4. Hukuk Dairesi 2021/14693 E. , 2023/4516 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/76 E-2021/142 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf Başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/944-2018/335 Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar…
**4. Hukuk Dairesi 2021/14693 E. , 2023/4516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/76 E-2021/142 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf Başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/944-2018/335 Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.03.2016 tarihinde müvekkillerinin murisinin (Ruba Khalil) içinde yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çift taraflı kazada murisin hayatını kaybettiğini, murisin yolcu olduğu aracın kazada asli kusurlu olduğunu ve kaza tarihi itibariyle bu aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi bulunmadığını, bu sebeble davanın Güvence Hesabına yöneltildiğini beyanla şimdilik toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müvekkillerin miras payları oranında tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan davacıların bu davayı ikame etme hakları bulunup bulunmadığı hususunun ve teminat yatırmaları gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesini, davanın ... plakalı aracın sürücüsü ... ve işleteni ...'e ihbarını, kişilerin yasal olmayan yollardan başka bir ülkeye izinsiz olarak götürülmesi yani insan kaçakçılığı yapıldığı sırada kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle taşımanın 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında bir taşıma olmadığını, talep konusu zararın bir suç işlerken meydana geldiğinden Genel Şartlar gereği sigortanın teminatı dışında kaldığını, kuruma dava tarihinden önce başvuru yapıldığını ancak talebin uygunsuz olması nedeniyle reddedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; ..."somut olayda Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği kapsamında taşıma olmadığı, ... plaka sayılı aracın zorunlu ferdi kaza sigortası yapılması zorunlu araçlardan olmadığı ve davalı ... Hesabının zarardan sorumlu tutulamayacağı, dosya münderecatı ve Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı ile tescil kayıtları bu yöndeki kanaatin oluşmasında yeterli görüldüğünden konuyla ilgili başkaca araştırma ve inceleme yapılmasına gerek duyulmadığı ve davanın ispat edilemediği " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkillerinin desteğinin araçta yolcu konumunda ve taşımanın ticari olduğunu, zorunlu ferdi koltuk sigortası bulunmaması nedeniyle de davalının sorumlu bulunduğunu, bu sebeple mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacıların zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasına başvurabilmesi için taşımanın ticari taşıma olması yanında taşımanın yapıldığı aracın da 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında bulunması ve yasal zorunluluğa rağmen zorunlu koltuk ferdi kaza sigortasının yaptırılmamış olması şartının var olduğu, somut olayda kaza yapan araçta yolcu olan murisin ticari amaçlı olarak taşındığı, ancak ... plakalı otomobilin 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası yaptırılması zorunlu araçlardan olmadığı saptandığından mahkeme kararının yerinde olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç sürücüsünün bu işi kendisine meslek edinmiş olan, ücret karşılığında bir yerden başka bir yere (Şehir içi ve/veya şehirler arası) yolcu götüren biri olduğunu, araçta yer alan yolcuların tamamının (çocuklar hariç) ücret mukabilinde taşındıklarını, soruşturma dosyasında yer alan ifadelerde de görüleceği üzere, araç sürücüsü, çocuklar haricindeki her yolcudan 100.00'er TL almak suretiyle yolcularını Antalya ilinden alarak Isparta iline götürmek üzere anlaştığını ve ücretini de aldığını, araçta yer alan yolcuların tamamının Suriye uyruklu olduğunu, aracın yasal koşullarda işletilip işletilmediğini, yetki belgesinin bulunup bulunmadığını bilecek durumda olmadıklarını kaldı ki her ne kadar davalı tarafından taşıma insan kaçakçılığı olarak gösterilmeye çalışılmakta ise de; böyle bir durum söz konusu olmayıp , Isparta iline oturum izinlerini almak için gittiklerini, Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan 26.06.2010 tarih, 2010/8 Nolu Genelge'de Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası yaptırma mecburiyeti ile muafiyet ve istisnaların yeniden belirlendiğini, buna göre taşıma işleminin yetki belgesi olmadan yapılmış olmasının sigorta teminatını ortadan kaldırmayacağını, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava, trafik kazası nedeniyle davacıların murisinin yolcu olduğu araçta vefat etmesi nedeniyle Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapmsamında tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü 3. Değerlendirme Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacılar Suriye uyruklu olup, mahkemece başvurucuların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple mahkemece, öncelikle davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Bu husus kamu düzeninin ilişkin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozma nedeni yapılmıştır. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebepler ve resen görülen nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.