İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekil…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/177 KARAR NO : 2026/208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 26/12/2025 NUMARASI : 2025/1217 Esas - (Derdest) DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle ve ivedilikle telafisi güç zararların doğmasını engellemek amacıyla, davaya konu şirketlerdeki davalı adına kayıtlı hisselerin üçüncü kişilere devir ve temlikin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, Şirketlerin içinin boşaltılmasını ve kötü yönetimini engellemek amacıyla, ara buluculuk anlaşması hükümleri gereğince davalı yetkilerinin kaldırılarak müvekkilinin tedbiren yönetici olarak atanmasına Ara buluculuk Anlaşma Belgesi gereğince; ... Limited Şirketi’nin %50 hissesinin ve mal varlığının, ... ... Merkezi İşletmecilik ... Limited Şirketi’nin tamamının (%100 hissesinin) ve mal varlığının, davalı uhdesinden alınarak müvekkil adına tesciline, olmadığı taktirde HMK 107 maddesi uyarınca bu değerlere karşılık gelen şimdilik 10.000-TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, her iki şirketin geçmişe dönük kar paylarının hesaplanarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107 maddesi gereğince şimdilik 20.000-TL'nin ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine Şirketlerin içinin boşaltılmasını ve kötü yönetimini engellemek amacıyla, ara buluculuk anlaşması hükümleri gereğince davalı yetkilerinin kaldırılarak müvekkilin tedbiren yönetici olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,...Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi sonucu; Şirketin organsız kalmadığı, kötü yönetimin var olduğuna dair yaklaşık ispat seviyesinde delil sunulmadığı, tedbiren yönetici atanması şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla HMK 389 gereği ihtiyati tedbir verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı yaklaşık ispat bulunmadığı gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." şirketinin içinin boşaltıldığını, işletme ve mal varlığının 3. kişiye devredildiğini, ''... güzellik'' şirketi ve ...'in davalı şirketi borçlandırmak suretiyle birden fazla icra takibi başlattığını, şirket haciz tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, davacının aldığı duyumlar ve bilgilere göre davalı ... 'in şirket kazançlarını kardeşleri babası, annesi ve kardeşleri üzerine kaçırdığını, bu paralarla lüks arabalar aldığını, davalının davacıdan kaçırdığı paralarla ailesi ile birlikte lüks bir yaşam sürdüğünü, ticaret siciline "davalıdır" şerhi konulması ile öncelikle müvekkilin yönetici olarak aksi kanaatte resen kayyım atanması zorunluluğu doğduğunu, mevcut durumda davalı ...'in, şirketlerin yetkili temsilcisi sıfatıyla şirketin mal varlığını devretmeye ve ... güzellik şirketini borçlandırmaya devam ettiğini, yerel mahkemenin ret kararının, sadece davalıya bu eylemlerini sürdürmeye imkan sağladığını, ihtiyati tedbir kararı verilmediği taktirde davacının haklarını elde edemeyeceğini, taraflar arasındaki Ara buluculuk Son Tutanağının anlaşmayla sonuçlandığını, ara buluculuk tutanağının her iki tarafın ortak iradesini taşıyan ve ilam niteliğinde bir belge olduğunu, HMK'nın aradığı anlamda yaklaşık ispat koşulunun davacı tarafından yerine getirildiğini, bu nedenle, davalı adına davalı şirketlerde kayıtlı hisselerin 3. kişilere devrinin ve ayni hak tesisinin önüne geçilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, şirket sicil kayıtları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına 3. kişileri uyarıcı mahiyette "davalıdır" şerhi işlenmesini,şirket yönetiminin kötü niyeti ve mal kaçırma eylemleri nedeniyle şirkete öncelikle davacının yönetici olarak atanmasını aksi halde re'sen kayyum atanmasını talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Talep, ihtiyari arabuluculuk ile varılan şirket pay devri ve ferilerine ilişkin anlaşmanın sulh hukuk mahkemesince icra edilebilirlik şerhi verilmesine rağmen yerine getirilmediği iddiasıyla şirket hisse iptali ve davacı adına tescili, bu mümkün olmaz ise hisse bedelinin tahsili, kar payı alacağına ilişkin davada ihtiyati tedbir yolu ile davalı şirket hisselerinin devrinin önlenmesi ve davalı gerçek kişinin temsil yetkisinin kaldırılarak davacının yönetici olarak atanması istemidir. Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.HMK'nın 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf ile davalı gerçek kişi arasında özel ilişkilerinden ve şirket içi uyuşmazlıktan kaynaklanan şikayetler ve davalar bulunduğu, ayrıca davalı gerçek kişi hakkında İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2026/5486 numaralı dosyası ile yürütülen soruşturmada 07/01/2026 tarihinde tutuklama kararı verildiği, davalının her iki şirketin tek temsilcisi olduğu, tarafların iddia ve savunmaları ile dosya içerisindeki belgeler nazara alındığında taraflar arasında şirket içi ve özel hayatlarına ilişkin ihtilafların bulunduğu sabittir. Davacı tarafından sunulan ihtiyati ara buluculuk anlaşma tutanağı, mahkemece verilen icra edilebilirlik şerhi, davalının anlaşma sonrası üçüncü kişiler ile yaptığı işletme devrine ilişkin sözleme ve diğer deliller ile ihtiyati tedbirin verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Bu halde talebin kapsamına göre şirketin faaliyetlerinin yürütülmesi ve temsili ile mal varlığının korunması ve davacının muhtemel haklarının korunması için gerekli tedbirler alınmalıdır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece ihtiyati tedbirin reddine ilişkin karar isabetli görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, tedbirin işaret edilen hususlar kapsamında yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026