Başvurucu, 1977 yılında genel arazi kadastrosu ile kesinleşen tapu kaydına güvenerek 2004 yılında satın aldığı ve adına tapu siciline tescil edilen taşınmazların, 2007 yılında yürütülen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, Kadastro Mahkemesine açtığı orman kadastro tespitine itiraz davasının, taşınmazların orman niteliğinin bulunduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini belirterek mülkiyet h
Başvurucu, 1977 yılında genel arazi kadastrosu ile kesinleşen tapu kaydına güvenerek 2004 yılında satın aldığı ve adına tapu siciline tescil edilen taşınmazların, 2007 yılında yürütülen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, Kadastro Mahkemesine açtığı orman kadastro tespitine itiraz davasının, taşınmazların orman niteliğinin bulunduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle reddedildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 21/12/2012 tarihinde Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 22/2/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Bilecik ili, Gölpazarı ilçesi, İncirli köyünde 1977 yılında yürütülen tapulama kadastrosu ile taşınmazların tespiti yapılmış, 15/4/1977 tarihinde tespit kesinleşerek taşınmazlar tapu siciline tescil edilmiştir. Başvurucu, aynı yerde bulunan ve üzerinde herhangi bir kayıt bulunmayan 99, 115, 118 ve 477 parsel numaralı taşınmazları tapu sicil müdürlüğünde yapılan satış işlemi ile satın almış ve 2/12/2004 tarihli tapu senetleri düzenlenmiştir. Başvurucu yine aynı yerde bulunan 56 ve 59 parsel numaralı taşınmazları da satın almış, 3/12/2004 tarihli tapu senetleri düzenlenmiştir. Taşınmazların bulunduğu yerde 20/2/2007 tarihinde başlatılan ve 20/10/2007 tarihinde kesinleşen orman kadastro çalışmalarında başvurucu adına tapu sicilinde kayıtlı taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Başvurucu tarafından Gölpazarı Kadastro Mahkemesinde açılan orman kadastro tespitine itiraz davaları, 12/11/2010 tarih ve E.2009/61, K.2010/31 sayılı, aynı tarih ve E.2009/73, K.2010/33 sayılı ve yine aynı tarih ve E.2009/50, K.2010/30 sayılı kararlarda dava konusu olan ve başvurucu adına tapu siciline kayıtlı olan 56, 59, 99, 115, 118 ve 477 numaralı parsellerdeki taşınmazların orman niteliğinin bulunduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı ve zilyetlikle mülk edinilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 6/6/2012 tarih ve E.2012/5681, K.2012/8591 sayılı, aynı tarih ve E.2012/5682, K.2012/8586 sayılı ve yine aynı tarih ve E.2012/5683, K.2012/8589 sayılı ilamlarıyla hükümler onanmıştır. Karar düzeltme istemleri ise aynı Dairenin 12/11/2012 tarih ve E.2012/11457, K.2012/12476 sayılı, aynı tarih ve E.2012/11455, K.2012/12474 sayılı ve yine aynı tarih ve E.2012/11456, K.2012/12475 sayılı kararlarıyla reddedilmiş, başvurucuya karar 2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”