme eylemi reşit olmayan mağdureyle rızaen cinsi münasebette bulunma vasfında kabulüyle mahkümiyetine, alıkoyma eyleminden ise beraetine dair, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2005 gün ve 2005/601 Esas, 2005/582 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili ta…
**5. Ceza Dairesi 2006/13129 E. , 2010/4338 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla ırza geçmek ve kaçırıp alıkoymak suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda zorla ırza geçme eylemi reşit olmayan mağdureyle rızaen cinsi münasebette bulunma vasfında kabulüyle mahkümiyetine, alıkoyma eyleminden ise beraetine dair, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.11.2005 gün ve 2005/601 Esas, 2005/582 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili taraflarından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa uygun olarak sanığın işlediği kabul edilen 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde belirtilen reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoyma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem tarihi olan mahkümiyet hükmünün verildiği 24.12.2003’ten itibaren inceleme tarihi itibariyle beş yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, bu arada kesen veya durduran bir sebebin bulunmadığı ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanık hakkında reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; 765 sayılı TCK.nun 416/son maddesinde belirtilen suçun, 5237 sayılı TCK.nun 104. maddesinde tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararı ile 104/2. maddesinin iptal edilmesi sebebiyle, sanığın eyleminin aynı Yasanın 104/1. maddesine uyduğu, kovuşturmasının şikayete bağlı bulunduğu, mağdurenin 28.09.2003 günlü kolluk beyanında sanıktan şikayetçi olmadığı ve bu itibarla da 5237 sayılı Yasanın 7/1 ve 73/4. maddeleri hükmü de nazara alınarak, şikayet yokluğu sebebiyle kamu davasının CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesi gerektiğinin gözetilememesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.