1. Hukuk Dairesi 2021/8754 E. , 2023/2031 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kıyı kenar terkini, el atmanın önlenmesi ve yıkım istekli davadan dolayı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davalı ... ... Vakfı ... San Tic A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Turizm ve Otelcilik A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin tavzih isteminin 10/06/2021 tarihli ek karar …
**1. Hukuk Dairesi 2021/8754 E. , 2023/2031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kıyı kenar terkini, el atmanın önlenmesi ve yıkım istekli davadan dolayı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davalı ... ... Vakfı ... San Tic A.Ş. yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Turizm ve Otelcilik A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin tavzih isteminin 10/06/2021 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, Narlı Köyü’nde bulunan 2490 parselin 166,80 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde yer aldığını ve parsel üzerine beton iskele yapıldığını belirtereki 166,80 m2’lik bölüme ilişkin tapu kaydının iptaline, taşınmaz üzerindeki beton iskelenin kal’ine karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu sonrası isteğini 1187 m2 olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, mülkiyet hakkının korunması gerektiğini açıklayarak davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10/12/2009 tarihli ve 2009/481 E., 2009/787 K. sayılı kararı ile sayılı kararıyla, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 11.06.2013 tarihli ve 2013/469 E., 2013/8877 K. sayılı kararıyla; "Somut olayda; kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık süre geçtiğinden, davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı hazine vekilinin diğer temyiz itirazı yerinde değildir, reddine. Ancak hemen belirtmelidir ki; bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra yürürlüğü giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da yeni bir İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse, davada haksız çıkmış olmasına rağmen, yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır.