9. Ceza Dairesi 2023/7060 E. , 2024/3411 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/648 E., 2023/157 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Güvenlik tedbiri uygulanmasına TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip olan babası olan Hüseyin'in kovuşturma evresinde alınan ifadesinde şik…
**9. Ceza Dairesi 2023/7060 E. , 2024/3411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/648 E., 2023/157 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Güvenlik tedbiri uygulanmasına TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, suça sürüklenen çocuk müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mağdur vekilinin temyiz istemi yönünden, suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip olan babası olan Hüseyin'in kovuşturma evresinde alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yönünden, suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/258 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve son cümlesi, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15.Ceza Dairesi kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.10.2022 tarihli ve 2021/4130 Esas, 2022/9655 Karar sayılı kararı ile "...sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurun aşamalardaki ifadeleri, savunma, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdura yönelik eylemini cebir veya tehditle gerçekleştirdiği hususunda değerlendirme yapılırken olayın gelişimine ilişkin dosya içerisinde yer alan görüntü CD’sinin 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesinin 1.fıkrasında 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir' hükmü de gözetilerek duruşmada incelenip mağdur ve suça sürüklenen çocuk beyanları buna göre denetlendikten sonra ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi karşısında, istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/648 Esas, 2023/157 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'un çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 4 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca ceza süresi kadar akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına, 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst sınırdan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanarak cezalandırılması gerektiğine, mağdurun beyanları incelendiğinde eylemin cebirle gerçekleştiğinin anlaşıldığına, uygulanan takdiri indirimin de hukuka aykırı olduğuna, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun (SSÇ) hem bedensel hem zihinsel özürlü olduğuna, SSÇ'nin yürümekte zorlanan, kendi pantolonunu toplamakta güçlük yaşayan biri olduğuna, mağdur da engelli olduğu için tuvalet sonrası temizliğini yapamadığından kaşınmaya bağlı olarak tahriş oluşabileceğine, ayrıca mağdurun geçmişe dayalı olarak da bu tarz dosyalarının mevcut olduğuna, SSÇ’nin öğretmeni Nur Melek Talay’ın Mahkemece dinlenmediğinin dikkate alınmadığına, SSÇ'nin tüm raporlarının dosya içerisinde yer almadığına, fiziksel olarak fonksiyon kaybı yüksek dereceli olmasına rağmen erkek cinsel organının işlevine dair hiçbir rapor alınıp dosyaya sunulmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A.Mağdur Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurun velayet hakkına sahip olan babası Hüseyin'in kovuşturma evresinde alınan ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A.Mağdur Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdur vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2023 tarihli ve 2022/648 Esas, 2023/157 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.