11. Hukuk Dairesi 2013/5835 E. , 2014/12605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/291-2012/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.07.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenere
**11. Hukuk Dairesi 2013/5835 E. , 2014/12605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.11.2012 tarih ve 2012/291-2012/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.07.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı ...’de yerleşik dava dışı ... İnternational SA'nın ...'de mukim ... Paketleme Sanayi ve Tic. A.Ş'ye 13 Eylül 2006 tarihli Proforma fatura tahtında göndermiş olduğu 84.600 kg ağırlığındaki polietilen emtiası 5 konteynıra yüklenerek 17.09.2006 tarihinde ... ... Gemisine yüklendiğini, geminin boşaltma limanı ...'e doğru yola çıktığını, taşıma konusu emtianın ...’de tahliye edilerek alıcı ... A.Ş’ye teslim edildiğini, konşimento muhteviyatı konteynır alıcı tarafından açıldığında kesik bir koku ve kapı kenarında bir takım kirlilik ve böcek olduğunun görüldüğü, hasarın sigorta şirketine ihbar edildiği ekspertiz incelemesi sonucunda konteynır içindeki kokunun daha önce taşınan emtiaya ait olduğunu ve polietilen yüküne sinerek emtiayı kullanılamaz hale getirdiğinin tespitinin yapıldığını, sovtaj indirimi dikkate alınarak hasar miktarının 10.251,61 Euro olduğunun belirlendiğini ve sigortalısına bu miktar tazminatı ödediğini, yükteki zararın konteynırdan kaynaklandığını, TTK'nın 1019. maddesi gereğince kendisi tarafından tedarik edilen konteynırın yüke ve taşımaya elverişsiz olması sebebi ile davalının sorumlu olduğunu, TTK'nın 1235/7. maddesi uyarınca gemi üzerinde alacak hakkının da doğduğunu, davalı aleyhine yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... gemisi donatanı/taşıyanına izafeten acentesi vekili, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, TTK'nın 1067. maddesi gereğince yükün zarara ve ziyaa uğramasından kaynaklanan tazminat davalarının teslimden itibaren en geç 1 yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu taşımada malların 17.09.2006 tarihinde ... Limanı'nda gemiye yüklendiğini ve geminin 28.09.2006 tarihinde varma limanı olan ... Limanı'nda tahliye edildiğini, dolayısıyla bu taşımadan dolayı hasar iddiasına dayanılarak açılacak davanın en geç 28.07.2007 tarihinde açılması gerektiğini, davacı tarafından davaya konu icra takibinin 25.10.2007 tarihinde yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “icra takibi yapılmasının TTK’nın 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edilerek, hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıya sigortalı emtiada oluştuğu iddia edilen zarara ilişkin davacının dayandığı ekspertiz raporlarının çok geç alındığı ve aralarında uyum bulunmadığı, bu nedenle zararın taşıyandan kaynaklandığının davacı tarafından ispat edilemediği, ayrıca davanın donatan veya taşıyana yöneltilmediği, acenteye karşı dava açıldığı, bu nedenle pasif husumet bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esastan ve husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davanın acente sıfatıyla donatan ve taşıyan hakkında açılmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.