7. Ceza Dairesi 2013/6932 E. , 2014/1065 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle …
**7. Ceza Dairesi 2013/6932 E. , 2014/1065 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22/01/2014 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanığın muavini olarak çalıştığı yolcu otobüsünde yapılan aramada kaçak telefonlar bulunmuştur. Sanık kendisine teslim edilen kapalı koliden çıkan telefonların kaçak olduğunu bilmediğini savunmuştur. Hiçbir aşamada ikrarı yoktur. O halde ele geçen telefonlar dışında sanığın mahkumiyeti için delil mevcut değildir. Telefonların delil olabilmesi için ele geçirilme şeklinin irdelenmesi gereklidir. Sanığın muavini olduğu otobüs Mardin Sulh Ceza Mahkemesinin 26.02.2010 gün ve 198 Değişik İş Sayılı Kararına istinaden kollukça durdurulmuş ve arama yapılmıştır. Sözü edilen arama kararı incelendiğinde Mardin Valiliği Emniyet Müdürlüğü talebi üzerine, Milli Güvenlik ve Kamu düzeni, genel sağlık ve ahlakın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması ve bulundurulması yasak olan her türlü silah patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacının ortaya çıktığı ve tehlikenin oluştuğunu gösteren belirlemeler” nedeniyle 01.03.2010 - 25.03.2010 günleri arasında, umuma açık yerler, halkın toplu bulunduğu yerler, il giriş çıkış noktaları, anayollar, her türlü toplu taşıtlarında ve kişiler üzerinde, eşyalarında arama yapılmasına karar verilmiştir. Kararda önleme aramasını gerekli kılan nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemiş, somut gerekçeler ortaya konmamış, genel, yuvarlak ve soyut nedenlere dayalı olarak önleme arama kararı verilmiştir. Polis Vazife Selahiyetleri Kanununun 9.maddesi ile Arama Yönetmeliğinin 18.ve devamı maddelerinde önleme arama kararı verilmesi şekli düzenlenmiştir. PVSK.nun 9.maddesine göre arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleri ile birlikte gösterilmesi gerekmektedir. Mahkeme kararında makul sebepler gösterilmemiş, soyut ve genel ifadelere yer verilmiştir. Bir an için makul sebeplerin varlığı kabul edilse bile, 25 gün süreyle genel yollarda, şehrin giriş çıkışında ve birçok yerde arama yapılmasını haklı kılacak hiçbir sebep gösterilmemiştir. Anılan yerlerde 25 gün süreyle arama yapılması, önleme araması amacını aşan genel aramaya dönüşen bir karar niteliğine bürünmektedir. Yurdun birçok yöresinden gelen dosyalarda benzer şekilde verilmiş çokça karar görülmektedir. Bu uygulama ile ülkede sanki olağanüstü hal yada sıkıyönetim ilan edilmiştir. Anayasanın 2.maddesi Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olduğunu, 12.maddesi herkesin devredilemez, vazgeçilemez, dokunulmaz hak ve hürriyetlere sahip olduğunu, 13.maddesi, temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulamayacağını 20.maddesi; özel hayatın gizliliğini USULÜNE GÖRE verilmiş hakim kararı olmadıkça, ya da geçikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamayacağını 38.maddeside kanuna aykırı elde edilmiş bulguların delil olarak kullanılamayacağını düzenlemiştir. CMK.nun 206/2-a, 217/2, 230/1 madde ve fıkralarıda hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği biçimindedir. Somut olayda; arama, hakim kararına göre yapılmış ise de, yukarıdan beri açıklandığı üzere arama kararı hukuka uygun verilmiş bir karar değildir. Bu şekilde bir aramaya dayanan delillerde hukuka uygun surette ele geçirilmiş delil değildir, Sanığa mahkumiyeti için arama sonucu ele geçen telefonlar dışında herhangi bir delil yoktur. Telefonlar ise hukuka aykırı olarak verilmiş arama kararına göre ele geçtiğinden hükme esas alınamaz. Sonuç olarak; sanığın mahkumiyeti için hukuka uygun herhangi bir delil olmadığı sanığın beraatı gerektiğinden, mahkeme kararının bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluk kararına katılmıyorum. ... Muhalif Üye